EPISODE · Nov 22, 2021 · 5 MIN
Soluk Soluğa- Ahmet Telli
from Şiirlenelim · host Hedablida
Hep yanıldı ve yenilgilere uğradı Ama atıldı yine de serüvenlere Vakti olmadı acıların hesabını tutmaya Durup beklemeye, geri dönmelere vakti olmadı. Yangınlarla geçti ömrü ve hep yalnızdı – ki onlar daima birer yalnızdılar Nerde doğmuştu? ve ne zaman kopup Gitmişti o kentten? anımsamıyor artık Hangi sokaktaydı? Üşüten bir acıydı belki Her yolculuk, yangınların başladığı yereydi İçinde kıpırdanıp durur ufuk çizgisi Ay bile soğuktur o zaman, Bir buz parçasıdır, Çaresiz çıkılacaktır o yolculuklara, Ki, bir ömrün karşılığıdır serüvenler Biraz da serüvendi yaşamak Belki yatkındı büyük yolculuklara, Ki serüvenler, daima büyük aşklar Ve büyük yolculuklarla başlar... Ve hep kar yağardı nedense Durmadan kar yağardı yol boyunca Ve nasılsa yok olup giderdi hüzün Kent görünmez olunca arkada, Ne bir veda sözcüğü dökülürdü dudaklarından, Ne de dönüp bakardı geriye bir kez olsun Ne zaman yollara düşse, biterdi acılar Gül yüzlü sular, fışkırırdı toprağın karnından Güneşin batışını seyretmek ölümdür biraz Kitapları hep aynı raflara sıralamak Aynı eşyayı kullanmak eskimektir biraz Soluk soluğa yaşamalı insan Her sabah yeni bir şeyler görebilmeli Ve cehenneme dönse de bir ömür, Mutlaka bir şeyler değişmeli her/gün Ey o büyük yolculukların ürperten heyecan! Okyanus dalgalarının sesleriyle dol bu ömre Ölüme ve aşka durmadan kement atan Serüvenlerle geçsin yaşamak Buz tutmuş bir dünya ortasında, Yollara düşerdi o hep aynı ıslıkla... Önünde dağlar, uçurumlar Sarsılan gök, yarılan toprak Çelik uğultularla burgaçlanırken, Yaşamak işte öylesine kucaklardı onu Ve her nasılsa bir sevinç dolardı yüreğine Soluk soluğa yaşadı kentleri, Bağlanacak kadar kalmadı hiçbirinde Pervasız bir acemi, bir çılgın Soyu tükenen bir bilgeydi belki de… O yalnız, kaybetmesini öğrendi ömründe Avucundan dökülen kum taneleriydi her şey Sevince deli gibi severdi Pervasız severdi sevince Yoktu bağlandığı herhangi bir şey Bulutlar gibi çekilip giderdi seslerin arasından Ne bilir ömrün değerini bir çılgın? Yalnızca kendini yaşamayı nereden bilebilir? Ve başarısız eylemler çağında o, Kaçabilir mi binlerce kez ölmekten? Yerleşik yargıları olmadı hiç, Kurmadı güzel gelecek düşleri, Nerede bir yangın, nerede tehlike O mutlaka oradaydı birdenbire özgür sayılırdı belki, Ama bağlanmazdı özgürlüğe de Hiçbir yerde yeterinden çok kalmadı Geride kalan ne varsa soluktur şimdi Titreyen kandiller gibi sönmek üzeredir O eski konaklar gibidir anılar nasıl bağlanmadıysa yere ve zamana, bağlanmadı kendine de ömür boyu... soluk soluğa yaşamak istedi dünyayı bir şahin gibi bulutlara kurdu çadırını sıradan bir gezgin değildi hiç...dövüşür gibi yaşadı yolculukları belki korkusuz sayılmazdı büsbütün, korkardı korkulara düşmekten zaman zaman ve bütün gemileri yakıp yollara düşerdi o hep aynı ıslıkla mutlu muydu? hiç düşünmedi böyle şeyleri umutlardansa nefret etti daima hep yanıldı ve yenilgilere uğradı ama atıldı yine de serüvenlere pervasız bir acemi soyu tükenen bir bilgeydi belki de... Ama bir şey vardı yine de Başarısız ihtilallerden kendine kalan
Embed this episode
Ready to play
Soluk Soluğa- Ahmet Telli
No transcript for this episode yet
Similar Episodes
No similar episodes found.
Similar Podcasts
No similar podcasts found.