EPISODE · Nov 17, 2022 · 4 MIN
Susma Durağında İnecek Var!- İbrahim Tenekeci/ Kinyas ve Kayra (III)- Hakan Günday/ Uçurtma Avcısı- Khaled Hosseini
from Şiirlenelim · host Hedablida
''Zaman, yangınların en acımasızıdır.'' Şurada veya burada, Bir avuç insan olarak, Siyah beyaz bir gazete sayfasında yayınlanmış kırmızı güller gibiyiz. Bundan dolayı olsa gerek, yazdıklarımız bir yere değmiyor, bir şeyi harekete geçirmiyor. Ne ölüm, ne de hayat! Hiçbiri kovalamıyor beni rüyalarımda Hiçbirinin eli bana değmiyor Varlığıma nedensizlikten delirdim ben Hiçbir nedeni kendime yakıştıramadığımdan, hepsini giydim. Hiçbiri olmadı. Hepsi dar geldi. İnansaydım herhangi birine, uğruna gerekirse dünyayı kan gölüne çevirirdim. Okyanuslar kırmızı olurdu. Pıhtılaşmış kanlardan siyah dağlar yükselirdi. Ama inanamadım. Bir türlü inanamadım... "Madem ölmedik, Yaşayalım o zaman" dedik. "Ölümsüzüm ben" dedim Ölene kadar... Yaşarken ölmeyi, ölerek yaşamayı sadece uykusuzlar bilir. Gözlerinin altında biriken her küçük torba, gördükleri hayallerle doludur. İnsanın kendine verebileceği en acılı cezadır uykusuzluk. Dayanılması en zor olanıdır. Sarhoşun günahının bedelini hep ayık öder. Daima. Gün ağarıyor. Başım ağrıyor. İsmimi kendime ben verdim. Zihnim bedenimden ve dünyadan milyonlarca kilometre uzakta da olsa, ayağımın bastığı yerdeki her şeye hâkim olmalıyım, diye düşündüm hep. Bitmeyen bir öfke, ve bitmeyen bir mutsuzluğun ifadesi...Bütün insanlara kızgınım, yaşadıkları için. Ateşle oynarım. Sabah uyandığımda okyanus beni yıkadı. -Yaşamın çürümüş bir ip olduğunu düşündü; kopan, sökülen, lif lif ayrılan, dökülen bir sicim.- Bütün bildiklerimi kusarak hayatta kalıyorum. Diğerini yakıp, küllerini kum saatine koydum. Biraz zaman kazandım böylece. Sonuncusunu ise şimdi yazdım. İşte geliyor: Sözlerimin sonunu duymadığın zaman, Cümlelerimin sonunu duymadığın zaman, Değiştiriyorum son kelimelerimi Değiştiriyorum sonumu. Bazı şeyleri ben size öğretebilirim. Bazılarını kitaplardan öğrenirsiniz. Ama bazı şeyler vardır ki, mutlaka görmeniz ve hissetmeniz gerekir. Her bir kar tanesinin dünyanın bir yerinde haksızlığa uğrayan bir insanın ağzından dökülen bir ah olduğunu... Bütün bu iç geçirmeler gökyüzüne yükseliyor, bulutlar halinde toplanıyor, sonra minicik parçalara bölünüp, sessizce insanların üzerine yağıyordu. Bizim gibi insanların, neler çektiğinin göstergesi bu. Başımıza gelen her şeye nasıl sessizce katlandığımızın...Belki de tükenmişimdir. Bir şeyler için uğraşacak çabayı kendimde bulamıyorumdur. Benim de emek vermeden güzel giden şeylere ihtiyacım vardır. Hep ben yorulmak istemiyorumdur. Yeniden inanmaya ihtiyacım vardır. Beni bana geri vermek istiyorumdur... Ama biz, şu karşıdaki surlar gibiyiz. Hırpalanmış, dövülmüş, pek bakılacak hali kalmamış, fakat hâlâ ayakta. Güneşten saklan Bu kentin ne çatılarını ışıldatan ayları sayabilirsin, Ne de duvarlarının gerisine gizlenen bin muhteşem güneşi... Nasıl dizlerimin üstüne çöktüğümü hatırla, Yüksek sesle söylememe rağmen bile. Vahşiliğin içindeki karanlığı hatırla. Burada ölü olmam umrumda değil... Burada ağrıyla acıyı ayırt etmeye çalışan çok insan var Müzikte, "susma durağı" diye bir şey var. Oraya gitmeye ne dersiniz?
Embed this episode
Ready to play
Susma Durağında İnecek Var!- İbrahim Tenekeci/ Kinyas ve Kayra (III)- Hakan Günday/ Uçurtma Avcısı- Khaled Hosseini
No transcript for this episode yet
Similar Episodes
No similar episodes found.
Similar Podcasts
No similar podcasts found.