Tarikattan maksat, ihlası elde etmektir! - Mektubat şerhi, 36. Mektup / 08.11.2016 / Kerem Önder episode artwork

EPISODE · Nov 8, 2016 · 1H 9M

Tarikattan maksat, ihlası elde etmektir! - Mektubat şerhi, 36. Mektup / 08.11.2016 / Kerem Önder

from Kerem Önder · host Kerem Önder

وَمَا تُجْزَوْنَ إِلَّا مَا كُنتُمْ تَعْمَلُونَ ﴿٣٩﴾ “Siz ancak işlediklerinizin karşılığı ile cezalandırılırsınız.” إِلَّا عِبَادَ اللَّهِ الْمُخْلَصِينَ ﴿٤٠﴾ “Ancak Allah’ın halis kulları başka.” (Saffât 39-40) 36. Mektup Bu mektûb, hâcı Muhammed Lâhorîye yazılmışdır. Ahkâm-ı islâmiyye, dünyâ ve âhıretin bütün se’âdetlerini taşımakdadır. Ahkâm-ı islâmiyye dışında ele geçen hiçbir se’âdet yokdur. Tarîkat ve hakîkatin, ahkâm-ı islâmiyyenin yardımcıları olduğunu bildirmekdedir:  Allahü teâlâ, hepimize, Muhammed Mustafâ “sallallahü aleyhi ve sellem” efendimizin dîninin hakîkatini bildirsin ve bu hakîkata kavuşdursun! Âmîn.  İslâmiyyet üç kısmdır: İlm ve amel ve ihlâs [ya’nî islâmiyyetin emr ve yasak etdiği şeyleri öğrenmek ve öğrendiklerini yapmak ve her şeyi yalnız, Allahü teâlâ için yapmakdır]. Bu üçüne kavuşmıyan kimse, islâmiyyete kavuşmuş olmaz. Bir kimse, islâmiyyete kavuşunca, Allahü teâlâ, ondan râzı olur. Allahü teâlânın râzı olması, sevmesi de, bütün dünyâ ve âhıret se’âdetlerinin en üstünü ve kıymetlisi olduğunu, Âl-i İmrân sûresi onbeşinci ve sûre-i Tevbenin yetmişüçüncü âyetleri bildirmekdedir. O hâlde, islâmiyyet, dünyâ ve âhıretdeki bütün se’âdetleri ele geçirten bir sermâyedir. İslâmiyyetin dışında aranılacak, imrenilecek hiçbir iyilik yokdur.  Tesavvuf büyüklerinin kazandıkları, tarîkat ve hakîkat, ahkâm-ı islâmiyyenin yardımcıları, hizmetcileri olup, islâmiyyetin üçüncü kısmı olan ihlâsı elde etmeğe yarar. Tarîkata ve hakîkata baş vurmak, islâmiyyeti temâmlamak içindir. Yoksa, islâmiyyetden başka birşeyler ele geçirmek için değildir.  Tesavvuf yolcularının, o yolculukda gördükleri, tatdıkları, ahvâl, mevâcîd, ulûm ve ma’rifetler, imrenilecek, istenilecek şey değildir. Hepsi, evhâm ve hayâlât gibi, geçici şeylerdir. O yolcuları terbiye için, ilerletmek için, vâsıtadan başka birşey değildir. Bunların hepsini geçip arkada bırakıp, (Rızâ makâmı)na varmak lâzımdır. Sülûk ve cezbe yolculuğundaki makâmların, konakların nihâyeti, rızâ makâmıdır. Çünki, tarîkat ve hakîkat yolculuğundan maksad, ihlâs elde etmekdir. İhlâs da, rızâ makâmında hâsıl olmakdadır.  Tesavvuf yolcularının onbinlerde birini, ancak, üç dürlü tecellîlerden ma’rifete dayanan müşâhedelerden kurtarıp, ihlâsa ve makâm-ı rızâya ulaşdırmakla şereflendirirler. Hakîkati göremiyen zevallılar, ahvâl ve mevâcîdi, birşey sanır. Müşâhedeleri, tecellîleri arzû eder. Böylece, yolda kalıp, vehm ve hayâlden kurtulamaz ve islâmiyyetin kemâline kavuşamazlar.  Rüya, keşf ve görüntüler asıl değildir. Küçük ücretler. Rüyasında namazı bırakmasını söyleyen şeyh.  [Şûrâ sûresinin onüçüncü] âyetinde, (Allah’ü teâlâ kullarından dilediğini, kendisine seçer. Başkasından yüz çevirip, yalnız O’nu isteyenlere, kendine kavuşturan yolu gösterir) buyuruldu. İhlâs makâmına ve rızâ mertebesine kavuşmak için, bu ahvâl ve mevâcîdden geçmek ve bu ilm ve ma’rifetleri edinmek lâzımdır. Bunlar, gâyeye götüren yoldur. Maksadın başlangıcıdır. Böyle olduğu, bu fakîre, bu yolculukda, tâm on sene sonra bildirildi.  İslâmiyyet güzeli, ancak bundan sonra, sevgili Peygamberinin “sallallahü aleyhi ve sellem” sadakası olarak, cemâlini gösterdi. Dahâ önce de, ahvâl ve mevâcîde tutulup kalmamışdım. İslâmiyyetin hakîkatına kavuşmakdan başka, istediğim yokdu. Fekat ancak, on sene sonra, hakîkat güneşi doğdu. Bu ihsânından dolayı, Allahü teâlâya pek çok hamd ederim.  Allahü teâlânın mağfiretine kavuşan, meyân şeyh Cemâlin “kuddise sirruh” ölümü, bütün müslimânların üzülmesine sebeb oldu. Bu fakîr tarafından, çocuklarına ta’ziye buyurmanızı ve Fâtiha okumanızı diler, selâm ederim."

Episode metadata supplied by the publisher feed · Published Nov 8, 2016

Embed this episode

NOW PLAYING

Tarikattan maksat, ihlası elde etmektir! - Mektubat şerhi, 36. Mektup / 08.11.2016 / Kerem Önder

0:00 1:09:17

No transcript for this episode yet

We transcribe on demand. Request one and we'll notify you when it's ready — usually under 10 minutes.

No similar episodes found.

No similar podcasts found.

Frequently Asked Questions

How long is this episode of Kerem Önder?

This episode is 1 hour and 9 minutes long.

When was this Kerem Önder episode published?

This episode was published on November 8, 2016.

Can I download this Kerem Önder episode?

Yes. Use the download control on the episode player to save the publisher-provided media file.
URL copied to clipboard!