EPISODE · Jun 30, 2022 · 5 MIN
Tutunamayanlar (III)- Oğuz Atay/ Senden Sonraki Yağmurlar- Kemal Hamamcıoğlu
from Şiirlenelim · host Hedablida
Oysa, kitaplardan söz ederken sesin ne kadar farklıydı. Fakat beni hemen anlamalısın. Çünkü ben kitap değilim, çünkü ben öldükten sonra kimse beni okuyamaz. Yaşarken anlaşılmaya mecburum. Önce hayata atıldım. Fakat bunu nasıl yaptığımı bir türlü anlayamadım. Bir durumdan başka bir duruma nasıl geçtiğimi zaten bir türlü kavrayamam. Mesela karanlıktan sonra birdenbire nasıl aydınlık olur albayım? Siz hiç görebildiniz mi? Herhalde bir süre hiç kımıldamadan beklemeliydim; sonra hayata yavaş yavaş atılmalıydım. Ne kadar kaçmak ve uzaklaşmak arzusu ile dolu isem, o kadar da bağlanmak, kalmak, bağdaş kurup oturmak istiyorum. Şimdi beni de garip bakışlarla süzenler var. Ben onlara aldırmıyorum. İnsanların beni beğenip beğenmemeleri umurumda değil artık. Ben kendimi tanımakla ilgiliyim...Kafam cam kırıklarıyla dolu. Bu nedenle beynimin her hareketinde düşüncelerim acıyor... Fakat, insan anlatmak istiyor; böyle budalaca bir özleme kapılıyor. Bir yandan da hiç konuşmak istemiyor. Tıpkı oyunlardaki gibi çelişik duyguların altında eziliyor. Fakat benim de sevmeğe hakkım yok mu? -Yok. Peki...Ben de susarım o zaman. Gecekondumda oturur, anlaşılmayı beklerim. Derler ki, tarla kuşu bütün gece öttüğü zaman, tarla faresi bütün ihtiyatı elden bırakır ve yuvasından çıkarmış. Ve beni deliğimden sen çıkarmıştın. Fakat, adresimi bilmeden beni nasıl bulup anlayacaklar? Mevsimlerden sonbahardır ve içimdeki bu yavaş hüzün, sonbahar yüzündendir. -Mevsimlerin değiştiğini gözden kaçırmamalısın, mevsimleri ve insanları birbirine karıştırmamalısın. İçimin mevsimlerine de hiç uymaz şu tabiat. Onun için tabiat çocuğu olmadım, olamadım. Mevsimlere uyamadım. Sorarım size: Kim bilecek benim insanlardan kaçtığımı? Kim kaybetti? Hayır...Sonumuzdan söz etmiyorum şimdi. Bir anlam verilemeyen sözlerin, bir türlü anlaşılamayan etkilerinden bahsediyorum...Ben böyleyimdir. Önce akıl almaz bir tutukluk gelir üstüme; daha yaşamadan büyük bir yorgunluk çöker. Tehlikeli oyunlar oynamak istiyor insan...Bir yandan da kılına zarar gelsin istemiyor. Küçük oyunlar istemiyorum. Bütün hayatımı, en ince ayrıntılarına kadar düşünerek hesapladığım iyiliklerin hayaliyle geçirdim ben albayım. Artık ne olacaksa olsun istiyorum. Pencerem hep açık. Biliyorsun....Yağmur yağmaya başladı demek ki. Demek ki, ''senden sonraki yağmurlar'' diyebilmem için yağmuru beklemem gerekiyormuş. Hayat işte. Hayat her zaman bizden daha fazlasını bilecek Kaybettim. Kaç rüzgar, yağmur? Hayat sönerken, sen beni neden yok ettin? Kaybettim, kaç rüzgar Kayboldum, kaç yağmur Hayat sönerken, sen beni neden yok ettin? Annem gülmezken, dünyam dönmezken Dostlar yalanken, sen beni neden yok ettin? Sevmek böyle bir şey değil... Hep diyorum ya, her şeyi çok bildiğini söyleyenin çok bir şey bildiğine şahit olmadım Bu yüzden de dinlemiyorum kimseyi Bir tek yağmuru dinliyorum pencerem açıkken Senden önceki yağmurları dinlediğim gibi Hayat korkakların etrafında dönüp dolanırken Zalimlerin, vefasızların, sevgisizlerin, aşka ihanet edenlerin etrafında dönerken Hayat, hep bizden daha fazlasını bilecek. Hiçbir şey bilmiyorum sevmekten başka. “Bir şiir, yanmakta olan bir şehirdir. Bir şiir, saati “niye?” diye sorgulayan bir şehirdir.” İşte o duvarlar, tüm zorlukları atlaman için birer tül. Neden kelimelerim sıkıcı ve soğuk geliyor? Senin adın olacak kadar şefkatli bir kelime olmadığı için mi?” Kaç rüzgar, Kayboldum, kaç yağmur. Ben çok güzel kaybettim.. Çok güzel kayboldum Hayat bütün sesleri elimden tek tek alırken olduğum yerde duruyorum . Ben, sevdiğimi çok özlüyorum. Sevmesini bilmeyeni bile çok özlüyorum Boynumu açarak, gözlerimi kırpmadan...Çok özlüyorum seni... Ama bu yağmur benim yağmurum! Senden sonraki yağmur değil... Benim!
Embed this episode
Ready to play
Tutunamayanlar (III)- Oğuz Atay/ Senden Sonraki Yağmurlar- Kemal Hamamcıoğlu
No transcript for this episode yet
Similar Episodes
No similar episodes found.
Similar Podcasts
No similar podcasts found.