EPISODE · May 28, 2025 · 7 MIN
🚢 Viyana'dan İstanbul'a Tuna nehri boyunca Buharlı Gemiyle Yolcu Taşımacılığı 1832-1845 - Constantin Ardeleanu
from HAKAN AKARCALI PodcastBox / Özgün Eser İncelemeleri / Reviews of Original Works · host Hakan AKARCALI
Bu söyleşinin konusu, Constantin Ardeleanu’nun "From Vienna to Constantinople on Board the Vessels of the Austrian Danube Steam-Navigation Company (1834–1842)" başlıklı makalesinden alınmıştır. Romen Akademisi’nin "Nicolae Iorga" Tarih Enstitüsü tarafından yayımlanan Historical Yearbook 2009 sayısında yer alan bu çalışma, 19. yüzyılda Tuna Nehri üzerinden Viyana'dan İstanbul'a yapılan buharlı gemi seyahatlerini detaylı şekilde anlatır.Avusturya Tuna Vapurları Şirketi'nin (DDSG) işlettiği bu seferler, hem teknolojik hem de kültürel anlamda yeni bir seyahat biçimini temsil ediyordu. Buharlı ulaşım, dönemin gözünde medeniyetin simgesi ve zaman üzerindeki en büyük zaferlerden biri olarak görülüyordu. Demiryollarının henüz gelişmediği bir dönemde, buharlı gemilerle Tuna boyunca yapılan yolculuk, at sırtında Balkanlar üzerinden yapılan zorlu kara yolculuğuna göre oldukça cazipti.Yolculuk süresi, çeşitli koşullara bağlı olarak değişiyordu. Akıntı yönünde yapılan seferler ortalama 13 ila 17 gün sürerken, dönüş yolculuğu genellikle 17-20 gün arasında tamamlanıyordu. Özellikle Orşova’da uygulanan 10 günlük karantina bu süreci uzatıyordu. 1839-1842 arasında Dobruca üzerinden yapılan kara transferiyle yolculuk süresi iki gün kısaltılabilmişti.Birinci sınıf yolcular için kabul edilebilir koşullar sunulsa da, ikinci ve üçüncü sınıf kabinler sıkışık ve rahatsızdı. Yolcular, üst üste serilmiş dar kanepelerde veya normal koltuklarda, manto ve örtülerle sarınarak uyuyordu. Gemiler zamanla aşırı kalabalık hâle gelmişti; 1835’te 17.727 olan yolcu sayısı, 1842’de 211.401’e ulaşmıştı. Kabinlerdeki hijyen sorunları, kalabalık ve kömür tozu karışımı kirli güverteler, seyahatin rahatsız edici taraflarından biriydi.Gemide yemek hizmeti bilet fiyatına dâhil değildi; ancak restoranlarda uygun fiyata sunulan yemekler bol ve çeşitliydi. Tuna'dan çıkan balıkların tazeliği övülse de, İstanbul'dan gelen yolcular yemek hizmetini yetersiz buluyordu. Sıtma riski nedeniyle bazı içecekler özellikle tavsiye ediliyordu. Bununla birlikte, yemek saatleri dışında yolcular vakitlerini kart oyunları, kitap okuma, müzik yapma ve sohbetle geçiriyordu. Kadınlar arasında örgü örmek ve fal bakmak yaygındı.Seyrüsefer esnasında yaşanan zorluklar arasında, nehrin sığ yerlerinde karaya oturan gemiler, kuvvetli akıntılar, kötü hava koşulları ve aşırı yüklenmiş gemiler nedeniyle yaşanan gecikmeler başı çekiyordu. Drenkova ile Skela Cladova arasındaki geçiş özellikle tehlikeliydi. Kaptanlar çoğu zaman karanlık bastığında demir atmak zorunda kalıyordu.Karantina uygulamaları, salgın hastalıkların yayılmasını engellemek amacıyla titizlikle yürütülüyordu. Türkiye’den gelen yolcuların Orşova’da 10 gün boyunca lazarettolarda kalmaları gerekiyordu. Bu yapılar "geniş ve kullanışlı" olarak tanımlansa da konfor bakımından oldukça sınırlıydı. Galatz ve Braila gibi limanlarda karantina memurunun izni olmadan gemiden inmek mümkün değildi.Yaz aylarında sivrisinekler büyük bir sorun oluşturuyordu. Özellikle Aşağı Tuna bölgesinde yolcular “Tuna Ateşi” olarak adlandırılan sıtma türünden korunmak için sivrisinek tülü gibi önlemler almak zorunda kalıyordu. Maliyet açısından değerlendirildiğinde, yolculuk ücreti seçilen sınıfa ve gidilen mesafeye göre değişiyordu. 1836 yılında, Pressburg'dan Skela Cladova’ya birinci sınıf bilet 41 florin iken, İstanbul’a kadar üçüncü sınıf bir bilet 20 florin 20 kreutzer olarak belirlenmişti. Çocuklar için yarı fiyat uygulanıyor, Gemilerde pek çok farklı milletten insan bir araya geliyordu. Bu çeşitlilik, seyahate zengin ve canlı bir atmosfer katıyor, yolculuğun sosyal boyutunu da dikkat çekici kılıyordu.Özetle, Avusturya Tuna Vapurları Şirketi'nin Viyana-İstanbul hattında sunduğu seyahatler, dönemin ulaşım teknolojisinde bir devrim niteliği taşıyordu. Gemiyle Tuna boyunca İstanbul’a yapılan bu seyahat, 19. yüzyılın medeniyet, ilerleme ve sınır aşma hayalini yansıtan ilginç bir tarihsel kesit sunmaktadır.
Embed this episode
NOW PLAYING
🚢 Viyana'dan İstanbul'a Tuna nehri boyunca Buharlı Gemiyle Yolcu Taşımacılığı 1832-1845 - Constantin Ardeleanu
No transcript for this episode yet
Similar Episodes
No similar episodes found.
Similar Podcasts
No similar podcasts found.