EPISODE · Oct 13, 2022 · 4 MIN
Yağmur- Nurullah Genç/ Bilmez Miyim Hiç- Edip Cansever/ Gazel III-IV- Fuzuli/ Divan-ı Kebir (1065-1705)- Mevlana
from Şiirlenelim · host Hedablida
Bir gece yansıyınca kente Sibir dağından, Toprağı kirlerinden arındırır bir Yağmur Kutlu bir zaferdir bu Yıllardır boz bulanık suları yudumladım Bir pelikan hüznüyle yürüdüm kumsalları Bilmez miyim hiç bütün bu sözler ne der ona? Dolaşıyorum bir başıma Nicedir unutmuşum saymayı bile günleri Sanki hiç kimselerin kullanmadığı bir gün kalmış bana. Bu gönlü kırık benim, keşke bin canım olsaydı da Her biriyle bir defa sana feda olsaydım. Aşkına olan bağımlılığımı ayıplayan, Sana bağımlı olmayı insanın kendi elinde sanır. Can-ü ten oldukça, bende derd-ü gam eksik değil Çıksa can, hak olsa ten, ne can gerek ne ten bana. Öyle ser-mestem ki, idrâk etmem dünyâ nedir; Ben kimim, sâki olan kimdir, mey-ü sahbâ nedir? Gönülde bin gamım vardır ki, pinhân eylemek olmaz Bu hem bir gam ki, il tanından efgân eylemek olmaz Bu aşk beni ne mahvetti, ne var ki? Kafan dursa, yazmasan da ne var ki? Sevdiğimi yine görsem ne var ki ? Yüzün hakkı için yemin ederim ki, ben dünyada senin yüzün gibi güzel bir yüz görmedim. Güneş, her sabah doğudan görününce senin güzelliğin kaynağından nur alır. Sevgilinin sırrı gönülde gizli olursa, bil ki, muradın çabuk olur. Önüme gelen bir hayal, fanî bir güzel, gerçek sevgiliye perde olur. Tohum toprak altına gizlenince, mes'ut yeşermiş ve tertemiz olur. Ben yandım Kav isteyen var mı ki, benden alsın da, çerçöp makulesi şeyleri ateşe versin? Senin verdiğin hastalık, başka bir hastalığın gelmesine yol vermez. Hazinen, benim fakir olmama imkan vermez. Sen ayağını nereye bassan, topraktan bir insan baş kaldırır, hayat bulur! Hal böyleyken, kim kendindeki bir baş için senden vazgeçer, kim sana canını vermez? Zaman, ayaklarımda tükendi adım adım Kimseler bilmesin halimi, boşver Başımdan gözyaşım dökülsün dursun Aldırma, ne derlerse desinler Kalbim yerinden sökülsün dursun Yağmurlar yerlere aksın da, dursun Sabret...dünya dönüyor Ay, gidince güneş geri doğuyor Hasretin alev alev içime bir ân düştü Değişti hayal köşküm, gözümde viran düştü Sonsuzluk çiçeklerle donandı yüreğimde Bir güzide mektuptur, çağların ötesinden Beyazlık dokunmuştur gecenin siyahına Ayrılığın bağrımda büyüyen bir yaradır Seni hissetmeyen kalp, kapısız zindan olur Sensiz doğrular eğri; beyaz bile karadır Sesini duymayanlar, girdabında boğulur Ana rahminde ölür sensizlikten bir cenîn Şaşkınlığa açılır gözleri, görmeyenin Ay gibisin; güneşler parlıyor gözlerinde Senin tutkunla mecnun geziyor güneş ve ay Her damla, bir yıldızı süslüyor göklerinde Tohumlar ve iklimler senindir Mevsim senin Mekânın fırçasında solmayan resim senin Bu değirmen seninle dönüyor; ahenk senin Renkleri birbirinden ayıran mihenk senin Nefesinle yeniden çizilecek desenler Çehreler yepyeni bir değişim geçirecek Aydınlığa, nurunla kavuşacak mahzenler Anneler çocuklara hep seni içirecek Yağmur, seninle biter susuzluğu evrenin Sana mü’mindir sema; Sana muhtaçtır zemin
Embed this episode
Ready to play
Yağmur- Nurullah Genç/ Bilmez Miyim Hiç- Edip Cansever/ Gazel III-IV- Fuzuli/ Divan-ı Kebir (1065-1705)- Mevlana
No transcript for this episode yet
Similar Episodes
No similar episodes found.
Similar Podcasts
No similar podcasts found.