EPISODE · Nov 29, 2021 · 4 MIN
Yalnızlığın Hüznü- Füruğ Ferruhzad/ Ağaca, Yağmura, Poetikalara Sorulsa- Cahit Koytak
from Şiirlenelim · host Hedablida
Camın arkasında kar yağıyor, Camın arkasında kar yağıyor, Sonumu böyle gördükten sonra, Saçların ağardı ey kar! Ama yüreğime yağdın, ne yazık... Yalnızlığın soğuğundan, bir fidan gibi titriyor gövdem, Ey donmuş güneş! Ey şiir! Ruhum, bu kederli uykudan uyandı. Ondan sonra neye baktıysam, Baş döndürücü şarabı görürüm, Tanrım, cehennemin kapılarını benim için aç! Ne zaman kadar gizleyeceğim yüreğimde cehennem sıcağı arzumu? Batıda batan güneşi çok gördüm, Ne yazık...Güneyde soldu benim batamayan güneşim Ondan sonra ne arıyordum, Ondan sonra neyi gözetliyorum? Badem ağacına, çiçeğinden sual olunsa, “Baharı bekleyin ve bunu saka kuşuna sorun!” diyecektir. Yağmurdan, kendini anlatması istenecek olsa, “Tohum olun ve bunu toprağa sorun!” diyecektir Bir kayadan bilgi sorulsa, suskunluğuna dair, “Kulaklarınızı tıkayın ve bunu kalbinize sorun!” diyecek, Ve tutup daha derin bir sessizliğe gömülecektir Şairden de konuşması istenecek olursa, şiiri hakkında, kimi şair saatlerce, belki günlerce konuşacaktır. İyi olan da budur belki. Çünkü böyle biri, konuşa konuşa, şiirin gökçe haritasını avucunun içi gibi serebilir gözlerinizin önüne. Size su çektiği kuyuları, tırmandığı burçları gösterebilir. Elinizden tutup, meleklerle ya da cinlerle çene çaldığı gök katlarını ya da mağaraları gezdirebilir. Ne mutlu bunu yapabilen şaire! Ve ne mutlu, onu dinleyenlere! Ama kimi şair de konuşmayacaktır sizinle. Çünkü, konuşmasını sevmeyebilir kimileri; Belki beceremez de. Ve kendisine şiir hakkında sorulduğunda, “Rüzgârı dinleyin! der; Geceyi dinleyin, Denizi dinleyin! Şehirlerin uğultusuna kulak verin! Şehirlerin, ormanların, mezarların uğultusuna… Kulağınızı toprağa, ağaca, yastığa, aşıkların kalbine, meczupların beynine, hamile annelerin karınlarına dayayın ve Varlığın sesini oralarda dinleyin! Bunları söyler ve susar; Belki ötesini bilmediği için, Belki sorulardan korktuğu için, Belki de, yalnızca şiirin sesi duyulabilsin diye bunları söyler ve susar. Bunları söyler ve susar, Kanatlarının hışırtısı duyulabilsin diye, şiirin! Rüzgârın, gecenin, denizin; kalemin, fırçanın ya da mızrabın sesi; sessizliğin sesi, Uyumun ve kaosun sesi… Ve olabilir ki, yeterince sessiz, yeterince ‘büyük’ bir anda, Tanrı’nın sesi duyulabilsin diye, Tutar daha derin, daha büyük, daha dokunaklı ve daha konuşkan bir sessizliğe gömülür.
Embed this episode
Ready to play
Yalnızlığın Hüznü- Füruğ Ferruhzad/ Ağaca, Yağmura, Poetikalara Sorulsa- Cahit Koytak
No transcript for this episode yet
Similar Episodes
No similar episodes found.
Similar Podcasts
No similar podcasts found.