Skip to content
Yaşamak- Cahit Zarifoğlu/ Biz ve Sevilmek- Ahmet Altan episode artwork

EPISODE · Oct 4, 2021 · 7 MIN

Yaşamak- Cahit Zarifoğlu/ Biz ve Sevilmek- Ahmet Altan

from Şiirlenelim · host Hedablida

''...Ve o zaman başladı. İşte yine bir şey var. Bakıyordum sana. Şimdi bir şeysin benim için…Varsın. Fakat bocalıyordum. Gizlice düşündüğüm, fark edilmesinden korktuğum hakikat sen miydin? Yoksa ben, hatırasızlığı, boşluğu, en ucuz şekilde, sırtımdan korkakça, hiç bir teşebbüste bulunmadan birden bire atmak için yine hayal mi kuruyordum? Dedim ya işte, bocalıyorum. Her insanın, başkalarının bilmediği, görmediği gizli bir görüntüsü yansır kendi içine. Bu görüntü, çırpıntılı bir suya vuran gölge gibidir, kendi içimize eğildiğimizde, kendimizi her an aynı biçimde görmeyiz, sürekli kıpırdayan duygularla oynaşan o sudaki aksimiz, bize bazen zaaflarımızı, bazen gücümüzü, bazen eksikliğimizi, bazen fazlalığımızı gösterir. Sürekli değişen o çalkantılı gölgeyi alır, onu, herkese göstereceğimiz bir resim haline getirmeye uğraşırız. İçimizdeki kıpırtılı gölgeyi dışarıya, aklımızın fırça darbeleriyle değiştirip kıpırtısız bir tablo olarak yansıtırız. Sadece kendimizin gördüğü içimizdeki gölgeyle, dışarıya yansıttığımız, herkesin gördüğü resim arasındaki farklar, bizim sırrımızdır. Sürekli taşıdığımız bu kırılgan yaradan kurtulmak, dışarıya yansıttığımız resmin, asıl kimliğimiz olduğuna hem kendimizi hem de başkalarını ikna etmek için uğraşmak, sanırım hayatımız boyunca hiç bitmeyen, tükenmeyen gizli ve tehlikeli maceramızdır... Başkalarını inandırmak belki daha kolaydır. Ama kendimizi inandırmak? Asıl zor olan odur. Gördüğümüz gölgenin, beğenmediğimiz kırılmalarının gerçek olmadığına, beğendiğimiz her kımıltısının ise gerçek olduğuna inanmamız için başka birinin yardımına muhtacızdır. Bizi sevecek, bizi içimizdeki yansımanın, görmek istediğimiz tabloya uygun olduğuna inandıracak birine ihtiyaç duyarız. Beğenmeleri yetmez bizi...ikna etmeleri, sevmeleri gerekir. Kendi gerçeğini bilen, gören, hisseden ve bu gerçekten kurtulmak isteyen insanoğlunun tek tedavisi, başkasının kendisine duyacağı sevgidir. Dünyadaki bütün insanlar arasından bir tanesini seçeriz...Bizi, bizim çırpıntılı ve değişken bir gölge değil, iyi boyanmış, güzel ve çekici bir tablo olduğumuza inandırması için. O insanı nasıl seçtiğimizi bilmiyorum. Kimin “o insan” olması gerektiğine nasıl karar verdiğimiz, en azından benim için bir meçhul. He zaman merakla baktığım ama asla çözemediğim bir bilmece gibi durur bu soru önümde, “kimi, niye seçiyoruz?” Bunun, yeryüzündeki her seçimi açıklamaya yetecek tek bir cevabı olduğunu sanmıyorum...Bilemediğimiz birçok algıdan süzülen bir “sezginin” bizi bu seçime götürdüğünü düşünüyorum. “Bir şey” bize, “senin içindeki sürekli kımıldayan kuşkulu gölgenle, dışındaki resmini birleştirecek, teke indirecek olan budur” diyor sanki. Ve, işin acıklı yanı, o “şey” her zaman da doğruyu söylemiyor, bazen yanlış seziyor, yanlış seçiyoruz. Bizi “birleştirmesini, teke indirmesini, kuşkularımızı gidermesini” istediğimiz insan bizi sevmediğinde, kendi içimizdeki o sürekli değişen görüntülerden yapıp, dışarı yansıttığımız parlak tablo paramparça olur. İçimizde kıpırdanıp duran çalkantılı görüntünün gölgeleri artar, bizi endişelere sevk eden karanlıkları çoğalır, kendimizle ilgili kuşkular büyük bir salgın gibi her hücremizi esir alır ve bütün ruhumuz sürekli sancıyan büyük bir yaraya dönüşür. da o ateşli hastalığın etkisiyle kuruyup kavrulmuş, bizim için bütün inandırıcılığını kaybetmiştir. O zaman, kendi üstümüze kapanıp bir hayvan gibi yaramızı yalayarak kendimizi iyileştirmeye uğraşırız. Ya da… Yaralı bir hayvan gibi saldırırız, kendi gücümüzü kendimize, bizi sevmeyeni cezalandırarak göstermek isteriz. Bu ikinci yolu seçecek kadar ilkel olanların önünde vahşete giden ürkütücü bir yol açılır. Bence asıl büyük ceza, “sevilmeyen” birinin cevabını en çok merak ettiği sorunun, “beni niye sevmedi” sorusunun gerçek cevabını bilen tek kişinin de ebediyen susmasıdır. İnsan, ölene kadar o soruyla yaşar: “Beni niye sevmedi?”

Episode metadata supplied by the publisher feed · Published Oct 4, 2021

Embed this episode

Ready to play

Yaşamak- Cahit Zarifoğlu/ Biz ve Sevilmek- Ahmet Altan

0:00 7:15

No transcript for this episode yet

We transcribe on demand. Request one and we'll notify you when it's ready — usually under 10 minutes.

No similar episodes found.

No similar podcasts found.

Frequently Asked Questions

How long is this episode of Şiirlenelim?

This episode is 7 minutes long.

When was this Şiirlenelim episode published?

This episode was published on October 4, 2021.

Can I download this Şiirlenelim episode?

Yes. Use the download control on the episode player to save the publisher-provided media file.
URL copied to clipboard!