EPISODE · Feb 7, 2022 · 3 MIN
Yeşil Düş- Füruğ Ferruhzad
from Şiirlenelim · host Hedablida
Bütün gün ağladım aynada, Penceremi ağaçların yeşil düşüne Açmıştı bahar Gövdem sığmıyordu yalnızlığın kozasına ve Kokusu kâğıtlardan örülmüş tacımın Kaplamıştı gökyüzünü baştan başa O güneşsiz ülkenin Yapamıyordum artık, yapamıyordum Sokağın sesi bastırıyordu birden ve kuşların ses, Kayboluşunun sesi, Şamatası çocukların, İplerin ucunda yükselen Uçurtmaların dansı Ve rüzgâr Sevişmenin en derin ve karanlık anında esmeye başlayan rüzgâr, Zorluyordu Kendi adıyla çağırıyordu yüreğimi çok eski çatlaklardan sızarak Bütün gün gözlerimi diktim yaşamın gözlerine O korkak ve kaygılı gözlere, Bakışımdan kaçan, Ve yalancılar gibi gizleniveren, Gözkapaklarının tehlikesiz sığınağına Hangi tepe, hangi doruk? Tümü dolambaçlı yolların Bir kavuşma noktası... ve, son Bulmuyorlar mı o soğuk ve yok edici ağızda? Ve ne derdiniz bana, ey yalın ve aldatıcı sözcükler? Ne verdiniz tenin ve isteğin kaçışından başka? Daha da yalancı olmaz mıydı? Başıma koyduğum, ve kokular saçan, Kâğıttan yapılmış taçtan daha yalancı, Saçlarıma iliştirdiğim bir çiçek? Nasıl da tutuldum çölün ruhuna... Ve uzaklaştırdı beni ayın büyüsü sürünün inançlarından Nasıl büyüdü yüreğimin yarım kalmışlığı? Tamamlayamadı bir türlü, hiç olan yarım öbür yarımı Durdum nasıl ve gördüm kayıyor Ayaklarımın altındaki toprak geçmiyor tenimin bomboş bekleyişine Sıcaklığı tenimin Hangi tepe, hangi doruk? Koruyun beni ey kaygılı ışıklar, Aydınlık evler, Koruyun beni ey olgun kadınlar Hangi tepe, hangi doruk? Beni koruyun ey ateş dolu ocaklar, uğur boncukları Koruyun beni ey tutkulu aşklar Yadsıyarak yükseliyordu yoldan ayak seslerim Daha büyüktü umutsuzluğum, sabırdan Ve geçiyordu bahar, o yemyeşil düş Penceremden Sesleniyordu yüreğime: ''Hiçbir zaman ilerlemedin sen!" Sokağın sesi bastırıyordu birden ve kuşların ses, Kayboluşunun sesi, Şamatası çocukların, İplerin ucunda yükselen Uçurtmaların dansı Ve rüzgâr Sevişmenin en derin ve karanlık anında esmeye başlayan rüzgâr, Zorluyordu Kendi adıyla çağırıyordu yüreğimi çok eski çatlaklardan sızarak Bütün gün gözlerimi diktim yaşamın gözlerine O korkak ve kaygılı gözlere, Bakışımdan kaçan, Ve yalancılar gibi gizleniveren, Gözkapaklarının tehlikesiz sığınağına Hangi tepe, hangi doruk? Tümü dolambaçlı yolların Bir kavuşma noktası... ve, son Bulmuyorlar mı o soğuk ve yok edici ağızda? Ve ne derdiniz bana, ey yalın ve aldatıcı sözcükler? Ne verdiniz tenin ve isteğin kaçışından başka? Daha da yalancı olmaz mıydı? Başıma koyduğum, ve kokular saçan, Kâğıttan yapılmış taçtan daha yalancı, Saçlarıma iliştirdiğim bir çiçek? Nasıl da tutuldum çölün ruhuna... Ve uzaklaştırdı beni ayın büyüsü sürünün inançlarından Nasıl büyüdü yüreğimin yarım kalmışlığı? Tamamlayamadı bir türlü, hiç olan yarım öbür yarımı Durdum nasıl ve gördüm kayıyor Ayaklarımın altındaki toprak geçmiyor tenimin bomboş bekleyişine Sıcaklığı tenimin Hangi tepe, hangi doruk? Koruyun beni ey kaygılı ışıklar, Aydınlık evler, Koruyun beni ey olgun kadınlar Hangi tepe, hangi doruk? Beni koruyun ey ateş dolu ocaklar, uğur boncukları Koruyun beni ey tutkulu aşklar Yadsıyarak yükseliyordu yoldan ayak seslerim Daha büyüktü umutsuzluğum, sabırdan Ve geçiyordu bahar, o yemyeşil düş Penceremden Sesleniyordu yüreğime: ''Hiçbir zaman ilerlemedin sen!"
Embed this episode
Ready to play
Yeşil Düş- Füruğ Ferruhzad
No transcript for this episode yet
Similar Episodes
No similar episodes found.
Similar Podcasts
No similar podcasts found.