PODCAST · society
Abeslang
by Serkan Yıldırım
Dilimize basılmış kelimeler...Her bölüm, bir suskunluğun sesi.Bir şiirin yankısı.İçimizde yankılanıp dışımıza çıkamayan cümleler…Bazen bir düşmüş meleğin bakışı,bazen bir pencerenin önündeki Cemal Süreya,bazen de Cezayir menekşesi gibi boynumuza dolanan kelimelerle doluyuz.Abeslang, sadece anlatmaz.Dilimize basılmış kelimeleri serbest bırakır.Buraya hoş geldiniz.Suskunluk uzun sürdü,artık ses sırası bizde.
Episodes
-
Abeslang 30. Bölüm: Aralık
Bazı aylar yalnızca takvimde değil, kalpte açar sayfalarını. Aralık, işte tam da öyle bir ay. Bir bitişle başlangıcın arasına sıkışmış, zamanın nabzını yavaşlatan bir durak. Kendine dönmenin, “buraya kadar” ya da “buradan sonra” diyebilmenin ayı bu. Yılın bütün sesleri, yüzleri, yorgunlukları bir...
-
Abeslang 29. Bölüm: Duracağız
Bazen yorgunluk, sadece bedenin değil zihnin de taşıyamadığı bir yük olur. Koşarken, yetişirken, susarken biriken tortular… Ve bir gün, o mekanizma durur. O sessizlikte kalp atışını duyarsın. Abeslang’ın 29. bölümünde “Duracağız”. Hiçbir yere yetişmeden, hiçbir cümleyi tamamlamadan, sadece nefes...
-
Abeslang 28. Bölüm: Bizim Yaşımız
Takvimin sayfalarını çeviriyoruz. Çocukluğun baharından gençliğin yazına uzanan yolda şu soruya bakıyoruz: “Yolu yarıladık mı, yoksa yaraladık mı?” Kişisel tarihimizi toplumsal belleğe iliştirip “Buradaydık. Yaşadık.” diyoruz. Zaman, hatıra, yürüyüş, kayboluş ve yeniden başlama üzerine kısa…
more -
Abeslang 27. Bölüm: Yaşanacaksa Yaşanacak
Bazen bir sabah, bir kahve yudumunda, sessiz bir anda bir kapı açılır. Bir bakış, bir kelime, bir “merhaba”... Ve bütün hikâyeniz değişir. Bu bölüm, tesadüflerle kaderin birbirine karıştığı o ince çizgide; aşkın, beklemenin ve teslimiyetin şiirsel bir anlatısı. Bir kitabın ilk cümlesi kadar sade,...
-
Abeslang 26. Bölüm: Satranç
Bu bölümde siyah-beyaz bir tahtanın üzerinde, aşkın stratejisini konuşuyoruz. Hamleleri kalple, taşları duygularla oynuyoruz. Kimi zaman bir vezir gibi saldırgan, kimi zaman bir piyon kadar savunmasızız. Ama bu oyunda kimse kazanmak için oynamıyor. Mat olsak da kaybetmiyoruz; çünkü bazen…
more -
Abeslang 25. Bölüm: Su
Kelimeyle, sessizlikle ve hafızayla ilerleyen Abeslang bu bölümünde dinleyicisini “su”yun izinden bir yolculuğa çıkarıyor. Elimizde tuttuğumuz bir bardak su, bir anda bir aynaya; bir dostluğa; bir arınmaya ve bir aşka dönüşüyor. Su gibi duru, su gibi akışkan bir anlatıyla; suskunluğun...
-
Abeslang 24. Bölüm: Varsın
Gökyüzü yıldızlarla dolu, uzaklarda bir ses, bir şarkı söylüyor. Kendimize bir yer aramanın, bir omuzda, bir bakışta, bir şehrin ara sokaklarında nefeslenmenin öyküsü bu. Sevmenin iki yüzü: biri yalnızlıkla kavgalı, diğeri teslimiyetle barışık. Bir kalbin ritminin başka bir kalpte tamamlandığı,...
-
Abeslang 23. Bölüm: Güneş Doğuyor
Sabahın sessizliğinde bir cümle bırakıyoruz: Güneş doğuyor. Bu bölümde uzaklardan gelenlere, sabaha yer açanlara, sevgiyi bir ayin değil gündelik bir pratik gibi taşıyanlara sesleniyoruz. Sevmenin grameri üzerine düşünüyoruz: “Nasılsın?” demenin inceliğini, kelimelerin yükünü sırtlamayı, aynı...
-
Abeslang 22. Bölüm: Gelgit
Gece yarısı kıyıya vuran dalgaların arasında, sessizlikle konuşuyoruz. Bazen uzaklaşan, bazen yeniden yaklaşan deniz gibi hayatlarımızın iniş çıkışlarını dinliyoruz. Zaman alacaklarını daima alır, bırakın sizden çaldığı düğümleri çözmekle uğraşsın. Bu bölümde gelgitlerin ritminde, yarım...
-
Abeslang 21. Bölüm: Alışmaya Çalışmak
Zamanın reçetesi yok; parayla alınmaz, sigorta karşılamaz. Yine de geçer. Acı da, sevinç de. “Alışmaya çalışıyoruz” deriz, ama biliriz: Alışmak zorunda bırakılır insan. Bir takvimin önünde gençliğini arayan ses, kalabalıkta kısılmış bir nefes, eve dönünce sadece adımların yankısı. Bu bölüm,...
-
Abeslang 20. Bölüm: Eylülün Gölgesinde
Yazın son ışığından düşen ince bir gölgeye oturduk. Omzumuza hırkayı, kalbimize kırıkları aldık. Ferit Edgü’nün izinde, ahırda ısınan bit atın nefesiyle yalnızlığın fotoğrafını değil, sesini dinledik. Çakır’ın suskunluğunda bir soru kaldı havada: “Benimki gibi bir yaşamın üzerinde senin ne hakkın...
-
Abeslang 19. Bölüm: Eksik Bir Şey
İnsan hiçbir zaman tamamlanmaz. Hep bir parçası eksik kalır, hep bir yanıyla yarım. Bu bölümde eksikliğin peşine düşüyoruz. Ezginin Günlüğü’nden Ali Atay’a, şarkılardan filmlere, denizlerin karanlığından içimizin boşluklarına uzanan bir yolculuk… Kaybettiklerimizden, hiç sahip olamadıklarımızdan…
more -
Abeslang 18. Bölüm: Katlanarak
Bu bölümde katlanmanın ağırlığını, izlerini ve dönüştürücü gücünü konuşuyoruz. Görmezden gelinen pencerelerden, ellerinde mendil satan hikâyelere; küflenmeye bırakılmış hatıralardan, doğru yerden katlanınca uçağa, şiire, mektuba dönüşen kâğıtlara… Katlanmak bazen bir çile değil, hayata karşı…
more -
Abeslang 17. Bölüm: Daha
Henüz 23 demiştik… Ama daha 17’ymişiz. Büyümeye çalışırken, bazı şeyleri gözümüzde ve gönlümüzde büyüttük. Sonra altında kaldık. Teoman’ın “Daha 17” şarkısında yarım bırakılmış bir cümlenin peşinden gidiyoruz bu bölümde. Unutulmuş yaşlara, bastırılmış isyanlara, “Daha çok yaşayacaktı” denilen...
-
Abeslang 16. Bölüm: Henüz 23 - Kevser Nur Tutar
Bazen bir kelime boğazımıza düğümlenir. Söylenmek ister ama dudakta susar. “İyiyim” deriz… ama o kelimenin arkasında bir sessizlik durur. İşte bu bölüm, sesi bastırılmış kelimelere, yarım bırakılmış cümlelere, henüz tamamlanmamış hayatlara adanmıştır. Ve bir sese: Henüz 23'ünde çoktan yorgun…
more -
Abeslang 15. Bölüm: Bir Ara
“Bazı kelimeler sadece soluklanmak içindir." Uzun bir yürüyüşün ortasında nefeslenir gibi... Gecelerin uzadığı, gölgelerin yer tuttuğu bu Temmuz akşamında, Abeslang bir ara veriyor. Ne tam bir duruş, ne de sonrasını bekleyen bir hazırlık. Bu bölüm bir duraklama hali. Zamandan, kalabalıktan,...
-
Abeslang 14. Bölüm: Badana
Bu bölümde bir duvarı boyuyoruz. Gerçeklerin önünde, hayallerin üstünde bir yerlerde, Maviden yeşile kusursuz bir geçişle... Ama bu sadece boya değil. Bu, Cahit Sıtkı'nın “yaş otuz beş” dediği yerde, bir “duvar”a yaslanıp kendi ömrümüzü saymak biraz. Bu, Gibi'deki o duvarı badana ederken hayatını...
-
Abeslang 13. Bölüm: Kol Düğmeleri
Bugün burada, iki ayrı koldayız. Ama ne başımız eğik, ne de suçluyuz. Olduğumuz kadarıyla, sevdiğimizce yeterliyiz. Çünkü bazı sevgiler, aynı sokakta yürümekle değil, aynı şiiri farklı yerlerde ezberlemekle başlar. İki ayrı insan… İki ayrı kol… Ama aynı melodiyi duyuyorsa kulaklarımız, Akşam…
more -
Abeslang 12. Bölüm: Kalabalık
Haziranın ortasında, güneş batmıyor gibi… Ama bir şey eksik. Biraz uykusuzluk, biraz iç sıkıntısı, biraz da Kalabalığın ortasında büyüyen yalnızlık. Bugünkü bölümde; İstasyonlardan, beklenen trenlerden, Bir elin parmaklarını geçmeyen mutluluklardan söz ediyoruz. Cemal Süreya’nın ağustosuna,...
-
Abeslang 11. Bölüm: Kapılar
Bugün bir kapının önünde duruyoruz. Düşünülüp söylenmemiş ne varsa, Akıldan geçip dile düşmeyen ne kadar his varsa, Hepsi bir eşikte bekliyor. Tahta bir abeslangla açılmaya çalışan ateşten kilitler gibi kapılar var bu bölümde. Açık olanı da, kapalı olanı da. Kimi ardına kadar açık ama kimse…
more -
Abeslang 10. Bölüm: Kendime
Bazen sadece kendine varmak istersin. Sabahın ortasında, bir çayın buharında, Sessiz bir kahvaltı sofrasında. Bir istasyonda beklediğin tren henüz gelmemiştir. Bir pencerenin kenarında sevdiğini beklersin. Ya da sadece… kendine elini uzatırsın. Bu bölümde, kendi kendimize konuştuk. Kendi…
more -
Abeslang 9. Bölüm: 925
“Kaç Edersin Dünya?” Her insan kendi cebinde bir abaküs taşır. Kimimiz geçmişin boncuklarını ileri itmeye çalışır, kimimiz geleceğe uzanan ellerimizle şimdiyi unuturuz. Roman Karavadi “Dünya bir sayıdır” der; peki senin dünyan kaç eder? Ben kendime saydığım sayılarla yola çıktım: bir el, bir dağ,...
-
Abeslang 8. Bölüm: Kül
Bir kıvılcımla başladı her şey… Yanarak büyüdük, susarak koruduk. Şimdi sönmüş gibi görünen küllerimizin içinden yeniden bir ateş taşıyoruz. Bu kez elimizdeki tahta bir abeslang, karanlığa karşı yakılmış bir meşaleye dönüşüyor. Ve biliyoruz: Bazı yangınlar yıkmak için değil, biçim vermek içindir....
-
Abeslang 7. Bölüm: Balkanlar
Balkanlar… Yalnızca bir coğrafya değil, zamana direnmiş bir sessizliktir. Kırılmış aynalar, yitip gitmiş diller, ve hâlâ anlatılmamış hikâyelerin uğultusu. Bu bölümde, anıların küllenmediği topraklarda bir iz sürüyoruz. Bir sesin izi... Gogol’ün gölgesi değiyor satırlara, Tolstoy’un sabrı…
more -
Abeslang 6. Bölüm: Keşke
Abeslang’ın 6. bölümünde bir kelimenin ardına dokunuyoruz. Bu bölümün adı Keşke. Bu bölümde, Ah Muhsin Ünlü’nün Alper’e olan 700 liralık borcunu ödüyoruz. Bir çocuğun elinde oyuncak yerine tuttuğu keşke, portmantoya asılamayan zırhlar, fazla sulanmış çiçekler, eksik bırakılmış şiirler… Hepsini...
-
Abeslang 5. Bölüm: Atilla İlhan
Bu bölümde bir şairin iç savaşına, Bir adamın yalnızlığına, Bir buzdağının görünmeyen derinliklerine iniyoruz. Atilla İlhan, sadece bir isim değil. Bir coğrafyanın hafızası, bir çağın öfkesi, Bir insanın sonsuz yalnızlığıdır. Kelimeler onun için birer kılıç, Dizeler birer siper. Ve biz bugün onun...
-
Abeslang 4. Bölüm: Cezayir Menekşeleri
Bu bölümde bir şiir okumuyoruz. Bu bölümde gölgede kalmış bir hafızayı kazıyoruz. Ah Muhsin Ünlü gibi şiir değil, hafıza yazanların izini sürüyoruz. Kimi zaman bir çocuğun unuttuğu oyuncağın gölgesinde, kimi zaman susturulmuş bir hikâyenin yarım kalan cümlesinde kendimizi arıyoruz ve rüzgârla...
-
Abeslang 3. Bölüm: Aynadaki Yabancı
Bu bölümde, aynadaki yansımanın ardında saklanan benliği arıyoruz. “Gerçek ben kimim?” sorusu, sosyal medyanın illüzyonları, kimlik çatışmaları ve bireyin kendine yabancılaşması üzerinden derin bir anlatıya dönüşüyor. Lacan’ın “ayna evresi” kuramı, çağdaş toplumun sahte benlikleriyle birleşiyor....
-
Abeslang 2. Bölüm: Cemal Süreya
Bu bölüm bir pencerenin önünde başlıyor. Onursuz olduğumuz bir aşkta, onurlu bekleyişlerimizle geçiyor. Cemal Süreya’yı yalnızca dizeleriyle değil, sabahladığı pencerelerle, yarım bıraktığı cümlelerle, ve tamamlayamadığı aşklar üzerinden konuşuyoruz. Aşkın utançla kol kola yürüdüğü o uzun...
-
Abeslang 1. Bölüm: Düşmüş Melekler
Bu bölümde, Alexandre Cabanel’in fırçasından düşen bir meleği konuşuyoruz; ama bu düşüş, yalnızca gökyüzünden değil — kalpten, inançtan, insandan… Cennetten kovulanın sadece şeytan mı olduğu, “yaşanmamış hayatlar”ın sosyal medyada nasıl sergilendiği, ve bir meleğin kanatsız da uçabileceği…
more
We're indexing this podcast's transcripts for the first time — this can take a minute or two. We'll show results as soon as they're ready.
No matches for "" in this podcast's transcripts.
No topics indexed yet for this podcast.
Loading reviews...
ABOUT THIS SHOW
Dilimize basılmış kelimeler...Her bölüm, bir suskunluğun sesi.Bir şiirin yankısı.İçimizde yankılanıp dışımıza çıkamayan cümleler…Bazen bir düşmüş meleğin bakışı,bazen bir pencerenin önündeki Cemal Süreya,bazen de Cezayir menekşesi gibi boynumuza dolanan kelimelerle doluyuz.Abeslang, sadece anlatmaz.Dilimize basılmış kelimeleri serbest bırakır.Buraya hoş geldiniz.Suskunluk uzun sürdü,artık ses sırası bizde.
HOSTED BY
Serkan Yıldırım
Loading similar podcasts...