PODCAST · society
Aynı Frekans
by Buse Kıvılcım
Benim için bu kanal özel bir yere sahip çünkü buradaki bölümler sadece bir kayıt değil.Aynı zamanda hepimizin birazda olsa aynı frekansta olduğu bir yer ve evet, hala biraz heyecanlıyım.
-
13
Bakmakla Görmek Neden Aynı Şey Değil?
1999'da gerçekleştirilen ve psikoloji tarihinin en ünlü deneylerinden birine dönüşen “Görünmez Goril” çalışmasında insanlar, pasları saymaya odaklanırken ekranın ortasından geçen goril kostümlü bir insanı fark etmeyebildi.Peki bu yalnızca bir dikkat oyunu mu?Bu bölümde inattentional blindness ve change blindness araştırmalarından beynin dünyayı nasıl tahmin ettiği üzerine geliştirilen predictive processing yaklaşımına uzanıyoruz.Ve sonunda belki de asıl soruyu soruyoruz:Hayatımızda neler gözümüzün önünde olduğu halde onları görmeyecek kadar başka şeylerle meşgulüz?Çünkü bazen hiçbir şey aniden değişmez.Biz sadece bir gün fark ederiz.
-
12
Anlattığın Kadar Değil, Anlaşıldığın Kadar
Bu bölümde, “beni yanlış anladın” cümlesinin arkasındaki o anlaşılma ihtiyacımızı konuşuyoruz. Çünkü bazen ne kadar açık anlattığımızı düşünsek de karşımızdaki bizi kendi deneyimleri, duyguları ve bakış açısı kadar duyuyor. Peki her yanlış anlaşılmada kendimizi biraz daha açıklamak gerçekten çözüm mü, yoksa bazen kelimeleri çoğalttıkça aradaki mesafeyi de mi büyütüyoruz? “Anlattıklarımız, karşımızdakinin anladığı kadardır” düşüncesinden yola çıkarak; iletişimde haklı çıkmakla anlaşılmak arasındaki farkı, bazı açıklamaların neden işleri daha da karmaşıklaştırdığını ve bazen anlatıp bırakmanın neden en sağlıklı seçenek olabileceğini gündelik hayatın içinden örneklerle konuşuyoruz.
-
11
Yaş Aldıkça Güzelleşen Şeyler
Geçen bölümde sorduğum “Önünüzde yepyeni bir defter olsa, ilk sayfasına ne yazardınız?” sorusunun cevabını bu bölümde birlikte arıyoruz. Doğum günümde aldığım kitapların ilk sayfalarına yazılan notlardan, beni gerçekten tanıyan insanların seçtiği anlamlı hediyelerden ve birileri tarafından gerçekten tanınmanın ne kadar kıymetli olduğundan bahsediyorum. Biraz doğum günleri, biraz yaş almak, biraz da hayatımıza dokunan iyi kalpli insanlar üzerine… Çünkü yaş almak yalnızca takvimde değişen bir sayı değil; biriken anılar, kurulan bağlar ve hala yazılmayı bekleyen yepyeni sayfalar demek. Daha yazacak çok şey var.
-
10
Ben Hala Yazıyorum
Dijital dünyanın hızına rağmen ben hala defter taşıyor, not alıyor ve kalemi kağıda değdirmenin verdiği hissi seviyorum. Bu bölümde çocukluğumdan beri süren defter ve kalem merakımı, yazmanın hayatımdaki yerini ve bazı şeylerin neden hala elle yazıldığında daha gerçek hissettirdiğini anlatıyorum.
-
9
Sıradan Sandığımız Şeylerin Hikayeleri
Bu bölümde her gün kullandığımız ama hikayesini neredeyse hiç düşünmediğimiz üç sıradan şeyin peşine düşüyoruz. Q klavye neden alfabetik değil? Uçaklarda sigara yasak olmasına rağmen neden hâlâ kül tablası var? Ve bir fincan kahve, tarihin akışını gerçekten değiştirmiş olabilir mi?Bazen en büyük hikayeler, her gün elimizin değdiği en sıradan nesnelerin içinde saklıdır. Gel, bu kez birlikte biraz daha dikkatli bakalım.
-
8
Kitap: Talebe I İnsan Kendini Yeniden Yazabilir Mi?
Bu bölümde Tara Westover'ın Talebe kitabından yola çıkarak eğitimin yalnızca okul olmadığını, bazen insanın kendini yeniden inşa etme cesareti olduğunu konuşuyoruz.Bir aile hikâyesi...Bir özgürleşme hikâyesi...Ve belki de hepimizin içinde taşıdığı görünmez sınırlar üzerine küçük bir yolculuk.Bu bölüm bittikten sonra kendine şu soruyu sorma ihtimalin yüksek:"Bugün inandığım hangi düşünce gerçekten bana ait?"
-
7
Hatırlayan Makineler
Bu bölümde yapay zekanın yeni nesil hafıza teknolojilerini konuşuyoruz.Bir gün cüzdanınızı, anahtarınızı ya da önemli bir anınızı kaybettiğinizde, yapay zekanın size "en son nerede gördüğünü" söyleyebildiği bir dünyaya ne kadar yakınız?Hayatımızın her anını kaydeden ve bizim yerimize hatırlayan sistemler artık bilim kurgu olmaktan çıkıyor. Peki hiçbir şeyi unutmayan bir teknoloji hayatımızı nasıl değiştirecek? Daha üretken ve düzenli mi olacağız, yoksa unutmanın insan olmanın önemli bir parçası olduğunu mu fark edeceğiz?Hafıza, teknoloji, mahremiyet ve insan doğası üzerine düşündüren bir bölüm.Keyifli dinlemeler.
-
6
Çocukların Bildiği Bir Şey Var
Üniversite yıllarında çıktığım bir gönüllülük yolculuğu, yıllar sonra bile kalbimde en özel yerlerden birini koruyor.Bu bölümde, çocuklarla geçirdiğim günleri, onların dünyasından öğrendiklerimi ve büyürken unuttuğumuz bazı şeyleri konuşuyoruz.Çünkü bazen çocuklar, bizim bilmediğimiz değil; zamanla unuttuğumuz şeyleri biliyor.
-
5
" Şirin Kahvesi " Kitap Kulübü
Bir çekilişle başladı. Birkaç kişinin katılacağını düşündüğüm küçük bir davetti sadece. Ama o gün bir araya gelen insanlar, yıllar içinde hayatımın en değerli topluluklarından birine dönüştü. Bu bölümde Şirin Kahvesi Kitap Kulübü'nün hikayesini, birlikte büyümenin güzelliğini ve neden artık “kitaplar bahane” dediğimi anlatıyorum. Çünkü bazen bir kitap hayatınızı değiştirir; bazen de o kitap sayesinde tanıştığınız insanlar.
-
4
Gelecek " O Eski Bayramlar "
Son zamanlarda hepimiz biraz yorgunuz…Sürekli kötü haberlere maruz kalırken umutlu kalmaya çalışıyoruz, bayramlar geliyor ama içimiz eskisi kadar heyecanlanmıyor. Bu bölümde tam da bunu konuşuyoruz: İnsan, bütün bu kaosun içinde umudunu nasıl korur? Güzel günlere yeniden inanabilir mi?Belki de ihtiyacımız olan şey, içimizde kalan küçücük ışığı tamamen söndürmemektir.
-
3
19 Mayıs: Gençliğe Bırakılan Miras
19 Mayıs, yalnızca bir bağımsızlık mücadelesinin başlangıcı değil; gençliğe duyulan güvenin ve verilen değerin de en güçlü simgelerinden biri. Spor ise bu ruhu yaşatan en önemli alan. Çünkü spor; disiplinli olmayı, mücadele etmeyi, pes etmemeyi ve birlikte hareket etmeyi öğretir. Fiziksel gelişimin yanında özgüvenli, sorumluluk sahibi ve sağlam karakterli bireyler yetişmesine katkı sağlar. 19 Mayıs’ın taşıdığı azim ve kararlılık ruhu, bugün gençlerin ve her daim genç kalanların sporla geliştirdiği irade ve karakterde yaşamaya devam ediyor. Bu bölümde biraz 19 Mayıs'ın bize bıraktığı miraslardan konuştuk. Mustafa Kemal Atatürk'e özlemle...
-
2
Yeri Doldurulamaz Gerçekler
Yapay zeka artık yalnızca bilgi üretmiyor; kaybettiklerimizin sesini, mimiklerini ve konuşma biçimlerini de yeniden oluşturabiliyor.Peki bir insanın dijital kopyası gerçekten “o insan” olabilir mi?Bu bölümde, ölümden sonra kişisel gerçeklik vaadi sunan yapay zeka teknolojilerini; özlem, yas ve gerçeklik duygusu üzerinden konuşuyoruz.Çünkü bazen birini geri getirmeye çalışmak değil, yokluğunu kabullenmek "insanı insan yapan" şey olabilir.
-
1
Herkesin Acelesi Var!
Bugün biraz unuttuklarımızı konuşuyoruz…Bir hastanenin acil servisinde başlayan bu bölüm, aslında hepimizin içinde taşıdığı görünmez yorgunluklara dokunuyor. Beklemek, tahammül etmek, öfke, anlayış ve en çok da unuttuğumuz bir şey: nezaket.Bazen insanlar sadece duyulmak, anlaşılmak ve biraz yumuşak davranılmak istiyor. Ama hayatın hızı içinde bunu birbirimize vermeyi unutuyoruz.Bu bölüm; agresifleşen kalabalıkların arasında insan kalabilmeyi, empatiyi ve küçücük bir “kolay gelsin” cümlesinin bile neden bu kadar önemli olduğunu düşündürebilir.Belki bugün bu bölüm sana biraz yavaşlamayı hatırlatır.Belki de birine daha nazik davranman için küçük bir sebep olur.
-
0
Başlamak için neyi bekliyoruz?
Belki de hiçbir zaman “tam hazır” hissetmeyeceğiz…Ama yine de başlayabiliriz.Bu bölüm, kusursuzluğu beklerken ertelenen hayaller üzerine.Ve belki de senin de içinden geçen o “başlama” isteğine küçük bir dokunuş.Bugün bir dilek tuttum.Ama bu kez sadece dilemedim ve başladım.Aynı frekanstaysak, bu bölümde buluşalım ✨
We're indexing this podcast's transcripts for the first time — this can take a minute or two. We'll show results as soon as they're ready.
No matches for "" in this podcast's transcripts.
No topics indexed yet for this podcast.
Loading reviews...
Loading similar podcasts...