PODCAST · kids
Evrim Sümer | Laylu ve Ben
by Evrim Sümer
Kızım Leyla'nın, nam-ı diğer Laylu'nun 2010'da hayatıma girmesiyle birlikte Radikal'deki köşe yazılarımla paylaşmaya başladığım ebeveynlik serüvenimi Laylu ve Ben'de genişleterek anlatmaya devam ediyorum. Aklıma düşen soruların ve konukların peşinde daha iyi bir anne olmanın formülünü ararken, size de ilham olmayı diliyorum. Zaman zaman aklıma alternatif isim veya alt başlık olarak “Bu Canavarı Ben Yarattım”, “Biz Böyle Değildik”, "Anne Saçların Beyazlamış" gibi fikirler düşse de, ergen annesi çizgimi bozmadan yoluma devam ediyorum. 😂Künye: Mekan/ Kayıt Destekçisi: Postane İstanbul Fotoğraf: Gözde Kumru Uçak Logo/ Kapak Tasarım: Alper BalkanlıProje ve işbirlikleri için: [email protected] veya Instagram/evrimsumer
-
57
Matematikten Korkmamayı Öğrenmek | Jale Kızılel
Matematiği neden bazı çocuklar daha en baştan bırakıyor? Liseye 500 tam puanla gelen öğrenciler bile gerçekten anlayarak mı ilerliyor, yoksa ezberle mi? Matematik bir performans dersi mi, yoksa bir düşünme biçimi mi? Laylu ve Ben’in bu bölümünde, 30 yıllık matematik öğretmeni Jale Kızılel ile psikolog Füsun Aygölü’nün şu cümlesinin izini sürüyoruz: “Matematik zihinsel kapasitede düşünme ve muhakemeyle ilgilidir. Blokaj varsa kaldırmak gerekir.” Yani mesele formüller değil, düşünme biçimi. Ezberle gelen başarıyı, lisede sökülen ilmeklere benzetiyor Jale Hanım: İlk ilmek yanlışsa, bir yerde mutlaka hata verir. Anlamadan öğrenilen matematik, sözlerini bilmediğimiz bir yabancı şarkıyı taklit etmek gibidir, diyor. Bir başka başlık da ADHD (DEHB) ve beyin sisi. Jale Hanım’ın oğlu DEHB’li ve müthiş bir lisede okuyor. Kendisi de dikkat dağınıklığı ve “brain fog” yaşadığını söylüyor. Ama matematiksel düşünme bundan etkilenmiyor. Şahane değil mi? Erken yaşta matematik baskısı neye yol açar? Oyun neden vazgeçilmez?.. Sohbetimizde ebeveyn şartlamalarının, sağ beyin–sol beyin mitlerinin ve “yetenek mi, emek mi” tartışmasının ötesine geçtik. Çünkü belki de sorun matematikte değil, onunla kurduğumuz ilişkide!Support the show: https://linktr.ee/evrimsumer
-
56
LGS'nin Karanlığından Film Işıklarına | Füsun Aygölü Sordu, Laylu Cevapladı | Eğitim, Oyunculuk ve Ergenlik Üzerine Bir Sohbet.
Bu bölüm, sadece bir sohbet değil… bir büyüme hikayesi! Kızım Leyla’yla yan yana otururken fark ettim: Bir küçük kız demişim, bir koskocaman genç kız demişim… Ergenlik tam da böyle bir yer… arada bir hal; hem çocuk hem yetişkin, hem çok uzakta hem de yanı başında. Bu bölümde, Bebek, Çocuk ve Ergen Psikoloğu, aynı zamanda aile dostumuz sevgili Füsun Aygölü sordu, kızım “Laylu” Leyla Smyrna Cabas cevapladı. Füsun Abla’nın sakin rehberliği, Leyla’nın samimi cevapları ve benim araya maydanoz olan anne hallerimle okuldan, IB programından, karanlık sabahlardan, LGS kabusundan, ilk gece gezmesinden, makyajdan, modadan, oyunculuktan ve büyümeye dair bilumum kalp sızılarından konuştuk. LGS'nin hala zaman zaman üzerimizden geçen gölgesini, sınav stresinin çocuklarda bıraktığı yaraları, adaletsiz bir sistemde ilerlemeye çalışan gençleri ve özel ders mecburiyetini de masaya yatırdık. Leyla’nın, “LGS’de travma sonrası stres yaşadım,” derken gözlerinin dolmasını, benim ise “bitti o günler” diye şükretmemi de duyacaksınız. Ve inanmazsınız ama; Leyla LGS’ye gireceklere, kendisinden asla beklenmeyecek bir tavsiye verdi! Ve sanat… Sohbetimizde Leyla’nın film yolculuğunun kamera arkasına da baktık. “Filmlerde oynuyorum ama oyuncu değilim,” derken sesine yansıyan samimi merakını ve kendini sorgulamasını, adaylıklar karşısında yaşadığı kalp çarpıntılarını, oyuncu olmak için gerçekten ne gerektiğini konuştuk. Oynadığı iki filmin çekimlerinde hissettiklerinden, bir anda “Okulu bırakıp terzinin yanında çalışsam mı acaba?” diyecek kadar da özgür ruhlu hayallerine tanıklık ettik. Dinlerken belki kendi çocuğunuzu duyacak, belki de kendi çocukluğunuzu, ergenliğinizi hatırlayacaksınız. Hazırsanız… Leyla, Füsun Abla ve ben samimi, yer yer kahkahalı, yer yer iç burkan bu sohbette sizi bekliyoruz. Support the show: https://linktr.ee/evrimsumer
-
55
Şefkatle Çerçeve Oluşturmak | Psikolog Füsun Aygölü
Bu bölümde, benim için çok özel bir isim olan bebek–çocuk–ergen psikoloğu Füsun Aygölü ile ebeveynliğin sıklıkla yanlış anlaşılan kavramlarından birini konuşuyoruz: Çerçeve. Çerçeve, çoğu zaman “kısıtlama” gibi algılansa da, aslında çocuğun güven duygusunun temelidir. Çerçevesiz bir çocuk yönsüz, fazla sıkı çerçeveli bir çocuk ise nefessiz kalır. Ebeveynlikte mesele, sevgi ve şefkatle birleşen esnek ama kararlı sınırlar koyabilmek. Bu bölümde:• Çocuğun neden sevgi + şefkat + çerçeveye aynı anda ihtiyaç duyduğunu,• Anne-baba arasındaki tutarlılığın neden kritik olduğunu,• Çerçevenin bebeklikten ergenliğe nasıl değiştiğini,• Ekran, uyku, yemek gibi günlük konularda sınırların nasıl çizilebileceğini,• Sınırsız ya da aşırı kontrollü büyüyen çocukların yetişkinlikte neler yaşadığını konuşuyoruz. Füsun Aygölü’nün söylediği gibi, tek bir doğru ebeveynlik yok; ama her çocuk, bireyliğine saygı duyan ve şefkatle rehberlik eden bir yetişkine ihtiyaç duyuyor. Ebeveynlikte sınır koymakta zorlanan, “hayır” derken suçluluk hisseden ya da çerçevenin ne olduğunu anlamaya çalışan herkes için rehber niteliğinde bir bölüm. Laylu ve Ben’e hoş geldiniz! Keyifli dinlemeler.Support the show: https://linktr.ee/evrimsumer
-
54
Çocuğun İlk Öğretmeni: Doğa
Doğanın Kalbinde Ebeveynlik Eski bölümlerimizin birinde, Kokopelli Şehirde’de ile, “doğayla çocukların arasına girmeyin” demiştik… Bu bölümde o cümlenin peşine düşüp, doğayı, ebeveynliği ve umudu aynı potada eriten bir sohbet için peyzaj mimarı Sibel Senna’yla buluştuk. Bana sorarsanız, meslek seçimi bile doğaya olan sevgisiyle şekillenmiş biri o. Sohbetimizde Doğanın romantizm değil; akış, mücadele ve sezgi olduğunu… Çocuklarımızın telefondan önce gökyüzüne bakmayı öğrenmesi gerektiğini… Ebeveynliğin tıpkı doğa gibi koruduğunu ama bizim yerimize yaşayamadığını ve çok daha fazlasını konuştuk. Sibel’in, bir ağaca sarılmadan önce bile, “O nasıl hisseder?” diye düşünen o inceliğiyle; doğanın bize nasıl umut verdiğini, çocuğun merakını nasıl canlı tuttuğunu konuştuk. Ve belki de en önemlisi: toprağı çocuklarımızın eline değil, kalbine vermekten bahsettik. Bu bölümün eşlikçisi olarak belki bir yaprağa bakmak, belki de bir sonraki yağmurda gök gürültüsüne kulak kabartmak isteyeceksiniz… İyi dinlemeler. Ve işte, sohbette bahsi geçen kitap önerileri: Rainer Maria Rilke: Genç Şaire Mektuplar ve Duino Ağıtları ile başlanabilir. Rilke, bütün yazım ve varoluşunu doğa ile kuran bir yazar. Shakespeare, Shakespeare in Flower: Shakespeare birçok şiirinde bitki metaforu kullanır. Yaşar Kemal, özellikle de İnce Memed; Çukurova doğasını çok iyi betimler. Botanikçi Robin Wall Kimmerer, Serviceberry: Bitkilerin nesne değil öğreten varliklar olduğunu işler. Yabani yemiş ağacı bunun metaforudur: Meyvesini herkese sunar — kuşlara, toprağa, insanlara — ve herkes kazanır. Zenginlik gerçekten nedir? Sahip olmak mı, yoksa paylaşmak mı çokluğu yaratır? Doğa bize nasıl öğretir? Biz doğaya nasıl karşılık verebiliriz? Ekonomi nasıl daha şefkatli olabilir? Kimmerer, doğayı sadece gözlemlemez: onunla konuşur. Ve okuru da bu ilişkiye davet eder. Doğayı “kaynak” olarak değil, ortak bir akraba olarak ele alır. Stefano Mancuso (Floransa Ünv. Nörobiyolog Profesör), Bitki Zekası, Bitki Ulusu, Bitki Devrimi: İnsan - doğa ilişkisine bitki bakışıyla eleştrel yaklaşımlar sunar. Bitkilerin dünyayı kavrama şekillerini aktarır. Zekaları ve çevreleriyle ilişkilerini bilimsel verilerle akışkan bir şekilde ortaya koyar. Michael Pollan (Newsweek’in 2009’da seçtiği yeni düşünce liderinden), Arzunun Botaniği: İnsan - bitki arasındaki ilişkiyi ters açıdan ele alır. Biz bitkileri kendi isteğimizle yetiştirdiğimizi düşünüyoruz fakat Pollan’a göre aslında bitkiler bizi yönlendirir. Okuru; Bitkiler bizim arzularımızı kullanarak kendilerini dünyaya mı yaydılar? Sorusuyla bırakırJ Deniz Gezgin, Bitki Mitoslari: Bitkilere ait mitoslardan çok şey öğrenebiliriz. Onların bilgeliklerine ve çağlar arası deneyimlerine dair güzel bir birikim. Bu kitapta farklı coğrafya ve kültürlerde, bitkilerin kültür dünyasında yer buluş biçimleri aktarılıyor. Bebekler ve küçük çocuklar için: Küçük Prens (Antoine de Saint-Exupery) Çocuk, Köstebek, Tilki ve At (Charlie Mackesy) Support the show: https://linktr.ee/evrimsumer
-
53
Okul, akran zorbalığının kalesi! | Başak Abdula
Okula giden her 4 çocuktan 3’ü akran zorbalığıyla iç içe yaşıyor. Üstelik zorbalığın %95’i, çocuklarımızın güvende olduğunu sandığımız yerde, yani okulda gerçekleşiyor. Zorbalık ilkokul, ortaokul, lise ayırt etmiyor, üstelik hem devlette hem de özel okullarda tablo aynı. Bu bölümde konuğum Başak Abdula ile Türkiye’de yapılan en kapsamlı çalışmalardan biri olan FutureBright Group’un “Türkiye’de Akran Zorbalığı Araştırması” raporunu konuşuyoruz. Bu araştırma, Başak ve Akan Abdula'nın 12 yaşındaki kızlarının İstanbul’da özel bir okulda yaşadığı ciddi akran zorbalığı deneyimi üzerine açığa çıkan içsel dinamikler ve toplumsal yankılarla başlıyor. Araştırmaya ilham veren tatsız deneyim, Haziran 2024’te Akan Abdula’nın X (eski Twitter) platformundaki 24 Haziran 2024 tarihli paylaşımlarıyla kamusal farkındalığa taşınmıştı. Sosyolog ve FutureBright Group’un kurucu ortağı Başak Abdula ile çok kere sesimiz titreyerek gerçekleştirdiğimiz bu sohbette, Fiziksel, sözel, ilişkisel ve dijital zorbalığın çocuklar üzerindeki etkilerini, Sessiz kalan tanıkları, çözüm üretmekte zorlanan okulları ve “benim çocuğum yapmaz” diyen ebeveynlerin inkarını, Ve bu çemberi kırmak için hepimizin harekete geçmesi gereken adımlarısamimi ve derinlemesine tartışıyoruz. Ben gerçekten merak ediyorum; neden akran zorbalığı konusunda standart bir yönerge yok? Neden, her sene marifetle bir araya gelip zamlara karar veren özel okul yöneticileri bu konuda da birleşmekten aciz? Araştırmaya katılan bir çocuk şöyle demiş: “Zorbalık ancak bu dünya baştan yaratılırsa biter.” Bu kabulleniş, bu çaresizlik korkunç değil mi? Ama unutmayalım; o dünyayı yeniden kurmak da bizim elimizde! Laylu ve Ben’in yeni bölümü, “Akran Zorbalığı” şimdi yayında!Support the show: https://linktr.ee/evrimsumer
-
52
Asperger: Bir Tanının Ötesi | Klinik Pedagog Zeynep Aydoğmuş
Asperger sendromu nedir, otizm spektrumunda nereye oturur, bir çocuğun ya da yetişkinin yaşamında nasıl görünür? Bu bölümde Çapa Çocuk Psikiyatrisi Kliniği’nde 40 yıl görev yapmış deneyimli Klinik Pedagog Zeynep Aydoğmuş ile nöroçeşitlilik kavramından yola çıkarak Aspergerli bireylerin dünyasına yakından bakıyoruz. Zeynep Aydoğmuş’un yıllara dayanan klinik deneyimiyle tanının anlamını, ailelerin fark ettiği ilk belirtileri, eğitim sürecinde izlenebilecek yolları, yetişkinlikte tanı almayı ve Aspergerli bireylerin güçlü yönlerini konuşuyoruz.Sohbetimizde Dr. Temple Grandin’in bakışına, Sherlock Holmes ve Sheldon Cooper gibi popüler karakterlerin toplumun Asperger algısına etkisine de değiniyoruz. Bu bölüm, Asperger’e sadece bir “tanı”dan değil, anlayıştan ve empatiyle yaklaşmaktan bakmak isteyen herkes için.Support the show: https://linktr.ee/evrimsumer
-
51
Her Anne Menopozu Tadacaktır* | Melis Alphan
*Her anne menopozu tadacaktır dediğime bakmayın; bu bir ebeveynlik podcasti diye öyle yazdım… yoksa bu sohbet sadece annelere değil, tüm kadınlara ve çevresindeki erkeklere de önemli bir içerik sunuyor! Postane İstanbul’da kaydettiğim bu bölümde, gazeteci, yazar ve hak savunucusu Melis Alphan ile menopozu konuşuyoruz. Menopoz Rehberi- Kendini Yeniden Keşfetme ve Güçlenme Yolculuğu kitabı, Melis Alphan’ın bir gecede cerrahi menopoza girmesiyle başlayan kişisel deneyimi ve 10 doktorla yapılan görüşmelerle ortaya çıktı. Kitabı bir cümleyle özetle, derseniz, “menopoz bir son değil, bir dönüşüm ve yeniden yapılanma fırsatı” derdim size... Neden peki? Çünkü Türkiye'de kadınların yaş ortalaması 80. Bir kadın ortalama 50 yaşında menopoza girse, 30 sene eder! Anlamamız, öğrenmemiz gerekiyor! Menopoz, Türkiye’de belki hala tabu ama dünyada, başta da İngiltere ve Amerika’da fırtınalar koparıyor. Melis’e göre menopozun artık bu kadar konuşulmasının iki sebebi var: “Longevity” kavramının hayatımıza girmesiyle çok daha görünür olması ve östrojenin aslında ne kadar önemli olduğunun anlaşılması. Sohbetimize menopozun toplumsal ve politik boyutundan girdik; iş hayatında, ailede ve erkeklerin menopoz algısında nelerin değişmesi gerektiğine baktık, menopozun biyolojik, psikolojik ve duygusal boyutlarını, hormonların rolünü ve vücudun verdiği işaretleri de konuştuk. Menopozal Hormon Tedavisinin önemi, meme kanseri ve hormon kullanımı hakkında yanlış bilinen, kafa karıştıran WHI araştırması, cerrahi ve doğal menopoz, semptomlar, başa çıkma yolları, yaşam tarzı değişiklikleri ve alternatif yöntemler… hepsini konuştuk. Ben daha gencim, bana çoook uzak, diyenler vardır mutlaka. Siz de bir şans verin bu bölüme (aslında kendinize)! Hem şimdiden neler yapabileceğinizi öğrenmek hem de empati sahibi olmak için... İyi dinlemeler!Support the show: https://linktr.ee/evrimsumer
-
50
Feminizm Evde Başlar! | Avukat Beste Demir Keki
Laylu ve Ben’in bu bölümünde Postane Istanbul’da konuğum, avukat, feminist ve podcast komşum Beste Demir Keki. Anneannesi, Atatürk “kızlar okusun” dediği için evden kaçıp öğretmen olan bir kadın. “Tatlı Su Feministi” podcast’iyle feminizmi hayatın içinden, anlaşılır ve samimi bir dille anlatan Beste ile; feminizm nedir, ne değildir, Türkiye’de kadın olmak ne demektir, tüm bunları konuştuk. Kız çocukları neden susturuluyor? Yapılan araştırmalara göre 6 yaşındaki kızlar bile, erkek öğrencilerin daha zeki olduğunu düşünüyor! Buyurun, buradan başlayalım konuşmaya! Evde başlayan eşitsizliklerden, sesini yükselten kadınlardan duyulan rahatsızlığa; hakların varlığına rağmen teamüllerin önümüze nasıl duvar ördüğüne; kadının “ihtimam yükümlüsü” olarak görülmesinden, özgürleşmenin sorumluluk almakla ilişkisine kadar pek çok konuya değindik. Beste'nin önerileri arasında belki en önemlisi şu: Kız çocuklarını susturmayın! Ve unutmayın, ev içi dengede iktidar sadece bir kişinin elindeyse, orada eşitlikten söz edemeyiz. Size bir sorum var: Feminizm gerçekten pratikte de evde başlasaydı?.. Belki o zaman meydanları doldurmak zorunda kalmazdık. Ne dersiniz?Support the show: https://linktr.ee/evrimsumer
-
49
Beden Sesleri ile Müzik | Gökçe Gürçay
Müzik sadece kulakta mı başlar, yoksa tüm bedende mi hissedilir? Bu bölümde, bedenini enstrümana, hareketini nota defterine dönüştüren bir müzisyeni ağırlıyorum: Gökçe Gürçay, nam-ı diğer, “CheChe.” Gevende’nin davulcusu, KeKeÇa (Kendin Kendini Çal) topluluğunun parçası, soundpainting ustası ve, “Kendi çocukluğum için yaptım,” dediği MANG Akademi’nin kurucusu Gökçe ile “beden müziği”ni, “soundpainting”i, çocukların (ve büyüklerin!) müzikle gelişen potansiyelini ve yaratıcı eğitimin sınırlarını konuşuyoruz. İyi-kötü müzik nedir, sorusunu da masaya yatırdığımız; Hatay’dan Paris’e, işitme engelli gençlerden mülteci çocuklara kadar uzanan ilham verici bu sohbete kulak verin. Ve unutmayın: Müzik sadece duyulmaz, hissedilir! Gökçe Gürçay’ı takip etmek isterseniz: https://www.instagram.com/cece.gurcay/ https://www.youtube.com/user/gokcegurcaySupport the show: https://linktr.ee/evrimsumer
-
48
Önce Çocuklar ve Kadınlar! Avukat Müjde Tozbey ile Aile İçi Şiddet
Laylu ve Ben’de bu bölümde, toplumumuzun en büyük yaralarından biri olan aile içi şiddeti konuşuyoruz. 7 Mart’ta, Dünya Emekçi Kadınlar Günü’nden bir gün önce yaptığımız kayıtta, “Siz bunu dinlerken Kadınlar Günü çoktan unutulmuş ve muhtemelen yerini başka şiddet haberlerine bırakmış olacak” derken hiç de yanılmamışım maalesef. Yeni bölüm paylaşmayı dahi zorlaştıran bu gündemde, ülkemizi ciddi şekilde etkileyen aile içi şiddet başlığı ile yerimi alıyorum. Aile içi şiddetin farklı türlerini, mağdurların yaşadığı zorlukları, hukuki süreçleri ve çözüm yollarını anlatan konuğum Müjde Tozbey, Önce Çocuklar ve Kadınlar Derneği’nin kurucusu ve başkanı. Kendisi sadece bir avukat değil, aynı zamanda güçlü bir feminist, aktivist, hak savunucusu, anne. Önce Çocuklar ve Kadınlar Derneği, 200 avukatlık ağıyla, Türkiye genelindeki kadın ve çocuk cinayeti, tecavüz ve istismar davalarına gönüllü avukatlık desteği sunuyor. Mağdurlara sadece hukuki değil, eğitim, burs ve sosyal destek alanlarında da yardım ediyor. Çağdaş Yaşamı Destekleme Derneği, ÇYDD ile özel bir protokolleri var. Önce Çocuklar ve Kadınlar Derneği, kurulduğundan beri 400’ün üzerinde kadın cinayeti ve yüzlerce tecavüz-istismar davasını üstlendi. "Her davanın sonucunda 3 ay yatıp çıkılmıyor, onlar basına yansıyan kötü örnekler" diyor Tozbey. Yalnızca hukuki değil, kadınların ve çocukların yoksulluktan kaynaklanan zorluklarına da çözüm arayan Dernek, aynı zamanda HPV aşısı gibi hayati öneme sahip sağlık haklarının savunulmasına da öncülük ediyor. Türkiye'de, kadın cinayetleri ve şiddet olayları her geçen gün artarken, devletin yeterli tedbirleri almakta zorlanması, şiddet mağduru kadınları yalnızlaştırıyor. Ve kadınlar, özellikle yoksul olanlar, hem toplumsal hem de ekonomik açıdan giderek daha büyük zorluklarla karşılaşıyor. 6284 sayılı kanun, aileyi, kadınları ve çocukları korumak için bir adım olsa da, uygulamada eksiklikler ve zayıf yaptırımlar sürecin etkinliğini engelliyor. Müjde Tozbey, İstanbul Sözleşmesi'nden çıkılmasının hem kadınları hem de erkekleri nasıl olumsuz etkilediğine dair de çarpıcı açıklamalarda bulunuyor. Kadına ve çocuğa yönelik şiddet sadece fiziksel değil, toplumsal bir sorun. Bu mücadele, ancak birlikte yürüdüğümüzde anlam kazanır. O yüzden bu sohbete kulak vermeniz, paylaşmanız çok kıymetli. Önce Çocuklar ve Kadınlar Derneği’ni daha yakından takip edebilir ve destek olmak için şu bağlantılardan ulaşabilirsiniz: Instagram: Önce Çocuklar ve Kadınlar Derneği Web sitesi: Önce Çocuklar ve Kadınlar Derneği Fonzip bağış: Önce Çocuklar ve Kadınlar Derneği BağışSupport the show: https://linktr.ee/evrimsumer
-
47
Dr. Suat Erus ile Hamilelikten Çocukluğa Vegan Rehber
Laylu ve Ben’in yeni bölümünde, mutfağımıza, soframıza ve çocuklarımızın beslenmesine farklı bir pencereden bakıyoruz! Hamilelikten yetişkinliğe giden uzun yolculukta bitkisel bazlı beslenmeyle çocuk büyütmek mümkün mü? Peki ya sağlık, büyüme, zihinsel gelişim? Bugüne kadar kanıksadığımız bazı bilgileri, ana akımı sorgulama vakti gelmiş olabilir mi? "Neyi yemediğiniz değil, ne yediğiniz önemli," diyen konuğum Dr. Suat Erus ile vegan beslenmenin yalnızca bir diyet değil, aynı zamanda bir yaşam biçimi ve felsefe olduğunu konuşuyoruz. Kendisi, profesyonel hayatında göğüs cerrahisi uzmanı, ancak bir yandan da vegan beslenme konusunda uzun yıllardır çalışmalar yapıyor ve doktor olan eşiyle iki çocuklarını da bu prensiple büyütüyor. Sohbetimizde şunları masaya yatırıyoruz:🥦 Vegan beslenme gerçekten sağlıklı mı?🥚 Hayvansal protein ile bitkisel protein arasında nasıl bir fark var?🍯 Bal, balık, süt… Bunlara gerçekten ihtiyacımız var mı?🍼 Vegan bebek anne sütü alabilir mi?💡 “Benim çocuğum vegan” demek doğru mu? Çocuk ne zaman kendi seçimini yapmalı?👩‍⚕️ “Vegan beslenme pahalıdır” ya da “Eksik besin alırsın” gibi yaygın inanışların arkasındaki gerçekler neler? Bu bölüm, vegan beslenmeye merakı olanlar için de, “Ben asla yapamam,” diyenler için de bolca ilham ve bilgi içeriyor! Ve önemli bir not: Laylu ve Ben podcast’te amacım, tarafsızca bilgi sunmak, farkındalık yaratmak ve ilham vermek. Burada konuşulanlar, kimseye ne yapması gerektiğini söylemek için değil; sizi düşündürmek, araştırmaya teşvik etmek ve kendi yolunuzu bulmanıza yardımcı olmak için. Bugünkü konumuz bazı zihinlerde soru işaretleri ya da önyargılar uyandırabilir, ancak unutmayın: Ben yalnızca bir aktarıcıyım. Bu sohbet, dünyada var olan bir konuyu masaya yatırıyor. Son kararı her zaman siz verirsiniz! Keyifli dinlemeler! Künye: Mekan/ Kayıt Destekçisi: Postane İstanbul Fotoğraf: Gözde Kumru Uçak Logo/ Kapak Tasarım: Alper BalkanlıProje ve işbirlikleri için: [email protected] veya Instagram/evrimsumerSupport the show: https://linktr.ee/evrimsumer
-
46
Prof. Dr. Erhan Erkut ile Geleceğe Bakış: Yapay Zeka, Meslekler ve Yetkinlikler
* Beyaz yaka işsizliği mi geliyor?* Ofisler tarihe mi karışacak?* Bağımsızlık çağında gençleri ne bekliyor?* Sınavlar gerçekten adil mi? Eşitlikçi olmak adil midir?* Başarı mı, mutluluk mu?* Nasıl lider olunur?.. Prof. Dr. Erhan Erkut ile sohbetimizin ikinci bölümünde, yapay zekanın meslekleri nasıl dönüştüreceğinden, iş dünyasının değişen taleplerine ve gençlerin yeni dünya düzenine nasıl hazırlanması gerektiğine kadar birçok konuyu ele aldık. “Yetenek mi yetkinlik mi?” sorusunu masaya yatırdık ve üniversitelerin neden “diplomalı işsizler” yetiştirdiğini konuştuk. Ama Erhan Erkut sadece sorunları dile getirmekle kalmadı, çözüm önerilerini de paylaştı. Çünkü o, şikâyet etmekten değil, çözüm üretmekten yana. Ve tabii ki, harika eğitim programı YetGen’i de konuştuk. Üniversitelerin yapmadığını yapan, gençlere iş dünyasının gerçeklerini öğreten, 21. yüzyılın yetkinliklerini kazandıran program… Hani yukarıda dedim ya, şikâyet yerine çözüm üretmek diye; işte YetGen bunun somut bir örneği! Hayata ve ülkeye katkı olarak her sene 2 bin mezun veren, öğrenci ve yöneticilerinin üçte ikisi kadın olan YetGen! Ben diyeyim geleceğin eğitimi, Erhan Bey desin korsan üniversite… Peki ya başarı mı, mutluluk mu? “Mutluluk, size anlam katan münasebetlerin sonucudur. Hayatta bunu benimserseniz, toplum sizi ödüllendirmenin yolunu illa ki bulur.” diyor Erhan Erkut. Sadece bu cümle bile, geleceği planlarken sadece kariyere odaklanmanın yeterli olmayacağını gösteriyor. Hem çocuklarını hem de kendinizi geleceğe hazırlamak istiyorsanız, Laylu ve Ben’in bu bölümünü kaçırmayın! 🎧 Künye: Mekan/ Kayıt Destekçisi: Postane İstanbul Fotoğraf: Gözde Kumru Uçak Logo/ Kapak Tasarım: Alper BalkanlıProje ve işbirlikleri için: [email protected] veya Instagram/evrimsumerSupport the show: https://linktr.ee/evrimsumer
-
45
Prof. Dr. Erhan Erkut: Eğitimi ters yüz etme zamanı!
Laylu ve Ben’de konuğum, eğitim dünyasının cesur muhalif sesi, Prof. Dr. Erhan Erkut. Eğitimci, akademisyen, eğitimde reform savunucusu, YetGen’in fikir babası ve kurucularından… Uzun lafın kısası, gençlerin geleceğine dokunan bir isim. Sohbetimiz, Erhan Hoca’nın içtenlikle paylaştığı, baba olmak ve kızları üzerine anlattıkları ile başladı, eğitim sistemine attığımız neşterle devam etti. Hatta, bana verilmeyen yetkiyle Milli Eğitim ve YÖK’ü Erhan Hoca’ya bağladım, bakın neler oldu! Okullar öğrencileri hayata ne kadar hazırlıyor? Müfredatı optimize ederek mi, yoksa sistemi kökten değiştirerek mi ilerlemeliyiz? IB programı neden dünyanın milli eğitim bakanlığı gibi görülmeli, flipped learning (ters yüz edilmiş öğrenme) neden etkili?.. Erkut, üniversite eğitiminin ne gerekli ne de yeteri olduğunu düşünüyor, ancak sağladığı sosyalleşme ve büyüme ortamının, ders dışı etkinliklerin değerine dikkat çekiyor. Sohbetimizde, eğitimin neden sadece içerik nakli olmaması gerektiğini ve beynin öğrenme sürecine uygun hale getirilmesi için ders-teneffüs dengesinin dönüşme ihtiyacını; yapay zekânın eğitime entegrasyonundan, öğrencilerin nasıl daha bağımsız düşünebileceğine kadar birçok farklı konuyu masaya yatırdık. Haliyle bir bölüme sığmadı, tamamını iki bölümde paylaşacağım. Künye: Mekan/ Kayıt Destekçisi: Postane İstanbul Fotoğraf: Gözde Kumru Uçak Logo/ Kapak Tasarım: Alper BalkanlıProje ve işbirlikleri için: [email protected] veya Instagram/evrimsumerSupport the show: https://linktr.ee/evrimsumer
-
44
Otorite Nedir, Ne Değildir? | Psikolog Füsun Aygölü
Laylu ve Ben’in bu bölümünde konuğum, uzun zamandır tekrar ağırlamayı beklediğim bir isim: Bebek, Çocuk ve Ergen Psikoloğu Füsun Aygölü. Aygölü ile bu bölümde otorite üzerine konuştuk. Ne de olsa kendisi bu konuda bir otorite! (Bu kelime oyununu yapmak zorundaydım, affedin.) Emekli olduktan sonra daha da çok çalışmaya başlayan Füsun Abla ile bu kaydı yapabildildiğim için çok şanslıyım. Peki, nedir otorite? Resmi güç mü? Yoksa bilgi ve uzmanlık mı? Disiplin ile otorite arasında nasıl bir fark var? Otoriter olmak başka, otorite olmak başka mı? Ve en kritik soru: İşin başı karizma mı, yoksa bilgi ve iletişim mi gerekiyor? Bu sorular eşliğinde aileden okula otoritenin sınırlarını keşfettik. Füsun Aygölü, “Hiyerarşinin olduğu yerde otorite vardır. Ama okul, otorite değil, disiplin yeri olmalı,” diyerek çok önemli bir noktaya dikkat çekiyor. Ayrıca, otorite ve disiplin arasındaki çizgide iletişim dilinin hayati rol oynadığını vurguluyor ve başlıkları şöyle özetliyor: disiplin → otorite → zorbalık → şiddet. Evet, çizgi ince ve dengede kalmak şart! Künye: Mekan/ Kayıt Destekçisi: Postane İstanbul Fotoğraf: Gözde Kumru Uçak Logo/ Kapak Tasarım: Alper BalkanlıProje ve işbirlikleri için: [email protected] veya Instagram/evrimsumerSupport the show: https://linktr.ee/evrimsumer
-
43
Mizaç Temelli Eğitim: Hem Eski Hem de Yeni Bir Model
Postane İstanbul'da kaydettiğimiz Laylu ve Ben’de bu hafta, sevdiğim konulardan, eğitimden devam ediyoruz: Bir eğitim modelini değerlendirirken, başarıyı nasıl tanımlıyoruz? Akademik performans mı, yoksa mutluluk ve bireysel potansiyelin keşfi mi? Konuğum, yıllardır öğrencilerle birebir çalışan Psikolojik Danışman ve Rehber Öğretmen Ece Eyüpoğlu Kargı. Onunla Mizaç Temelli Eğitim Modelini konuşurken, yukarıdaki soruların cevaplarını hem bilimsel hem de deneyimsel perspektiften ele alıyoruz. Ece Hanım, mizaç, kişilik ve karakter arasındaki farkları ve mizaç temelli eğitimin nasıl uygulandığını bizimle paylaşıyor. Ayrıca Enneagram sistemine dayanan 9 farklı mizaç tipine yönelik temel bilgiler ile kendinizi ve çocuğunuzu daha iyi anlamak için ipuçları veriyor. Bu bölümde konuştuklarımız arasında:* Mizaç testi ve Enneagram sistemiyle bireyselleştirilmiş eğitim nasıl mümkün olabilir?* Çocukların doğal yeteneklerini desteklemek ve güçlü yönlerini geliştirmek neden önemli?* Akademik başarı mı, mutluluk mu: Eğitimde asıl hedef ne olmalı? Çocuğunuzun mizacını ve dolayısıyla potansiyelini daha iyi anlamak ve onu desteklemek istiyorsanız, bu bölümü kaçırmayın! Çünkü sadece bir eğitim modeli değil, aynı zamanda yaşam boyu bir rehberliği konuşuyoruz. Künye: Mekan/ Kayıt Destekçisi: Postane İstanbul Fotoğraf: Gözde Kumru Uçak Logo/ Kapak Tasarım: Alper BalkanlıProje ve işbirlikleri için: [email protected] veya Instagram/evrimsumerSupport the show: https://linktr.ee/evrimsumer
-
42
Aylin Çalışkan ile Dikkat Eksikliği, Hiperaktivite ve Dürtüsellik [2.Bölüm]
Aylin Çalışkan, "Aylin Anne" ile DEHB, yani Dikkat Eksikliği, Hiperaktivite ve Dürtüsellik sohbetimiz bu bölümle sonlanıyor. Bu kısmın başlıkları arasında; - DEHB'li birey kendisinin farkında mıdır, - Tedavisi nasıl yürür, - Psikiyatri-aile-terapist üçgeninde işbirliği, - Beslenme-uyku-rutin ve ev işlerine dahil olmanın önemi, - Tedavi edilmemiş DEHB nelere sebep olur, - DEHB suça ve madde bağımlılığına yatkınlık yaratır mı, ve - Tanısı yetişkinlikte konanlar, var. Aylin Çalışkan'a www.instagram.com/aylinanne/ ve www.instagram.com/aylinanneakademi/ adreslerinden ulaşabilirsiniz. İşbirlikleri için: LayluveBen @ gmail.com Support the show: https://linktr.ee/evrimsumer
-
41
Aylin Çalışkan ile Dikkat Eksikliği, Hiperaktivite ve Dürtüsellik [1.Bölüm]
Bu bölümde konuğum Aylin Çalışkan, nam-ı diğer, Aylin Anne. Rehber öğretmen, blogger, yazar ve sosyal medya fenomeni. Uzun yıllar özel eğitimde ve okullarda rehber öğretmen olarak çalıştıktan sonra emekli oldu. Devlette görevli olduğu senelerde binlerce çocuk tanıma fırsatı buldu. Şimdi yoğun bir şekilde Dikkat Eksikliği, Hiperaktivite ve Dürtüsellik üzerine çalışıyor.Çocukların yaklaşık yüzde 3 ila 5'inde görülen DEHB, erkek çocuklarda daha yaygın. Bu, ortalama bir ilkokul sınıfında en az bir DEHB'li çocuk olduğu anlamına geliyor ki, bu göz ardı edilemeyecek bir oran! Neyse ki, doğru teşhis ve tedavi ile DEHB’li çocuklar, gayet sıradan ve sağlıklı bir yaşam sürebiliyorlar. Peki, DEHB’ye ne sebep olur? Beyindeki göstergeleri nelerdir? Çocuğunuzda hangi davranışlar görülürse bir uzmana başvurmanız gerekir? DEHB genetik midir? Teşhis ve tedavi sürecini kimler yönetir? Pandemi sonrası DEHB teşhislerinde bir artış var mı? Tüm bu soruları ve daha fazlasını Aylin Çalışkan ile derinlemesine konuştuk. İki bölümde yayınlayacağım bu sohbetin birinci kısmından kısa bir özet yapmam gerekirse; eskiden “ayy ne yaramaz çocuk” denen bireylerin büyük ihtimalle DEHB’li olduklarını öğrendik. Ayrıca, çok ilginç bir bilgi daha; bir evde DEHB’li bir çocuk varsa, büyük ihtimalle DEHB'li bir yetişkin de bulunuyor! Support the show: https://linktr.ee/evrimsumer
-
40
Ertuğrul Özkök’ün “Dede” Hali
Ertuğrul Özkök gibi birini dede olarak hayal etmek oldukça ilginç. Hayata kutunun dışından bakması ve yaşaması, engin medya deneyimi ve sonsuz merakı ile sıra dışı bir dede profilidir kesin diye düşünüyordum. Sonunda geçen hafta merakımın ötesine geçip aradım ve Postane İstanbul’da kayda girdik. Ortaya, medya dünyasının tanıdık yüzü Özkök’ün hiç tanımadığımız dedeliği ve babalığı hakkında son derece içten bir sohbet çıktı. Onun gibi güçlü bir medya karakterinin, dedeliğe tevazu ile bakması; kendi anne babasına ve kızına dair babalık deneyimlerini anlatması bir ilk. Hem kişisel hem de toplumsal perspektiflerle dolu bir bölüm oldu.Magazine geçip, “En büyük pişmanlığı neydi”, “Kızı üzülmesin diye ne yapıyor”, “Büyüklerin hayat tecrübesi destek mi, köstek mi” benzeri “gel gel”lere hiç girmeden, torununun tabiriyle bu süper dedeyi yargısızca dinlemeye davet ediyorum sizi.Support the show: https://linktr.ee/evrimsumer
-
39
Deniz Yüce Başarır: Çocuğunuzun hikayesinde yan karakter olmaya hazır mısınız?
Laylu ve Ben'in bu bölümünde, edebiyat dünyasının kalbinden gelen bir isimle kulaklarınızdayım: Deniz Yüce Başarır! Yazarlık, yayın yönetmenliği, editörlük ve sesli kitap okumak gibi birçok alanda iz bırakan Deniz, son yıllarda “Ben Okurum” podcast’iyle de kalplerimizi fethetmeye devam ediyor. Konuğumla bugün “Boş Yuva / Empty Nest” sendromunu konuştuk. Henüz çocukları bu yaşa gelmemiş olanlar için kısaca belirtelim: Boş Yuva sendromu, çocukların evden ayrılması sonrası ebeveynlerin yaşadığı psikolojik değişimleri ifade ediyor. Bu durum, çocukları üniversite çağında ya da daha ileri yaşlarda evden ayrılan ebeveynler için geçerli. Deniz, edebiyatçı bir anne. Hem kızlarının iki yıldır yurt dışında okuması hem de engin bilgisiyle benim için gerçek bir hediye. Anlayacağınız, bu bölümde Boş Yuva’nın sadece psikolojik boyutunu ele almakla kalmadık, edebiyatın derin sularına da daldık. Deniz, “Bence Boş Yuva da bir tür yas dönemi. Ev boşalıp kendimizle baş başa kaldığımızda ya geçmişte kendimize yaptığımız yatırımların semeresini alacağız ya da yapmadıklarımızın ceremesini çekeceğiz,” diyor. Bu bölümün Ben Okurum Podcast tabiri ile “esas kızı” ise Elena Ferrante’nin “Karanlık Kız” adlı eseri. Deniz’in, “tam bir boş yuva hikayesi” olarak tanımladığı bu kitabın bir de filmi var. Sohbette sadece Ferrante ile sınırlı kalmadık; edebiyatta anne babaların yokluğundan büyüme hikayelerine de uzandık. Deniz Yüce Başarır’ın her cümlesinde ayrı bir derinlik bulacak, bölümü bitirdiğinizde sağlam bir okuma listesine sahip olacaksınız. Dinleyin, paylaşın, birlikte keşfedelim!Support the show: https://linktr.ee/evrimsumer
-
38
Duyulmak ve Anlaşılmak İstiyoruz!: Güneş Şapçı (13), Leyla Smyrna Cabas (14)
Merhaba sevgili dinleyiciler! Postane İstanbul'da keydettiğimiz bu bölümde, iki çocuk ve iki ebeveyn olarak şiddetsiz iletişim yolculuğuna çıkıyoruz. Bir önceki sezonda Şiddetsiz İletişim konulu bir bölüm kaydettiğimiz Gizem Alav Şapçı ile çemberimizi genişletiyoruz; bu sefer onun oğlu Güneş Şapçı ve kızım Leyla Smyrna Cabas mikrofondalar! En çok hangi başlıklarda zorlanıyorsunuz sorusuna, “Arkadaşlar arasında akran zorbalığı, ebeveynlerden çocuklara yönelik olarak ise ekran zorbalığı var” diyorlar. 13 yaşındaki Güneş ve 14 yaşındaki Leyla ile bu bölümde, güç mücadelesi olarak dalga geçmenin, arkadaşlık ilişkilerinde sınır çizmenin, objektif kalmaya çalışırken taraf tutuyor gibi algılanma endişesinin, yetişkinlerin tartışmasının onlara ne hissettirdiğini ve negatif duyguları anlamanın önemini konuşuyoruz. Akran zorbalığının zirvelerde gezdiği bu yaşlar için, “Empatiyle dinlersek o duyguyu çevirebiliriz” diyor Güneş. Güneş de, Leyla da ekranlarla dolu bu yeni dünyada özgürlükleri kısıtlanmadan yaşamak istiyorlar. Onlar, ekran sadece sosyal ağlardan ibaret değil derken, biz ebeveynler bu konudaki çaresizliğimizde hemfikiriz. Çocuklar duyulmak ve anlaşılmak istiyor. Talep etmek, buyurmak yerine seçenek sunulmasını istiyorlar. Söylemesi çok kolay, uygulaması değil! Okul bahsi açıldığında ise tüm öğretmen ve eğitimcilerin şiddetsiz iletişim öğrenmesi gerek diyorlar. Destekliyoruz! Yılın en sıcak günlerinden birinde eriyerek kaydettiğimiz bu sohbet, çocuklarımızın duygularını anlamak adına harika bir fırsat. Dinlerken hem eğlenecek hem de yeni bakış açıları kazanacaksınız. Dinleyin, paylaşın ve birlikte anlayalım! Support the show: https://linktr.ee/evrimsumer
-
37
"Annelik Kutsaldır", Kadınlara Atılmış Bir Kazıktır: Serap Yelkenci | Bekar Anneler Derneği
Laylu ve Ben Podcast'in bu bölümünde, Bekar Anneler Derneği'nin kurucusu Serap Yelkenci ile ufuk açıcı ve neşeli bir sohbet gerçekleştirdik. Bekar anneler artık seslerini daha güçlü duyuracakları bir platforma sahip. uzun zamandır aktif olan Bekar Anneler topluluğu, bu sene itibarıyla artık resmen dernekleşti. Derneğin amacı, toplumda bekar anne kavramının tanınmasını ve bu konunun acilen hem iş dünyasında hem de devlet politikalarında yer almasını sağlamak.Yelkenci'nin vurguladığı gibi, bekar annelerin hakları ve ihtiyaçları CEO'ların masasında birinci öncelik olmalı. Zira 3,5 milyonluk bir grubu oluşturan bekar anneler için işveren markalarının bu konuda sorumluluk alarak özel politikalar geliştirmesi, modern ve adil bir toplumun en elzem gerekliliklerinden."Annelik kutsaldır" söyleminin aslında babalar tarafından annelere atılmış bir kazık olduğunu söyleyen Yelkenci'nin açıklamaları, bekar anneler ve toplumsal cinsiyet eşitliği üzerine zihin açıcı.Support the show: https://linktr.ee/evrimsumer
-
36
Anlamak ve Anlaşılmak: Gizem Alav Şapçı ile Şiddetsiz İletişim Rehberi
Merhaba! Laylu ve Ben'in yeni bölümünde konumuz Şiddetsiz İletişim. Konuğum ise Şiddetsiz İletişim Uzmanı, Eğitmen ve Çevirmen Gizem Alav Şapçı. Bu bölümün tanıtımını defalarca yazdım, sildim, uzattım, kısalttım; sonunda hiçbirini yazmamaya, sizi kendi özetinizi çıkarmaya davet etmeye karar verdim. Gizem, derin ve engin bilgisi, insanı dinlendiren sakin konuşması ile anlattıklarını kalbime kazıdı. Sohbet başlıkları o kadar zengin ki, bir kere değil, on kere dinlenmeyi hak ediyor. Laylu ve Ben’de en uzun bölümü paylaşmış olabilirim. Ama inanın bana, nasıl bittiğini anlamayacaksınız bile! Şiddetsiz İletişim hakkında daha fazla bilgi ve iletişim için: Instagram: aileicisefkat Web: linktr.ee/gizemalav ve www.siddetsiziletisimkitapligi.com Support the show: https://linktr.ee/evrimsumer
-
35
Emzirmek Bir Sanattır: Charlotte Codron
Merhaba ve hoş geldiniz! Ben Evrim Sümer. Laylu ve Ben’de bugün sizleri, 20 yıldır Türkiye'de yaşayan bir Fransız olan Charlotte Codron ile tanıştırmaktan büyük mutluluk duyuyorum. Charlotte, Türkiye'ye öğretmenlik için gelmiş ve bir sene, bir sene daha derken tam 20 yıl geçmiş. İki çocuğunu da burada doğurmuş ve büyütmüş. Charlotte, dünyada öncü olan sivil toplum kuruluşu La Leche League'in akran desteği modeliyle, annelerin emzirme ve süt paylaşımı konusunda birbirlerine nasıl yardımcı olabileceğinin hem örneği hem de eğiticisi. Dünya genelinde 10 bin gönüllüsü olan bu organizasyonun Türkiye temsilcisi ve lideri. Türkiye, emzirme konusunda hiç fena değil, hatta sayı oldukça yüksek: Yeni doğan bebeklerin %98'i anne sütü ile tanışıyor. Ancak, ilk altı ayın tamamında sadece anne sütü alan bebeklerin sayısı ise %14’e düşüyor ki, pek de iyi bir rakam değil. Bunun en önemli sebebinin, emzirmek isteyen annelerin yeterli destek ve bilgiye ulaşamaması olduğunu düşünüyor. Konu, çalışırken emziren annelere gelince, Charlotte bir bebeğin anne sütüne ulaşmasının toplumsal bir sorumluluk olduğunun altını çiziyor. Öte yandan, emzirmek istemeyen kadınlara önyargısız yaklaşmak gerektiğinin de önemli bir savunucusu. Mama mı, anne sütü mü dediğimde birçok kişinin ilk defa duyacağına emin olduğum Uluslararası Mama Kodu’ndan girip anne sütü ve mamanın karşılaştırmasından çıkıyor. Mama alan bebeklerin IQ’su düşük olur mu, anne sütü almayan bebekler obez olur mu sorularının hepsine cevap veriyor. Charlotte'un Türkiye'de en şaşırdığı ve hoşuna giden şeylerden biri, sütanneliğin çok kabul görmesi. Avrupa'da çok yaygın olan süt bankaları ise, Türkiye'de dini sebeplerle tercih edilmezken, Kuveyt ve Suudi Arabistan'da bu konuda denemeler başladığını anlatıyor.Peki, hiç emzirmemiş, hatta çocuğu olmamış veya emzirmeyi bırakmış bir kadının süt verebileceğini biliyor muydunuz? Afet bölgesi ülkemizin gerçeklerini ve afet sonrası ihtiyaçlarını konuşurken öğrendim ben bunu. Özetle, kamu spotu kıvamındaki bu bölümde emzirmeye dair doğru bilinen yanlışları, süt üretimi ile ilgili ipuçlarını, emzirmek istemeyen kadınlara nasıl destek olunması gerektiğini ve fazlasını konuştuk. Sorularınız ve daha fazla bilgi için Charlotte Codron'u Instagram'da takip edebilir, La Leche League Türkiye sayfasını ziyaret edebilirsiniz: Charlotte Emzirme Sanatı https://www.instagram.com/charlotte_emzirme.sanati/?igsh=azU0b2hqdHR6cThw www.lllturkiye.orgSupport the show: https://linktr.ee/evrimsumer
-
34
Evrim Kuran: Bu Kuşak Arı Kovanına Çomak Sokacak
Bu bölümde konuğum Evrim Kuran; araştırmacı ve yazar, aynı zamanda toplumsal cinsiyet eşitliği üzerine çalışan bir feminist. Onu en çok kuşaklar üzerindeki uzmanlığı sebebiyle tanıyoruz. Bu sohbet de zaten adeta "Kuşaklar 101" bölümü oldu. Evrim, dilimize pelesenk olmuş "kuşak çatışması" kavramını sorguluyor ve çatışmadan kaçınmanın değil, ilişkide bulunan her iki tarafın perspektifini anlamaya odaklanmanın önemini vurguluyor:"Çatışma deyip geçmek, öğrenilmiş çaresizlik demek. Çocuğunuzla çatışmaktan kaçınmayın. Çünkü ortada bir ilişki varsa çatışma da olabilir. Ama unutmayın, sofradan uzlaşmadan kalkmak da var bu menüde" diye devam ediyor. O pek beğenmediğimiz Z'lerin aile değerlerinin çok kuvvetli olduğunu duyunca şaşırdım. Güce sahip olanın, "en"lerin sözünün geçtiği Türk toplumunun aslında feminen olduğunu öğrenince içten içe mutlu oldum. Çocuklarımızı fazlaca korurken, yılmazlıklarına engel olduğumuza dair tespiti ise ebeveynliğimizi sorgulatacak kadar değerli.Bu sohbette, ergenlikten çocuklarımıza ekonomik, ekolojik ve sosyolojik olarak yıpranmış bir dünya bıraktığımız gerçeğine, değişen değerlere ama değişmeyen bakış açısına ve gençlerini sevmeyen Türkiye'de genç nesli nasıl koruyacağımıza kadar birçok başlığa değindik. Ama yine de, bu bölüm bana bir şey katmadı derseniz, o zaman iki kulağınızdaki iki Evrim’in arasında dilek tutabilirsiniz. Künye: Mekan/ Kayıt Destekçisi: Postane İstanbul Fotoğraf: Gözde Kumru Uçak Logo/ Kapak Tasarım: Alper BalkanlıProje ve işbirlikleri için: [email protected] veya Instagram/evrimsumerSupport the show: https://linktr.ee/evrimsumer
-
33
Hilmi Çalış ile Çocukla Türkiye Gezi Rehberi
Bu bölümde konuğum, profesyonel turist rehberi, turizmci, yazar ve Kulak Uleması’nın yaratıcısı podcaster Hilmi Çalış. Peki konumuz ne; çocuklarla birlikte yapabileceğiniz keyifli kültür gezileri. Odağımız ise tarihi, coğrafi ve arkeolojik açıdan bir ziyafet sofrası olan Türkiye. Başlangıçta amacımız "Çocuklarla Görülmesi Gereken En Güzel Yerler" gibi bir rehber hazırlamaktı. Ancak ikimiz de o kadar çok konuştuk ve konuyu dağıttık ki, asıl hedefimize tam olarak sadık kalamadık. Ancak merak etmeyin, bu, boş bir sohbet olmadı! İçerisinde onlarca gezi noktasını barındıran, dinleyenlere ilham verecek bir bölüm haline geldi. Hilmi Çalış’a Instagram hesabı @RehberHilmiBey üzerinden veya Kulak Uleması podcast'inden ulaşabilirsiniz.Kitabını da okuyalım derseniz, ismi, “Gizli Miras İstanbul - Eski Yarımadanın Bilinmeyen Hikayeleri.”Support the show: https://linktr.ee/evrimsumer
-
32
Yurt Dışı Üniversite Danışmanlarının Piri: Nazan Kabatepe
Nazan Kabatepe, yurt dışında üniversite eğitimi alma yolculuğunu hem öğrenci hem de aileler için kolaylaştıran bir uzman. Türkiye'deki yurt dışı üniversite danışmanlığının öncüsü olan Kabatepe, bu bölümde doğru danışmanın nasıl bulunacağını ve lise başlangıcından itibaren seçimlerin önemini anlatırken şunu asla unutmamamızı öğütlüyor: “Gerçek başarı okuldan çok hayattadır, bunu unutmayın!” Sohbetimiz boyunca Kabatepe, size doğruları söyleyecek bir danışmanla çalışmanın önemini vurguladı. Sadece duymak istediklerinizi değil, gerçekleri söyleyen bir rehberin değerini üzerine basa basa anlattı. IB ve AP gibi programlar/sınavlar arasında doğru seçim yapmanın yanı sıra, müfredat dışı etkinliklerin değerini ve okullardaki danışmanlık ofislerinin rolünü de konuştuk. Nazan hanımın tabiriyle, okuldaki danışman, çocuğun avukatı ve son sözü söyleyecek kişi. 40 seneye yakındır bu işi yapan Nazan hanıma “mesleğin piri” demem boşuna değil. Kabatepe, bu bölümde sadece üniversite seçimi ve başvurulara yönelik pratik ipuçları vermekle kalmadı, bu meslekte başarılı olmanın sırlarını da paylaştı. Support the show: https://linktr.ee/evrimsumer
-
31
Ayrılma, boşanma, yeni eşler ve kardeşler: Klinik Psikolog Neriman Koç
Send us a text Laylu ve Ben Podcast'in son bölümünde, sizi ayrılık, boşanma ve karma aile dinamiklerinin içine çeken bir konuğum var: Klinik Psikolog Neriman Koç. Konuştuğumuz başlıklar arasında ayrılık/boşanma, ebeveynin hayatına giren yeni partnerler, eski eşler, ve benim özellikle sevdiğim "Patchwork Family" kavramı var. Neriman Koç'un şu ifadesi bence yol haritasının en değerli ilk adımı: "Her çocuk ayrılıktan kendine pay biçer. Önemli olan, bunu ona nasıl ve ne şekilde açıkladığınızdır.” Bu bölümde, ayrılığın TDK tanımından başlayıp en yaygın yapılan hatalara, doğru bilinen yanlışlara ve büyük aile olmanın inceliklerine kadar uzanan derinlikli bir sohbet dinleyeceksiniz. Bu bölümün, ilişkilerinde, ailelerinde veya çevrelerinde benzer durumlarla karşılaşan herkese ışık tutacak bir rehber olacağını umuyorum. Künye: Mekan/ Kayıt Destekçisi: Postane İstanbul Fotoğraf: Gözde Kumru Uçak Logo/ Kapak Tasarım: Alper BalkanlıProje ve işbirlikleri için: [email protected] veya Instagram/evrimsumerSupport the show: https://linktr.ee/evrimsumer
-
30
Elfservis ile Deneye Yamula Ebeveynlik: Elif Garipağaoğlu
Send us a textMerhaba! Yine mayınlı sularda yüzdüğüm bir konuyla karşınızdayım. Bu bölümde konuğum, ebeveyn koçu" Elif Garipağaoğlu, sosyal medyadan tanıdığınız adıyla, "Elfservis.” Neden zorlu sular; çünkü "koç" kelimesini duyan birçok kişinin, özellikle de konuyla ilgili uzun yıllar eğitim almış profesyonellerin, çoğunlukla rahatsız olması. Ebeveyn koçluğu da genellikle doğrudan psikologlar ve pedagoglar arasında bir tartışma konusu.Uzun süredir Instagram'da takip ettiğim ve paylaşımlarını çok beğendiğim biri Elif Garipağaoğlu. Samimi üslubu, uzlaşmacı yaklaşımı ve önerilerinin gerçekten uygulanabilir olması beni hızla hayranları arasına kattı. Ve bu yayınla hem onu hem de bu iş kolunu daha iyi tanımak, size de anlatmak istedim. Sohbetin gidişatında göreceksiniz ki, ebeveyn koçluğu, doğru eğitimi almışsanız ve sınırlarınızı, Elif'in ifadesiyle "haddinizi" biliyorsanız son derece faydalı bir meslek. Üstelik, sadece psikologlar ve terapistlerle yakın bir ilişki içinde çalışmakla kalmıyor, aynı zamanda bu meslekten danışanları da var.Elif Garipağaoğlu ile küçük çocukluktan ergenliğe, ona en çok danışılan konulara, babaların süreçlere katılmasının önemine ve kendi anneliği üzerine geniş bir konu yelpazesinde sohbet ettik. "Deneye yamula ebeveynlik" başlığı nereden geliyor derseniz; kendi ebeveynlik deneyiminden ilham alarak seçtiği bir isim. Ki sadece bu bile içtenliğinin, ayaklarının yere sağlam bastığının yansımasıdır benim için.Elif Garipağaoğlu Instagram: @ElfservisBana Instagram’da LayluveBen profilimden veya LayluveBen @ gmail.com mail adresimden ulaşabilirsiniz.Support the show: https://linktr.ee/evrimsumer
-
29
Ruhsallığımız Sanala mı Göç Ediyor?: Psikiyatr Dr. Işılay Altıntaş
Send us a textMerhaba, sevgili Laylu ve Ben dinleyicileri! 2024'ün ilk bölümünde, çocuklarımızın ve gençlerin karşılaştığı zorlukları masaya yatıran hassas bir bölümle kulaklarınızdayım. Konuğum, çocuk, ergen ve genç yetişkinlerle çalışan Psikiyatr Doktor Işılay Altıntaş, aynı zamanda bir terapist. Bu bölümü kaydetmemin arkasındaki itici güç, kızım Leyla'nın ve yaşıtlarının bana göre ekran karşısında kontrolsüzce geçirdikleri süre idi. Ancak, bağımlılık konuşuyorsak konu sadece benim küçük dünyamla sınırlı kalamazdı. Dolayısıyla, alt başlığını "Ekran Bağımlılığı ve Gençlikte Madde Kullanımı” olarak özetleyebileceğim bu kayıtta bağımlılığı olabildiğince geniş kapsamda ele aldık.Postane İstanbul stüdyosunda konuğum olan Dr. Altıntaş ile, ”Bebek, annesine bağlı mı, bağımlı mı?" sorusundan başlayarak, duygusal ve bedensel ihtiyaçların sağlıklı karşılanmadığı durumlarda ortaya çıkabilecek sorunlara kadar pek çok konuyu ele aldık. Bağımlılığın kalıtsal olup olmadığı, bağımlılığa giden yollar, alışkanlık ile bağımlılığın ayrımı, ve en önemlisi, bağımlılıkların asıl nedenlerini irdeledik. Işılay Altıntaş, çocuğun hayatını bir çember gibi düşünmemiz gerektiğini ve ne çok içinde ne de çok dışında olunması gerektiğini vurguluyor.Sohbet boyunca ekrana maruz kalma sebebiyle beyin yapısının değişimine, dijital dünyanın çocuk ve ergenlerin sosyal ilişkilerine olan katkılarına, internet bağımlılığından gençlerin madde kullanımına kadar pek çok konuya değindik. Ayrıca alkol ve madde bağımlılığının çözüm yollarını, bunların ailesel boyutta ele alınmasının önemini tartıştık. Madde kullanan ya da bağımlılığı olan bir çocuğun, iyi bir ilişki çerçevesinde zaten ebeveynine geleceğini anlatan Altıntaş, çocuğundaki değişimi göremeyen anne babaların ebeveynliğinde bir sorun olabileceğini de dikkat çekiyor.Görünen o ki, esrar kullanımı giderek daha erken yaşlara iniyor, erişimi kolaylaşıyor ve üzülerek söylemeliyim ki, normalleştiriliyor. Sigara vücuda zarar verirken, esrar zihni etkiliyor, yani doğrudan ruhsal sisteme etki ederek ergenlerde ve gençlerde ciddi zararlara yol açabiliyor.Bu bölüm, zamane çocuklarının karşılaştığı güçlükleri anlamak, ebeveynlere rehberlik etmek ve toplumsal bir soruna ışık tutmak adına çok kıymetli bilgiler içeriyor. Çocuklarınızı anlamada önemli bir adım atmak isterseniz, bu bölümü kaçırmayın!Support the show: https://linktr.ee/evrimsumer
-
28
Arda Erdik: Rezil ve Mutlu
Send us a textBu bölümde konuğum, reklam dünyasının yaratıcı ismi, Tribal Türkiye Ajans Başkanı ve Yaratıcı Yönetmeni Arda Erdik. Titrlerine üç sene önce belki de en değerlisini, "kız babası" sıfatını ekleyen Arda, eşi Elif'le son üç seneye baktıklarında "insan yaptık yahu!" dediklerini anlatıyor.Arda’nın Instagram hesabı, pandeminin göbeğinde doğan kızları Deniz’le, çok kısa bir süre sonra da “akıllı insanın yapacağı şey değil” dediği, ikinci kızları Derya’nın aileye katılmasıyla iyice şenlendi. Samimi, içten, kurgu olmayan paylaşımlarını gördükçe, ekranın ardındaki babayı, eşi merak ettim. Arda, birbirine tamamen zıt karakterdeki iki küçük kızlarıyla yaşadıkları hayatı "rezil ve mutlu" olarak tanımlıyor. Bu bölümde ailecek günlük rutinlerinden kızlarını ekrandan korumayı nasıl başardıklarına, eğitimden ekranlardaki çocuk oyunculara kadar hem kişisel hem de toplumsal konuları konuştuk. Kızlarının geleceğinde, sıra dışı meslekler yerine dünyanın her köşesinde geçerli olacak, "analog" meslekler dilemesi, birlikte çalıştığı eşi Elif'i ikinci hamileliğinde ajanstan kovmaları ve uykusuz, zorlu üç seneye rağmen aşklarını nasıl korudukları... Hepsi ve daha fazlası bu sohbette!Arda Erdik’in kreatif enerjisinin her cümleye yansıdığı, duyguların yükseldiği, gözlerin dolduğu ama daha çok güldüğümüz bu sohbet sonuna kadar dinlenmeyi hak ediyor. Çünkü karşınızda, üç cümlelik bir briefle yayında 30 saniyede kampanya yaratma yeteneğine sahip biri var. Hem de birbirine zıt iki bakış açısıyla!Support the show: https://linktr.ee/evrimsumer
-
27
Sınıf, hayatın birebir replikası: ÖRAV Genel Müdürü Arzu Atasoy
Send us a textTam da okulların kapanmak üzere olduğu bu günlerde sizi şahane bir eğitimci ile tanıştırmak istiyorum. Öğretmen Akademisi Vakfı (ÖRAV) Genel Müdürü Arzu Atasoy, bir “eğitimci”den çok daha fazlası! Darüşşafaka’da başlayan eğitim hayatının sonunda önce öğretmen oluyor, sonra ÖRAV’a katılıyor. Uzman Eğitimciliği Eğitim Direktörlüğü ve onu şuan bulunduğu Genel Müdürlük pozisyonu takip ediyor. Anlayacağınız, Türkiye’de K12 seviyesinde eğitimde ne oluyor, ne olacak, hepsine son derece hakim. Peki ÖRAV nedir, derseniz; çocukların nitelikli eğitim hakkını, öğretmenlerin niteliğini geliştirerek koruyan ve destekleyen, kar amacı gütmeyen bir vakıf. Bu cümle basın bülteni gibi ama valla ben yazdım, zira yaptıklarını daha iyi tanımlayacak başka kelime bulamadım. Milli Eğitim Bakanlığı ile yaptıkları işbirliği protokolü kapsamında, onlarca farklı program ile 81 ilimizdeki devlet okulu öğretmenlerine meslek içi gelişim imkanları sağlıyorlar. 15 senede 300 bin öğretmene ulaştılar! Peki Arzu Atasoy ile neler konuştuk? Çok şey! Öğretmenliğe dair sohbetimizin yanı sıra, çocuk için doğru okulu seçmekten başlayıp eğitimde fırsat eşitliğine girdik, ödevler ve eğitimdeki sorumlulukların paylaşımıyla devam ettik. Eski bakış açılarının ve kalıpların tamamen yıkıldığı eğitim dünyasında bilginin her gün değişmesi sebebiyle artık bilgi temelli değil, mizaç ve beceri temelli eğitimin ve farklı başlıklardaki okuryazarlıkların önemine değindik. Kesmeye kıyamadığım, burada yazdığımdan çok daha fazlasını içeren, herkes dinlesin istediğim çok zengin bir sohbet oldu. Soru, yorum ve eleştirileriniz için bana İnstagram'da EvrimSumer hesabımdan ya da [email protected] mail adresimden ulaşabilirsiniz.Support the show: https://linktr.ee/evrimsumer
-
26
İnatlaşmak için iki kişi gerekir: Psikolog Füsun Aygölü ile 1-3 yaş
Send us a textBir süre önce birlikte başlattığımız seri ile Bebek Çocuk ve Ergen Psikoloğu Füsun Aygölü ile sohbetimiz devam ediyor. Bu bölümde konumuz, 1-3 yaş arası küçük çocukluk dönemi. Bebeklikten küçük çocukluğa geçişteki zorluklar ve gelişim aşamalarını yine harika anlattı Aygölü. Çocuğun henüz otokontrolünün olmadığı, aidiyet ihtiyacı içindeki bu dönemde kreşe başlamanın ve sünnetin doğru yaşından girip yine bambaşka konulardan çıktık. Küçük çocuğunuzun karar verme sınırlarının geliştiği ve belirlendiği bu yıllarda ebeveynlere çok iş düşüyor ama en önemlisi istikrar! Çerçeveleri çizmek önemli, ama şefkati, koşulsuz sevgiyi unutmadan. Sınırlar karışmaya başladı mı bir bakmışsınız, çocuk-erkil bir aile olmuşsunuz!İki yaş sendromunun evinizde bir fırtına gibi eseceği bu yılları, ergenliğin ilk dönemine de benzetiyor Aygölü. Ben bu dönemi kendi tecrübemden de çıkışla rahatlıkla “İnatlaşmak için iki kişi gerekir” diyerek özetleyebilirim. Soru, yorum ve eleştirileriniz için bana İnstagram'da EvrimSumer hesabımdan ya da [email protected] mail adresimden ulaşabilirsiniz.Support the show: https://linktr.ee/evrimsumer
-
25
Ergenlik, anne-çocuk ilişkisinin temize çekilmesi: Klinik Psikolog Neriman Koç
Send us a textBu haftaki konum, ne kadar hazır olduğumuzu sansak da sürekli çalışmadığımız yerden sınandığımız bir dönem: Ergenlik! Konuğum ise bu konularda şahane bir uzman, Klinik Psikolog Neriman Koç. Tanışıklığımız Laylu’nun eski okulundan. Ergen-okul-ödev-dağınıklık-itiraz-direnç-isyan kelimeleri bizim evde sıklıkla aynı cümlede bir araya gelmeye başlayınca, hadi dedim, gelin ergenleri konuşalım. Ergenliğin, ebeveyn-çocuk ilişkisinin temize çekilmesi tespitine bayıldım. Ne ekerseniz, onu biçiyorsunuz. Erken ergenlikten, kız ve erkek çocukların ergenlikteki farklılıklarından, ne yapmamız ve yapmamamız gerektiğinden konuştuk. Benim için çok aydınlatıcı bir sohbetti. Dilerim ağzı ergen yavrularından yanan ebeveynlerin yüreğine su serpecek bir bölüm olmuştur. Soru, yorum ve eleştirileriniz için bana Instagram'da EvrimSumer hesabımdan ya da [email protected] mail adresimden ulaşabilirsiniz.Support the show: https://linktr.ee/evrimsumer
-
24
Kubilay Tunçer: Evdeki Sihirbaz
Send us a textBu bölümde konuğum 3 çocuk babası bir sihirbaz; Kubilay Tunçer, nam-ı diğer, QB. Sihirbaz kulağa en neşeli gelen diye gerisini atlamayalım; Yazar, senarist, tiyatro-dizi ve sinema oyuncusu. Çok başarılı bir oyuncu olmasının yanı sıra, Uluslararası Merlin ödüllü bir sihirbaz ve ödüllü bir oyun yazarı.Konu eve ve çocuklara gelince bu şapkaların çoğu uçuyor, geriye üniversitede psikoloji okumuş bir baba kalıyor. İki ayrı şehirde yaşayan, ikisi ikiz, 3 çocuk babası olmak kolay olmasa gerek. “Hayattaki en büyük başarım, çocuklarım arasındaki bağı kurmaktı” diyen Tunçer, bunu jonglörlük yapmaya benzetiyor.Tavşan ve çocuk terbiyesinin benzeyen ve benzemeyen yanlarından girdik, rahat ve geniş ebeveyn farklarından ilerleyip, biraz felsefi konulara bakıp baba olduktan sonra zenginleşen yaratıcılığından çıktık.Zira Tunçer çocuk sahibi olmasıyla birlikte çocuklara yönelik eserler de üretmeye başladı: Herkes Sihirbaz Olacak (kitap ve tiyatro), Odadaki Sihirbaz (aile şovu) bugüne kadar yaptıkları. Online platformlardaki sihir dersleri bonus. Kitap kitapçılarda, oyunların biletleri internette ve gişelerde.Soru, yorum ve eleştirileriniz için bana Instagram'da EvrimSumer hesabımdan ya da [email protected] mail adresimden ulaşabilirsiniz. Support the show: https://linktr.ee/evrimsumer
-
23
TV ÇOCUKLARI ile Küçük Bir Ekran Rehberi
Send us a textBugünkü konuklarım, TV Çocukları Deniz Tokgöz ve Defne Akman. Wand Network’te komşu podcast olmamızın yanı sıra, ikisini de Meydan Larousse kıvamındaki ekran bilgilerine hayran bir şekilde takip ediyorum uzun zamandır. Ama birlikte bir bölüm kaydetmek fikri ancak çaresiz kaldığım anda aklıma geldi, o ayrı. Şubat tatilinin başında Leyla’yla akşamları, “Hadi birlikte bir şeyler izleyelim, ama ne?” derken derken, “Ben salak mıyım yahu,” dedim kendime, “TV Çocukları’na sorsana!” Madem akıl ettim, kendime kadar olmasın, herkese faydam dokunsun diye düşündüm. Ara tatilinin sonunda yaptığımız kayıtta bir de korsan konuğumuz var; Leyla. O da kendi listesi, yorumları ve bir miktar ergen atarlanmasıyla dahil oldu sohbetimize. Bu sebepledir ki, içerikte küçük çocuklara uygun bazı öneriler olsa da, daha büyük çocukları ve erken ergenleri kapsayan bir liste oldu. Deprem felaketinden önce kaydettiğimiz bu bölümde Paddington’dan Wednesday’e, Stand by Me’den Addams Familiy’ye, Pippi Uzunçorap’tan Miyazaki’lere uzanan geniş bir izleme önerisi bulacaksınız.Soru, yorum ve eleştirileriniz için bana İnstagram'da @EvrimSumer hesabımdan ya da [email protected] mail adresinden ulaşabilirsiniz. Deniz Tokgöz Instagram @bugunnelerizledimDefne Akman Instagram @defnettinSupport the show: https://linktr.ee/evrimsumer
-
22
Bebek 101: Gak deyince meme, Guk deyince kucak. | Psikolog Füsun Aygölü ile ilk 12 ay
Send us a textSevgili Laylu ve Ben dinleyicileri,6 Şubat'ta yaşanan deprem felaketi sebebiyle tüm Türkiye'ye geçmiş olsun diyerek ve hayatını kaybedenlere rahmet, geride kalanlara sabır dileyerek yeni bölüm yayınlamaya geri dönüyorum. Bu hafta dahil olmak üzere uzunca bir süre paylaşacağım sohbetlerde depreme değinmememizin tek sebebinin, hepsinin 6 Şubat 2023’ten önce kaydedilmiş olduğu bilgisini özellikle vermek istiyorum ki, gündemden uzak, duyarsız biri olduğum algısı oluşmasın. Bu bölümde konuğum, bir süre önce birlikte başlattığımız seri ile Bebek Çocuk ve Ergen Psikoloğu Füsun Aygölü. Bugünkü sohbetimizle konuya adeta topraktan giriyor; 0-12 ay dönemi bebekleri konuşuyoruz.Özellikle ilk çocuğu olanlar bu zor dönemi nasıl kolaylıkla geçirir, bebeğini nasıl gözlemler ve tanır gibi temel tüyolar ile başlayıp, lohusa hallerine ve babanın bu dönemki varlığına uzanan bir sohbet oldu.Özetle şunları ebeveyn anayasası olarak benimserseniz işiniz çok da zor değil:1) Komutan siz değilsiniz, bebeğiniz. 2) Koşulsuz sevgi, şefkat, kucak!Soru, yorum ve eleştirileriniz için bana İnstagram'da EvrimSumer hesabımdan ya da [email protected] mail adresimden ulaşabilirsiniz.00:50- Füsun Aygölü.03:25- Anne ve bebek bağı.05:50- Lohusa kafası.07:30- Hangi durumlarda anne psikiyatriste gitmelidir?10:50- 6 aylık bebekler.13:10-12 aylık bebekler.15:30- Çocukların konuşma süreci.17:50- İlk bir sene.21:30- Bilgi kirliliği ve annelik. 24:30- Eskilerin tecrübeleri.26:25- Annelere öneriler.29:05- Uyku eğitimi.34:00- Babalar ve çocuklar.35:20- Ayrılma anksiyetisi.36:45- Otizm. Evrim Sümer'i sosyal medyadan takip etmek için tıklayın! Support the show: https://linktr.ee/evrimsumer
-
21
Prof. Dr. Nita Scherler: Sinirlediğimiz aslında çocuğumuz değil, kendimiziz!
Send us a textBu bölümde konuklarım Klinik Psikolog Prof. Dr. Hanna Nita Scherler ve eğitim danışmanı Ateş Ataseven.Konumuz, Gestalt bakış açısı ile çocuk büyütmek, ebeveynlikte akışkanlığı sağlamak ve dengeyi kurmak.Bu tanımlara yabancıysanız sakın bu bölümü pas geçmeyin! Çünkü Nita Scherler, Gestalt’ın tanımını yapmakla kalmadı, bir çocuğun doğumdan 18 yaşına kadar geçtiği bilinç gelişim evrelerini ve yaşanabilecek sorunları anlattı.Ateş Ataseven ise ağırlıklı olarak baba kontenjanından katıldığı sohbetimizi kendi tecrübeleri ve pratikle tamamladı.Nita Scherler’in, “sinirlendiğiniz şey aslında çocuğunuz değil, o davranışa atfettiğiniz anlamdır ve bu büyümeniz için eşsiz bir fırsattır” dediği andan itibaren kendimi önce kıyma makinesine, sonra mikroskoba soktum.Çocuğa istediği her şeyi vermemenin öneminden, bir takım mayınlı bölgelere uzanan üçlü sohbetimizin her cümlesi başlık çıkaracak nitelikteydi.Evrim Sümer'i sosyal medyadan takip etmek için tıklayın! Hanna Nita Scherler'i sosyal medyadan takip etmek için tıklayın! Ateş Ataseven'i sosyal medyadan takip etmek için tıklayın! Support the show: https://linktr.ee/evrimsumer
-
20
Prof. Dr. Levent Kurnaz: “Islak Termometre 35” film senaryosu değil!
Send us a textBu haftaki konuğum İklim ve Doğa Bilimci Prof. Dr. Levent Kurnaz. Boğaziçi Üniversitesi İklim Değişikliği ve Politikaları Merkezi Yöneticisi. İklim krizi denince akla ilk gelen isimlerden biri, daha önce sıklıkla konuşmalarını ve ismini duymuş olabilirsiniz. Peki, bu bölümün farkı ne, derseniz; iklim krizini ve bizi bekleyenleri çocuklar ve ailelerden çıkışla konuşmuş olmamız derim. Herkes şunu diyor ya; “Ben ne yapabilirim ki?” işte tam da her bireyin dönüşüme ve korumaya katkısı olacağını anlatıyor Prof. Kurnaz. Evde yapabileceğimiz minicik bir düzenleme bile iklim krizine giden yolu yavaşlatabilir. Mesela evi kışın 21 derecenin üzerinde ısıtmamak, yazın da 25’in altında soğutmamak. Ya da, pişireceğimiz kadar satın almak, yiyeceğimiz kadar pişirmek! Ona göre en büyük felaket, sebzeyi ve eti yemeden çöpe atmak!“Islak Termometre 35”i konuştuğumuz kısım ise film senaryosu değil, olası gelecek! Enerji kaynağının değişmesinden, ihtiyaç duyulacak enerjinin yeniden planlanmasına ve evlere güneş enerjisi yatırımına kadar birçok başlığı konuştuğumuz sohbet dilerim ki, sizi de benim kadar aydınlatır. Evrim Sümer'i sosyal medyadan takip etmek için tıklayın! Levent Kurnaz'ı sosyal medyadan takip etmek için tıklayın!Support the show: https://linktr.ee/evrimsumer
-
19
Çocuk ve Ebeveynlerin Kabusu LGS | Psikolog Füsun Aygölü
Send us a textAnalar, babalar, çocukları 7. ve 8. sınıfta olanlar, LGS kısaltmasını duyduğunda üç harfli görmüşten beter olanlar, tansiyonu çıkanlar, kalbi sıkışanlar… okuldan dershaneye, oradan özel öğretmene koşturanlar… cüzdanlarındaki delik ozon tabakasındakinden büyük olanlar… aramızda mısınız?Bebek, Çocuk ve Ergen Psikoloğu Füsün Aygölü ile bu bölümde LGS konuşuyoruz. Henüz oraya gelmemişler için Liseye Giriş Sınavı yani.LGS'de söz hakkı kimindir? Çocuğun mu, ebeveynin mi? Her çocuk LGS’ye girmeli midir? Doğru okul nasıl anlaşılır? LGS hazırlık yıllarında yaşanan travma, duygusal ve fiziksel kayıplar telafi edilebilir mi? Ne olursa bir psikoloğa, psikiyatriste başvurmak gerekir?Çocukların liseye giriş sürecinde yaşadığı kaygı ve endişeyi, ailelerin çocuklarına ve kendilerine nasıl destek olabileceğini, kriz yönetimini ve okulların duruşunun önemini konuştuk.Evrim Sümer'i sosyal medyada takip etmek için tıklayın!Support the show: https://linktr.ee/evrimsumer
-
18
Çocuk ruh sağlığında doğru mesleki tanımlar; Bebek, Çocuk ve Ergen Psikoloğu Füsun Aygölü
Send us a textBu bölümle birlikte tam bir senedir hayalini kurduğum ve beni çok heyecanlandıran bir seriye başlıyorum. Radikal yazılarımdan beri her fırsatta ismini duyduğunuz “Füsun abla”- Bebek, Çocuk ve Ergen Psikoloğu Füsun Aygölü, uzuuuun iknalar sonunda artık sesiyle de bizimle. Birlikte hazırladığımız bu seride birkaç haftada bir farklı yaş dönemlerine ve farklı konulara değineceğiz. Bu ilk bölüme Leyla’nın bebekliğinden beri sıklıkla tanık olduğum bir terminoloji karmaşası ile başlıyoruz. Pedagog diil, psikolog! Yanlış bilmekten mi, çocuğunu psikoloğa götürdüğü için tedirgin olmaktan mı bilmiyorum ama çevremde hiç kimse asla psikoloğa gitmiyor, herkes pedagogla haşır neşir. Oysa ruh sağlığımızın dişten, ortopediden, kalpten ne farkı var ki? İyi ki varlar, iyi ki yanımızdalar! Özetle, bu bölümde çocuk ruh sağlığında mesleki tanımlamaları konuştuk. Psikolog nedir, ne zaman psikiyatriste gidilir, PDR kimdir… Evrim Sümer'i sosyal medyada takip etmek için tıklayın! Füsun Aygölü’yü sosyal medyada takip etmek için tıklayın!Support the show: https://linktr.ee/evrimsumer
-
17
Kokopelli Şehirde: Çocuklarla doğanın arasına girmeyin!
Send us a textBu bölümde konuklarım Kokopelli Şehirde girişiminin iki kurucu ortağı, Elif Oğuzbal Çatıkkaş ve Yasemin Kırkağaçlıoğlu. Kokopelli Şehirde nedir derseniz; Doğayı ve çocukları çok seven, çocuklarımıza bırakacağız dünya için iyi şeyler yapmaya çalışan; iklim krizinin, risk altındaki doğal kaynakların bilincinde olan, eldekini en doğru şekilde kullanmayı ve dönüştürmeyi hedefleyen bir sosyal girişim.Tüketimin çoğunluğunun gerçekleştiği şehirlerin kendine yetebilmesi için kurumlarla, okullarla ve bireylerle harika çalışmalar yapıyorlar. Atölyeler hazırlıyor, eğitimler veriyorlar, özellikle de kompost atölyeleri! Elif'in lakabı boşuna "Lady Bokashi" değil yani!Ekofobiden girip permakültürden çıktığımız sohbette ev içinde çevreci hareketlere de değindik, okulların bu konudaki önemine de... Detaylı bilgi ve daha fazla okuma için:www.kokopellisehirde.comwww.yasamicintoprak.org25 litre belgesel: https://youtu.be/w4pPjndoxKc Evrim Sümer'i sosyal medyadan takip etmek için tıklayın!Support the show: https://linktr.ee/evrimsumer
-
16
Alper Hasanoğlu: Ergenlik şehirli insanın sorunudur!
Psikiyatrist Alper Hasanoğlu ile sohbetimiz devam ediyor ve maalesef sonlanıyor. Bugün ayrılıktan başladık, aşka uzandık, travmalara girdik, karındaki kelebeklerden çıktık; birey olmanın neden yenilmek olduğunu konuştuk.Çocuğun hayatında babanın/erkek figürünün eksikliği, sağlıklı çocuk büyütmek için öneriler: “çocukları kendi travmalarımızdan koruyabilir miyiz?”, ödipal kompleks, ayrılanlara tüyolar, ergenliğe dair kitaplarda bulamayacağınız tavsiyeler, çocuğa çerçeve çizmenin önemi, erkeğin baba olmama hakkı… Hepsi ve fazlası bu bölümde. Evrim Sümer'i sosyal medyadan takip etmek için tıklayın!Alper Hasanoğlu'nu sosyal medyada takip etmek için tıklayın! Künye: Mekan/ Kayıt Destekçisi: Postane İstanbul Fotoğraf: Gözde Kumru Uçak Logo/ Kapak Tasarım: Alper BalkanlıProje ve işbirlikleri için: [email protected] veya Instagram/evrimsumerSupport the show: https://linktr.ee/evrimsumer
-
15
Alper Hasanoğlu: Kaçımız anne babamızla arkadaş olmak isterdik?
Bu bölümde konuğum psikiyatrist doktor Alper Hasanoğlu. Terapide bütün kimliklerinden arınmış bir halde bulunsa da, 2 ergenin tatlı babası, hayatta olmayan babasının kırgın oğlu. Hasanoğlu ile sadece kendi babalık hallerini ve oğulluğunu konuşmadık, babanın bireysel ve toplumsal rolünden başlayıp Türk toplumundaki yerine dair geniş bir yelpazeye yayıldık. Konulara hem ebeveyn hem çocuk gözüyle hem de felsefe ve psikiyatri çerçevelerinden baktık.Aile kavramının dönüşümü, gizlice seven babalardan, “seni seviyorum”ların havalarda uçuştuğu babalara nasıl geldiğimiz, boşanmışlık halleri, Türkiye’nin neden babasız bir toplum olduğu, kendi babasına kızgınlığı ve çok daha fazlası bu bölümde Laylu ve Ben’de! Çoook uzun zamandır beklediğim bir konuktu ve o kadar çok sorum vardı ki, bulmuşken bırakamadım; Alper Hasanoğlu ile sohbetimiz bir sonraki bölümde de devam edecek!Evrim Sümer'i sosyal medyada takip etmek için tıklayın! Alper Hasanoğlu'nu sosyal medyada takip etmek için tıklayın! Künye: Mekan/ Kayıt Destekçisi: Postane İstanbul Fotoğraf: Gözde Kumru Uçak Logo/ Kapak Tasarım: Alper BalkanlıProje ve işbirlikleri için: [email protected] veya Instagram/evrimsumerSupport the show: https://linktr.ee/evrimsumer
-
14
Dilek Baytan & Ömer R. Gencal: Sporun dönüştürücü gücü
Send us a textBu bölümde konumuz spor. Ebeveynden alınan ilham, çocuğa aktarılan spor alışkanlıkları; sporun gençlerin hayatındaki dönüştürücü gücü, sosyal ve eğitim hayatına olumlu etkileri… Konuklarım, Dilek Baytan ve Ömer R. Gencal; ikisi de multidisipliner sporcu, triatlet. Koşma, yüzme, bisiklet, güç antrenmanları… Katılınmış onlarca yarış, birçoğu IronMan, yarı maratondan kısasına yarış demiyorlar, triatlon deyince gözleri parlıyor.Dilek ve oğlu, halen Türkiye’nin birlikte IronMan yapmış tek anne-oğul ikilisi. Hayatlarına spor girince zaman zaman roller değişmiş, oğlu Dilek’e hocalık yapmış, ilişkileri bambaşka bir boyuta taşınmış. Ömer ise babasından aldığı alışkanlıkla çocukluk yıllarından beri sporsuz bir gün geçirmemiş. İkisi de çocuklarından erken yatıyor, çünkü sabahları 05.00 civarı spora başlıyorlar ve bunu yapmadıkları gün kendilerini eksik hissediyorlar. Başarılarının arkasında kararlılık, mücadele, sabır ve hedef belirleme var ama birincil hedefleri sadece kendilerini geçmek, ki sanırım bir sonraki jenerasyon için daha güzel bir örnek olamaz. Çünkü çocuklar söylediğinizi değil, sizden gördüğünü yapar! Evrim Sümer'i sosyal medyadan takip etmek için tıklayın! Dilek Baytan'ı sosyal medyadan takip etmek için tıklayın!Ömer R. Gencal'ı sosyal medyadan takip etmek için tıklayın!Support the show: https://linktr.ee/evrimsumer
-
13
Bade & Payam Işık: Bir ergen ile annesinin gözünden beyin göçü
Send us a textBu bölümdeki konuklarım birilerine göre çok “süfli.” Kendilerine bambaşka bir ülkede sıfırdan bir hayat kurdular. Hedefleri de bildiğim kadarıyla daha çok konsere gitmek, daha iyi bir telefon veya araba kullanmak değildi. Sekiz yaşındaki kızlarına güvenli, güzel bir gelecek sunmaktı birincil sebepleri. Diğerleri ise malum; Türkiye’nin ekonomik ve siyasi gidişatı. Yani, bana sorsanız süfli dışında her şey, hatta ulvi.Evet, konumuz aile boyu beyin göçü. Payam-Burak ve Bade Işık’tan oluşan bu çekirdek aile 2017’de Ankara Anlaşması ile İngiltere’ye yerleşti. Burak reklamcı, Payam insan kaynakları yöneticisi ve danışmanı, Bade öğrenci ve sporcuydu. Hepsini yepyeni bir hayat bekliyordu ve bu öyle kulağa geldiği gibi çok da kolay, laylaylom bir yol değildi. Bugün stüdyodaki konuklarım aileyi temsilen Payam Yüce Işık ile 14 yaşındaki kızları Bade. Tabii ki hepsinin yaşadıklarını sordum; işlerini yeniden kurmaktan ev temizliğine kadar, ama itiraf edeyim, bir anne olarak en çok Bade’nin duygularını, adapte olma hikayesini merak ediyordum. Anne babasının ülke değiştirme kararını duyduğunda ilk tepkisi ağlamak ve endişe olan 8 yaşındaki Bade bugün “cool” bir ergen. İngiliz U14 basketbol milli takımına girmeye uzanan başarılı spor hayatını, oradaki eğitim sistemini, Türk ailelerin kabusu LGS ve üniversiteye girişlerinin orada nasıl yönetildiğini bir ergenden beklenmeyecek netlikte anlattı. Annesi Payam’ın ise “daha önce delege ediyordum” dediği anneliğini yeniden kurgulaması, kızıyla çok daha yakınlaşmasına imkan veren yeni hayatı bana derinden dokundu.Bade’nin “Kendini nereli hissediyorsun” soruma verdiği cevap ve neredeyse hayatının yarısını yabancı bir ülkede “yaşamanın” onda yarattığı hisleri anlatması ayrıca etkileyiciydi. Evrim Sümer'i sosyal medyadan takip etmek için tıklayın! Payam Yüce Işık'ı sosyal medyadan takip etmek için tıklayın!Support the show: https://linktr.ee/evrimsumer
-
12
Efsun Sertoğlu: Çok mayınlı bölgede akil bir sohbet: Cinsellik
Send us a textBu bölümde konuğum Efsun Sertoğlu, cinsellik eğitmeni ve danışmanı. Bir sürü çalışmasının yanı sıra 20 senedir okullarda cinsellik eğitimi veriyor. Sadece çocuk, ergen ve gençlerle çalışmıyor; öğretmenlere, rehberlik servislerine ve yetişkinlere de danışmanlık yapıyor.Lisans eğitimini Marmara Üniversitesi Sağlık Bilimleri Fakültesi Sağlık Eğitimi Bölümü’nde tamamlayan Sertoğlu, mezuniyetinden bu yana cinsel haklar, cinsel sağlık ve üreme sağlığı, kapsamlı cinsellik eğitimi, toplumsal cinsiyet eşitliği, ihmal, istismar ve şiddet biçimlerine karşı koruyucu-önleyici yaklaşım gibi konular odağında çalışmalar yürütüyor. Yani özetle, bu konuyu konuşmak için daha iyi bir isim gelmiyor aklıma.Bu bölümde dinleyecekleriniz kendi içimize bakmamıza da sebep olacak (umarım). Zira çocukların cinselliğe bakışını büyük oranda ailelerin tavrı belirliyor. Korku, utanç, ayıp, yasak, yanlış, suçluluk gibi kavramların havada uçuştuğu Türkiye’de işler pek de kolay değil tahmin edersiniz. Ha bu arada “cinsellik” derken cinsel ilişki değil kast edilen. Flört, öpüşmek, istek, onay kültürü… hepsi bu başlığın önemli bileşenleri. Sağlıklı ilişki nedir, doğal olan ve olmayanlar, etik olan nedir, çocuklarımıza nasıl iyi örnek oluruz, nasıl anlatacağız, neden konuşmaktan kaçınmamalıyız?..Ve şu iki şeyi unutmadan: 1) Biz çocuğumuzun arkadaşı değiliz! 2) Her çocuk biricik ve bu konuların standart bir yaklaşımı veya yol haritası yok!Diğerlerine göre biraz daha uzun bir bölümle karşılaştığınızın farkındayım ama valla sohbetimiz su gibi aktı! Ortalardan itibaren çocuk ve ergenlerin porno ile istemli veya istemsiz tanışmaları ve sonuçlarını da konuştuğumuz bir kısım var ki, bunu tüm anne babalar, hatta çocuklarla, ergenlerle teması olan herkes dinlemeli! Çünkü çocuklarımıza ne kadar hakim olduğumuzu düşünsek bile inanın hemen hepsi bir şekilde pornoya maruz kalıyor. Okulda, okul yolunda, serviste, arkadaş buluşmasında… İsteyerek veya zorla izletilerek! Bazısı ebeveyni ile paylaşıyor, bazısı korkuyor, susuyor. Onlaraa kızmadan, yargılamadan davranmanın önemini kavrayacaksınız burada, aslında diğer her konuda olduğu gibi!Efsun Sertoğlu’na iki sebeple çok teşekkür ediyorum. Birincisi, bu kadar magazinleşmeye ve cıvımaya meyilli bir konuyu hiçbir yanlış anlama ihtimaline fırsat vermeden, ciddiyetle ve sükunetle anlattığı için. Diğeri ise listesini aşağıda bulacağınız kaynaklar için. Web sitelerinden videolara, sosyal medya hesaplarına uzanan müthiş bir kaynakça paylaştı dinleyenler için. Cinsel yönelimlerden çocuk haklarına, çocuklarına regl olmayı anlatmakta zorlananlara kadar çok geniş bir yelpazede bilgi alabilirsiniz.Sohbette bahsi geçen, Billie Eilish’in pornoya dair röportajını ise bu linkte bulabilirsiniz: https://www.theguardian.com/music/2021/dec/15/billie-eilish-says-watching-porn-gave-her-nightmares-and-destroyed-my-brainEfsun Sertoğlu’nunkilere ek olarak benden de İngilizce iki kaynak: www.amaze.org ve https://parents.culturereframed.org/Web sayfalarıÇocukla Barış: https://cocuklabaris.blogspot.com/Dijital Medya ve Çocuk: https://dijitalmedyavecocuk.bilgi.edu.tr/Çocukla Sinema: https://www.cocuklasinema.com/Mino’nun Şarkısı: https://www.minonunsarkisi.org/Ergen Gelişimi: https://ergengelisimi.org/Zorbalığı Engelle: https://www.zorbaligiengelle.org/Odeobank, Eşit Masallar:Support the show: https://linktr.ee/evrimsumer
-
11
Leyla Smyrna Cabas: Büyümek, gelecekte olacağımız kişiye yaklaşmaktır.
Bu bölümdeki konuğum, beni en çok heyecanlandıran desem hiç yalan olmaz! Ne kadar peşinden koştuğumu anlatamam size! Bir olur diyor, bir olmaz. Hadi yapalım dediğimizde de aylardır onun yoğun takvimine uyduramadık… Neyse ki okullar tatile girdi de kaydı yapabildik. Evet, konuğum kızım Leyla Smyrna Cabas, nam-ı diğer Laylu. Anlayacağınız sonunda podcast isminin hakkını verdi! 12 yaşındaki Leyla ile büyümek, değişmek, arkadaşlar, sorumluluklar, moda ve okul hakkında sohbet ettik. 12 yıllık annesiyim, soruları tek cümleyle geçiştirmeden uzun uzun cevaplaması beni bile şaşırttı!Evrim Sümer'i sosyal medyadan takip etmek için tıklayın! Künye: Mekan/ Kayıt Destekçisi: Postane İstanbul Fotoğraf: Gözde Kumru Uçak Logo/ Kapak Tasarım: Alper BalkanlıProje ve işbirlikleri için: [email protected] veya Instagram/evrimsumerSupport the show: https://linktr.ee/evrimsumer
-
10
Mültidisipliner Anne: Eylem Abalioğlu
Send us a textEylem Abalıoğlu tam bir multidisipliner anne! İki çocuk annesi olmasının yanı sıra tiyatrocu ve performans sanatçısı, beden çalışmaları yapıyor, üniversitede ders veriyor, bir yandan doktorası için çalışıyor, sabahın köründe kalkıp koşuyor, kafasına eserse antrenman yapmadan maraton bitiriyor… Bugün konuğum olmasının birincil sebebi ise geçen bölümlerde bahsi geçen somatik deneyimleme. Yani, daha basit tanımla doğaçlama hareket çalışması. Eylem, yıllardır hem öğrenmeye devam ediyor hem de düzenlediği yaratıcı hareket atölyeleriyle çocukların ve yetişkinlerin, bedenlerinde özgürleşmelerine destek oluyor.Anneliğini nasıl tanımlıyor derseniz; “Bırakın dağınık kalsın,” diyor. Ama tabii bunun temelinde kendini bildi bileli okuduğu ve eğitimini aldığı felsefe yatıyor. O yüzdendir ki, “çocukların mutlaka boş alana ve sıkılmaya ihtiyacı var” diyor. Evrim Sümer'i sosyal medyada takip etmek için tıklayın!Eylem Abalıoğlu'nu sosyal medyada takip etmek için tıklayın! Support the show: https://linktr.ee/evrimsumer
-
9
Burcu Ural Kopan: Çocuğa kitap okumak, sadece okumak değildir!
Send us a textBurcu Ural Kopan, 2003 senesinde sadece çocuk kitapları satan bağımsız bir kitabevi kurarak Türkiye’de bu sektördeki ilk profesyonel girişime imza atan isim. Çocuk yayıncılığı ile dolu bir eve doğmasına ve matbaa kokusunu daha küçücük yaşında öğrenmesine rağmen, kendi yolunu, üzerinde hiç baskı hissetmeden çizmiş bir işkadını. Burcu, Marsık Yayınevi ile Yalvaç Abi kitabevinin hem kurucusu hem de yöneticisi. Burcu Ural Kopan ile çocuk kitabı nedir, ne değildirden başladık, çocuklarda okuma kültürü nasıl oluşturulur ile devam ettik. Eskiden, “Tommiks Teksas okuma çocuum” denilip hepimizin kitap arasında gizli okuduğumuz, şimdi Laylu’nun favorisi olan çizgi romanlara da değdik. Çocuk yayıncılığının her gün daha da büyüdüğü dünyada, çocuk kitabı yazmaya karar verenler için de küçük bir rehber niteliğinde tamamladık sohbetimizi.---Sohbette bahsi geçen, çocuklarla okuma ve felsefe atölyelerini Instagram’da @opatolye hesabından takip edebilirsiniz. Evrim Sümer'i sosyal medyada takip etmek için tıklayın! Burcu Ural Kopan'ı sosyal medyada takip etmek için tıklayın! Support the show: https://linktr.ee/evrimsumer
-
8
Virna Gülzari: Pandemi ve çocuk
Send us a textKonumuz, bitmek bilmeyen pandemi, konuğum Uzman Klinik Psikolog Virna Gülzari.Çocuklar ve ergenler nasıl etkilendi, nasıl travmalar yaşıyorlar, bu travmalardan çıkış yolları neler? Yaşama ihtimalimiz olan post travmatik stres sendromunu ne yapacağız?..Peki bu çocuklar (ve aileleri!) bu dönemden hiçbir kazanımla çıkmadı mı?.. Tabii ki onu da sordum! Sadece pandemiyle sınırlı kalmadık, günbegün üzerimize yığılmakta olan ekonomik krize de değindik.Ufuk açıcı sohbetimizde Virna Gülzari son derece faydalı tüyolar ve ipuçları da verdi. Mesela zıplamak neden faydalıdır, 20/20/20 nedir, bazı durumlarda kriz nasıl fırsata dönüşür?..Okuma önerileri: Bir Çocuğun Gözünden Travma / Peter Levine & Maggie KlineDramsız Disiplin / Daniel J. Siegel & Tina PAyne BrysonThe Whole Brain Child / Daniel J. Siegel & Tina Payne BrysonBütün- Beyinli Çocuk / Daniel J. SiegelBütün Beyinli Çocuk Uygulama Rehberi / Daniel J. SiegelEvet- Beyinli Çocuk / Daniel J. SiegelDramsız Disiplin / Tina Payne BrysonÇocuklar İçin Gerçek Yaşam Becerileri / Aygün Tuğçe Ataş & İlknur EfeçınarŞiddetsiz İletişim, Bir Yaşam Dili / Marshall B. RosenbergErgen Beyin Rehberi / Daniel J.SiegelBeynin Bilinçli Farkındalığı / Daniel J. SiegelAkılgözü, Bilinçli Farkındalık / Daniel J. SiegelMeydan Okuyan Çocuk / Stanley I. GreenspanTo Listen to a Child / Berry Brazelton ????Anneler ve Çocuklar / T. Berry BrazeltonThe Irreducible Needs of Children / T. Berry Brazelton & Stanley I. GreenspanTouchpoints, Birth to Three / T. Berry Brazelton & Joshua D. SparrowWhat Every Baby Knows / T. Berry BrazeltonTrauma Proofing Your Kids / Peter A. Levine & Maggie KlineÖğrenme İlişkileri, Eğitimde Psikanalitik Düşünce / Biddy YouellOyun ve Gerçeklik / Donald W. WinnicottEbeveynlerle Sohbet / Donald W. Winnicottİnsan Doğası / Donald W. WinnicottBaşlangıç Noktamız Ev / Donald W. WinnicottÇocuk, Aile ve Dünya / Donald W. WinnicottBebekler ve Anneleri / Donald W. WinnicottBireyin Gelişimi ve Aile / Donald W. WinnicottThe Book of Hope / Jane Goodall & Douglas Abrams & Gail HudsonEy Travma Bizden Uzak Dur / Peter A. Levine & Maggie KlineBahsi geçen konularda adım atmak isteyenler için;www.sobece.comwww.somatikdeneyimleme.comhttps://askidafatura.ibb.gov.tr/ Evrim Sümer'i sosyal medyadan takip etmek için tıklayın! Virna Gülzari'yi sosyal medyadan takip etmek için tıklayın! Support the show: https://linktr.ee/evrimsumer
No matches for "" in this podcast's transcripts.
No topics indexed yet for this podcast.
Loading reviews...
ABOUT THIS SHOW
Kızım Leyla'nın, nam-ı diğer Laylu'nun 2010'da hayatıma girmesiyle birlikte Radikal'deki köşe yazılarımla paylaşmaya başladığım ebeveynlik serüvenimi Laylu ve Ben'de genişleterek anlatmaya devam ediyorum. Aklıma düşen soruların ve konukların peşinde daha iyi bir anne olmanın formülünü ararken, size de ilham olmayı diliyorum. Zaman zaman aklıma alternatif isim veya alt başlık olarak “Bu Canavarı Ben Yarattım”, “Biz Böyle Değildik”, "Anne Saçların Beyazlamış" gibi fikirler düşse de, ergen annesi çizgimi bozmadan yoluma devam ediyorum. 😂Künye: Mekan/ Kayıt Destekçisi: Postane İstanbul Fotoğraf: Gözde Kumru Uçak Logo/ Kapak Tasarım: Alper BalkanlıProje ve işbirlikleri için: [email protected] veya Instagram/evrimsumer
HOSTED BY
Evrim Sümer
Loading similar podcasts...