PODCAST · news
Özgür Yorum
by ÖZGÜRÜZ RADYO | Can Dündar
Can Dündar hafta içi her gün, sizler için günün gelişmelerini yorumluyor.
Episodes
-
İyi saatte olsunlar
Türkiye siyasetinde “iyi saatte olsunlar” diye bir tanım vardır. Tarifi zor. Pek ortalıkta görünmezler, ama her krizde müdahale edip raydan çıkmak üzere olduğunu düşündükleri treni raya sokar, tekrar kaybolurlar. Bu isim, eskiden askerler için kullanılırdı; zamanla “derin devlet”e yapıştırıldı....
-
Hakkımızı helal etmiyoruz!
“Hakkınızı helal edin” dediklerin, depremde ölüme terk ettiklerin… “Ailem enkaz altında, yetiş” diye yalvaranların üç gün imdadına yetişmediğin için hakkımızı helal etmiyoruz. Asker korkusundan orduyu bölgeye göndermediğin, yardıma koşanları da engellediğin, imdat çağrılarının tek aracı sosyal...
-
Küfretme
Sıkıysa polis barikatının ardından küfretmekten vazgeç de, korumalarını bırakıp tekbaşına git, üç gün çocuğunun “imdat” çağrısını dinleyerek çaresizce bir iş makinesi beklemiş bir babaya, çadır bulamadığı için yağmur altında titreyen anaya söyle bunları… Bak bakalım ne cevap alacaksın.…
more -
Ayakkabı yalama kültürü
Ama daha derine inildiğinde, demokrasi kültürünü, aile içine taşımanın zaruriyeti de görülüyor. Tek adam saplantısı, büyük ölçüde ataerkil aile düzenine dayanıyor. İtiraz kabul etmeyen, iknaya değil, itaate dayalı bu düzen, en ufak farklı sesi, şiddetle boğuyor. Ailedeki baba figürü, kulları…
more -
Kılıçdaroğlu silahların gölgesinde adaylığa yürüyor
Artık açıkça belli ki, bu kalplerden biri, seçim öncesi kirli işlere hazırlanıyor. Çakıcı’nın mesajlarından Erdoğan’ın çıkışlarına kadar hissedilen bu hazırlık, SADAT’ın Kılıçdaroğlu röportajına verdiği ilanla hepten açığa çıktı. Artık gizlenmeye gerek duyulmayan, aleni bir hedef gösterme var....
-
Hazırlanın: Başörtüsü tuzağı geliyor!
Erdoğan, kullanım tarihi geçmiş bir silahı, yeniden kılıfından çıkarıyor. Seçim kampanyasına başörtüsünü bayrak yaparak giriyor. İşe yarar mı? Altılı masa bu oyuna gelmezse yaramaz. Ama kampanyada Erdoğan’ın, “Bakın bunlar yine yasak getirecek” yalanıyla ekonomik krizin üzerini başörtüsüyle…
more -
Seçim kampanyası değil mayın tarlası!
Hükümet, “Seçimden sonra tufan” diyerek elde devlet kasasında kalan son kırıntıları ulufe olarak dağıtarak erimeyi durdurmaya çalışıyor. Erdoğan, kendisine sadık generalleri yanyana dizip sözlerini alkışlatarak “Bakın nasıl hepsini muma çevirdim” mesajı veriyor. Çivisi çıkan devlet, darmadağın...
-
Seçim inkârcılığına dikkat!
Brezilya’dan gelen görüntülere bakınca, Türkiye için kaygılanmamak zor… Son birkaç seçimde iktidar, sandık çalmanın da, seçimi tanımamanın da örneklerini verdi. Seçmen, her seferinde bunları püskürtmeyi ve daha güçlü bir irade ortaya koymayı başardı. Ancak sıradaki seçim, Erdoğan’ın ölümüne...
-
İmamoğlu ne yapabilir?
İstanbul Belediye Başkanı da basın toplantısında “Bu hukuksuzluklara devam ederseniz, vatandaş Ekrem İmamoğlu olarak hiçbir sıfata gerek olmadan mahalle mahalle tüm Türkiye’yi gezerek bunları anlatacağım” dedi. Tanıdık geldi mi? Türkiye, belli aralıklarla birbirine benzer tuzaklar kuran güç...
-
Erdoğan imzaladı, Erdoğan yırttı!
Danıştay’ın dünkü kararıyla Türkiye resmen İstanbul Sözleşmesi’nden çekilmiş oldu. 2011’de İstanbul’da imzaya açıldığı için adını İstanbul’dan alan sözleşmenin ilk imzacısı olan Türkiye, İslamcıların baskısına boyun eğdi.
-
Brezilya’da oldu, sıra Türkiye’de
“Hiçbir otoriter lider seçimle gitmez” diyenlere, “Sandıkta yenilse milislerle direnir” diye düşünenlere, “Sermaye, kullandığı iktidarı harcatmaz” sananlara Brezilya iyi bir cevap verdi. Türkiye ise siyasal İslam’ın nasıl demokrasiyi kullanarak onu yok edebileceğine örnek oldu. Şimdi onun...
-
İstanbul Belediyesi’ne kayyum geliyor
Artık belli oldu: İstanbul Belediyesi’ne kayyum geliyor. “Olamaz” denilen birçok musibet gibi bu da olmak üzere… Halkın iradesine el konulacak. İmamoğlu “Gökkubbeyi başınıza yıkarız” dedi. İyi de nasıl? Bu lafın, altı boş bir tehdit olarak kalmaması için, muhalefetin bir hazırlığının olması…
more -
Sabrımız taşmak üzere…
85 milyonluk bir stadyuma doluşmuşuz. Sahadaki maçı izliyoruz. Kimimiz açız, kimimiz yoksul, kimimiz adalet arayışında… Kimi umudu kesmiş çoktan, bir ayağı dışarıda… Kimimiz sürgünde, kimimiz hapis… Öfke doluyuz, ama yanımız yöremiz polis; ses etmeden hayatımız üzerine oynanan oyunu izliyoruz....
-
Altılı masa, masa altından tekmeleşiyor
Tam diktatörlüğün büyük cezaevini örüyorlar tuğla tuğla; görmüyor musunuz? Cezalandırarak, tokatlayarak, saldırarak bütün toplumu esir etmeye hazırlanıyorlar. Topluca o tokatlayan polisten hesap soracağınıza, birbirinizi tokatlamaktan nasıl bir fayda umuyorsunuz ki? “Bunlar daha muhalefetteyken...
-
O yaralı kadına minnettarız
Onun trajedisine gösterilen toplumsal tepki, günlerdir sessizliğini koruyan Erdoğan’ı sonunda konuşmaya zorladı. Ana muhalefet lideri, Adalet Bakanlığı’nın kapısına dayandı. Günlerdir olayı görmezden gelen yandaş medyanın dili de yeni yeni çözülmeye başladı.
-
Al sana aile!
Şimdi daha iyi anlıyoruz; neden İstanbul Sözleşmesi’ne karşı çıktıklarını; neden “aile birliğini yok olur” dediklerini, değil mi? Elbette İstanbul Sözleşmesi’yle gelecek kurallar dizisi, 6 yaşında bir çocuğun, bir tarikat bünyesinde evlendirilip senelerce tecavüze uğramasına engel olurdu. Babası...
-
Meclis yoğun bakımda
Meclis’teki son saldırı, “demokrasinin tapınağı” sayılan kurumun ne hale getirildiğinin son örneği... Haberlerde “Meclis’te kavga” diye verilse de bunun, taş yüzüklü bir Saray fedaisinin Erdoğan’ın gözüne girmek için yaptığı bir saldırı olduğu ortada…
-
Siz “milli” iseniz, biz değiliz
CHP’nin vizyon toplantısında Amerikalı bir uzmanın konuşmasının ardından yandaş medyada “yerli ve milli değiller” saldırısı başladı. ABD’nin teşviki ve desteğiyle iktidara gelmiş, ülkenin tüm kaynaklarını yabancılara peşkeş çekmiş bir parti için komik bir suçlama; ama yine de cevaplanmayı hak...
-
Kürtler ne yapacak?
Muhalefet, sadece seçim aritmetiğini değiştirmekle kalmayıp, Türkiye’nin kangrenleşmiş Kürt sorununda da bir yeni açılım şansı verecek bu fırsatı değerlendirecek mi? Yoksa ayağına ateş ederek, seçimin kilit partisini dışlayıp Erdoğan’ın mehter yürüyüşüne mi katılacak? Seçimin sonucu, biraz da bu...
-
Geleceğini kaybeden ülke
Yaşlı siyaset, bu talepler karşısında “Sabredin, sandığı bekleyin” dışında bir şey söyleyemiyor. Bu kaçıncı nesil, sandık bekleyen ve bu kaçıncı sandık, çözüm getirmeyen… Bıktılar. Artık beklemiyor, gidiyorlar.
-
Anayasa taslağına iki eleştiri
Türkiye, 15 yıl önce rayından çıkarılan demokrasi trenini yeniden rayına koymaya, Erdoğan’ın tek adam rejiminden kurtulmaya çalışıyor. Muhalefetin açıkladığı anayasa taslağının özeti bu: Başkanlık rejimine son verirken, bir daha Erdoğan gibi despotun demokrasiyi kullanarak onu yok etmesinin önüne...
-
Nuri Gökhan Bozkır’ın anlatmadığı…
Sözüm ona aranırken eşi ve oğlunun Saray’da Erdoğan tarafından ağırlanmasının sırrını da açıklayabilirdi Bozkır. Neden konuşmaya karar verdiğini ve konuşunca hangi pazarlıklarla ve ne karşılığında apar topar iade edildiğini de… Neyse; savcının sormadığı bu soruları bir soran olmuştur elbette...
-
Erdoğan’ın tankları Kürt sorununu çözer mi?
Görün artık: Baskıyla, tankla, topla, inkârla, nefretle çözemediniz. NATO’nun en büyük ordusunu beslemek uğruna Avrupa’nın en yoksul halkını yarattınız. Yenildiniz. 50 bin cana malolan bu savaşın ardından bize 80 model Evren nutukları atacağınıza artık bu gerçeği kabullenin. Bırakın. Bir kez de...
-
Mehter marşıyla seçime!
Bir haftadır ne yüzde 180’i aşan enflasyon var gündemde, ne et fiyatlarını sollayan peynir fiyatı… Erdoğan bu gece kara harekâtı başlatıp 3 ayda mehter marşıyla erken seçime giderse sonuç ne olur sizce?
-
Altılı Masa’nın sıkıntısı
Altılı Masa konusunda kafalar karışık. Erdoğan’dan bıkmış kitlelerdeki beklenti o kadar yüksek ki, uzayıp giden buluşmalar serisi kolayca yılgınlığa dönüşüyor. Adayın geciktirilip spekülasyonlara fırsat verilmesi, masadan habire çatlak seslerin duyulması, “Bunlardan bir şey çıkmayacak”...
-
Nerden baksan tutarsızlık...
İstiklal’de patlayan bomba, iki gündür herkesin dilinde… Herkesin bir teorisi var: En yaygını, “Seçim yaklaştı, kaos planı devreye sokuldu” teorisi… Ama dış güçlerden, PKK’ya, IŞİD’den istihbarata kadar pek çok muhtemel failin adı da dolaşımda… ilginç olan, pek az insanın hükümetin dediklerine...
-
Bomba, içerde ve dışarda neyi tetikledi?
Bomba, patladığı andan itibaren, Türkiye’de seçim öncesi, iç ve dış politikada birçok değişim ihtimalini tetiklemiş oldu. Somut sonuçlarını çok yakında daha net göreceğiz.
-
“Erdoğanizm” elini güçlendiriyor
Dikkat ederseniz, sürekli Batı’nın kendisini devirmek için planlar yaptığını iddia eden Erdoğan hiç bu konuya girmiyor artık. Neden? O suçladığı emperyalist Batı, çıkarı gerektirince kendisinin safına geçti, eleştiriyi kesti de ondan… Hep söylüyorum: Türkiye’de bir değişim olacaksa Batı sayesinde...
-
Ekmek bahane, ezmek şahane!
Kolivar, kendisini tutuklayan hâkime “Sözlerim yanlış anlaşıldı” diyeceği yerde “Sözlerimi kanıtladınız” da diyebilirdi. Amaç, seçim yaklaşırken ağzını açanı pişman edip topluma korku salmaktır. Ekmek bahane, ezmek şahane…
-
HDP alerjisinin ilacı
Kürtler hayatta AKP’ye oy vermez de, “Hepinize lanet olsun” deyip sandığı protesto ederse, bunun ne sonuç doğuracağının farkındalar mı?
-
İmamoğlu’na yasak gelirse…
CHP sözcüleri, “bunun hukukta yeri olmaz, vicdanlar kabul etmez” gibi romantik açıklamalar yapacaklarına, karar çıktığında ne tepki vereceklerini planlasalar daha iyi olur. Çünkü İmamoğlu’nun kellesini de verirlerse sıra Kemal Kılıçdaroğlu’na gelecek, belli…
-
AKP’nin iktidara geldiği gün
Şimdi, iktidarının 20. yılında, kendisini iktidara getiren koşullar yeniden oluşmuş durumda: Ekonomik kriz, yolsuzluklar ve yorgun bir iktidar… Siyasal İslamcılar, 20 yıl önce, bir kriz ortamında yoksul kitlelerin kendilerine verdiği şansı kendilerini zengin etmek için kullandı. Merkez siyaset…
more -
Devletin polisi, millete karşı savaşa sokuluyor!
Belli ki, ülkenin muhalefetinin karargâhını dinlemişler, kullanmak için ortam kolluyorlar. Böyle bir dinleme skandalı, ABD’de Watergate’i yaratmış, hükümeti devirmişti. Devletin istihbaratını, polisini, askerini muhalefete karşı kullanmak, yolun sonuna geldiklerini kanıtlayan son çılgınlıktır....
-
Hani “Ancak Tanrı alır”dı?
Brezilya’da sadece Lula kazanmadı, yoksullar kazandı, Amazon ormanları kazandı, silahlanmaya karşı mücadele kazandı. Dünyada otoriterliğe, azgın sermayeye karşı savaşanlar kazandı. Umut kazandı. Latin Amerika’dan yayılan bu rüzgârın Polonya’dan Macaristan’a, Belarus’tan Tunus’a, Endonezya’dan...
-
Kimyasal silah konusunda bu panik niye?
Türk Tabipleri Birliği’ni davet edip “Gelin şu iddiaları birlikte inceleyelim” demek yerine iddiaların soruşturulmasını isteyen Şebnem Korur Fincancı’yı hapse atarsanız, kuşkuları güçlendirirsiniz.
-
Erdoğan davet etse gider miydim?
Meslektaşlarımız kendisi bilir; ancak çıkardığı sansür yasasının mürekkebi kurumadan, gazetecileri ev baskınlarıyla tutuklattığı günün akşamında muhaliflerine balmumlu davetiye yollayana ancak “Hadi ordan” denir.
-
Türkiye’yi bir Suriyeli yönetebilir mi?
Türkiye’de doğan Suriyelilerin Türkiye’yi ele geçirmesinden korkan ya da “PKK”nın 10-15 çocuk doğurmasından paniğe kapılan Türkler için ibretlik hikâye… Evet, bu fikre hazır olun: Belki 50 yıl sonra Türkiye’yi de, istanbul doğumlu bir Suriyeli genç yönetecek. Çünkü yurtseverlik, etnik…
more -
“Düş artık yakamızdan!”
Ne demek istediğini herkes anladı aslında: “PKK” derken Kürtleri kastetti; karşısındaki Türk kadınına, “Kürtler çok ürüyor, siz de doğurun” demek istedi. Böylece Kürtlerin çocuk yapmasını terör faaliyeti gibi sunarken, Türklerin çocuk yapmasını bir güvenlik meselesi gibi gösterdi. Tek kelimeyle...
-
Sansür, yasayı beklemedi
Biz giyotin başımıza inmeden, sansür gerekçelerini sayarken bütün o yasaklanan haberleri yeniden duyurmuş olduk; Sayıştay raporundan Damat’ın titreşen yüzüğüne, torba içindeki kemiklerden Albayrak’a verilen kıyak ihalelere kadar… Bu da size dert olsun.
-
Erdoğan’la aramızdaki büyük fark...
Aramızdaki temel ve büyük fark şu: Siz, önüne geçilmez, er ya da geç gelecek, göklerden gelen bir karar olduğu inancıyla, önüne geçilebilecek bütün facialara pişkince yüz çevirebiliyorsunuz. Biz, her şeyin başka türlü olma ihtimaline inandığımız ve onun olması için mücadele ettiğimiz için de bizi...
-
“Âlem ne der” korkusu
Muhalefet, Erdoğan’ın çizdiği sınırlar içinde kalmaya mahkûm demektir. Oysa çoğumuz kendi tecrübemizden biliriz: Ergenlik, ebeveyninin “Âlem ne der” korkusunu yendiğinde biter. Muhalefete bu yolda kolaylıklar dileyelim.
-
Evinizdeki yabancı seçmen
Bugüne kadar eleştirileri ya bas bas bağırarak veya kafa ya da çene okşayarak geçiştiren Soylu, -Schiller’in dediği gibi- bir gün kendi saadetine yenilir elbet… Ama onun ve onun gibi mağrurların yenilmesi için, başta muhalefet olmak üzere herkesin “evindeki yabancı” konusunda tetikte olması şart…
-
Ayağı kırık demokrasi...
Öcalan’dan nefret edebilir, anılmasına tepki verebilir, gücünüzü kullanıp gösterileri yasaklayabilirsiniz; ama parlamentoda görev yapan, halkın meşru temsilcisine polisi saldırtıp ayağını kırdıktan sonra bir de marifetmiş gibi savunursanız bunun adı “devlet terörü” olur. Ve devlet terörü, yasal...
-
Kılıçdaroğlu hata yaptı!
Bence CHP lideri, önce önüne tespih koyup başörtüsü yasası çıkararak muhafazakârların oyunu alabileceği fikrini veren danışmanını kızağa çekmeli, sonra da ev stüdyosunu yeniden halkın canının yandığı yere, mutfağına taşımalıdır.
-
Bizi susturamazsınız!
Biz gazeteciler, 12 Mart’tan 12 Eylül’e nice darbede baskı görmüş, Menderes’ten Özal’a, türlü çeşit otokratın sansürünü savuşturmuşuz; Şair’in deyişiyle “tüzüklerle çarpışarak” büyümüşüz; bununla da başederiz. Asıl onlar, sansürcülerin sonuna bakıp korksun.
-
İçimizdeki barbar
Vandallığın böyle önünün açıldığı, kollandıkça azgınlaştığı yerde çare, önce balığı baştan kokutan rol modelin def edilmesi, sonra şiddetin en ağır şekilde cezalandırılması, en önemlisi örgütlü iyiliğin devreye sokulup barbarlığın geriletilmesidir. Ancak birbirimize sahip çıkarak kötülüğü...
-
Ömer Seyfettin hikâyesinin sonu
Önyargısız olan herkes, son dönemde altılı ittifakın, yaklaşan seçime dair umut vermekten uzak olduğunu, beklentiyle güven arasındaki dengenin bozulduğunu görüyor. Liderler tepede birbirini ziyaretler ededursun, kurmaylar altta neredeyse birbirinin gözünü oyuyor. “Kim aday olacak”…
more -
Korkulan silah patladı
Hazırlıklı olmalıyız: Türkiye, 2015 tuzağına yeniden düşürülmek istenebilir. Kimi iç güçler, dış güçler, kullanışlı örgütler buna destek verebilir. Önemli olan Türkiye’nin tuzağa düşmeden bu girdaptan çıkmasını isteyenlerin ne yapacağıdır. Uzaktan izlemenin, şiddetle kınamanın, hemen “milli beka...
-
Athena filmi ve İtalya’nın seçimi
Avrupa, uzun süre görmezden geldiği yoksulluk, gettolaşma, işsizlik, ırkçılık, göç gibi sorunlarla, şimdi kangrenleşmiş halde yüzleşiyor. Sorunların kökeninde yatan adaletsiz küreselleşmeyi fark etmeyip çözümü, otoriterleşmede, içe kapanmada, mülteci düşmanlığında arıyor.
-
İmamoğlu mahkûm olursa…
İmamoğlu bu davadan mahkûm olursa siyasi yasaklı hale gelebilir. Yaparlar mı? CHP İstanbul İl Başkanı Canan Kaftancıoğlu’ndan sonra Belediye Başkanı İmamoğlu’na da yasak koyarlar mı? Siyasetteki yükselişini biraz da benzer bir mahkûmiyet kararına ve kısa tutukluluğuna borçlu olan Erdoğan…
more
We're indexing this podcast's transcripts for the first time — this can take a minute or two. We'll show results as soon as they're ready.
No matches for "" in this podcast's transcripts.
No topics indexed yet for this podcast.
Loading reviews...
ABOUT THIS SHOW
Can Dündar hafta içi her gün, sizler için günün gelişmelerini yorumluyor.
HOSTED BY
ÖZGÜRÜZ RADYO | Can Dündar
CATEGORIES
Loading similar podcasts...