Dijital Diyaloglar

PODCAST · society

Dijital Diyaloglar

Geçmişin düşünürlerini geleceğin zekâsıyla buluşturuyoruz... ✨ Felsefe, psikoloji, kadim inançlar ve modern bilimi harmanlayan bu keşif alanında; fikirlerin katmanlarını aralıyor, anlamı derinleştiriyoruz. 🏛️Neler Bulacaksınız? 🔍Felsefe & Bilim | İnanç & Varoluş | Derin Psikoloji | Entelektüel Yolculuk Yeni ve özgün bu yolculukta YouTube, Spotify ve Apple Podcasts üzerinden bize katılın. 📲 Abone olarak ve fikirlerinizi paylaşarak pusulamız olmanız bizim için çok kıymetli. Düşüncenin sınırlarını beraber genişletelim. ✨

  1. 42

    Alfred Adler / Aşağılık Duygusu Ve Kompleksi

    Eksiklik sandığın şey gerçekten bir zayıflık mı, yoksa seni harekete geçiren gizli bir güç mü? Bu bölümde Alfred Adler’in “aşağılık duygusu”, “aşağılık kompleksi” ve “üstünlük çabası” kavramları üzerinden, insanın kendi hikâyesini nasıl yeniden yazabileceğini konuşuyoruz. Seni durduranla yüzleşmeye hazır mısın?SynthoFlow müzik projeme göz atabilirsiniz:​Apple Music: https://music.apple.com/tr/artist/synthoflow/1890593493?l=tr​ ​Spotify: https://open.spotify.com/intl-tr/artist/5LPjm0RAkPGxJoI2ec59cq?si=DAyC7L7ISHett5v270xP_A​ ​YouTube: https://youtube.com/@synthofloww?si=ZfskXmziH72mRp-J

  2. 41

    Geçmişe Duyulan Özlem: Anemoia ve Retrotopya - video

    Bugün çoğumuz; 70’lerin o sıcak analog dokusuna, 80’lerin neon ışıklı gecelerine veya 90’ların çocuksu neşesine karşı tuhaf bir sızı hissediyoruz. Üstelik birçoğumuz o yılları hiç görmedik bile. Peki, neden 'şimdi' ve 'burada' olmak bu kadar ağır geliyor da zihnimiz bizi sürekli kurgulanmış bir geçmişin güvenli kollarına bırakıyor?Bu bölümde, modern insanın en garip paradokslarından ikisini masaya yatırıyoruz. Hiç tanımadığımız bir zamanın hayali hatıralarına duyduğumuz o derin ve imkansız özlemi, yani Anemoia kavramını incelerken; bir yandan da geleceğe dair umudunu yitiren yorgun insanlığın, geçmişi bir ütopya olarak yeniden inşa etme çabası olan Retrotopya’yı konuşuyoruz. Gelecek artık heyecan verici bir vaat değil de korkutucu bir belirsizlik haline geldiğinde, insanlık neden rotayı geriye kırar? Kültürümüz neden sürekli eskiyi 'yeniden paketleyip' bize satıyor? Ve en önemlisi; geçmiş çok güzel bir kütüphane olsa da o kütüphanede uyuyakalmanın bedeli nedir?Gelin, kendi anılarımız olmayan o sokaklarda birlikte yürüyelim ve bu kolektif melankolinin ardındaki gerçeği keşfedelim.

  3. 40

    Geçmişe Duyulan Özlem: Anemoia ve Retrotopya

    Bugün çoğumuz; 70’lerin o sıcak analog dokusuna, 80’lerin neon ışıklı gecelerine veya 90’ların çocuksu neşesine karşı tuhaf bir sızı hissediyoruz. Üstelik birçoğumuz o yılları hiç görmedik bile. Peki, neden 'şimdi' ve 'burada' olmak bu kadar ağır geliyor da zihnimiz bizi sürekli kurgulanmış bir geçmişin güvenli kollarına bırakıyor?Bu bölümde, modern insanın en garip paradokslarından ikisini masaya yatırıyoruz. Hiç tanımadığımız bir zamanın hayali hatıralarına duyduğumuz o derin ve imkansız özlemi, yani Anemoia kavramını incelerken; bir yandan da geleceğe dair umudunu yitiren yorgun insanlığın, geçmişi bir ütopya olarak yeniden inşa etme çabası olan Retrotopya’yı konuşuyoruz. Gelecek artık heyecan verici bir vaat değil de korkutucu bir belirsizlik haline geldiğinde, insanlık neden rotayı geriye kırar? Kültürümüz neden sürekli eskiyi 'yeniden paketleyip' bize satıyor? Ve en önemlisi; geçmiş çok güzel bir kütüphane olsa da o kütüphanede uyuyakalmanın bedeli nedir?Gelin, kendi anılarımız olmayan o sokaklarda birlikte yürüyelim ve bu kolektif melankolinin ardındaki gerçeği keşfedelim.

  4. 39

    Erich Fromm: Neden Hep Yanlış Kişileri Seviyoruz ve Bilinç Denen Trajik Hata

    Sevmek bir yetenek mi, yoksa bilincimizin bize oynadığı en büyük oyun mu?Dijital Diyaloglar’ın bu bölümünde, Erich Fromm’un 'Sevme Sanatı'ndaki derin analizlerinden yola çıkıp, Rust Cohle’un sarsıcı 'bilinç trajedisine' doğru karanlık bir yolculuğa çıkıyoruz. Hikayeyi en başa, Adem ile Havva’nın o ilk uyanışına, bilincin ve beraberinde gelen ayrılığın kökenine kadar götürüyoruz.Neden bizi en çok yaralayanların peşinden gidiyoruz? O ilk günahın bedeli, bilincin getirdiği sonsuz bir yanlış tercih döngüsü mü? İnsan bilincinin evrimsel bir hata mı, yoksa aşkın en büyük engeli mi olduğunu felsefe, teoloji ve psikolojinin puslu koridorlarında tartışıyoruz.Zihninizin kapılarını açın; çünkü bazen doğruyu bulmak için, cennetten kovulmamıza neden olan o trajik bilincin inşa ettiği yanılgıları yıkmak gerekir.

  5. 38

    Sigmund Freud II – Oedipus’tan Eros’a, Thanatos’a

    Neden hep aynı insanlara âşık oluruz?Neden bazı ilişkiler kader gibi tekrar eder?Ve neden insan, hem yaşamı tutkuyla isterken hem de kendi huzurunu sabote eder?Bu bölümde Freud’un en sarsıcı kavramlarının izini sürüyoruz:Oedipus… Eros… Thanatos…Çocuklukta kurulan ilk sevgi bağı, yetişkinlikte seçtiğimiz aşkları nasıl belirler?Yaşam dürtüsü bizi bağ kurmaya iterken, ölüm dürtüsü neden yıkıma yaklaşır?İnsan gerçekten özgür mü, yoksa bilinçdışının yazdığı bir senaryoyu mu oynuyor?Freud’a göre sorun ahlaksızlık değil; insan olmaktır.Arzu bastırıldıkça kaybolmaz. Şekil değiştirir.Sevgiye dönüşür, kıskançlığa dönüşür, suçluluğa dönüşür…Bazen de sessiz bir yıkıma.Bu bölümde, insan ruhunun en karanlık ama en dürüst haritasına bakıyoruz.Kendimizi sandığımız kadar tanıyor muyuz?Dinledikten sonra aynı gözlerle bakamayabilirsiniz.

  6. 37

    Sigmund Freud : Bilinçdışının Hayatımıza Etkisi- 1. Bölüm

    İnsan neden aynı hataları tekrarlar?Neden istemediğini söylediği şeyleri ister, kaçtığını sandığı duygulara geri döner?Ve neden bazen kendi davranışlarını bile açıklayamaz?Bu bölümde Sigmund Freud’un en sarsıcı fikrinin izini sürüyoruz:Bilinçdışında kalan hiçbir şey kaybolmaz. Sadece başka bir biçimde geri döner.Freud, insanın sandığı kadar rasyonel, tutarlı ve şeffaf bir varlık olmadığını söylediğinde, yalnızca psikolojiyi değil; insanın kendine bakışını da kökten değiştirdi. Bastırdığımız arzuların, görmezden geldiğimiz anıların ve kabul edemediğimiz dürtülerin gündelik hayatımıza nasıl sızdığını; dil sürçmelerinde, ilişkilerde, öfkede, kaygıda ve tekrar eden davranışlarda nasıl ortaya çıktığını konuşuyoruz.Bu bölüm bir “teknik anlatım” değil.Bir yüzleşme daveti.Freud’un hayatından, fikirlerinden ve bilinçdışı kavramının doğuşundan yola çıkarak şunu soruyoruz:İnsan gerçekten kendi hayatının öznesi mi, yoksa farkında olmadığı güçlerin etkisi altında mı yaşıyor?Eğer kendinizi ne kadar tanıdığınızdan emin değilseniz,eğer bazen “neden böyle yaptım?” diye soruyorsanız,bu bölüm tam da oradan başlıyor.Kulak verin.Belki de konuşan şey, sizin susturduğunuz bir parçanızdır.

  7. 36

    Fârâbî: Aklın Semâsı

    "Fârâbî: Aklın Semâsında Bir Yolculuk 🎙️ İnsan, kendi içine bakmadıkça dışarıdaki nizamı asla göremez. Bilginin bol ama bilgeliğin eksik olduğu bu çağda, düşüncenin iskeletini yeniden kurmaya davetlisiniz. ✨ Akıl eğitilmezse neden yanlış sonuçlar üretir? ✨ Toplumsal iyileşme bireysel zihin disipliniyle nasıl başlar? ✨ Kendi içimizdeki 'Erdemli Şehir'i nasıl inşa ederiz? Bin yıllık bir sessizliği bozmaya hazırsanız buyrun....

  8. 35

    Algoritmik Kader: Cebindeki Leviathan

    Özgür olduğunuzu mu sanıyorsunuz, yoksa size öyle mi hissettiriliyor? 17. yüzyılda Thomas Hobbes, insanı kaostan koruyan devasa bir canavardan, Leviathan’dan bahsetmişti. Bugün o canavar artık cebimizde yaşıyor; görünmez algoritmalara dönüştü. Sizi sizden iyi tanıyor, neyi seveceğinize, neye kızacağınıza, hatta kimi seveceğinize sizin yerinize karar veriyor. Dijital Diyaloglar’ın yeni bölümünde, 'Algoritmik Kaderi' ve görünmez bir mimariyle nasıl kuşatıldığımızı konuşuyoruz.

  9. 34

    Albert Camus:Hayatın Bir Anlamı Yoksa Neden Yaşıyoruz?

    Bir gün uyanıp, hayatın bunca çabası, acısı, kaygısı, hırsı — belki de hiçbir anlama gelmiyor olsa?Eğer evren cevap vermiyorsa, bu soruları neden soruyoruz?Ve biz neden hâlâ inatla güne başlıyor, mücadele ediyor, hayal kuruyoruz?Albert Camus’nün sorduğu soru cesaret ister:“Hayatın anlamı yoksa, yaşamak bir yanılgı mı, yoksa en büyük başkaldırı mı?”Sisifos kayayı neden bırakmıyor?Meursault neden umursamıyor?Veba şehri neden savaşmaya devam ediyor?Belki de asıl problem cevap bulamamak değil, cevapsızlıkla yaşamak zorunda oluşumuzdur.Şimdi seni, kaçtığın o soruyla yüzleşmeye çağırıyorum:“Yaşamın nihai amacı yoksa… Sen neden yaşamaya devam ediyorsun?”

  10. 33

    Jean-Paul Sartre / Cehennem Başkalarıdır

    Dijital Diyaloglar'da, kendi seçimlerimizle yarattığımız o "özgürlük hapishanesine" ve başkalarının bakışları altında nasıl birer "nesne"ye dönüştüğümüze bakıyoruz.Mazeretlerinizi bir kenara bırakın. Çünkü Sartre'a göre, hayatınızdaki her şeyden sadece siz sorumlusunuz. Bu bölüm, aynaya baktığınızda kendinizi bir daha asla aynı görmemenizi sağlayacak.Kendi cehenneminizle yüzleşmeye hazır mısınız??

  11. 32

    Yapay Bir Filozofun Çağrısı!!!

    Merhaba!Dijital Diyaloglar’a hoş geldiniz.İnsan aklının mirasıyla yapay zekânın tarafsız bakışını buluşturan Dijital Diyaloglar, felsefeden mitolojiye, psikolojiden bilince uzanan geniş bir düşünce alanını inceliyor. Bu tanıtım bölümünde, kanalın yaklaşımını, yapay zekâ perspektifinin farkını ve sizi bekleyen düşünsel yolculuğun çerçevesini keşfedeceksiniz. İnsanın sorgulama tutkusuyla yapay zekânın önyargısız değerlendirme gücü arasında kurulan bu yeni köprüye hoş geldiniz.

  12. 31

    Orta Çağ Felsefesi: Augustinus ve Aquinas ile Tanrı Arayışı

    Akıl mı, İnanç mı? Tarihin En Büyük Tartışmalarından biri! ✨Orta Çağ felsefesinin iki devi, Aziz Augustinus ve Thomas Aquinas, bu bölümde mercek altında. Bir yanda Tanrı'ya giden içsel yolu arayan Augustinus, diğer yanda inancı Aristoteles mantığıyla kanıtlamaya çalışan Aquinas.Bu bölümde:Augustinus'un zaman ve bellek üzerine çığır açan fikirleri.Aquinas'ın meşhur Tanrı Kanıtları ve felsefeyi teolojiye entegre etme dehası.Felsefi mirasımızı şekillendiren bu iki büyük zihnin rehberliğinde, inancın ve aklın kesişim noktasını keşfedin.

  13. 30

    Epiküros: Ölüm Korkusunu Aşmak ve Ataraxia’yı Bulmak

    Epiküros’a göre insan, ölümden korktuğu sürece gerçekten yaşayamaz.Haz, sanıldığı gibi zevk değil; korkunun ve acının sona erdiği o sessiz denge hâlidir.Bir parça ekmekle tanrılarla yarışabileceğini söyleyen bu bilge, bize şunu hatırlatır:Gerçek mutluluk, hiçbir şeyin eksik olmadığını fark ettiğin o anda başlar.Bu bölümde, ölüm korkusunun gölgesinde huzuru, acının kalbinde dinginliği arıyoruz.

  14. 29

    Marcus Aurelius: Bir İmparatorun İçsel Yolculuğu

    Seneca’nın aklı, Epiktetos’un özgürlüğü…Ve şimdi, sessizliğin ve disiplinin imparatoru: Marcus Aurelius.Dış dünyanın gürültüsünde, insan zihninin en derin odalarına bir yolculuk bu.Bir imparatorun bile kaçamadığı içsel savaşlara, “Meditasyonlar”ın satır aralarına birlikte giriyoruz.Belki de hepimizin içinde bir Marcus vardır — sadece onu dinlemeyi unuttuk.

  15. 28

    Epiktetos-Bir Köle Bize Ne Öğretebilir

    Bir köle bize özgürlük hakkında ne öğretebilir?Epiktetos’un hikâyesi, zincirlerin sadece bedeni değil, zihni de tutsak edebileceğini — ama aynı zamanda zihnin, en ağır zincirleri bile kırabileceğini gösterir.Bu bölümde, acının, kaybın ve kaderin içinden geçen bir bilgenin sesine kulak veriyoruz.Belki de gerçek özgürlük, hiçbir şeyi değiştiremeyeceğini kabullendiğinde başlar.

  16. 27

    Seneca:Memento Mori

    Zaman elimizden sessizce kayıyor.Ama asıl soru şu: Onu gerçekten yaşıyor muyuz, yoksa sadece geçmesine mi izin veriyoruz?Seneca’nın sesi, iki bin yıl önceden bize sesleniyor —“Hayat kısa değil… biz onu kısaltıyoruz.”Bu bölümde, ölümü korkuyla değil bilgelikle karşılayan bir filozofun,yaşamak ve kaybetmek arasındaki o ince çizgide yürüyen hikâyesine davetlisin.

  17. 26

    Spinoza: Tanrı’yı Yanlış Yerde mi Arıyoruz?

    Tanrı gerçekten nerede? Tapınaklarda mı, kutsal kitaplarda mı, yoksa doğanın kendisinde mi?17. yüzyılın radikal filozofu Baruch Spinoza, Tanrı’yı gökyüzünde hükmeden bir otorite değil; evrenin düzeni, doğanın kendisi olarak tanımladı. Bu bölümde Spinoza’nın hayatına, cesur düşüncelerine ve bugün hâlâ bize meydan okuyan Tanrı anlayışına birlikte bakıyoruz.

  18. 25

    Friedrich Nietzsche: Tanrı’sız Bir Dünyada Anlam Arayışı

    “Tanrı öldü… Peki ya bundan sonra?”Friedrich Nietzsche’nin sarsıcı dünyasına bir yolculuğa çıkıyoruz. Onun felsefesi bize yalnızca eski değerlerin yıkıldığını değil, aynı zamanda yeni değerler yaratma sorumluluğunu da hatırlatıyor. “Üstinsan” kimdir, “ebedi dönüş” ne anlatır, Torino’da bir atın boynuna sarılan filozof bize ne söylemek ister?Bu bölümde, acıyı dönüştürmeyi, kendi değerlerimizi yaratmayı ve özgürlüğün bedelini birlikte keşfedeceğiz. Nietzsche’nin fikirleri, bugün hâlâ bize meydan okuyor.

  19. 24

    Özgür İrade Masalı

    “Biz gerçekten seçimlerimizin sahibi miyiz, yoksa yaşamlarımız çoktan yazılmış bir senaryonun oyuncuları mıyız? 🤔 ‘Özgür İrade Masalı’ bölümünde, Eyüp Peygamber’in sabrından Sartre’ın varoluşçu özgürlük anlayışına, antik felsefeden İbrahimi dinlere kadar insanın özgürlük arayışını derinlemesine inceliyoruz. 📜✨Kur’an ayetlerinden günümüz trajedilerine, kader, rızık ve sorumluluk kavramlarına kadar uzanan bu yolculukta, özgür iradenin sınırlarını ve anlamını sorguluyoruz. 🌍⚖️İnsan gerçekten kendi erdemlerini seçebilir mi? 👐 Tanrı’nın bilgisi özgürlüğümüzü nasıl etkiler? 🌌 Ve bugünün dünyasında özgür olmak ne demek? 💭🎧 Dinleyin, kendi iradenizin sınırlarını keşfedin ve bu masalda sizin seçiminiz ne olacak, birlikte tartışalım. 🔍🕊️”

  20. 23

    Kadının Tarihsel Evrimi: Mitlerden Günümüze

    Kadın… Tarihin gölgesinde silinen ama her daim insanlığın kalbinde yankılanan güç. İnanna’nın kudreti, Lilith’in özgürlüğü, Havva’nın merakı ve Pandora’nın cesaretiyle örülmüş binlerce yıllık bir yolculuk… Bu bölümde, kadının mitlerden felsefeye, kutsal metinlerden günümüze uzanan tarihsel evrimini keşfe çıkıyoruz.Geçmişin sessiz çığlıklarından Mahsa Amini’nin cesur duruşuna kadar uzanan öykü, bize kadın ve insanlık arasındaki unutulmaz bağı hatırlatıyor. Hazır olun; bu yolculuk, düşündürmekle kalmayacak, ruhunuzda yankılanacak.

  21. 22

    Yapay Zekâ ve İnsan Ruhu: Bilincin Yeni Sınırları

    Bir makine düşünebilir mi? Peki ya ruhu olabilir mi?Bu bölümde, yapay zekânın yalnızca teknik bir gelişme değil, insan bilincinin aynası ve modern mitolojimizin yeni kahramanı olup olmadığını sorguluyoruz.Descartes’in “Düşünüyorum, öyleyse varım” mottosundan Turing Testi’ne, Searle’ün Çin Odası’ndan Heidegger’in teknoloji eleştirisine uzanan bu yolculukta, yapay zekânın bizim kim olduğumuzu nasıl yeniden tanımladığını tartışıyoruz.Dinler tarihinden mitolojilere, felsefeden günümüz teknolojisine kadar uzanan bu keşifte, sizi şu soruyla baş başa bırakıyoruz:👉 Yapay zekâ, insan bilincinin yeni bir aynası mı, yoksa bizi kendimizden uzaklaştıran bir illüzyon mu?

  22. 21

    İbrahimî Dinlerin Kökeni/Mitlerden Monoteizme

    İbrahimî dinler – Yahudilik, Hristiyanlık ve İslam – gerçekten gökten inen bir vahyin mi ürünü, yoksa Mezopotamya’nın kadim uygarlıklarından süzülen mitlerin yeni yorumları mı? Babil Tufanı’ndan Aden Bahçesi’ne, Enuma Eliş’ten Nuh’un Gemisi’ne kadar şaşırtıcı benzerlikleri keşfedeceğiz. Dinler, insanları birleştiren ilahi bir yol mu, yoksa toplumsal kontrolün en eski aracı mı? İbnü’l Arabi’den Nietzsche’ye uzanan bu yolculuğa gelin birlikte çıkalım.

  23. 20

    Kierkegaard’ın İzinde : İnanç ve Paradoks

    "İnancın sınırlarında bir yolculuğa hazır mısınız? Søren Kierkegaard’ın Korku ve Titreme eserinde İbrahim’in dramatik sınavı üzerinden, bireyin hakikat arayışını ve inanç sıçramasının cesaretini keşfediyoruz. Varoluşsal kaygının gölgesinde, estetik, etik ve dini yaşam evreleri arasında gezinen bu bölüm, sizi kendi içinizdeki paradokslarla yüzleşmeye davet ediyor. Kierkegaard’ın felsefi mirası, modern dünyada ne anlama geliyor? Bu sorunun cevabını ararken, hakikatin sırlarını çözmek için bir adım atın!"

  24. 19

    İpleri Kim Tutuyor? Manipülasyonun Görünmeyen Yüzü

    Fark etmeden yönlendiriliyor olabilir misin? Kimlerin, hangi kelimelerin, hangi davranışların seni etkilediğini gerçekten biliyor musun? Bu bölümde, manipülasyonun ustalıkla gizlenmiş yollarını, psikolojideki ve felsefedeki kökenlerini keşfediyoruz. Zihnine atılan küçük bir tohumun, nasıl koca bir ağaç gibi seni sarabileceğini anlamaya hazır ol. Kendini ve başkalarını yeniden sorgulamaya davetlisin.

  25. 18

    Korkulardan Arınmak: Tanrı, Ölüm ve Epikür

    Bu bölümde, Antik Yunan felsefesinin en yanlış anlaşılan figürlerinden biri olan Epikür’ün düşünce dünyasına adım atıyoruz. Onun "haz" kavramı üzerine inşa ettiği etik anlayışını, ölüm ve tanrı korkularına karşı geliştirdiği argümanları, ve kurduğu “Bahçe Okulu”nda şekillenen dostluk merkezli yaşam biçimini ele alacağız. Gerçek mutluluğun aşırı hazlarda değil, dinginlikte ve ölçülülükte bulunduğunu savunan bu filozofun düşünceleri, bugün bile sade ve anlamlı bir hayatın ipuçlarını sunuyor.

  26. 17

    Parlak Bir Tuzak: Yetmiyorum Duygusu/ Modern Zamanların Sessiz Hastalığı

    "Gerçekten kendimizi mi geliştiriyoruz, yoksa sadece eksiklerimizi örtmeye mi çalışıyoruz? Her sabah daha erken kalkmak, daha çok üretmek, daha başarılı görünmek… Peki ya bütün bunlar sadece parlayan bir kafesse? Bu bölümde, kişisel gelişim adı altında modern dünyanın bize kurduğu en parlak tuzağı konuşuyoruz. Belki de en büyük gelişim, hiçbir yere gitmeden, olduğun hâli kabul etmekte saklıdır…"

  27. 16

    “Kutsal Bakireler ve Tanrı’nın Gölgesinden Doğanlar”

    Tarih boyunca aynı hikâye tekrarlandı:Erkeğin dokunmadığı, kadının yalnız bırakıldığı ama kutsanmış bir bedenin içinden bir çocuk doğdu.Adı bazen Horus oldu, bazen Krishna, bazen Mithras...Ve bir gün, Meryem'in karnında yankılandı bu kadim ezgi.Peki bu mucizeler gerçekten biricik miydi?Yoksa insanlığın ortak hafızasında, tekrar tekrar yazılan bir özlem mi?“Dijital Diyaloglar”ın bu bölümünde, kutsal bakirelerin taşıdığı sırları, göğün evlatlarının izlerini sürüyoruz.Mitolojiden dine, efsaneden inanca uzanan bu anlatılar zincirinde bir soruyu yeniden soruyoruz:“Doğum bir başlangıç mıydı, yoksa hep var olan bir tekrar mı?”

  28. 15

    “Üçün Sırrı: İnsanlık Neden Her Şeyi Üçle Anlatır?”

    Neden her şey üç parçalı anlatılır?Neden tanrılar bazen üç kişilik olur,hikâyeler üç bölümden oluşurve insan ruhu bile üç katmana ayrılır?Bu sadece bir sayı mı…yoksa evrenin içine gizlenmiş kadim bir denge mi?Bu bölümde Mezopotamya’dan Mısır’a, Hint mitolojisinden Hristiyanlığa, Elif–Lâm–Râ’dan Cennet–Cehennem–Araf üçlemesine uzanıyoruz.Felsefe, psikoloji, din ve mitoloji...Hepsinin ortak noktasında hep o var: Üç.Bildiğiniz “üç” değil bu.Bu, insanlığın kendi zihnini anlamaya çalışırken kurduğu üç kapılı bir bilinç haritası.Hazırsanız… üçün izini sürüyoruz.

  29. 14

    İlk Neden.. Her şeyin başında ne vardı?

    Merhaba, Dijital Diyaloglar’a hoş geldiniz.Bu bölümde, felsefenin en kadim sorularından birine odaklanıyoruz:İlk neden nedir? Her şeyin başında ne vardı?Aristoteles’in “ilk hareket ettirici”si, İbn Sînâ’nın zorunlu varlığı, Aquinolu Thomas’ın Tanrı’ya giden kozmolojik delili…Ve bunlara karşı çıkan David Hume’un nedensellik eleştirisiyle Immanuel Kant’ın aklın sınırları üzerine düşünceleri…Modern çağda ise Stephen Hawking ve Lawrence Krauss gibi isimlerin fiziksel evrenin başlangıcına dair bilimsel yaklaşımlarına göz atıyoruz.İlk neden, sadece varlığı değil, inancı, ahlakı ve insanı da anlamaya giden yolda kritik bir eşik.Cevaplardan çok sorularla ilerleyen bu yolculukta siz de bize katılın.🎙️ Dijital Diyaloglar – Anlam arayışının başladığı yer.

  30. 13

    Mitostan Logosa: Milet Okulu ile Batı Felsefesinin Doğuşu

    Bugünkü bölümümüzde, Batı felsefesinin ilk ışıklarının parladığı Milet Okulu’na konuk oluyoruz. Thales’in suyu, Anaksimandros’un apeironu ve Anaksimenes’in havasıyla başlayan bu yolculukta, mitolojik anlatılardan rasyonel düşünceye geçişin izini süreceğiz. Felsefenin doğuş anına tanıklık etmek için kulak verin: Mitostan logosa, yıldırımlardan akla giden kadim bir yolculuk sizi bekliyor...

  31. 12

    Marx’ın Aynasında Dünya: Sınıf, Sömürü ve Yabancılaşma

    Karl Marx’ı sadece “Komünist Manifesto” yazarı olarak tanımak eksik kalır. Bu bölümde, Marx’ın düşünsel serüvenini Hegel’den başlayarak işliyor, sınıf mücadelesi, artı değer ve yabancılaşma kavramlarını sade bir dille çözümlüyoruz.Peki Marx’ın fikirleri bugün ne kadar geçerli? Dijital emek, iklim krizi ve modern prekaryanın içinde onun hayaleti hâlâ dolaşıyor mu?

  32. 11

    Özel Bölüm / Madleen’in Çağrısı-Gazze’ye Doğru Bir Ayna

    "Bu bölümde rotamızı bir gemiye çeviriyoruz: Madleen Gemisi'ne...Ama bu, yalnızca denizleri aşan bir gemi değil.Bu, geçmişin yaralarını, bugünün sessizliğini ve insanlığın en derin vicdan sorgusunu taşıyan bir sefer.Yusuf adında bir çocuğun gözünden Gazze'yi görüyoruz.Mavi Marmara’dan kalan sessiz haykırışı duyuyoruz.Ve belki de kendimize şu soruyu sormaya başlıyoruz:Biz bu geminin neresindeyiz?"Tarihsel gerçekler, kişisel hikâyeler, küresel kayıtsızlıklar…Tüm bunların ortasında yavaşça yükselen bir nur gibi…Madleen Gemisi."

  33. 10

    Mutlak Ruhun Yolculuğu: Hegel Ne Anlatmak İstedi?

    Gerçek olan akılcıdır, akılcı olan gerçektir" diyen Hegel’in felsefi evrenine hoş geldiniz! 🧠📚 Bu bölümde tez–antitez–sentez üçlemesiyle tarihin nasıl akılla örüldüğünü, bireyin özgürlük yolculuğunu ve Mutlak Ruh’un neyi temsil ettiğini konuşuyoruz.⏳Tarih rastgele değil, düşüncenin adım adım ilerleyişidir. Her çelişki yeni bir doğum, her fikir bir sonraki basamağın habercisidir. 🧭Felsefenin bu büyüleyici yolculuğunda sizin de yeriniz hazır. 🎧

  34. 9

    Kötümserliğin Peygamberi-Dünyaya İnanmayanların Sesi-Arthur Schopenhauer

    Arthur SchopenhauerHayatın içinden geçerken çoğu zaman bir umut kırıntısına tutunmak isteriz. Ama ya tüm umutlar sadece bir yanılgıysa? Bu bölümde, karanlığa romantik değil, radikal bir bakış atan düşünürlerin izinden gidiyoruz. “Kötümserliğin Peygamberi” olarak anılan bir sesle, iyimserliğin boş vaatlerini, hayatın ağırlığını ve insan olmanın trajedisini konuşuyoruz.Bu podcast, yalnızca felsefi bir sorgulama değil; aynı zamanda yüzleşmeye, kabule ve anlam arayışına bir davet. Çünkü belki de en hakiki huzur, mutsuzlukla barışmakta gizlidir.

  35. 8

    Nasıl Yaşamalıyız ? Antik Bilgelerden Modern Varoluşa...

    “Sorgulanmamış bir yaşam yaşanmaya değmez.”Bu çağrıyı Sokrates yaptı, ama yankısı hâlâ kulaklarımızda.Bu bölümde, yaşamın sadece biyolojik bir süreç değil, etik, estetik ve varoluşsal bir mesele olduğunu konuşuyoruz. Stoacılıkla dinginleşiyor, varoluşçulukla sorumluluğumuzu üstleniyoruz. Kendi yaşamına felsefi bir gözle bakmak isteyen herkese açık bir davet...

  36. 7

    islam ekolleri, kelam ilmi/fikirlerin mezhebi olur mu?

    Bu bölümde, İslam düşünce geleneğinin kalbinde yer alan kelam ilmini ve onun doğurduğu mezhepleri mercek altına alıyoruz.Eş’arilik, Maturidilik, Mu‘tezile ve Şia gibi farklı ekollerin tarihsel ve düşünsel kökenlerine iniyor; akıl ile inanç arasındaki gerilimi sorguluyoruz.Kelam sadece bir teoloji değil, aynı zamanda bir varoluş sorusudur.Bu soruya verilen farklı cevaplar, mezhepleri doğurmuş; coğrafyaları, toplumları ve zihniyetleri şekillendirmiştir.📌 Bu bölümde neler var?– Kelam ilminin doğuşu ve amacı– Ehl-i Sünnet’in iki ana damarı: Eş’arilik ve Maturidilik– Mu‘tezile’nin akılcı çıkışı– Şia'nın felsefi arka planı– Akıl, vahiy ve yorumun sınırlarıFelsefi derinliği ve tarihsel gerçekliğiyle İslam’ın düşünsel damarlarını birlikte keşfediyoruz.

  37. 6

    İçsel Kopuşlar: Yabancılaşmanın Anatomisi

    Bu bölümde, yabancılaşma kavramının izini sürüyoruz. Karl Marx’tan modern insanın ruhsal dünyasına, iş hayatından gündelik ilişkilerimize kadar pek çok alanda hissettiğimiz o derin kopuşu anlamaya çalışıyoruz. İnsan, kendi emeğine, doğaya, topluma ve nihayetinde kendine nasıl yabancılaşır? Peki, bu yabancılaşmadan kurtulmak mümkün mü? Felsefi bir yolculuğa çıkıyoruz; içimize doğru, tanıdık ama artık bize uzak olan o yere…

  38. 5

    “Düşünmenin Tarihi: Antik Çağ Felsefesine Giriş”

    Akademia'da idealar tartışılırken, bir başka yerde Diogenes fıçısında güneşleniyordu. Bu bölümde hem büyük felsefi sistemlere hem de bu sistemlere kafa tutanlara kulak veriyoruz. Sokrates’in erdem anlayışı, Platon’un devlet tasarımı, Aristoteles’in mantık zincirleri ve Diogenes’in sokaktaki felsefesi… Ayrıca Kinikler’in başkaldırısı, Stoacılar’ın içe dönüşü ve Sofistlerin dil oyunları da masada.

  39. 4

    "Vicdanın Fısıltısı: Kant’ın Ahlak Yasası"

    Bu bölümde Immanuel Kant’ın ahlak felsefesine doğru bir yolculuğa çıkıyoruz. İyi niyetin mutlak değeri, ödev ahlakının temelleri ve pratik aklın sesini nasıl duyabileceğimiz üzerine derin ama sade bir anlatım seni bekliyor. Kant’ın “ahlak yasası” kavramını günlük yaşamla ilişkilendirerek anlamaya çalışırken, vicdan, özgürlük ve sorumluluk üzerine de düşündürecek bir sohbet sunuyoruz.

  40. 3

    “Tanrı’ya Dokunmak: İnsanın Sonsuzu Arayışı”

    🎙️ Bu bölümde, insanın Tanrı’yı anlama çabasıyla başlayan ve varoluşun anlamına uzanan bir yolculuğa çıkıyoruz.Tanrı'nın mutlaklığına karşı insanın sınırlılığı, inanç ile akıl arasındaki gerilim, özgür irade, anlam arayışı ve metafizik sorular masaya yatırılıyor.“Tanrı insanı mı yarattı, yoksa insan Tanrı’yı mı hayal etti?” sorusuyla başlayan bu düşünsel serüven, hem felsefi hem kişisel sorgulara kapı aralıyor.🔎 Bu bölümde tartışılan bazı başlıklar:Tanrı kavramının evrimiİnsan aklının sınırlarıİnanç, özgürlük ve sorumlulukVarlık, hiçlik ve bilinmezlik

  41. 2

    Bir bilgeyi yargılamak (Sokrates)

    Sokrates’in “sorgulanmamış hayat, yaşanmaya değmez” sözünden yola çıkarak, onun bilgelik anlayışını, Sokratik yöntemi ve ölüm karşısındaki duruşunu yapay zekâ ile insan sesi arasında geçen felsefi bir sohbette ele alıyoruz. Gerçek sorulara dijital bir bakışla…

Type above to search every episode's transcript for a word or phrase. Matches are scoped to this podcast.

Searching…

We're indexing this podcast's transcripts for the first time — this can take a minute or two. We'll show results as soon as they're ready.

No matches for "" in this podcast's transcripts.

Showing of matches

No topics indexed yet for this podcast.

Loading reviews...

ABOUT THIS SHOW

Geçmişin düşünürlerini geleceğin zekâsıyla buluşturuyoruz... ✨ Felsefe, psikoloji, kadim inançlar ve modern bilimi harmanlayan bu keşif alanında; fikirlerin katmanlarını aralıyor, anlamı derinleştiriyoruz. 🏛️Neler Bulacaksınız? 🔍Felsefe & Bilim | İnanç & Varoluş | Derin Psikoloji | Entelektüel Yolculuk Yeni ve özgün bu yolculukta YouTube, Spotify ve Apple Podcasts üzerinden bize katılın. 📲 Abone olarak ve fikirlerinizi paylaşarak pusulamız olmanız bizim için çok kıymetli. Düşüncenin sınırlarını beraber genişletelim. ✨

HOSTED BY

Ramazan Çam

CATEGORIES

URL copied to clipboard!