PODCAST · society
Varoluşsal Kancalar
by Varoluşsal Kancalar
Soyut düşünceler üzerine duygusal ejekülasyon projesi
-
11
Sezon 3/Bölüm 6 - Şişme Bebek (Sezon Finali, Kısa Film, Reflü, Sokrates'in Savurması, Kibir)
Geldik yine sezon sonuna. En baştan başlamak gerekirse bölümün isminin şişme bebek olmasının sebebi kibri tanımlama şeklimizle alakalı. Bunu da size artık ikinci sefer açıkladığımız için çok da uzatmıyoruz. Bu bölümün içerisinde konuşmayı özlediğimizi farkettiğimiz için konular çok fazla dağılsa da mesajı net verdiğimizi düşünüyoruz. Zaten bizim düşüncemiz bu konuda yeterli bir etmen.Önden uyarmak isteriz ki bölümü kibirli bir noktadan kaydettik ve bazı söylemlerimiz kafanıza yatmayabilir. Sizin kafanıza yatıp yatmamasından çok oynadığımız kibir oyunundan aldığımız keyfe baktık bu bölüm. O yüzden arkanıza yaslanmanızı ve bizimle eğlenmenizi diliyoruz. İyi seyirler.
-
10
Sezon 3/Bölüm 5 - Pisuvar w/Özgür (X, Yapay Zeka, Zorunluluklar, Pisuvar Testi, Sosyallik)
İlk defa bir girişimci ile iletişim kurduğumuz bu bölümde yine bağlamlı ve bağlamsız olmak üzere bir sürü olgudan bahsettik. Aklımızda kalanları buraya yazmak isterdik ama yani burası da not defteri değil. Ayrıca bu kadar da özelimizi bilecek kadar samimi olmadığınızı düşünüyoruz. Ama unutmayın bölümde neler olduğunu yazacak kadar samimiyiz.Bu sebeple bu bölüm özelinde diğer bölümlere göre daha akışkan ve naif bir sohbet geçirdik. Kan ter ve göz yaşının havada falan uçuşmadığı bir bölümdü açıkçası. Yine de yapay zeka gibi, sosyallik gibi, girişimcilik gibi, Eren'in ayakları gibi, pisuvarlar gibi ciddi konuları da konuşmayı es geçmedik.Pisuvar demişken pisuvarlar Emircan'a göre bir erkeğin sosyalliği test ettiği nadir yerlerdenmiş. Bu sebeple sosyalliğ açıklarken pisuvarlardan da bahsetti tabii. Eren de kendi ayağını sosyal ilişkilerde nasıl kullanmak istediğinden bahsetti. Bunların hepsinin aksine Özgür gayet ciddi konulardan ve gerçek fikirlerinden bahsederken bir anda dans pistinde dans eden kişilerden bahsetmeye başlayınca bir de baktık bölüm bitmiş.Yani yine az az sosyallik konuşup bolca kendi fikirlerimizi ortaya koyduğumuz bir bölüm oldu. Ama biz çok eğlendik. Gerçi size de bunları söylemek pek samimi gelmiyor. Olsun biz yine yalandan sanki samimiymiş gibi söylemiş olalım ve ayrıca size keyifli dinlemeler dileyelim ki hem konuşma burada bitsin hem de içten olmayan dileklerimizi sizinle paylaşmış olalım.
-
9
Sezon 3/Bölüm 4 - Tabela w/ Gxblin & Cotard (Ankara, Çiğ Köfte, IDM, Cotard'ın Söylemleri, İlham)
Upuzun ve nereden nasıl anlatacağımızı bilmediğimiz bir bölüm hakkında içimizi döktüğümüz kısma hoşgeldiniz. Öncelikle bu bölümde bizim hali hazırda dinlediğimiz ve müziklerini keyifle tükettiğimiz iki insanla ilham hakkında konuşmak bizi çok keyiflendirdi. Bunları konuşurken Cotard'ın büyük büyük söylemleri ve Gxblin'in ortaya koyduğu düşünce sistemi inanç sistemimizi zorlayacak seviyede iyiydi.Konu İlham olsa da uyuşan zihinlerle sohbet inanılmaz farklı taraflara doğru gitti bir ara cidden çiğ köfte yedik ve hala şaşkınız. Biz neden İlham bölümünde çiğ köfte yedik anlamıyoruz ama sonuçta bunların hepsi bu bölüm içindi. Belki de ilham konuşmak için çiğ köfteye ve mide yanmasına ihtiyacımız vardı. Geldiğimiz noktada bölümle ilgili çok da uzun uzadıya söylecek bir olgumuz yok sadece Varoluşsal Kancalar sayesinde tanıştığımız bu iki insandan biz razıyız. Hatta rızayız, belki de rızığız. Kafamız biraz karışık ama size keyifli dinlemeler diliyoruz.
-
8
Sezon 3/Bölüm 3 Kuğu Ayağı w/Oğuzhan (Ucubelik, Tescilli Lekeler, Hiperrealizm Rage, Hayal Gücü)
Bölümün başında ne kadar hayal gücünden bahsedeceğimizi söylemiş olsak da, hayal gücümüz buna izin vermedi. Konunun oradan oraya sarulmasına izin verdiğimiz bu bölüm en eğlendiğimiz bölümlerden biri oldu. O sebeple yayınlamak için sabırsızlandık belki siz eğlenmeyebilirsiniz ama sonuçta siz bazen bir avuç insan olduğunuzu unutuyorsunuz.Bölüm içerisinde Emircan'ın yüksek çıkışları, Eren'in gergin anlam arayışı ve Oğuzhan'ın linçten korkmasıyla birlikte hayal gücünü tanımlamaya çalışıyoruz. Aynı zamanda bununla birlikte hayal gücünü tetikleyen olayları anlatmaktan da kaçınmamak için giderek absürdleşiyoruz.Bu sefer buraya uzun uzun yazmaya üşendik o sebeple çok da uzatmak istemiyoruz.Keyifli dinlemeler.
-
7
Sezon 3/Bölüm 2 - Su Balonu w/Ferhat Cengiz (Ceg, Menajerlik, Eleştiri, Kariyer Yönetimi, Şöhret)
Şöhret diğer tüm soyut olguların yanı sıra en azından bizim için daha derinleşmemiş bir noktada kalıyor. Yine de bunu da bu sezonda konuşmak istedik. Konuşurken de ünlü biriyle konuşmaktansa kendini bildi bileli çevresinde ünlüler olmuş biriyle konuşmak daha iyi hissettirir diye düşündük.Aslında bu konu sığ olmasına rağmen bu kadar konuya yüksekken çok da açılamadık. Konuklu programın alametifarikası demekten başka bir söz bulamıyoruz. Konuğumuz bizden daha açık olmasından kaynaklı diye düşünmek istiyoruz. Yine de memnun kaldığımız bazı noktaları sanki burada çok fazla kişiye hitap ediyormuşçasına sizinle paylaşmaktan gocunmuyoruz. Napalım huyumuz böyle.Bu bölümden sonra kimin önünde mikrofon olduğuna ve kiminle nasıl anlaşılması gerektiğine dikkat edilmesi gerektiğini öğrendiğimizi açıkça söylemek isteriz. Sizin düşüncelerinizi merak ediyormuşcasına yorum yapmanızı istemek gerekiyor sanırım. Eğer bu program hakkında yorum yaparsanız çok memnun oluruz.Keyifli dinlemeler.
-
6
Sezon 3/Bölüm 1 - Kavanoz (Etiketler, Cinsel Yönelim, Teşhirli ADHD, Kimlik, Kişilik, Benlik)
Bizi daha fazla kişinin dinlediğini ve izlediğini bilerek yeni sezona başlamış bulunmaktayız. Bunu elbette bazı sorunlarını da beraberinde getireceğinin farkında oluyoruz ama biliyoruzki bu kısmı çoğu zaman kimse okumuyor.Olsun biz yine de bu kısımda bölümle ilgili genel iç dökümümüzü yapmaya devam edelim. Öncelikle bu sezonun konusunu ilerleyen bölümlerle konuklarımızla birlikte inşa edeceğiz. Bu bölüm özelinde hayatımızdaki kimlik arayışımızdan, kendimizi, kişiliğimizi ve benliğimizi nasıl bulduğumuzdan bahsederken bilimum kişiliğni bulamamış insanlara olan öfkemizden de es geçmeden bahsettik. Aslında Emircan daha fazla bahsetti Eren'de onu sakin tutmak için belli şakalar yaptı diyebiliriz. Sadece bahsettiğimiz şeyler bunlarla da sınırlı değil...Jung'un içselliği olsun, Freud'un baldızı olsun, otuz yaşındaki kişiliğini oturtamamış insanlar olsun, ikilik sistemde insanların kişiliklerini değerlendirmek olsun üzerimize çok vazifeymiş gibi bunlardan da bahsettik. Sanki siz çok ediyormuşçasına "ama nasıl bahsettik?" demek isterdik ama sizi çok da tanımımıyoruz ve biliyoruz ki bunların hepsiyle bölümün içerisinde karşılaşacaksınız. Ama buraya yazmaktan da ayrı ayrı hatta birleşik olarak da keyif alıyoruz. Aldığımız keyif sizi çok ilgilendirmese de yine de görünür olma ve paylaşma isteğimiz sizin düşüncelerinizden daha baskın. En başta bu yüzden sizinle bunları paylaşıyoruz ve sizin de keyif almanızı istiyoruz. Uzun uzun sündürülmüş cümlelerden sonra size diyeceğimiz tek bir söz öbeği var;Keyifli dinlemeler.
-
5
Sezon 2/Bölüm 5 - Göz w/Burak (İlham Penisi, Kadınsı Fluluk, İlk Aşk, Sağlık Bakanlığı, Aşk)
AŞK Evet böyle giriş yapmak istiyoruz. Çünkü bu bölümde söylenecek her şeyi söyleyemedik çünkü üçüncü kişiler tarafından yargılanmak ya da bu konuda mesaj almak istemiyoruz ya da belki de istiyoruz :)Bu bölüm cidden 3 kere çekilse yine de içimizde bize yetmeyecek bir külliyat var. (Eren hariç çünkü onun çok iyi bir ilişkisi var. Özellikle bu dönemde...) Bu bölümde hem çok iyi hissettik hem de çok zorlandık. İsim vermemek, sinirlenememek ve her şeye rağmen centilmen ve doğru bir şekilde kalmak çok zordu. Hem de bize bu kadar yanlış davranmış insanlar için bunu yapmamız gerekiyordu. Hiç tanımadığımız ve hayatımızda belki de yeri olmayacak insanlara bu kadar içimizi açmak bize hala çok zor ve saçma geliyor.Ama bu bölümün bir farkı var! Önceden hayatımızda olmuş ve sonradan hayatımızda olacak insanlara bu bölüm bir rehber niteliğinde. O yüzden tasarımda bizi görebilen ve tanımak isteyen insanlar adına bu rehberi bir gözle tasvir ettik. Formu biraz... Neyse.Bunun dışında bu bölümde size ilk defa paylaştığımız şarkılardan bir playlist hazırladık. Eren kıskandığı için ona da bir playlist yapmak istedik ama elimizde o kadar şarkı yok. Napalım ne kadar şımarık bir çocuk gibi davransa da dosttur. Playlistleri aşağıya bırakıyoruz ve dinlemenizi istiyoruz.Burak: https://www.youtube.com/playlist?list=PLKFdBbdhK33N_HjkIY9XdkQbXwcHXNEs0Emircan: https://www.youtube.com/playlist?list=PLKFdBbdhK33OmvsUOZb7w9KDGQwUIXyUeKeyifli Dinlemeler
-
4
Sezon 2/Bölüm 4 - Arı w/Tuğsen (Şıpagat, Gergin Anlar, Beğeni Dürtüsü, Fikri Satmak, Yaratıcılık)
İçimizde çok ciddiye aldığımız bir konu bulduk. Yaratıclık! Bundan bu bölüm sebeple aşırı ciddi bir bölüm oldu. Yaratıcılık noktasında birbirimize çok gergin anlar yaşattık. Aramızda kalsın Eren yaratıcılık konusunda bağnaz bir adam gibi oraya buraya bağırdı. "Bu kısımları neden koydunuz?" diye sorma gafletinde bulunabilecek biri varsa oralarda bir yerde. Çünkü kavga ve drama her zaman sattırıyor.Neymiş efendim Tuğsen ve Emircan reklamcı gibi bakıyormuş yaratıcılığa... Eren gibi bakmanın doğru olduğunu savunuyor Eren. Neyse anlamışsınız ve bölüm boyunca da bunu hissedeceksinizdir Aaaa bir de sembolizm vardı değil mi? Neden arı diye soracağınızı düşünmek hoşumuza gittiği için bunu açıklamak istiyoruz. Arı Emircan'ın Tuğsen'i tanımlamakta kullandığı bir tabir. Aynı zamanda arılar doğada kollektif bir yaratıcılığın mimarları gibi bir tanıma giriyor bizim için.Açıkçası bu kadar açıklama biraz yoruyor. Keşke zihin okuma gelse. Gerçi o zaman içeriğimiz izlenmeyecek. Zihin okuma gelinceye kadar biz buradan devam edelim en iyisi.Keyifli dinlemeler.
-
3
Sezon 2/Bölüm 3 - Boğa w/Kaan (Haz Boğası, Kafes Dövüşü, Kaan'ın Billurları, Sanat, Haz)
Yine 3 5 kişinin okuyacağı uzun bir yazı yazmaya başlıyoruz. Neden mi? Çünkü içimizi buraya boşaltmaktan haz alıyoruz. Bir magazin spikerinin tam reklama girecekken seyirciyi heyecanladırmak için attığı başlık gibi bir yazıyla devam etmek istedik. "Peki başka nelerden haz alıyoruz? Hepsinin cevabı videoda!" Şakayı bir yana bırakamadığımız bu bölümde çok fazla eğlendiğimiz kısmı kesmek zorunda kaldığımızı söylemek isteriz. Sebebini merak ediyormuşsunuz gibi devam edeceğiz. Ana sebebi Kaan'ın çalıştığı sektörden kovulmaması. Çünkü sanat bireysel bir konu olduğu için sanat hakkında ileri geri konuşmak çok hoşumuza gitti. Biraz da abarttık tabi.Bu bölümde Kaan'ın iyi, bilgili ve uslu bir konuk olduğunu söylemek isteriz. Tasarımda gördüğünüz boğa Kaan'ın fikriydi. İsmi de "Haz Boğası". Olur da bölümü izlemeden buraya bakacak kadar okuma alışkanlığı gelişmiş bir insansanız bunu burada anlatmayacağız ama Kaan'a teşekkürü bir borç biliriz.Haz hakkında daha fazla sündürülmüş ve ileri geri konuşma duymanız için...
-
2
Sezon 2/Bölüm 2 - Yumurta w/Ahmet (Baba Travmaları, Fabrika İşçisi Cemal, Büyüme İsteği, Dostluk)
Bu bölüm bu sezonun ilk üç kişilik bölümü ama merak etmeyin son olmayacak. Neden Ahmet ile dostluk konuşuyorsunuz diye sorduğunuzu farz ediyorum. Zaten sadece farz edebiliriz çünkü hiçbirinizi tanımıyoruz. Ahmet dostluğun çoğunlukla birlikte iş yapabilmek ve çıkar odaklı olduğunu düşünüyor. Bu sebeple dostluk ve arkadaşlıkla ilgili bir şeyler konuşma amacıyla başladığımız bölümde çoğunlukla iş ve aile travmaları konuştuk.Bu arada alınabilecek bir ders varsa siz bu dersi elbet alırsınız. Ama en sevdiğimiz kısımlardan biri Emircan'ın büyümek ile ilgili bahsettiği kısım olmuş olabilir. Konu nasıl oraya geldi emin olun biz de bilmiyoruz ama bir baktık buradayız.Hatta konu daha da garip bir şekilde sınıfsal bir tartışmaya da evrildi. Olur da bir gün sınıfsallık yüzünden başımıza bir şey gelirse diye söylüyorum. İnanmayın kimseye çünkü biz daha da fazlasıyız.Off bir de tasarımı da açıklamak lazım şimdi...Neyse başlayalım devamı gelir. Bir yumurta düşündük ve bir insanı yumurtaya benzettik. Sonrasında bu yumurtayı tanımak için ilk önce kabuğunu kırması gerekiyordu. Kabuğunu kırdıktan sonra da içinde kaç tane sarısı olacağını görmüş olacaktık. Biriyle dost olmak da bizim için tam olarak böyle bir şey. Birini tanıdıkça ondan neler çıkacağını ve neleri paylaşacağını daha iyi anlıyorsun. Ama unutmayın ki o yumurtayı kırıp kırmamak sizin elinizde.Yine süslü süslü cümlelerle felsefi ve sanatsal iç dökümümüzü buraya yansıttık. İyi de oldu. Böyle şeyler konuşmak en azından bizi çok rahatlatıyor. Sizi rahatlatmasıyla ilgilenmiyoruz çünkü sizi tanımıyoruz. Rahatlatmıyorsa da hiçbir şey yapamazsınız. Sadece bizi dinleyin o kadar.Keyifli Dinlemeler.
-
1
Sezon 2/Bölüm 1 - Akıntı (Neredeydik?, Belki Sevişirim Boxer'ı, SST, Otizimli Sohbeti, Sorumluluk)
Uzun zamanlı yokluğun ardından ilk kaydedeceğimizi konunun sorumluluk olmasının ironik bir tarafı var. Bu kısımlara bölüm bölüm değineceğiz tabi ama şu an süprizi kaçmasın diye çok fazla anlatmıyoruz. Evet bu bizim bir kişi eksik bir şekilde kaydettiğimiz ilk bölüm. İnternetteki insanlara bu konudan da bahsetmeyeceğiz. Merak etmeyin çok da önemli değil, önemli olsa ağzımızı tutamaz ve boşboğazlılık ederdik.İkinci sezonda da bizi çok fazla insanın izlemeyeceğini varsayıyoruz ama yine de bu ülkede belki okuma alkışkanlığını hala yitirmemiş ve okuduğunu anlayan birkaç insan vardır diye bölümle ilgili bazı bilgileri buraya yazacağız.Bu bölümde sanki milyonlara anlatırmışçasına nerede olduğumuzdan, neler yaptığımızdan ve ne yapacağımızdan ufak ufak bahsettikten sonra sorumluluk bizim için neymiş onu anlamlandırmaya çalışıyoruz. Çalışıyoruz diyorum çünkü Emircan'ın dikkat dağınıklılığı ve Eren'in şakamatikliği sayesinde konu bambaşka yerlere gidiyor.Yine de merak ediyorsanız eğer merak etmeyin. Sorumluluğumuzu alıp bu bölümü yayınlıyoruz. He bir de logo ve tasarım dili de değişti. Burayı okuyabiliyorsanız zaten görmüşsünüzdür. Neden mi akıntı? Çünkü bizce sorumluluklarının farkında olmadan yaşamak kendini bir akıntıya bırakmak gibi bir kavram ve bunun ne kadar iyi hissettirdiğini bilsek de bu aynı zamanda ölümün ve yok oluşun ta kendisi. İlk sezonun ilk bölümüne bir gönderme olarak şunu da diyebiliriz; Yalnız ölü balıklar akıntıyı takip eder.Yine de şunu unutmamak lazım her zaman kendimizi akıntıya bırakmasak da, yanında kendimizi akıntıya bırakabileceğimiz insanlar her zaman lazım. Umarım böyle insanları bulabiliriz diyoruz. Hep diyoruz ama bulabiliyor muyuz? Yoksa bulduğumuzu sanıp kendimizi mi kandırıyoruz.Yine içimizdeki duyguları kusmak için burayı kullandık. Mesaj yerine ulaşmış mıdır bilemem ama bölümde birimizin bahsettiği iki farklı biz kavramı var. Bu biz kavramlarının ikisinin de hayatımızda olmasını hala istiyoruz. Ama bazen biz dediklerimiz bizimle biz olmazlar.Ne cümle ama... Neyse bu kadar akıntının tersine boşa kürek çektiğimiz yeter biraz da kendimizi akıntıya bırakalım.Keyifli dinlemeler.
We're indexing this podcast's transcripts for the first time — this can take a minute or two. We'll show results as soon as they're ready.
No matches for "" in this podcast's transcripts.
No topics indexed yet for this podcast.
Loading reviews...
Loading similar podcasts...