PODCAST · health
Mutlu Beyin
by Ahenk Göklü
Zihnimizin niteliği, hayatımızın niteliği demek. Kendinizi daha iyi anlamak ve yeni bir hayat hikâyesi yaratmak için yazar Ahenk Göklü ile bir yolculuğa davetlisiniz. Her pazartesi psikoloji, edebiyat ve felsefenin rehberliğinde, anlam ve mutluluk arayışına ışık tutan sorular… Yeni bölümleri kaçırmamak için Mutlu Beyin’i takibe alın.
-
181
133. İyi İhtimali Hayal Etmenin Gücü
Kötü ihtimaller, felaket senaryoları, “ya en kötüsü olursa” korkusu… Tüm bunlar zihnimizde ne kadar geniş yer tutuyorsa, hayatı o kadar tetikte ve küçük yaşıyoruz. Korku ve endişe yalnızca birer duygu değil; seçimlerimizi, kararlarımızı ve davranışlarımızı şekillendiren zihinsel mekanizmalar. Oysa çoğumuzun istediği geniş, ferah, hakkını vererek yaşadığımız bir hayat değil mi? Daha az endişe, daha çok umutla yaşamanın ilk adımı, iyi ihtimale şans tanımak.Gelecek dediğimiz şey, zihnimizde bir hikaye. Her koşulda belirsiz ve bilinmez. Geleceği kontrol etme gücümüz yok ama onu nasıl karşılayacağımız büyük ölçüde bizim kontrolümüzde. Daha huzurlu bir hayat için kendimize sunabileceğimiz en büyük şans, kötü hikayelere hapsolmak yerine, iyiyi hayal edebilmek. Daha fazla bilgi için: https://mutlubeyinpodcast.com/Sorularınızı ve önerilerinizi iletmek için: [email protected]'da takibe alın: https://www.instagram.com/ahenkg/Roman: ''Şanslı Kızlar'' https://rb.gy/hi4zf9
-
180
132. Hayatı Dikkatle Yaşamak
Hayatta geri kazanamadığımız en değerli şeyin “zaman” olduğunu düşünürüz. Oysa belki de zamandan bile daha belirleyici olan başka bir unsur var: dikkat. Hayatımızı, hayat tecrübemizi kurarken kullandığımız en önemli zihinsel araç.Bir düşünün: Bir saati değerli yapan nedir? O saatin içinde nasıl yaşadığımız. Neye baktığımız, neyi gördüğümüz, neye anlam verdiğimiz. Kısacası o saati nasıl bir dikkatle tecrübe ettiğimiz. Aynı altmış dakika, dikkate bağlı olarak güzel bir anıya da dönüşebilir, zihnimizden kayıp giden silik bir boşluğa da, “neden böyle harcadım?” dedirten pişmanlığa da… Bu yüzden hayatın tadını, rengini, hayattan aldığımız zevki değiştirmek için bazen sadece dikkatimizin yönünü değiştirmek yeterli. Hayat hepimiz için gelip geçiyor ama nasıl geçtiğini belirleyen sadece günler, yıllar değil; neyin gerçekten yaşanmış sayıldığı. Başımıza gelen her şeyin bizde bıraktığı iz. Ve bu izi bırakan, yaşarken dikkat ettiklerimiz.Daha fazla bilgi için: https://mutlubeyinpodcast.com/Sorularınızı ve önerilerinizi iletmek için: [email protected]'da takibe alın: https://www.instagram.com/ahenkg/Roman: ''Şanslı Kızlar'' https://rb.gy/hi4zf9
-
179
131. GÜZEL ŞEYLER: Kumru Sesi 🩶
Hayata daha derinden temas etmek için, hayatın sade güzelliklerine yakından baktığımız Güzel Şeyler serisinde bu defa konumuz, kumru sesi. Gündelik yaşamın içinde küçük huzur anları bulabilmek için büyük şeylere ihtiyacımız yok. Bazen bir kumrunun sesini işitmek, ona gerçekten kulak vermek ve o sakin, yumuşak ritmine kendi içimizde yer açmak yeterli. ▪️Görmekle fark etmek arasındaki fark neden önemlidir?▪️Kumrular şehir hayatına nasıl bu kadar iyi uyum sağlıyor?▪️Kumru sesi, sinir sistemi üzerinde nasıl yatıştırıcı bir etki yaratır? Daha fazla bilgi için: https://mutlubeyinpodcast.com/Sorularınızı ve önerilerinizi iletmek için: [email protected]'da takibe alın: https://www.instagram.com/ahenkg/Roman: ''Şanslı Kızlar'' https://rb.gy/hi4zf9
-
178
130. Ortada Sebep Yokken Keyifsiz Hissetmek
İyi bir hayat yaşarken bile kötü hissedebiliyoruz. Ortada hiçbir önemli sebep yokken içten içe bir huzursuzluk, boğucu bir sıkıntı, açıklayamadığımız bir ağırlık…Ve ardından gelen tanıdık sorular: Ben neden böyleyim? Benim sorunum ne? Neyim var? Neden mutlu değilim?Cevaplar, sandığımız kadar karmaşık olmayabilir. Hissettiğimiz her kötü duygunun varoluşsal, derin anlamları olmak zorunda değil. Her duygu, hayatımızın özeti değil. Duygular bazen sadece bedenimizin bize gönderdiği sinyaller. Bu yüzden kendini doğru anlamak, önce bedeni doğru okumakla başlar. Daha fazla bilgi için: https://mutlubeyinpodcast.com/Sorularınızı ve önerilerinizi iletmek için: [email protected]'da takibe alın: https://www.instagram.com/ahenkg/Roman: ''Şanslı Kızlar'' https://rb.gy/hi4zf9
-
177
129. Takıntılı Düşüncelerin Gizli Kaynağı: Hareketsizlik
Neden bazı günler zihnimiz bir türlü susmaz, aynı düşünceleri döndürüp durur? Sanki havasız, loş bir odada sıkışıp kalmışız gibi bunaltır bizi. Sürekli aynı şeyleri düşünüyorsak, bunun sebebi sandığımız gibi kafamızın içinin çok dolu olması ya da zihnimizde bir şeylerin bozuk olması değil. Takıntılı düşünceleri besleyen gizli bir kaynak var: hareketsizlik. Çok fazla düşündüğümüz için bunalmıyoruz. Yeterince hareket etmediğimiz için çok fazla düşünüyoruz. Hayat ne kadar durağansa, kafamızın içi o kadar yorucu, bıktırıcı düşüncelerle ağırlaşır. Hafiflemenin en garantili yolu, hem fiziksel hem zihinsel olarak hareketlenmek. Daha fazla bilgi için: https://mutlubeyinpodcast.com/Sorularınızı ve önerilerinizi iletmek için: [email protected]'da takibe alın: https://www.instagram.com/ahenkg/Roman: ''Şanslı Kızlar'' https://rb.gy/hi4zf9
-
176
128. Daha Özgür Hissetmenin İlk Adımı
Hepimiz hayatımız üzerinde söz sahibi olduğumuzu hissetmek isteriz. Yaptığımız şeylerin gerçekten kendi seçimlerimiz olduğunu ve hayatımızın kendi doğrularımızı, kendi değerlerimizi yansıttığını bilmek bize iyi gelir. Sevdiğimiz bir işte çalıştığımızda, kendi istediğimizle bir projeye başladığımızda ya da o gün ne yapmak istediğimize kendimiz karar verdiğimizde içimizde farklı bir enerji olur. Ama diğer tarafta çok tanıdık başka anlar da var.Sabah alarm çaldığında istemediğin bir güne uyanmak. İçinden gelmediği halde “ayıp olur” diye bir buluşmaya gitmek. İstemediğin şeylere evet deyip sonra içten içe bunalmak.Mecburum. Yapamam. Değişemem. Ben böyleyim…Düşüncelerimizi gerçek, duygularımızı kaçınılmaz, içinde bulunduğumuz durumu başka türlüsü mümkün değilmiş gibi görmeye meyilliyiz. Daha özgür hissetmenin önündeki engel çoğu zaman seçeneklerin varlığı ya da yokluğu değil; bizim o seçeneklerle kurduğumuz ilişki. Bu yüzden özgürlük dediğimiz şey, her şeyden önce, kendi hayatına başka bir yerden bakabilme cesareti. Daha fazla bilgi için: https://mutlubeyinpodcast.com/Sorularınızı ve önerilerinizi iletmek için: [email protected]'da takibe alın: https://www.instagram.com/ahenkg/Roman: ''Şanslı Kızlar'' https://rb.gy/hi4zf9
-
175
Kaliteli Düşünce, Kaliteli Hayat
Zihnimiz de alışkanlıklarla çalışır: Neyi sık sık düşünürsek, o düşünce zamanla bir zihinsel alışkanlığa dönüşür. Nasıl ki bir davranışı tekrar ettikçe otomatikleşiyorsa, düşünceler de aynı şekilde otomatikleşir. Bu yüzden sürekli düşündüğümüz şeyler, fark etmeden zihnimizin normali haline gelir.Sorun şu ki, çoğu zaman negatif ve faydasız düşüncelere alışırız. Beynimizin esas görevi, bize kendimizi iyi hissettirmek değil, dikkatimizi olası tehlikelere çekmek ve bizi hayatta tutmaktır çünkü. Bazen “Neden yine bunu düşünüyorum? Böyle düşünmemeliyim” diye kendimizi ikna etmeye çalışırız ama işe yaramaz. Aksine bu çaba, kurtulmak istediğimiz düşünceyi zihnimizde aktif tutar. Peki faydasız düşüncelerin alışkanlığını kırmak nasıl mümkün olur? Çözüm, düşüncelerle savaşmak değil; zihnin yönünü değiştirmekte. Düşünceyi fark edip ona kapılmadan dikkati bilinçli olarak başka bir yöne taşımak ve bunu tekrar etmek… Faydalı düşüncelerin alışkanlık haline geldiği hayat, kaliteli bir hayat demek. Daha fazla bilgi için: https://mutlubeyinpodcast.com/Sorularınızı ve önerilerinizi iletmek için: [email protected]'da takibe alın: https://www.instagram.com/ahenkg/Roman: ''Şanslı Kızlar'' https://rb.gy/hi4zf9
-
174
Zihnimiz Bir Hikâye Makinası: Ve Biz Anlattığı Her Şeye İnanıyoruz
İnsan beyni en çok haklı çıkmayı sever. Kendimizi hep haklı, dünyayı ise tam da inandığımız gibi görmenin bir yolu, alıştığımız, benimsediğimiz hikâyelere sıkı sıkıya tutunmak. Ne görmek istiyorsak, sadece onu aramak. Ne duymak istiyorsak, onu işitmek. Bize hiçbir yararı olmasa bile.Gerçekten olduğu haliyle dünyayı mı görüyoruz, yoksa zihnin anlattığı hikâyeleri mi?Kendi hakkımızda inandığımız şeyler doğru mu, yoksa yıllardır tekrar ettiğimiz bir hikâye mi?Ya hayatımızı sınırlayan şey gerçekler değil de, inandığımız faydasız hikâyelerse?Daha fazla bilgi için: https://mutlubeyinpodcast.com/Sorularınızı ve önerilerinizi iletmek için: [email protected]'da takibe alın: https://www.instagram.com/ahenkg/Roman: ''Şanslı Kızlar'' https://rb.gy/hi4zf9
-
173
Daha Canlı Hissedebilmek
Hayatta olmakla hayat dolu hissetmek aynı şey değil. Hayat dolu hissetmek, yalnızca fiziksel olarak açıklanamayacak bir duygu. Daha derin, daha içsel bir canlılık hali bu. Zihnin berrak, duyuların uyanık olduğu, insanın yaptığı şeylere içten bir istekle yöneldiği anlarla ilgili. İşte bu canlılık hissi, büyük ölçüde her gün yaptığımız küçük seçimlerle şekillenir. Gün boyunca nelerle meşgul olduğumuz, dikkatimizi nereye verdiğimiz, kimlerle vakit geçirdiğimiz, bedenimize ve zihnimize nasıl davrandığımız… Bütün bunlar yaşam enerjisini ya besler ya da yavaş yavaş tüketir. Bazı seçimler bizi daha istekli, daha güçlü ve hayata daha bağlı hissettirirken, bazıları tam tersine içten içe köreltir. Hayat dolu hissetmek, çoğu zaman büyük değişimlerden çok, her gün yaptığımız küçük ama anlamlı seçimlerin sonucu. Daha fazla bilgi için: https://mutlubeyinpodcast.com/Sorularınızı ve önerilerinizi iletmek için: [email protected]'da takibe alın: https://www.instagram.com/ahenkg/Roman: ''Şanslı Kızlar'' https://rb.gy/hi4zf9
-
172
127. Özür Dilemenin Zorluğu ve Sahte Özürler
Özür dilemek neden zor gelir? Neden özür dilememek için direnir, yarım yamalak sahte özürlerin arkasına sığınırız? Samimiyetle özür dileyebilmenin duygusal bir maliyeti var. Çünkü kendimizi hangi mazeretlerle savunduğumuz, aslında en çok nelerden korktuğumuzun işareti. Ve belki de özür dileyebilmenin en güç tarafı, bizi kendi hakkımızda inandığımız hikâyeyle yüzleşmeye zorlaması.Daha fazla bilgi için: https://mutlubeyinpodcast.com/Sorularınızı ve önerilerinizi iletmek için: [email protected]'da takibe alın: https://www.instagram.com/ahenkg/Roman: ''Şanslı Kızlar'' https://rb.gy/hi4zf9
-
171
126. GÜZEL ŞEYLER - Portakal 🍊
Kışın ortasında, yazdan kalma bir güneş parçası, portakal. Dünyada bir renge adını veren tek meyve. Güney Doğu Asya’nın nemli ormanlarında büyümüş; uzun yolculuklardan sonra Akdeniz’e yerleşmiş. Akdeniz’in sembolü olmuş. Rengiyle, lezzetiyle, insanı canlandıran parfümlü kokusuyla; bu bölüm, onun güzelliği hakkında. Daha fazla bilgi için: https://mutlubeyinpodcast.com/Sorularınızı ve önerilerinizi iletmek için: [email protected]'da takibe alın: https://www.instagram.com/ahenkg/Roman: ''Şanslı Kızlar'' https://rb.gy/hi4zf9
-
170
Can Sıkıcı Anlarla Baş Etmenin Yolu
“Bu iş neden bu kadar sıkıcı? Neden hep ben uğraşıyorum? Bu kadar basit bir şey neden saatler sürüyor?” Hayat, tam da bunlarla dolu. Canımızı sıkan işler, anlamsız görevler, vasatlık, monotonluk, aksilikler… Can sıkıntısı yaratan hiçbir şeyden hoşlanmıyoruz. Canımız sıkılsın istemiyoruz. Beynimiz doğası gereği yeni, ilginç, zevkli olanı aramaya koşullanmış. Bu yüzden ilgimizi cezbetmeyen, bize anlamlı gelmeyen görevlerle karşılaştığımızda, onları basit birer rahatsızlık olarak değil; kimliğimize ve hayatımızın anlamına yönelik bir tehdit gibi algılıyoruz. Sanki zamanımızdan, hayatımızdan çalan, özgürlüğümüzü kısıtlayan birer yük gibi...Peki, tüm bu zorlukları daha kolay hatta daha eğlenceli hale getirmek nasıl mümkün olur?Daha fazla bilgi için: https://mutlubeyinpodcast.com/Sorularınızı ve önerilerinizi iletmek için: [email protected]'da takibe alın: https://www.instagram.com/ahenkg/Roman: ''Şanslı Kızlar'' https://rb.gy/hi4zf9
-
169
Güvenle Karar Verebilmek
Şüphe, tereddüt ve pişmanlıkla harcanan zamanı, anlam dolu bir tecrübeye, anlam dolu bir hayata dönüştürmek için durup beklemekten vazgeçmek ve karar vermek gerekiyor. Her gün daha az ''bilmiyorum'' demek için kendimize sorabileceğimiz sorular var. Bu bölüm, güvenle karar verebilmek için yapabileceklerimiz hakkında. Daha fazla bilgi için: https://mutlubeyinpodcast.com/Sorularınızı ve önerilerinizi iletmek için: [email protected]'da takibe alın: https://www.instagram.com/ahenkg/Roman: ''Şanslı Kızlar'' https://rb.gy/hi4zf9
-
168
Karar Vermekten Neden Korkuyoruz?
Karar vermek neden zor gelir? En doğru kararı bulma çabası ve pişmanlık korkusu bizi nasıl paralize eder? Kararsız kalmak neden geçici olarak rahatlatır? Yalnızca kararsızlığı aşmak için değil, her kararı güçlü bir tecrübeye dönüştürmek için yapabileceklerimiz var.• Yaşadığımız kararsızlık gerçekten seçeneklerle mi ilgili, yoksa kaçındığımız duygularla mı?• Bir karar verdikten sonra hissettiğimiz duyguyu belirleyecek olan nedir: koşullar mı, yoksa koşullar hakkındaki düşüncelerimiz mi?• “Doğru karar” dediğimiz şey gerçekten var mı? Bir seçimi doğru yapan, seçimin kendisi mi, yoksa onu nasıl sahiplendiğimiz mi?• Aldığımız kararı, sonuç ne olursa olsun, pişman olmayacağımız bir tecrübeye dönüştürmek mümkün mü?Daha fazla bilgi için: https://mutlubeyinpodcast.com/Sorularınızı ve önerilerinizi iletmek için: [email protected]'da takibe alın: https://www.instagram.com/ahenkg/Roman: ''Şanslı Kızlar'' https://rb.gy/hi4zf9
-
167
125. Endişe, Telaş ve Yavaşlığın Tatlı Huzuru
Neden çoğu zaman gergin, telaşlı ve yorgun hissediyoruz? Neden hep acelemiz var? Modern yaşamın her anımıza hükmeden hızı, bitmeyen işler, sonu gelmeyen listeler ve sürekli tetikte olma hâli… Sakinleşmek için ihtiyacımız olan, yavaşlamak ve yeniden nefes alabilmek. Bunu başarmanın temel yoluysa, sandığımız gibi zihni susturmak değil. Her şeyden önce bedeni yatıştırmak ve sinir sistemine “güvendesin” mesajını verebilmek. Daha fazla bilgi için: https://mutlubeyinpodcast.com/Sorularınızı ve önerilerinizi iletmek için: [email protected]'da takibe alın: https://www.instagram.com/ahenkg/Roman: ''Şanslı Kızlar'' https://rb.gy/hi4zf9
-
166
124. “Neden Böyle Hissediyorum?” Sorusunun Gücü
Zaman zaman duygularınızın içinde kaybolduğunuzu, kendinizi anlamakta zorlandığınızı ve adını koyamadığınız duyguların sizi yönettiğini hissediyorsanız eğer, yalnız değilsiniz. Bu bir kusur ya da zayıflık değil; insan olmanın doğal hâli. Ama durum böyleyken bile doğru sorularla yönümüzü tayin edebilme gücümüz var.• Neden bazı duygular bilincimizi bütünüyle kuşatırken, bazıları sessizce geçip gider?• Zihnimiz, anlam veremediği bedensel sinyalleri neden aceleyle hikâyelere dönüştürür? Bu hikâyelere inanmak, yaşadığımız duyguyu neden daha ağır ve zorlayıcı hâle getirir?• “Neden böyle hissediyorum?” diye sormak, duygularla kurduğumuz ilişkiyi nasıl değiştirir?• Duygularımızı bir sorun olarak değil, bir mesaj olarak okumayı öğrenmek bizi nasıl güçlendirir?Daha fazla bilgi için: https://mutlubeyinpodcast.com/Sorularınızı ve önerilerinizi iletmek için: [email protected]'da takibe alın: https://www.instagram.com/ahenkg/Roman: ''Şanslı Kızlar'' https://rb.gy/hi4zf9
-
165
123. İlişkilerde Sınır Koyabilmek
Herkesle iyi geçinmeye çalıştığımızda, kendimizle aramız açılır. Kendi ihtiyaçlarımızı ve alanımızı koruyabilmek için başkalarını değiştirmek zorunda değiliz. İnsan başkalarını değiştiremez, yönetemez ama kendini neye maruz bırakacağını seçebilir. İlişkilerde sınır koymak, bu seçim hakkını ele almak demek.Sınır koymaya neden ihtiyaç duyarız?Sınır koymanın gerçek anlamı nedir; direktif vermekten ve tehditten hangi noktalarda ayrılır?Sınırlar, benlik duygusu ve sinir sistemi üzerinde nasıl etkiler yaratır? Bir sınır belirledikten sonra onu uygulamayı başarmanın yolları neler?Daha fazla bilgi için: https://mutlubeyinpodcast.com/Sorularınızı ve önerilerinizi iletmek için: [email protected]'da takibe alın: https://www.instagram.com/ahenkg/Roman: ''Şanslı Kızlar'' https://rb.gy/hi4zf9
-
164
122. GÜZEL ŞEYLER: Fincanın Avucundaki Sıcaklığı ☕️
Sıcak bir fincanı avuçlarımızın arasında tutarken neden rahatlarız, gevşeriz? Neden yalnızca ellerimiz değil, içimiz de ısınır? Beynimiz sıcaklığı neden güven ve korunma duygularıyla ilişkilendirir?Neden üşüdüğümüzde dünya yabancılaşırken sıcaklık, aidiyet duygusunu besler?Sıcak bir fincan kaygıyı, endişeyi, yalnızlık hissini nasıl yumuşatır? Güzel Şeyler serisinin bu bölümde; bilimin, beden hafızasının ve duyguların kesiştiği yerde, sıcaklığın izini sürüyoruz.Daha fazla bilgi için: https://mutlubeyinpodcast.com/Sorularınızı ve önerilerinizi iletmek için: [email protected]'da takibe alın: https://www.instagram.com/ahenkg/Roman: ''Şanslı Kızlar'' https://rb.gy/hi4zf9
-
163
Daha Az Endişe, Daha Çok Huzur
Her endişenin kaynağında, kendimize anlattığımız kötü bir hikâye ve endişeli düşünceler var. Düşüncelerimizi kontrol etmek, durdurmak, bastırmak zorunda değiliz. Böyle bir gücümüz de yok zaten. Öte yandan düşüncelerin bizi kontrol etmesini engelleyecek güce sahibiz. Lüzumsuz endişelerin çaresi, bu gücü bulabilmek. Hem zihnimizde hem bedenimizde. Daha önce de paylaştığım dört bölümlük endişe serisinin son kısmı, daha az endişe ve daha çok huzur için yapabileceklerimiz hakkında.Endişe serisinin önceki bölümleri: 45. Bölüm - Neden Endişeleniyoruz?46. Bölüm - Endişe Hakkında On Gerçek 147. Bölüm - Endişe Hakkında On Gerçek 2Daha fazla bilgi için: https://mutlubeyinpodcast.com/Sorularınızı ve önerilerinizi iletmek için: [email protected]'da takibe alın: https://www.instagram.com/ahenkg/Roman: ''Şanslı Kızlar'' https://rb.gy/hi4zf9
-
162
Her Sabah Yeniden Başlamanın Gücü
Yaşanıp geçen onca sabahın içinde, insanın kendine dönüp ‘’Bugün yeni bir yerden başlayabilirim’’ demesi hayatını nasıl değiştirir? ''Bugün de aynı olacak'' hissiyle değil, ''Bakalım bugün neler olacak?'' merakı ve açıklığıyla yaşamak. Her sabah, dün kaldığımız yerden devam etmek yerine yeniden başlayabilmek...Bugün dünün devamı olmak zorunda mı? Kendi içinde yeni bir başlangıç olabilir mi? Ve buna gerçekten bir şans verirsek, o günü nasıl yaşarız? Kim oluruz o gün? Hayat akıp giden bir nehirse eğer, sabah saatleri, o nehirde küçük bir kıyı bulma şansı sunar bize. Bugün de geldim. Bugün de buradayım. Ve hayatta her gün, yeni bir ihtimal.Daha fazla bilgi için: https://mutlubeyinpodcast.com/Sorularınızı ve önerilerinizi iletmek için: [email protected]'da takibe alın: https://www.instagram.com/ahenkg/Roman: ''Şanslı Kızlar'' https://rb.gy/hi4zf9
-
161
121. Sağlıklı Bir Yaşam İçin 5 Strateji
Sağlıklı yaşamak, sadece daha uzun yaşamak değil; kendinle bağını koparmadan yaşamak demek. Bir başka deyişle kendinle kurduğun teması, tesadüflere bırakmamak. Bunu başarabilmekse, sağlıklı alışkanlıklar edinmek için rasgele denemeler yapmak yerine, bilinçli ve planlı bir yol haritası izlemekle mümkün. Çünkü bedenimize ve zihnimize gösterdiğimiz özen, hayata verdiğimiz değerin en açık yansıması.Daha fazla bilgi için: https://mutlubeyinpodcast.com/Sorularınızı ve önerilerinizi iletmek için: [email protected]'da takibe alın: https://www.instagram.com/ahenkg/Roman: ''Şanslı Kızlar'' https://rb.gy/hi4zf9
-
160
120. Sağlıklı Yaşamaya Karar Vermek
Sağlıklı yaşam, bir diyet listesi değil. Bir yasaklar listesi, zorunluluk ya da geçici bir heves değil. İnsanın, bedenini ve ruhunu birlikte dinlemeyi seçmesi ve kendi hayatına bilinçli bir şekilde yön vermesi demek. “Ben kendime değer veriyorum” demenin bir yolu.Tüm zorluklara ve engellere rağmen sağlıklı bir yaşam sürmek mümkün. Günlük hayatın koşturmacası içinde çoğu zaman yorgunluğumuzu, stresimizi, huzursuzluğumuzu görmezden geliyoruz. Kötü hissetmeye alışıyoruz. Oysa durup kendimize baktığımızda, daha iyi hissetmek, daha dengeli olmak ve hayatın içinde kaybolmadan var olabilmek için seçeneklerimiz olduğunu göreceğiz. İşte bu bölüm, hayatımızı dönüştürmek için yapabileceklerimiz hakkında.Daha fazla bilgi için: https://mutlubeyinpodcast.com/Sorularınızı ve önerilerinizi iletmek için: [email protected]'da takibe alın: https://www.instagram.com/ahenkg/Roman: ''Şanslı Kızlar'' https://rb.gy/hi4zf9
-
159
119. Sağlıklı Yaşamak Neden Zor Gelir?
Tarihin hiçbir döneminde olmadığı kadar bilgiye yakınız bugün. Sağlıklı yaşamanın ne olduğunu, bize neyin iyi geldiğini, hangi davranışların bizi yavaşça tükettiğini az çok biliyoruz. İnternette birkaç saniyede binlerce bilgi kaynağına ulaşabiliriz. Sigaranın zararlarını öğrenmek için makaleler okumaya gerek yok. Kötü beslenmenin, uykusuzluğun, hareketsizliğin bedenimizi nasıl yıprattığını kavramak için doktor olmaya gerek yok. Bilgi zaten bizde.Ve çelişki tam da burada başlıyor. Bilgi çağında yaşıyoruz ama davranışlarımız çağın gerisinde kalabiliyor. Bildiğimizi uygulayamıyoruz. Sorun bilgi eksikliği değil, davranış değişikliğinin doğası gereği zor olması. Konu özellikle sağlık olduğunda, “Biliyorum ama yapamıyorum” cümlesi çok tanıdık değil mi?İşte bu noktada kendimize sormamız gereken kritik sorular var. Madem sağlıklı yaşamanın faydalarını biliyoruz, neden sağlıksız seçimler yapıyoruz? Aklımızla, mantığımızla doğru olanı bildiğimiz halde neden davranışlarımız başka yöne gidiyor? Bu soruların cevabını etraflıca anlamak önemli. Çünkü bir davranışı değiştirebilmek için önce mevcut durumu tüm netliğiyle görmek ve nedenlerini kavramak gerekiyor. Neyi, hangi dürtüyle, hangi alışkanlıkla yaptığımızı anladığımızda ancak gerçek gücümüzün nerede olduğunu görebileceğiz. Bilginin davranışa dönüşmediği o aralığı çözdükçe, doğru olanı yapabilmek için neye ihtiyacımız var, işte onu bulabileceğiz. Daha fazla bilgi için: https://mutlubeyinpodcast.com/Sorularınızı ve önerilerinizi iletmek için: [email protected]'da takibe alın: https://www.instagram.com/ahenkg/Roman: ''Şanslı Kızlar'' https://rb.gy/hi4zf9
-
158
118. Moralsiz Anlar İçin İlk Yardım Planı
Hepimizin hayatında, küçük bir aksilik yüzünden moralimizin çöktüğü anlar olur. Dışarıdan bakıldığında önemsiz görünen bir eleştiri, ters bir söz, bozulan bir plan ya da ufak bir hata; içimizde beklenmedik bir ağırlık yaratabilir.Oysa bu anların hayatımızdaki etkisi sandığımızdan çok daha büyük. Çünkü benlik algımız; yani kendimizi nasıl gördüğümüz ve değerlendirdiğimiz, hayatın büyük dönüm noktalarından çok, küçük ama sık yaşanan deneyimlerin toplamıyla şekillenir. Günlük hayatın sıradan akışı içinde, moralimizin ne kadar sık ve kolayca bozulduğu, kendimizle kurduğumuz ilişkinin ne kadar kırılgan ve dayanıksız olduğununun da göstergesi. Bu nedenle, moralimizin düştüğü anlar için bir “ilk yardım planına” ihtiyacımız var. Çünkü bu küçük krizlerle nasıl başa çıktığımız, yalnızca ruh hâlimizi değil, genel yaşam kalitemizi de doğrudan belirler.Daha fazla bilgi için: https://mutlubeyinpodcast.com/Sorularınızı ve önerilerinizi iletmek için: [email protected]'da takibe alın: https://www.instagram.com/ahenkg/Roman: ''Şanslı Kızlar'' https://rb.gy/hi4zf9
-
157
Hayatımızı Küçülten Sessiz Güç: Rehavet
Hayat akmaya devam ederken, kendinizi sessizce kenarda bekliyormuş gibi hissettiğiniz oldu mu hiç? Rehavet, işte tam da böyle anlarda yavaşça hayatımıza sızar. Bizi uykuya çeker gibi uyuşturur. “Yarın yaparım… sonra hallederim… şimdi biraz durayım” derken, fark etmeden en temel gücümüzden, harekete geçme irademizden uzaklaştırır.En sinsi yanı, cezbedici olmasıdır. Rahatlık, kolaylık, konfor, sakinlik sunar; sanki bizi korkularımızdan koruyormuş gibi görünür. Oysa bu, sahte bir güvendir. Yüzleşmediğimiz her korku büyür, ertelenen her adım daha ağır gelir ve içimizde sessiz bir yük birikir.Rehavet bizi korumaz; bizi olduğumuz yere çiviler. Ve o dar alanda, vasatlığa ve belki de hiç istemediğimiz bir hayata hapseder. Daha fazla bilgi için: https://mutlubeyinpodcast.com/Sorularınızı ve önerilerinizi iletmek için: [email protected]'da takibe alın: https://www.instagram.com/ahenkg/Roman: ''Şanslı Kızlar'' https://rb.gy/hi4zf9
-
156
117. Daha Huzurlu Bir Hayat İçin: Düşündüğün Her Şeye İnanma
Düşüne düşüne kendimizi mutsuz ettiğimiz ne çok an var… Zihnimiz, gerçeğin yerine kendi hikayelerini koyar ve biz de fark etmeden o hikayelere inanırız. Düşüncelerle aramızda mesafe bırakmak zor gelir. Oysa düşüncelerimiz çoğu zaman gerçekliğin doğrudan karşılığı değil, zihinsel alışkanlıklarımızın yansıması.Zihnimiz, nefes almak gibi, düşünmeyi de kendiliğinden otomatik olarak yapıyor. Hiç durmadan düşünüyoruz. Tıpkı kalbin kan pompalaması gibi zihnimiz de sürekli düşünceler üretiyor. Bir olaya tanık olduğumuzda, bir şey gördüğümüzde, bir söz işittiğimizde, olan biteni anlamlandırmak için otomatik olarak düşünceler üretiyor beynimiz. Ve bu düşünceler çoğu zaman geçmiş tecrübelerden, bastırdığımız korkulardan, endişelerden ya da uzun zaman önce içimize yerleşmiş kalıplardan ve önyargılardan besleniyor. Bu yüzden huzur bulabilmenin yolu, düşündüğün her şeye inanmamakla başlıyor.Daha fazla bilgi için: https://mutlubeyinpodcast.com/Sorularınızı ve önerilerinizi iletmek için: [email protected]'da takibe alın: https://www.instagram.com/ahenkg/Roman: ''Şanslı Kızlar'' https://rb.gy/hi4zf9
-
155
116. GÜZEL ŞEYLER - Elma🍎
Hayatımıza güzellik katan deneyimlere daha dikkatle yaklaştığımızda, gündelik olanın içinde saklı incelikleri fark etmeye başlarız. Merakla ve ilgiyle durup baktığımız her küçük ayrıntı, bizi hayata daha derinden bağlar. Daha mutlu hissederiz.Çünkü temel bir gerçek var: Dikkatimizi neye yöneltirsek, duygularımız da oraya akar. Güzellik ve mutluluk, algımızla şekillenen bir bakış açısı. Büyük ve olağanüstü anlarda değil; görmeyi seçtiğimiz küçük detaylarda saklı. Bir elmada mesela. Bazen sıradan bir elma bile, eğer gerçekten görmeyi bilirsek, bize tanıdık olandaki mucizeyi hatırlatır.Bu bölüm, insanlık tarihinin belki de en çok bilinen meyvesi hakkında: Elma. İlk ısırığın tazeliğinde mevsimler, lezzetinde sağlık, renk yelpazesinde güneş, rüzgâr ve zamanın hikâyesi var.“GÜZEL ŞEYLER” serisinin önceki bölümleri:💛 111. Renklerden Sarı🍓 105. Çilek💚 101. Renklerden Yeşil☀️ 97. Yüzünü Güneşe Çevirmek 🤎 93. Battaniye Altına KıvrılmakDaha fazla bilgi için: https://mutlubeyinpodcast.com/Sorularınızı ve önerilerinizi iletmek için: [email protected]'da takibe alın: https://www.instagram.com/ahenkg/Roman: ''Şanslı Kızlar'' https://rb.gy/hi4zf9
-
154
115. Boşa Giden Keşkeler
Her gün ne çok keşke diyoruz… Geçmişte kalan bir anı zihnimizde düzeltmeye çalışırken, bazen pişmanlıkla bazen hasretle, kimi zaman şikayet etmek kimi zamansa kendimizi cezalandırmak için. Ama her defasında güçsüzlük hatta çaresizlik hissiyle. Oysa her keşkeyi, geleceği kurmak üzere kendi avantajına dönüştürmek mümkün.Daha fazla bilgi için: https://mutlubeyinpodcast.com/Sorularınızı ve önerilerinizi iletmek için: [email protected]'da takibe alın: https://www.instagram.com/ahenkg/Roman: ''Şanslı Kızlar'' https://rb.gy/hi4zf9
-
153
114. Dedikodu Yapmak Neden Zevk Verir?
“Size bomba gibi bir dedikodum var! İnanamayacaksınız, neler olmuş ama aramızda kalsın…”Bunları duyduğumuzda; yeni, gizli, belki yasak bir bilgi öğreneceğimizin daha işaretini aldığımız anda, zevk duymaya başlıyoruz. Beynimiz dedikoduyu neden ödül gibi algılar? Dedikodu, hangi yönleriyle psikolojik bir ihtiyaç? Ne zaman yıkıcı bir silaha dönüşür? Ve başkaları hakkında söylediklerimiz, bize kendimizle ilgili neler anlatır?Daha fazla bilgi için: https://mutlubeyinpodcast.com/Sorularınızı ve önerilerinizi iletmek için: [email protected]'da takibe alın: https://www.instagram.com/ahenkg/Roman: ''Şanslı Kızlar'' https://rb.gy/hi4zf9
-
152
113. Kendinle İyi Geçinmenin Yolu
Hayatı sevmenin, hayatla dost olmanın ilk adımı, kendine dost olmak değil mi?İçimizde kavga ettiğimiz sürece, dünya da huzursuz, gürültülü. Kendimize düşman olduğumuzda, ne başarının tadı var ne güzelliklerin. Kendini anlamak, kendi hikayeni sahiplenmek, önce kendine sadık olmak için… Kendimizle iyi geçinmek için neyi bekliyoruz?Daha fazla bilgi için: https://mutlubeyinpodcast.com/Sorularınızı ve önerilerinizi iletmek için: [email protected]'da takibe alın: https://www.instagram.com/ahenkg/Roman: ''Şanslı Kızlar'' https://rb.gy/hi4zf9
-
151
112. Hayatı Kolaylaştıran Basit Cümleler
Mutsuzluk sandığımız şey, bazen yalnızca bir alışkanlık. Düşünmeye alıştığımız olumsuz, faydasız, mutsuz düşüncelerin yarattığı duygusal bir döngü. Bu döngüden çıkmanın yolu, taze düşüncelerle zihnimizi yeniden eğitmek. Çünkü hayatı değiştirmenin yolu, yalnızca tek bir düşünceyi değiştirmek kadar kolay olabilir.Daha fazla bilgi için: https://mutlubeyinpodcast.com/Sorularınızı ve önerilerinizi iletmek için: [email protected]'da takibe alın: https://www.instagram.com/ahenkg/Roman: ''Şanslı Kızlar'' https://rb.gy/hi4zf9
-
150
111. GÜZEL ŞEYLER: Renklerden Sarı 🌼
İnsanın dişlerini kamaştıran limon sarısı, yumuşak, mat sarısıyla ayva kabuğu, platin rengi saçlar, mısır püskülü, ayçiçeği, kehribar, bal rengi, sonbaharda yaprakların arasından eriyip dağılan altın rengi… Hepsi, doğanın sarıya yüklediği bin bir anlamın yankısı. Bugün, işte o rengin—sarının—ışıkla, sıcaklıkla, insanlık tarihindeki yeri ve yaşam enerjisiyle iç içe geçmiş hikayesi.Daha fazla bilgi için: https://mutlubeyinpodcast.com/Sorularınızı ve önerilerinizi iletmek için: [email protected]'da takibe alın: https://www.instagram.com/ahenkg/Roman: ''Şanslı Kızlar'' https://rb.gy/hi4zf9
-
149
Neden Mutlu Anlar Çabuk Geçer?
Parmaklarımızın arasından kum taneleri gibi akıp gidiyor zaman. Kovalıyoruz, yakalayamıyoruz. Modern hayatın başlıca şikâyet konularından biri, zamansızlık. Zamanı neden her durumda aynı şekilde algılamıyoruz? Bazen dakikalar geçmek bilmezken, bazen saatler bir an gibi akıp gidiyor. Bu farklı algının en önemli etkenlerinden biri duygularımız. Peki, duygularımız zaman algımızı nasıl şekillendiriyor? Mutluluk, heyecan ya da kaygı içinde olduğumuzda zamanın akışı neden farklı hissediliyor? Aslında zamanla kurduğumuz ilişkiyi dönüştürmenin anahtarı, zaman algımızın düşüncelerimiz ve hislerimizle şekillendirebileceğimiz dinamik bir kavram olduğunu fark etmekte gizli. Daha fazla bilgi için: https://mutlubeyinpodcast.com/Sorularınızı ve önerilerinizi iletmek için: [email protected]'da takibe alın: https://www.instagram.com/ahenkg/Roman: ''Şanslı Kızlar'' https://rb.gy/hi4zf9
-
148
110. Adını Koyamadığımız Duygular
Adını koyamadığımız duygulara, başka diller aracılığıyla isim bulabiliriz. Dünyanın uzak dilleri, başka dillerde tam karşılığı bulunmayan, buna rağmen dünyanın hemen her köşesinden insanın duygularına tercüman olabilecek egzotik sözcüklerle dolu. Kendimizi daha iyi anlamaya ve içimizdeki karmaşayı yatıştırmaya yardımcı olabilecek sözcüklerle. ForelsketMangata GökottaToskaUitwaaienKomorebiYu-yiTorschlusspanikDaha fazla bilgi için: https://mutlubeyinpodcast.com/Sorularınızı ve önerilerinizi iletmek için: [email protected]'da takibe alın: https://www.instagram.com/ahenkg/Roman: ''Şanslı Kızlar'' https://rb.gy/hi4zf9
-
147
Küçük Pişmanlıkların Büyük Yükü
Pişmanlık çok sık tecrübe ettiğimiz bir duygu. Hemen her gün söylediğimiz söylemediğimiz, yaptığımız yapmadığımız birçok şey için pişman oluyoruz. Her zaman hayatımızı değiştiren büyük dalgalar halinde hissetmiyoruz bunu. Çoğu zaman günlük hayatımıza sessizce sızan küçük anlarda gizleniyor, pişmanlıklar. Düşünmeden ağzımızdan çıkan bir söz, yarım bıraktığımız bir iş, cevaplamayı unuttuğumuz bir mesaj, boş yere geçen birkaç saat, fazladan yediğimiz bir dilim pasta, lüzumsuz bir alışveriş… İlk bakışta çok da önemli görünmeyen bu anların her biri, katmanlar halinde usul usul yerleşiyor zihnimize. Zihnimizin kıyısında köşesinde toz gibi birikiyor ve eklenen her yeni pişmanlıkla, daha da ağırlaşan duygusal bir yüke dönüşüyor. Anlamakta zorlandığımız birçok mutsuzluğun gerisinde, her gün tekrarladığımız keşkeler ve küçük pişmanlıklar var.Daha fazla bilgi için: https://mutlubeyinpodcast.com/Sorularınızı ve önerilerinizi iletmek için: [email protected]'da takibe alın: https://www.instagram.com/ahenkg/Roman: ''Şanslı Kızlar'' https://rb.gy/hi4zf9
-
146
109. Bir Şehri Neden Severiz?
Her şehrin bir ruhu vardır. Kimi ilk bakışta çarpar, kimi zamanla, tanıdıkça sevilir. Ve bazen bir şehri sevmek için tek bir an yeter. Bir şehri neden severiz?Bu bölümde, bir yandan Hollanda’nın en güzel şehirlerinden birinin, Utrecht’in sokaklarını gezeceğiz, bir yandan da bu soruyu cevaplayacağız. Daha fazla bilgi için: https://mutlubeyinpodcast.com/Sorularınızı ve önerilerinizi iletmek için: [email protected]'da takibe alın: https://www.instagram.com/ahenkg/Roman: ''Şanslı Kızlar'' https://rb.gy/hi4zf9
-
145
Sere Serpe Lizbon
Sere serpe bir şehir, Lizbon. Plajların şehrin ta içine nüfuz ettiği, güneşe ve suya dost; yalnızca geniş meydanlarda ve manzaralı yüksek tepelerde değil, daracık yokuşlarla sokak kuytularında bile kendini gizlemeyen, hep biraz çıplak bir şehir. Şehrin ortasında çıplak yüzen kadınları kendine yakıştıran bir şehir.Daha fazla bilgi için: https://mutlubeyinpodcast.com/Sorularınızı ve önerilerinizi iletmek için: [email protected]'da takibe alın: https://www.instagram.com/ahenkg/Roman: ''Şanslı Kızlar'' https://rb.gy/hi4zf9
-
144
Ağrıyla Başa Çıkmanın İlk Adımı
Bizi tehlikelerden koruyan, bizi hayatta tutan bir uyarı sistemi, ağrı. Bedenimizde hissettiğimiz her ağrı dikkatimizi çağıran bir işaret. Öte yandan bir ağrıyı, bir acıyı tecrübe etmek hiçbir zaman yalnızca fiziksel bir olay değil. Zihinsel ve duygusal bir mesele.Daha fazla bilgi için: https://mutlubeyinpodcast.com/Sorularınızı ve önerilerinizi iletmek için: [email protected]'da takibe alın: https://www.instagram.com/ahenkg/Roman: ''Şanslı Kızlar'' https://rb.gy/hi4zf9
-
143
Dünyanın En Güzel Plajı
İstanbul’dan en fazla bir buçuk saatlik uçuş mesafesindeyiz ama Karayipler’de gibiyiz. Akdeniz’in en turistik adalarından birindeyiz ama öyle nefis bir yalnızlıkla çevriliyiz ki dünyanın gürültüsünden çok uzakta, ıssız bir okyanusun ortasındaymışız gibi… Deniz, arkamızda yükselen dağlar kadar durgun. Su, cam mavisi. Kum, uçuk pembe. Enginlere kadar uzanan pürüzsüz maviliğin ucunda, Afrika var. Burası, Afrika’ya göç eden deniz kuşlarının Avrupa’daki son durağı. Burası, dünyada eşi benzeri olmayan kum çiçeklerinin serpildiği, şansı yaver gidenlerin Akdeniz foklarıyla yan yana yüzdüğü bir doğa harikası. Burası Girit’in egzotik cenneti Elafonisi. O kadar güzel ki bir plaj değil de bir plajın rüyası gibi…Daha fazla bilgi için: https://mutlubeyinpodcast.com/Sorularınızı ve önerilerinizi iletmek için: [email protected]'da takibe alın: https://www.instagram.com/ahenkg/Roman: ''Şanslı Kızlar'' https://rb.gy/hi4zf9
-
142
Felaket Senaryolarının Gizli Cazibesi
Zorlukları abartan, iyi olandan çok kötüyü gören, her gün basit konularda bile, irili ufaklı dramlar yaratan bir beyinle yaşıyoruz. Pireyi deve yapmaya, hiç yoktan olay yaratmaya, olan biteni orantısız şekilde büyütmeye ve abartmaya meyilliyiz. İşin kötüsü, hayatımızdaki birçok mutsuzluğun kaynağında, kendimize anlatıp durduğumuz bu dramatik hikayeler var. Neden böyleyiz? İnsan beyni için dram yaratmanın neden gizli bir cazibesi var? Ve bu duruma rağmen mutlu olabilmek ve her günü daha iyi duygularla yaşayabilmek için yapabileceklerimiz neler? Daha fazla bilgi için: https://mutlubeyinpodcast.com/Sorularınızı ve önerilerinizi iletmek için: [email protected]'da takibe alın: https://www.instagram.com/ahenkg/Roman: ''Şanslı Kızlar'' https://rb.gy/hi4zf9
-
141
Bir Davranışı Değiştirebilmek
Kim olmak istiyoruz? Nasıl davranmak istiyoruz? Neden faydasız davranışlardan ve kötü alışkanlıklardan vazgeçmekte zorlanıyoruz? İstediğimiz yönde davranmayı başarmak ve hayatımızda kalıcı bir dönüşüm yaratabilmek için bizi kısıtlayan düşünce kalıplarıyla ve tanıdık ama verimsiz duyguların konforuyla yolumuzu ayırmamız gerekiyor. Daha fazla bilgi için: https://mutlubeyinpodcast.com/Sorularınızı ve önerilerinizi iletmek için: [email protected]'da takibe alın: https://www.instagram.com/ahenkg/Roman: ''Şanslı Kızlar'' https://rb.gy/hi4zf9
-
140
Davranışlarımızın Gerçek Sebebi
''Hepimiz kendi düşüncelerimizin birer sonucuyuz’'' demiş Buda. Stoacı filozof Marcus Aurelius’e göre mutlu bir yaşam, sandığımızdan daha az şey gerektirir çünkü mutluluğun kaynağı kendi içimizde, kendi düşünce biçimimizdedir. Bir başka Stoacı düşünür Epiktetos ise ‘’Dışımızdaki koşulları seçemeyiz ama koşullara nasıl tepki vereceğimiz her zaman bize kalmıştır’’ diyor. Psikolojinin kurucularından olan düşünür William James ise ‘’insanlığın en önemli keşiflerinden biri’’ diye nitelemiş bu yaklaşımı. İnsanlığın en önemli keşiflerinden biri, diyor, düşüncelerimizi değiştirerek hayatımızı değiştirebileceğimiz gerçeğidir. İnsanlık tarihi boyunca, antik çağdan bugüne dek dünyanın farklı coğrafyalarında, farklı düşünce akımlarında karşımıza çıkan ortak bir yaklaşım bu: Hayatımızı düşüncelerimizle yaratıyoruz.Peki ama nasıl?Bu bölümde, bu önemli sorunun peşine düşeceğiz. Keşke yapmasam, değiştirebilsem dediğimiz davranışlar, kurtulmak istediğimiz alışkanlıklar ya da hayatımıza katmak istediğimiz yeni davranış biçimleri... İstediğimiz yönde davranabilmek ve kalıcı bir dönüşüm yatabilmek için ihtiyacımız olan ilk şey, neyi neden yaptığımızı anlamak. Ve bunu anlamanın ilk yolu düşüncelere ve duygulara bakmak.Daha fazla bilgi için: https://mutlubeyinpodcast.com/Sorularınızı ve önerilerinizi iletmek için: [email protected]'da takibe alın: https://www.instagram.com/ahenkg/Roman: ''Şanslı Kızlar'' https://rb.gy/hi4zf9
-
139
İlk Lokmadan Son Lokmaya: Yemekle Kurduğumuz İlişki
Türkiye obezitede Avrupa birincisi. Dünya Sağlık Örgütü’nün belirlediği ölçütlere göre her üç yetişkinden biri obez. Durum yalnızca yetişkinlerle sınırlı değil. Türkiye’de yapılan araştırmalar, her dört çocuktan birinin aşırı kilolu veya obez olduğunu ortaya koymuş. Türkiye Bilimler Akademisi’nin daha birkaç ay önce düzenlenen sempozyumunda paylaşılan veriler bunlar. Obezite, dünya çapında bir salgın ve her geçen yıl kötüleşiyor. Endişe verici olan bu sayıların özellikle düşük gelirli ülkelerde, sağlık sistemlerinin ihtiyacı karşılamakta zorlandığı ülkelerde hızla tırmanıyor olması. Açlık hissini bir tehdit olarak gören, bu yönde evrimleşmiş bir beyinle yaşıyoruz. Üstelik hem fiziksel hem duygusal yönden alışkanlık yaratacak şekilde tasarlanmış yiyeceklerle çevriliyiz. Durum buyken, yemekle kurduğumuz ilişkiyi istediğimiz gibi yönetebilmek için yapabileceklerimiz neler?Daha fazla bilgi için: https://mutlubeyinpodcast.com/Sorularınızı ve önerilerinizi iletmek için: [email protected]'da takibe alın: https://www.instagram.com/ahenkg/Roman: ''Şanslı Kızlar'' https://rb.gy/hi4zf9
-
138
Neden Aç Değilken Yiyoruz?
Yemekle kurduğumuz ilişki, hiçbir zaman yalnızca yemekle ilgili değil. Beslenmenin çok ötesine; duygusal sağlığımıza, duygusal ihtiyaçlarımıza, imajımıza, kendimizi nasıl gördüğümüze, kısacası kendimizle kurduğumuz ilişkiye uzanan derin bir konu, yemek. Sadece bedensel olarak değil; zihinsel ve duygusal olarak nasıl beslendiğimizin, nasıl doyduğumuzun da bir yansıması. Aç değilken yiyoruz. Doyduktan sonra yemeğe devam ediyoruz. Bazen sırf alışkanlıktan yiyoruz. Can sıkıntısından, stresten, yalnız hissettiğimiz için, kötü hissettiğimiz için, yapacak daha iyi bir şey olmadığı için. Zor bir duyguyu hissetmemek, oyalanmak, uyuşmak için. Ya da belki biraz daha iyi hissedebilme çabasıyla, hayatta bir zevk bulabilmek için yiyoruz. Kısacası yaşamak için acıkmaya ihtiyacımız var ama yemek için acıkmaya ihtiyacımız yok. Yeme isteğiyle, biyolojik bir dürtü olan açlık hissi her zaman aynı şey değil. Bu yüzden yemekle kurduğumuz ilişki -açlığın, tokluğun, beslenmenin ötesinde- öncelikle duygusal ihtiyaçlarımıza işaret eden önemli bir bilgi kaynağı. Daha fazla bilgi için: https://mutlubeyinpodcast.com/Sorularınızı ve önerilerinizi iletmek için: [email protected]'da takibe alın: https://www.instagram.com/ahenkg/Roman: ''Şanslı Kızlar'' https://rb.gy/hi4zf9
-
137
Sardinya'ya Yolculuk
Sardinya, Sicilya’dan sonra Akdeniz’in en büyük ikinci adası ama çoğu Akdenizliden farklı. Daha yabani, daha ıssız, daha yalnız… Avrupa ile Afrika’nın ortasında bir yerde; İtalya’dan çok Tunus’a yakın. Öte yandan, komşularından ziyade ta uzaklardaki Karayipler’i andıran bir coğrafyaya sahip. Bugün size dünyanın en güzel yerlerinden birinden bahsedeceğim. Dağlarında mavi gözlü albino eşeklerin, vahşi atların koşturduğu; kıyılarında, sualtında Neptün otunun çiçek açtığı, derin sularında fokların, yunusların, balinaların yüzdüğü yerden. Sardinya. Yalnız, mağrur ve bir hayal kadar güzel. Başka hiçbir yere benzemeyen, kendine ait bir ada.Daha fazla bilgi için: https://mutlubeyinpodcast.com/Sorularınızı ve önerilerinizi iletmek için: [email protected]'da takibe alın: https://www.instagram.com/ahenkg/Roman: ''Şanslı Kızlar'' https://rb.gy/hi4zf9
-
136
108. Kıskançlığı Yatıştırmak
Sevdiğin bir insanın başarısını kıskanmak… Çoktan bitmiş bir ilişkinin ardından, eski eşin, eski sevgilinin yeni hayatını kıskanmak… Yüzeyde başka biriyle ilgiliymiş gibi görünse de insanın kendiyle baş başa kaldığı bir duygu, kıskançlık. Kim olduğumuzla, kim olmak istediğimiz arasındaki mesafeye dair sessiz bir yüzleşme.Daha fazla bilgi için: https://mutlubeyinpodcast.com/Sorularınızı ve önerilerinizi iletmek için: [email protected]'da takibe alın: https://www.instagram.com/ahenkg/Roman: ''Şanslı Kızlar'' https://rb.gy/hi4zf9
-
135
107. Kıskanmak
Kıskançlık… Hepimizin zaman zaman hissettiği ama çoğu zaman adını koymaktan kaçındığı, en çok da kendimizden sakladığımız o karmaşık duygu. Başkasının mutluluğunda kendi eksikliğini görmek, bir başkasında olana içten içe öfkelenmek, ama belki de en çok kendi yeterliliğimizi sorgulamak... Kıskançlık, gizli arzularımıza nasıl ayna tutar? Benlik algımızı nasıl tehdit eder? Eleştiri, küçümseme, sitem gibi davranışlara nasıl bürünür? Ve en önemlisi: Kendimizi daha derinlemesine tanımak için nasıl bir fırsata dönüşebilir?Daha fazla bilgi için: https://mutlubeyinpodcast.com/Sorularınızı ve önerilerinizi iletmek için: [email protected]'da takibe alın: https://www.instagram.com/ahenkg/Roman: ''Şanslı Kızlar'' https://rb.gy/hi4zf9
-
134
106. Gerçeği Kabullenmenin Gücü
Bazı ilişkiler neden bizi içten içe tüketir? Çaba gösterdiğimiz halde neden aynı hayal kırıklıklarını tekrar tekrar yaşarız? Umut sandığımız şey, faydasız bir iyimserlik olabilir mi? Belki de asıl mesele gerçeğe direnmekten vazgeçip kendimizi yeniden şekillendirme cesaretini gösterebilmekte.Daha fazla bilgi için: https://mutlubeyinpodcast.com/Sorularınızı ve önerilerinizi iletmek için: [email protected]'da takibe alın: https://www.instagram.com/ahenkg/Roman: ''Şanslı Kızlar'' https://rb.gy/hi4zf9
-
133
🌳 Özgüvenin Temeli: Kendine Sadık Kalabilmek
Hayatta çok şey başarmış olmasına rağmen özgüveni eksik insanlar var. Birçok hedefe ulaşmış, değer yaratmış, zorlukların üstesinden gelmiş olup yine de kendisiyle kurduğu ilişkide mutsuz olan, yetersizlik, değersizlik duygularını bir türlü aşamayan insanlar... Diğer taraftan, başarısızlıklara, aksiliklere, yenilgilere rağmen özgüveni kolay kolay sarsılmayan insanlar da var. Hatta somut bir başarısızlık karşısında bile kendini başarısız görmeyen, hemen ayağa kalkıp güvenle yola devam eden insanlar... Bu iki insanı birbirinden ayıran nedir? Kendileriyle kurdukları ilişkiyi bu kadar farklı yapan ne olabilir? Sahip olduğumuz en önemli ilişki, kendimizle kurduğumuz ilişki. Kendi hakkımızdaki düşüncelerimiz, kendimize dair duygularımız. Her şeyi ve herkesi görmezden, duymazdan gelebiliriz. Kendimiz hariç! Bu yüzden mutlu bir yaşamın temel taşı, özgüven. Daha fazla bilgi için: https://mutlubeyinpodcast.com/Sorularınızı ve önerilerinizi iletmek için: [email protected]'da takibe alın: https://www.instagram.com/ahenkg/Roman: ''Şanslı Kızlar'' https://rb.gy/hi4zf9
-
132
🌿 Kötü Hissetmenin Anlamı
Kötü hissetmekten korkuyoruz. Zor duygulardan kaçmak istiyoruz. Oysa her duygu bize bir mesaj taşıyor. Hissettiğimiz her duygu, ortak insanlığımızın parçası. Rahatsız, olumsuz, ıstıraplı duyguları tecrübe etmek kolay değil ama zoru, güce dönüştürmek mümkün. Daha fazla bilgi için: https://mutlubeyinpodcast.com/Sorularınızı ve önerilerinizi iletmek için: [email protected]'da takibe alın: https://www.instagram.com/ahenkg/Roman: ''Şanslı Kızlar'' https://rb.gy/hi4zf9
No matches for "" in this podcast's transcripts.
No topics indexed yet for this podcast.
Loading reviews...
ABOUT THIS SHOW
Zihnimizin niteliği, hayatımızın niteliği demek. Kendinizi daha iyi anlamak ve yeni bir hayat hikâyesi yaratmak için yazar Ahenk Göklü ile bir yolculuğa davetlisiniz. Her pazartesi psikoloji, edebiyat ve felsefenin rehberliğinde, anlam ve mutluluk arayışına ışık tutan sorular… Yeni bölümleri kaçırmamak için Mutlu Beyin’i takibe alın.
HOSTED BY
Ahenk Göklü
Loading similar podcasts...