(114) 30. Söz/6, Sh 223 | Ene | Ene hayra bakan cihettte kendini bir abd bilir, mâhiyeti harfiyedir  episode artwork

EPISODE · Jan 2, 2026 · 57 MIN

(114) 30. Söz/6, Sh 223 | Ene | Ene hayra bakan cihettte kendini bir abd bilir, mâhiyeti harfiyedir

from Sözler Mecmuası · host Av. Ali Kurt

Şöyle ki: Enenin bir vechini nübüvvet tutmuş gidiyor. Diğer vechini felsefe tutmuş geliyor.Nübüvvetin vechi olan birinci vecih: Ubûdiyet-i mahzanın menşeidir. Yani, ene kendini abd bilir. Başkasına hizmet eder, anlar. Mâhiyeti harfiyedir. Yani başkasının ma‘nâsını taşıyor, fehmeder. Vücûdu tebeîdir. Yani başka birisinin vücûduyla kāim ve îcâdıyla sâbittir, i‘tikād eder. Mâlikiyeti vehmiyedir. Yani kendi mâlikinin izniyle sûrî, muvakkat bir mâlikiyeti vardır, bilir. Hakîkati zılliyedir. Yani hak ve vâcib bir hakîkatin cilvesini taşıyan mümkün ve miskin bir zıldir. Vazîfesi ise, kendi Hâlik’ının sıfât ve şuûnâtına mikyâs ve mîzân olarak şuûrkârâne bir hizmettir. İşte enbiyâ ve enbiyâ silsilesindeki asfiyâ ve evliyâ, eneye şu vecihle bakmışlar. Böyle görmüşler. Hakîkati anlamışlar. Bütün mülkü Mâlikü’l-Mülk’e teslîm etmişler. Ve hükmetmişler ki, o Mâlik-i Zülcelâl’in ne mülkünde, ne rubûbiyetinde, ne ulûhiyetinde şerîk ve nazîri yoktur. Muîn ve vezire muhtaç değil. Her şeyin anahtarı onun elindedir. Her şeye Kādir-i Mutlak’dır. Esbâb bir perde-i zâhiriyedir. Tabiat bir şerîat-ı fıtriyesidir ve kanunlarının bir mecmûasıdır ve kudretinin bir mistarıdır. İşte şu parlak, nûrânî, güzel yüz hayatdâr ve ma‘nîdâr bir çekirdek hükmüne geçmiş ki, Hâlik-ı Zülcelâl bir şecere-i tûbâ-yı ubûdiyeti ondan halketmiştir ki, onun mübârek dalları, âlem-i beşeriyetin her tarafını nûrânî meyvelerle tezyîn etmiştir. Bütün zaman-ı mâzîdeki zulümâtı dağıtıp, o uzun zaman-ı mâzî, felsefenin gördüğü gibi bir mezâr-ı ekber, bir ademistan olmadığını, belki istikbâle ve saadet-i ebediyeye atlamak için ervâh-ı âfilîne bir medâr-ı envâr ve muhtelif basamaklı bir mi‘râc-ı münevverve ağır yüklerini bırakan ve serbest kalan ve dünyadan göçüp giden ruhların nûrânî bir nûristanı ve bir bostanı olduğunu gösterir.İkinci vecih ise, felsefe tutmuştur. Felsefe ise, eneye ma‘nâ-yı ismiyle bakmış. Yani “Kendi kendine delâlet eder” der. Ma‘nâsı kendindedir, kendi hesabına çalışır hükmeder. Vücûdu aslî, zâtî olduğunu telakkî eder. Yani “Zâtında bizzât bir vücûdu vardır” der. Bir hakk-ı hayatı var. Dâire-i tasarrufunda hakîkî mâliktir, zu‘meder. Onu bir hakîkat-i sâbite zanneder. Vazîfesini hubb-u zâtından neş’et eden bir tekemmül-ü zâtî olduğunu bilir. Ve hâkezâ, çok esâsât-ı fâsideye mesleklerini bina etmişler. O esâsât, ne kadar esassız ve çürük olduğunu, sâir risâlelerimde ve bilhassaSayfa 224Sözler’de, hususan On İkinci ve Yirmi Beşinci Sözler’de kat‘î isbat etmişiz. Hatta silsile-i felsefenin en mükemmel ferdleri ve o silsilenin dâhîleri olan Eflâtun ve Aristo, İbn-i Sînâ ve Fârâbî gibi adamlar, “İnsaniyetin gayetü’l-gāyâtı teşebbehe bilvâcibtir. Yani Vâcibü’l-Vücûd’a benzemektir” deyip firavunâne bir hüküm vermişler. Ve enâniyeti kamçılayıp şirk derelerinde serbest koşturarak esbâbperest, sanemperest, tabiatperest, nücûmperestgibi çok envâ‘-ı şirktâifelerine meydan açmışlar. İnsaniyetin esasında münderic olan acz ve zaaf, fakr ve ihtiyaç, naks ve kusur kapılarını kapayıp, ubûdiyetin yolunu seddetmişler. Tabiata saplanıp, şirkten tamamen çıkamayıp, şükrün geniş kapısını bulamamışlar. Nübüvvet ise, gaye-i insaniyet ve vazîfe-i beşeriyet, ahlâk-ı İlâhiye ile ve secâyâ-yı haseneile tahalluketmekle beraber; aczini bilip kudret-i İlâhiyeye ilticâ, zaafını görüp kuvvet-i İlâhiyeye istinâd, fakrını görüp rahmet-i İlâhiyeye i‘timâd, ihtiyacını görüp gınâ-yı İlâhîden istimdâd, kusurunu görüp aff-ı İlâhîye istiğfâr, naksını görüp kemâl-i İlâhîye tesbîhhânolmaktır, diye ubûdiyetkârâne hükmetmişler.

Episode metadata supplied by the publisher feed · Published Jan 2, 2026

Embed this episode

Ready to play

(114) 30. Söz/6, Sh 223 | Ene | Ene hayra bakan cihettte kendini bir abd bilir, mâhiyeti harfiyedir

0:00 57:16

No transcript for this episode yet

We transcribe on demand. Request one and we'll notify you when it's ready — usually under 10 minutes.

No similar episodes found.

Frequently Asked Questions

How long is this episode of Sözler Mecmuası?

This episode is 57 minutes long.

When was this Sözler Mecmuası episode published?

This episode was published on January 2, 2026.

Can I download this Sözler Mecmuası episode?

Yes. Use the download control on the episode player to save the publisher-provided media file.
URL copied to clipboard!