EPISODE · Jan 28, 2026 · 47 MIN
(121) 30. Söz/13, Sh 233 | Zerre | İkinci Mebhas | Zerrâtın harekâtındaki vazîfe ve hikmetlere işaret
from Sözler Mecmuası · host Av. Ali Kurt
İkinci Mebhas: Zerrâtın harekâtındaki vazîfelere, hikmetlere küçük bir işarettir. Evet, akılları gözlerine sukūt etmiş Maddiyyûnların hikmetsiz hikmetleri, abesiyet esasına istinâd eden felsefeleri, tesâdüfle bağlı olmayan tahavvülât-ı zerrâtı bütün düstûrlarına üssü’l-esâs tutup, masnûât-ı İlâhiyeye masdar göstermişler. Nihâyetsiz hikmetlerle müzeyyen masnûâtı, hikmetsiz, ma‘nâsız, karmakarışık bir şeye isnâd etmeleri, ne kadar hilâf-ı akıl olduğunu zerre mikdar şuûru bulunan bilir. Kur’ân-ı Hakîm’in hikmeti nokta-i nazarında, tahavvülât-ı zerrâtın pek çok gayeleri, hikmetleri ve vazîfeleri vardır. وَاِنْ مِنْ شَيْءٍ اِلَّا يُسَبِّحُ بِحَمْدِه۪ gibi çok âyetlerle hikmetlerine ve vazîfelerine işaret eder. Numûne olarak birkaçına işaret ediyoruz.Birincisi: Cenâb-ı Vâcibü’l-Vücûd’un tecelliyât-ı îcâdiyesini tecdîd ve tazelendirmek için her bir tek ruhu model gibi ederek, her sene mu‘cizât-ı kudretinden taze birer cesed giydirmek; ve her bir tek kitaptan ayrı ayrı bin muhtelif kitabı hikmetiyle istinsâh etmek; ve bir tek hakîkati başka başka sûrette göstermek; ve kâinâtların ve âlemlerin ve mevcûdâtların tâife tâife arkasından gelmelerine yer vermek ve zemin hazırlamak için Fâtır-ı Zülcelâl, kudretiyle zerrâtı tahrîk ve tavzîf etmiştir.Sayfa 234İkincisi: Mâlikü’l-Mülk-ü Zülcelâl, şu dünyayı, bâhusus rûy-u zemîn tarlasını bir mülk sûretinde yaratmıştır. Yani neşv ü nemâyâ, taze taze mahsûlât vermeye kābil bir sûrette müheyyâ etmiştir. Tâ ki, nihâyetsiz mu‘cizât-ı kudretini orada ekip biçsin. İşte şu zemin yüzündeki tarlasında zerrâtı hikmetle tahrîk ederek intizâm dâiresinde tavzîf edip her asırda, her fasılda, her ayda, belki her günde, belki her saatte mu‘cizât-ı kudretinden yeni yeni birer kâinât gösterir. Yeryüzü avlusuna başka mahsûlât verdirir. Nihâyetsiz hazîne-i rahmetinin hedâyâsını, nihâyetsiz kudretinin mu‘cizâtının numûnelerini harekât-ı zerrât ile izhâr eder.Üçüncüsü: Nihâyetsiz tecelliyât-ı esmâ-yı İlâhiyenin nakışlarını göstermekle, o esmânın cilvelerini ifade için, mahdûd bir zeminde hadsiz nukūş göstermek, küçük bir sahîfede nihâyetsiz maânîleri ifade edecek olan hadsiz âyâtları yazmak için Nakkāş-ı Ezelî, zerrâtı kemâl-i hikmetle tahrîk edip, kemâl-i intizâmla tavzîf etmiştir. Evet, geçen senenin mahsûlâtıyla şu senenin mahsûlâtının mâhiyetleri bir hükmündedir. Fakat maânîleri başka başkadır. Taayyünât-ı i‘tibâriyeyi değiştirmekle maânîleri değişir ve çoğalır. Taayyünât-ı i‘tibâriye ve teşahhusât-ı muvakkate tebdîl edildikleri ve zâhiren fânî oldukları halde, onların maânî-i cemîleleri muhâfaza olunup sâbit ve bâkî kalır. Şu ağacın geçen bahardaki yaprak ve çiçek ve meyvelerinin ruhları olmadığından, şu bahardaki emsâlinin, hakîkatçe aynılarıdır. Yalnız teşahhusât-ı i‘tibâriyede fark var. Fakat o i‘tibârî teşahhuslar, her vakit tecelliyâtı tazelenmekte olan şuûnât-ı esmâ-yı İlâhiyenin maânîlerini ifade için, şu bahardakiler ayrı teşahhusâtla onların yerine geldiler.Dördüncüsü: Hadsiz âlem-i misâl gibi gayet geniş olan âlem-i melekût ve gayr-i mahdûdsâir uhrevî âlemlere birer mahsûlât veya tezyînâtveya levâzımât gibi onlara münâsib şeyleri yetiştirmek için, şu dar mezraa-i dünyâda, zemin yüzünün tezgâhında ve tarlasında Hakîm-i Zülcelâl zerrâtı tahrîk edip, kâinâtı seyyâle ve mevcûdâtı seyyâre ederek, şu küçük zeminde o pek büyük âlemlere pek çok mahsûlât-ı ma‘neviye yetiştiriyor. Nihâyetsiz hazîne-i kudretinden nihâyetsiz bir seyli dünyadan akıttırıp âlem-i gayba ve bir kısmını âhiret âlemlerine döküyor.Sayfa 235Beşincisi: Nihâyetsiz kemâlât-ı İlâhiyeyi, hadsiz celevât-ı cemâliyeyi ve gayetsiz tecelliyât-ı celâliyeyi ve gayr-i mütenâhî tesbîhât-ı Rabbâniyeyi şu dar ve mahdûd zeminde ve mütenâhî ve az bir zamanda göstermek için, zerrâtı kemâl-i hikmetle, kudretiyle tahrîk edip, kemâl-i intizâmla tavzîf ederek, mütenâhî bir zamanda, mahdûd bir zeminde gayr-i mütenâhî tesbîhât yaptırıyor. Gayr-i mahdûd tecelliyat-ı cemâliye ve celâliye ve kemâliyesini gösteriyor. Çok hakāik-i gaybiye ve çok semerât-ı...
Embed this episode
NOW PLAYING
(121) 30. Söz/13, Sh 233 | Zerre | İkinci Mebhas | Zerrâtın harekâtındaki vazîfe ve hikmetlere işaret
No transcript for this episode yet
Similar Episodes
No similar episodes found.