EPISODE · Jun 12, 2024 · 5 MIN
Armağan Tulun: İktidarın saldırı programını 15-16 Haziran’ın yolundan giderek püskürtürüz
from Gerçek gazetesi · host Gerçek
15-16 Haziran 1970, Türkiye işçi sınıfı hareketinin doruk noktası olarak tarihe geçti. Sendikal özgürlükleri sınırlandırmak ve esas olarak DİSK’i ortadan kaldırmak amacıyla meclise getirilen bir yasaya karşı işçi sınıfı, haklarını savunmak için ayağa kalktı, savunmanın ötesine geçen ve çok daha ileriye atılma potansiyeli taşıyan bir ayaklanmaya da imza attı. Türkiye’de sınıf hareketinin o güne kadar gerçekleştirdiği en büyük ve bugüne kadar da aşılmamış eylemiydi 15-16 Haziran! O dönem iktidarda olan Demirel’in Adalet Partisi (AP) hükümetinin çalışma bakanının deyimiyle “DİSK’in çanına ot tıkamak” istemelerinin nedeni neydi? 1960’lı yılların başından itibaren işçi sınıfı giderek artan bir güç ve özgüvenle, grevler, direnişler, fabrika işgalleri gerçekleştiriyordu. Grev hakkını grev yaparak işçi sınıfına armağan eden Kavel grevinin ardından çorap söküğü gibi gelen, birçok fabrikaya yayılan grevlerin; Derby, Singer, Gamak, Sungurlar, Demirdöküm gibi fabrikaları saran işgal dalgasının ortasında, 1967’de devletten ve sermayeden bağımsız bir sendikal odak haline gelerek kurulmuştu DİSK. Uzlaşmacı bir sendikal anlayışın karşısında, sınıf mücadelesinin yöntemlerine sahip çıkıyordu. İşte bu nedenle patronlar DİSK’i bitirmek, patronların siyasi temsilcileri de DİSK’in çanına ot tıkamak istiyordu. Bu amaçla bir yasa tasarısı hazırlandı. Tasarıya göre bir sendika, ilgili işkolundaki işçilerin üçte birini, bağlı bulunduğu konfederasyon da toplam sendikalı işçilerin üçte birini örgütlemediği sürece faaliyette bulunamazdı. Bunun anlamı DİSK’e bağlı sendikaların, bağımsız sendikaların işlevsiz hale getirilmesiydi. Yasa sonradan, Senato’da da kabul edildikten sonra, Anayasa Mahkemesi tarafından iptal edildi dedik. Kavel işçisi, ortada bir grev yasası yokken, bu anlamıyla yasadışı bir greve çıkarak grev yasasını yazdırmıştır. 15-16 Haziran’da fabrikalarından çıkıp İstanbul’un kalbine yürüyen işçiler de, meclisten geçen işçi düşmanı bir yasayı, ayaklarının altına almış ve yırtıp atmayı başarmıştır. Kavel grevi, haklarımızı yasalara yazdırmanın, 15-16 Haziran da haklarımızı gasp eden saldırı yasalarını püskürtmenin, şaltere uzanan ellerin, kol kola atılan adımların, sıkılı yumrukların eseri olacağını göstermiştir. 15-16 Haziran’da sermaye ve AP’siyle CHP’siyle düzen partileri DİSK’in çanına ot tıkamak için birleşmişti. Bugün de normalleşme laflarıyla süslenen bir ortamda Orta Vadeli Program ve Mehmet Şimşek ekonomisi arkasında sermaye ve düzen partileri işçi sınıfının ve emekçi halkın canına okumak için birleşmiş durumdalar. 15-16 Haziran’da İstanbul’a doğru yürürken otobanlarda, barikatlarda, tankların tepesinde DİSK’li işçiler, bu yasa bize dokunmuyor demeden onlara katılan Türk-İş’li işçilerle bir araya geldi. 15-16 Haziran’da işçiler düzen siyasetinin herhangi bir rengine değil, sınıfın gücüne güvendiği için kazandı. Bugün de haklarımızı korumanın, krizin faturasını patronlara ödetmenin, ekmeğimize, hürriyetimize sahip çıkmanın yolu, sınıf işbirlikçi sosyal diyalog çizgisini reddetmekten ve işgal, grev, direniş parolası ile 15-16 Haziran’ın izinden yürümekten geçiyor!
Embed this episode
Ready to play
Armağan Tulun: İktidarın saldırı programını 15-16 Haziran’ın yolundan giderek püskürtürüz
No transcript for this episode yet
Similar Episodes
No similar episodes found.