EPISODE · Mar 14, 2024 · 15H 4M
ATATÜRK VE TIBBİYELİLER Metin Özata
from Öğrenmeyi Öğrenmek - Bilişsel Çarpıtma - Etik - Stoacı Yaşam · host Tarkan Bulan - Öğrenmeyi Öğrenmek
*Bizim kahramanlarımız dilsizdir. Onlar kahramanlıklarını beyan etmek istemez ve ne kadar ararsanız arayın isimlerini kitaplarda veya belgelerde bulamazsınız. Onların ve şehitlerimizin anısı önünde saygı ve sevgiyle eğiliyorum.* Mustafa Kemal'in genç subaylık döneminden ölümüne kadar arkadaşlık yaptığı, birlikte çalıştığı, görev verdiği veya çeşitli nedenlerle karşılaştığı ve vatanın kurtuluşu için çeşitli cephelerde kahramanca görev yapan hekimlerimiz kitabın esas konusunu oluşturmakta. Bu Tıbbiyeliler, hem Atatürk'ün sağlık sorunlarını gidermeye çalışmış hem de ülkenin bağımsızlığı için mücadele etmişlerdir. Ayrıca, Cumhuriyet döneminde Türk Devrimi'nin gerçekleştirilmesinde ve özellikle tarih ve dil çalışmalarında Atatürk'ün yarımda görev almışlardır. 57 yıllık ömrünün 12 yılını cephelerde savaşarak geçiren Mustafa Kemal'in sıkıntıyla dolu yaşamında hastalıklar yakasını hiç bırakmamış; ancak o bunlara hiç aldırış etmeden ülkesini bağımsızlığa kavuşturmuştur. Atatürk 16 yaşındayken sıtmaya yakalanmış ve uzun süre rahat bu rahatsızlığı çekmiştir. Arkasından böbrek rahatsızlığı, daha sonra da kalp krizleri geçirmiş ve sonunda siroz hastalığına yakalanmıştır. Bu kitapta, Atatürk'ün yürek titreten yaşam mücadelesini şimdiye kadar sunulmamış bir açıdan vermeye çalıştım. Hem Atatürk'ün bugüne kadar pek az değinilen düşünür yanma hem de doktorlarla olan ilişkilerine vurgu yaptım. Mesleği gereği insan sağlığıyla uğraşan ve onları ölümden kurtarmaya çalışan Tıbbiyeliler, vatan işgale uğrayınca Müdafaa-i Hukuk teşkilatlarında başkan veya üye olmuş, gizli görevle silah temin etmiş, hatta müfrezeler kurarak Kuvayi Milliye emrinde savaşmıştır. Bazı Tıbbiyeliler, Mustafa Kemal'in emri üzerine, Meclis'te görev yapmak için hemen Ankara'ya koşmuş, bazıları da İstanbul'dan Anadolu'ya kaçarak Kurtuluş Savaşı'na katılmıştır. Tıbbiye, vatan işgale uğrayınca ulusal direnişin en güzel örneklerini vermiş ve işgale karşı İstanbul'da yapılan mitinglerin öncüsü olmuştur. Kuruluşundan itibaren bilim ve teknolojinin ülkemize yerleşmesinde büyük katkıları olan Tıbbiye, bağrmdan çıkan vatansever öğrenci ve hekimler sayesinde işgal yıllarında bağımsızlık ateşinin alevlendiği bir ocak olmuştur. Osmanlı döneminden itibaren ülkemize her yeniliğin girişi Türk Ordusu ve Tıbbiye sayesinde oldu ve bugün de çağdaşlık açısından Batı ile boy ölçüşecek özelliklerini korumaktadırlar. Mustafa Kemal Atatürk, 1922 yılında bir gece sabah saat üçe kadar Halide Edip ve Dr.Adnan Adıvar'la Türkiye'nin gelecek günlerdeki modernleşmesini konuşurlarken Dr Adnan Adıvar'a şöyle demiştir: "Adnan, sen Tıbbiye ile Ordunun en önce garplılaşmasından dolayı ilerlediğini söylerdin. Biz şimdi bütün memleketi garplılaştıracağız." Refet Paşa'da Tıbbiyelilerin mücadelesini takdir ettiği için İstanbul'un kurtuluşunda Tıbbiye'ye gelmiş ve öğrencilere şöyle seslenmiştir: "Böyle bir fakülteye sahip olmak yalnız bu milletin tekeli altındadır. Nasıl ki yeryüzünün en yüce milleti Türk ise, yeryüzünün en cesur gençleri de sizlersiniz. Gıpta ile söylüyorum, ben sizin cesaretiniz önünde eğilmek istiyorum. Tıbbiyeliler uzun senelerden beri pek çok şeyler için öldü. Bu milletin tüm halkının canı sürüklenirken tek isyan sesi bu ocaktan yükselmiştir."
Embed this episode
NOW PLAYING
ATATÜRK VE TIBBİYELİLER Metin Özata
No transcript for this episode yet
Similar Episodes
No similar episodes found.