EPISODE · Jan 28, 2024 · 5H 55M
Cumhuriyet İslamcılığının Seyri Serkan Yorgancılar Dinlenilmesi Zorunlu
from Öğrenmeyi Öğrenmek - Bilişsel Çarpıtma - Etik - Stoacı Yaşam · host Tarkan Bulan - Öğrenmeyi Öğrenmek
ikinci Meşrutiyet dönemi ve bundan sonra gelişen iç ve dış olaylar sonrasında çoğunluğu ulema geleneğinden gelen Osmanlı aydın sınıfı yaşanan problemlere pratik çözümler bulmak zorunda buldular kendilerini. Sorunlara bulunan çözümler öncelikli olarak askeri önlemlerin alınması ve bundan sonra da eğitim sisteminin yenilenmesi konularından başlıyor ve siyasal, ekonomik ve toplumsal sorunlara kadar devam ediyordu. Said Halim Paşa ikinci Meşrutiyet döneminin ve imparatorluğun yıkılış sürecinin en önemli aktörlerinden birisi. Hem batıyı ve batıcılığı iyi bilmesi hem de İslami düşünceye hakim olması onu döneminin diğer aydınlarından ayıran ve Cumhuriyet Türkiye'sinin de İslamcılık düşüncesini oluşturanları etkilemesi açısından üzerinde düşünülmesi gerekli bir figür haline getiriyor. Bu anlamda İslamcılara OsmanlI'nın son dönemlerinden miras kalan ve CumhuriyetTürkiye'sinde de hala üstesinden gelemedikleri, kimi zaman radikal reddedişlere kimi zaman liberal/ılımlı tutumlara uzanan tepkiler verdikleri kadim sorunları üzerinde düşünülmesi gerektiğinde Said Halim Paşa iyi bir referans noktası olarak çıkıyor karşımıza. Çalışmamızda Said Halim Paşa döneminden başlayarak günümüze kadar gelinen süreçte başta batılılaşma olmak üzere taklitçilik, aydın sınıfının durumu ve İslam dünyasını geri bırakan konular üzerinde durulacaktır. Osmanlı son dönemi İslamcıları ve günümüz İslamcılannın kendi dönemlerinde karşılaştıkları sorunlar karşısında aldıkları tavır ve gelecek tasavvura da bu makalede açıklanmaya çalışılacaktır. Said Halim Paşa 20 yüzyılın başlarında ve Osmanlı İmparatorluğu'nun en zorlu günlerinde Müslüman milletlerin düştükleri zor durumun sebepleri ve içeriği hakkında derin bir bilgisizlik sürdüğünü iddia ediyordu. Onun bu iddiası 21. yüzyıla kadar onun düşünce çizgisinde giden İslamcı düşünürler tarafından da aynen kabul edilir. Buna rağmen yaklaşık yüzyıl boyunca İslamcı düşünürlerin ve aktörlerin birazdan sıralayacağımız buhranların tespiti ve çözümü noktasında ciddi paradokslar yaşadığını görüyoruz. İslamcıların kadim sorunlarına cevap verme ve yeni tez üretme noktasında ikinci Meşrutiyetten günümüze fazlaca bir mesafe alamadıkları apaçık ortada. Yenilgi ve eziklik psikolojisiyle oryantalist okumaların faşizan ve tek tipleştirici yorumları yüzünden İslamcı düşünürler ve aktörler içinde bulundukları tıkanıklığı hala aşamadılar. İslamcılığın dünden bugüne yaşadığı paradoksal tutumlar bir nevi "İmal edilmiş belirsizliklere benziyordu. İmal edilmiş bu belirsizlikleri de aşmanın yolları elbet mevcuttu. Bu yolların bir şekilde de bulunacağı muhakkaktır. Ancak burada Cabiri'nin Lalande'den alıntıladığı "oluşturucu akıl" ve "oluşturulmuş akıl" kavramlarına değinerek bir öneride bulunulabilir. Oluşturucu akıl (aklı mükevvin) araştırma ve incelemeler yaparak kavramlar ve ilkeler ortaya koyarken, oluşturulmuş akıl (aklı mükevven) çıkarsamalarımızdan ilkeler ve kurallar ortaya koyar. Her insanın eşyanın ilişkilerini kavramak suretiyle bütün insanlar tarafından değişmez olarak kabul edilen temel ve determinist ilkeler çıkarabilmesi oluşturucu akıl sayesinde gerçekleşir. Oysa oluşturulmuş akıl belli zaman diliminde varolur ve bireyler arasında dahi değişebilir-lik özelliği taşır. Yani oluşturulmuş akıl "bizim zamanımızda ve bizim uygarlığımızda" inşa edilmiş olandır. Oluşturucu akıl ise bütün insan toplumlarında mevcuttur. Ancak oluşturucu akıl sahipleri oluşturulmuş akıl vasıtasıyla ait oldukları kültürü tesis ederler.2 Oluşturucu aklın her toplumda var olduğu kabul edildiğinde zaten imal edilmiş belirsizliklerinde bu akıl sahipleri tarafından bir biçimde bertaraf edebilecekleri de kabul edilmiş oluyor. Mesele kuvveden fille geçmekte kalıyor.
Embed this episode
Ready to play
Cumhuriyet İslamcılığının Seyri Serkan Yorgancılar Dinlenilmesi Zorunlu
No transcript for this episode yet
Similar Episodes
No similar episodes found.