EPISODE · Oct 14, 2025 · 1 MIN
DİL VE KULAĞIN VAZİFESİ-11 EKİM 2025-MEVLANA TAKVİMİ
from Mevlana Takvimi · host Mevlana Takvimi
Dilin vazifesi; rızâda da gazapta da doğru olmak (sıdk), gizlide ve açıkta ezâdan sakınmak, hayırda da şerde de sözü uzatmamak ve abartıya kaçmamaktır. Resûlullâh (s.a.v.) şöyle buyurur: “Kim bana çeneleri ile bacakları arasındakiler husûsunda garanti verirse, ben de ona cennet husûsunda garanti veririm.” Resûlullâh (s.a.v.), Muâz b. Cebel (r.a.)’e de şöyle demiştir: “İnsanları yüzlerinin üstüne ateşe atan, dilleriyle kazandıklarından başka bir şey midir?” Yine Resûlullâh (s.a.v.) şöyle buyurmuştur: “Sizi fuzûlî konuşma husûsunda uyarırım. Her birinize ihtiyâcını karşıladığı kadarıyla söz yeter. Çünkü kişiye fuzûlî maldan hesap sorulacağı gibi, fuzûlî konuşmalardan da hesâp sorulur.” “Allâh, her konuşan kişinin konuşmasında hazırdır. Öyleyse kişi, söylediği şeyi bilmesinden dolayı Allâh’tan sakınsın.”Kul için dilden sonra kulağından daha zararlı bir organ yoktur. Çünkü o kalbe giden en süratli elçidir. Fitne oluşumuna da yatkındır. Veki’ b. el-Cerrâh (r.âleyh) diyor ki: “Bir bid’atçıdan bir söz duydum, yirmi seneden beri onu kulaklarımdan atamadım.” Tâvûs b. Keysân (r.âleyh) da, yanma bir bid’atçı gelince onun sözünü duymamak için kulaklarını kapatırdı. Burnun vazîfesine gelince; burun, kulağa ve göze tâbidir. Bakmanın ve dinlemenin helâl olduğu şeyi koklaman da câizdir. Ömer bin Abdülaziz (r.a.)’den rivayet edildiğine göre, kendisine bir misk getirilmiş. Onu burnundan uzakta tutmuş. Kendisine sorulduğunda şöyle demiş: “Bunun ancak kokusundan faydalanılır, değil mi?(Haris el-Muhasibî, Ahlâk ve Arınma)
What this episode covers
Dilin vazifesi; rızâda da gazapta da doğru olmak (sıdk), gizlide ve açıkta ezâdan sakınmak, hayırda da şerde de sözü uzatmamak ve abartıya kaçmamaktır. Resûlullâh (s.a.v.) şöyle buyurur: “Kim bana çeneleri ile bacakları arasındakiler husûsunda garanti verirse, ben de ona cennet husûsunda garanti veririm.” Resûlullâh (s.a.v.), Muâz b. Cebel (r.a.)’e de şöyle demiştir: “İnsanları yüzlerinin üstüne ateşe atan, dilleriyle kazandıklarından başka bir şey midir?” Yine Resûlullâh (s.a.v.) şöyle buyurmuştur: “Sizi fuzûlî konuşma husûsunda uyarırım. Her birinize ihtiyâcını karşıladığı kadarıyla söz yeter. Çünkü kişiye fuzûlî maldan hesap sorulacağı gibi, fuzûlî konuşmalardan da hesâp sorulur.” “Allâh, her konuşan kişinin konuşmasında hazırdır. Öyleyse kişi, söylediği şeyi bilmesinden dolayı Allâh’tan sakınsın.”Kul için dilden sonra kulağından daha zararlı bir organ yoktur. Çünkü o kalbe giden en süratli elçidir. Fitne oluşumuna da yatkındır. Veki’ b. el-Cerrâh (r.âleyh) diyor ki: “Bir bid’atçıdan bir söz duydum, yirmi seneden beri onu kulaklarımdan atamadım.” Tâvûs b. Keysân (r.âleyh) da, yanma bir bid’atçı gelince onun sözünü duymamak için kulaklarını kapatırdı. Burnun vazîfesine gelince; burun, kulağa ve göze tâbidir. Bakmanın ve dinlemenin helâl olduğu şeyi koklaman da câizdir. Ömer bin Abdülaziz (r.a.)’den rivayet edildiğine göre, kendisine bir misk getirilmiş. Onu burnundan uzakta tutmuş. Kendisine sorulduğunda şöyle demiş: “Bunun ancak kokusundan faydalanılır, değil mi?(Haris el-Muhasibî, Ahlâk ve Arınma)
NOW PLAYING
DİL VE KULAĞIN VAZİFESİ-11 EKİM 2025-MEVLANA TAKVİMİ
No transcript for this episode yet
Similar Episodes
Jun 28, 2026 ·41m
Jun 27, 2026 ·44m
Jun 25, 2026 ·35m
Jun 24, 2026 ·48m
Jun 23, 2026 ·34m
Jun 20, 2026 ·43m