EPISODE · Nov 13, 2023 · 10H 13M
Epigenetik Deneyimler Kalıtımla Nasıl Aktarılır Bernhard Kegel
from Öğrenmeyi Öğrenmek - Bilişsel Çarpıtma - Etik - Stoacı Yaşam · host Tarkan Bulan - Öğrenmeyi Öğrenmek
"Berhard Kegel hücre çekirdeğinin içinde olup bitenleri öyle iyi anlatıyor ki, biyoloji bilmeyenler bile konuyu anlayabiliyor." "Günümüzde genetik DNA'nın tek başına hikâyenin sadece yarısı olduğu anlaşılmıştır." Linda Van Speybroeck, Ghent Üniversitesi, Belçika "Bu her şeyi değiştiriyor. Kalıtımla ilgili düşüncelerimi kesinlikle değiştiriyor." Robert Pruitt, Purdue Üniversitesi, West Lafayette, Indiana, ABD "İnsanların derin bir nefes alıp geri adım atma vakitlerinin geldiğini düşünüyorum." John Mattick, Queensland Üniversitesi, Brisbane, Avustralya, ENCODE Doğuştan gelen özelliklerin "gen" denen aktif DNA dizilimleriyle kuşaktan kuşağa aktarıldığını biliyoruz. Fakat bilim insanları yakın zaman içerisinde, sonradan kazanılan özelliklerin de kuşaktan kuşağa aktarılabildiğini keşfettiler. Gelgelelim, tuhaf bir şey vardı: Sonradan kazanılan bu özellikler DNA dizilimlerinde bir değişikliğe yol açmıyor ama yine de sonraki kuşaklara aktarılabiliyordu. Çok geçmeden DNA dizilimleriyle bağlantılı ikincil enformasyon yapıları keşfedildi. Epigenetik sözcüğü işte bu yapıları ifade ediyor. Bu epigenetik "programlar", genleri, hatta bir kromozomun tamamını "açıp kapatabiliyor", çevre ile genom arasında ara halka görevi yapıyor. Bernhard Kegel epigenetiğin sonuçlarını etraflıca ve ustaca betimliyor. Biyolojide etkileyici bir paradigma değişimine tanık olacaksınız. Överkalixliler Kuzey Avrupa'nın epeyce yukarısında uzayıp giden Botni Körfezi'nin ucunda, İsveç'in Norrbotten eyaleti yer alır. Başlangıç hikâyemiz herhalde dünyanın herhangi bir yerinde geçiyor olabilirdi, ancak burada, Laponya ile Finlandiya arasında, Kuzey Kutup Dairesi'nin sadece birkaç kilometre güneyinde, ormanların, sulak alanlann ve göllerin ortasmda, şans eseri ortaya çıkmıştır. Norrbotten kilometrekare başma sadece yedi kişi düşen, Orta Avrupa standartlarına göre neredeyse ıssız bir bölgedir. Küçük Överkalix topluluğunda insan sayısı çok daha azdır. Ormancılık ve artan turizm insanlara iş olanakları sunuyor olsa da, günümüzdeki refah şartları, güzel, rengârenk boyalı ahşap evler ve kiliseler, hatta Kalix ve Ângesân'ın kesişme noktasmda resmedilmeye değer bir konumda duran, görkemli otel Grand Arctic bile, Överkalix'te hayatın çok uzun zamandır zor ve mahrumiyetle dolu olduğu gerçeğini gizleyemiyor. Yıllık ortalama sıcaklık l,3°C'dir, Ekim sonundan Nisan ayma kadar don hüküm sürer, Ocak ve Şubat aylarında termometre ortalama l,5°C’ye ulaşır, birkaç saatlik gün ışığından bahsetmeye bile gerek yok. 19. yüzyıl boyunca Överkalixliler, gözlerden çok uzak, dünyanın geri kalanından yalıtılmış ve çoğunlukla kötü hasatla mücadele eden yoksul bir topluluktu. Överkalix'ten anlatılacak hikâye yemekle, daha doğrusu çok fazla veya çok az yemekle ilgilidir. Ne yediğimiz bizi ilgilendiren özel bir konudur ve sadece bize fayda sağlar. En azmdan biz öyle düşünüyoruz. Yeterince ve sağlıklı beslenenler veya beslenebilenler bunun yararını görür. Açlık çekenler ya da çok fazla yemek yiyenler, çok fazla yağ veya şeker tüketenler, içki ve sigara içenler, sağlıkla ilgili sonuçlarına bizzat kendileri katlanmak zorunda kalır. Bunun tek istisnası hamile ve bebeğini emziren kadınlardır. Sadece kendilerinden değil, aynı zamanda çocuklarından da sorumludurlar. Ancak aynı şey kadm ya da erkek tüm insanlar için geçerliyse? Yiyip içtiklerimizin (gıdalarımızın) niteliği ve niceliğinin sadece bizi etkilediği inana sağlam temellere dayanmıyorsa? Ya yiyip içtiklerimiz yalnızca bizi ve çocuklarımızı değil, torunlarımızı da etkiliyorsa? O zaman patates kızartmasını mayoneze bandırırken neler hissederdik?
Embed this episode
NOW PLAYING
Epigenetik Deneyimler Kalıtımla Nasıl Aktarılır Bernhard Kegel
No transcript for this episode yet
Similar Episodes
No similar episodes found.