EPISODE · Mar 9, 2024 · 5H 30M
ESKİ BİR MİT MENSUBUNUN KALEMİNDEN GUNEYDOĞU DA ÇöZUM SÜRECİ YAŞADIM GÖRDUM YAZDIM ABİDİN SUNGUR
from Öğrenmeyi Öğrenmek - Bilişsel Çarpıtma - Etik - Stoacı Yaşam · host Tarkan Bulan - Öğrenmeyi Öğrenmek
ESKİ BİR MİT MENSUBUNUN KALEMİNDEN GUNEYDOĞU DA ÇöZUM SÜRECİ YAŞADIM GÖRDUM YAZDIM ABİDİN SUNGUR Vatan kaybetmiş insanların yaşadıkları ortamlarda “vatan hasreti” ve “vatan sevgisi” kavramları yoğun olarak konuşuluyor ve yaşanıyor. Kafkasya’nın Rus işgaline uğramasını müteakip vatanlarını terk etmeye karar veren tüm ailem ve yakınlarım, 1890’dan sonraki yıllarda, Kuzey Kafkasya’nın Dağıstan bölgesinden Osmanlı Devletine hicret etmişler, o günkü Osmanlı yönetiminin müsaadesiyle Yalova’nın Samanlı Dağları bölgesinde Güney köyünü kurmuş ve yerleşmişler. Ailemin, çevremin, özellikle de halen emekli general olan ağabeyimin etkisiyle, kişiliğimin şekillenme dönemi olan lise çağlarımdan itibaren içimde vatanseverlik duygusu ve antikomünist fikirler yoğunlaşmaya başladı. 1960’h yılların ilk yarısını kapsayan İstanbul Hukuk Fakültesi günlerimde; cemiyetçilik faaliyetleri, Marmara Kıraathanesi sohbetleri, Aydınlar Ocağı toplantıları, okuduklarım ve dinlediklerimin etkisiyle, milli ve manevi değerlerimiz ve tarihi gerçeklerimiz konusunda şuurum ve şahsiyetim gelişti. O günlerde, ayrıca, dünyaya aynı gönül penceresinden baktığımız, aynı değerleri paylaştığımız birçok arkadaşım oldu. Ömür boyu sürecek dostluklar o günlerde kuruldu. İnsanın inancı ve değerleri; meslek seçimini, çalışma hayatındaki ilişkilerini ve geleceğini büyük oranda etkiliyor. Mezuniyetimi takiben başlayan askerliğim sırasında karşılaştığım bazı olaylar, o günkü adıyla “Milli Emniyet” olan Milli İstihbarat Teşkilatı mensuplarıyla tanışmama ve görev teklifi almama sebep oldu. Dedektiflikten-Bölge Başkanlığına uzanan görev yıllarımda şuna inandım: Hangi siyasi görüşe, etnik gruba ve inanca sahip olursa olsun, milletimizin çok büyük ekseriyeti devletini seviyor. Bir görüşü savunuyorsa, o fikrin devletini daha çabuk yücelteceğine inandığı için savunuyor. Yeter ki karnı doysun, horlanmasın, yarınlarından emin olsun ve adam yerine konulsun. Şu anda ülkemizin gündeminde olan etnik ve mezhepsel sorunlar çözülsün, Türkiye Cumhuriyeti’nin gerçek kimliğini ve yüceliğini dünya o zaman görecek, anlayacak. Bu mütevazı kitapçığı, Güneydoğu bölgemizde kırk yıl önce yaşadıklarımın, “Çözüm Süreci” günlerine bir nebze ışık tutabilmesi umuduyla yazdım. 15 Mart 2015 Erenköy MİLLİ KURUMLAR Elli yıldan bu yana ülkemizde yaşanan ve giderek yoğunlaşan olayları hassas ve tarafsız bir gözle değerlendirince bir şeylerin yanlış kurgulandığı, yanlış uygulandığı ve yanlışta ısrar edildiği sonucuna varıyorum. İnsan siyasi, sosyal ve ekonomik olaylarla ilgili izlenimlerini, kişisel tercih ve ideolojik angajmanlara girmeden değerlendirirse, meseleleri daha iyi anlama, geçmiş ve gelecekle ilgili daha sağlıklı fikirler üretme şansına sahip olabilir. Ülkemizde “Milli” sıfatı taşıyan üç kurum bulunuyor. Bunlar: - Eğitim Bakanlığı, - Savunma Bakanlığı ve - İstihbarat Teşkilatı’ dır. “Milli” kelimesinin anlamı, tüm sözlüklerde “Din” ve “Millet” öğeleri ile açıklanıyor. Bu nedenle “Milli” sıfatı taşıyan kurumların “kaderde ve kıvançta bir” toplumu hedeflemesi gerektiğini değerlendiriyorum. Daha köşeli bir ifade ile söylenirse, milli kelimesi milleti bütünüyle kavrayan, kapsayan ve kutsayan bir anlam taşıdığından, bu sıfatı taşıyan kurumların bu yönlü çabalarının bulunması gerektiğine inanıyorum.
Embed this episode
Ready to play
ESKİ BİR MİT MENSUBUNUN KALEMİNDEN GUNEYDOĞU DA ÇöZUM SÜRECİ YAŞADIM GÖRDUM YAZDIM ABİDİN SUNGUR
No transcript for this episode yet
Similar Episodes
No similar episodes found.