EPISODE · Jan 28, 2024 · 8H 29M
islamcılık ceyranı ikinci Meşrutiyetin Siyasi Hayat Boyunca Gelişmesi ve Bugüne Bırakılan Meseleler
from Öğrenmeyi Öğrenmek - Bilişsel Çarpıtma - Etik - Stoacı Yaşam · host Tarkan Bulan - Öğrenmeyi Öğrenmek
Bu kitap İslam dini üzerine yazılmış klasik bir deneme değildir. Zaten böyle bir konunun incelenmesi ihtisasımız dışında kalır. Belli bir dini görüş bir memleketin, kendi memleketimizin, sosyal ve siyasal hayatı üzerine nasıl tesir eder? “Din adına” hareket ettiklerini ileri sürenler siyasi iktidara (geniş anlamı ile hükümet edenlere) nasıl baskı yaparlar? Siyasi iktidara verdikleri nedir? Ondan ne alırlar? Türk Devriminin etiği, temel prensipleri dışına çıkan gelenekçi bir çevre, Türk toplumu içinde nasıl bir siyasi kuvvet olur, seçmenle seçilenler arasında nasıl bir rol oynar ve oynayabilir? İslam dünyasının diğer memleketlerinde aynı nedenler benzer sonuçlan doğuruyor mu? Bu sorulara cevaplar aradık. İkinci Meşrutiyetin başından bugüne (1908-1962) yarım yüzyılı aşan bir süre içindeki olayları değerlendirmeye çalıştık. Asıl mesele, şu müşahedede toplanıyor: Heryenilikha-reketi karşısına, gelenekçi bir zümre çıkmaktadır. Mesela Kabakçı Mustafa hareketinden bu yana, bu zümre, zamanın değişimlerini hesaba katmakla beraber, hemen hemen aynı tezleri savunmaktadır. Bu zümre içinde skolastik alanı savunan, hatta bir çeşit rasyonalizmle din unsurlarını birleştirme çabasında olan samimi kimseler var. İkinci mesele, bu çevreden olduklarını söyleyen, yazan, fakat, yüksek seviyeli bir dini tamamen politika unsuru yapan, olaylara ilim açısından bakamayan daha da ileri giderek dini, belli bir çıkar pahasına kalıplaştıran ve özünden uzaklaştıran kişilerin çoğunlukta olması. Türkiye’de, iki belli çevre çarpışıyor: Devrimcilerle, devrim aleyhtarı, devrimci hükümetlere muhalif gruplarla birleşerek kabaran gelenekçiler. Savaş bu iki kuvvet arasında. Bu biçim çatışmalar başka memleketlerde de yok değil. Türkiye’deki özellik, gelenekçi çevrenin daimi surette, devrimle kurulmuş bir devletin temellerine hücum etmesinde. Bu zümre sustuğu ya da susturulduğu zaman için için yaşayabiliyor, kendini inandıracak bir ortam bulabiliyor. Seçmen kitlesine baskı yaptığı için de, iktidarların da, muhalefetlerin de ilgisini çekebiliyor. Bu sinsi gelişme karşısında devrimci prensipler ve müesseseler, verilen tavizlere, girişilen “rötuşlara” rağmen canlılıklarını muhafaza edebiliyorlarsa bunuyalnız savunucularının enerjisinde aramamak gerek. Türk Devrimi bugün varsa ve yaşıyorsa, bunun sebebi herşeyden önce bize geleceği sevmeyi, karşılamayı aşılamış olmasında, XX. yüzyılın sosyal ve siyasal gereklerine uyan prensiplere dayanmasındadır. Türk Devri-mine kafalarımız ve kalplerimizle, bağlanmamızın nedeni onun bu kudretinde aranmalıdır. Araştırmalarımız bizi bu sonuca vardırdı. Siyaset İlmi metodonu bu çalışmalarımızda da uygulamaya çalıştık. Gerçeği aramanın ne kadar zor ne kadar tehlikeli olduğunu yazdığımız her satırda, bir kere daha anladık. Bu kitap sadece yazarına ait değildir. Eğer samimi bir arkadaşlık çevresinin heyecanlı iklimi içinde yaşamasay-dık, değil bu kitabı, tek satırı bile yazamazdık.
Embed this episode
Ready to play
islamcılık ceyranı ikinci Meşrutiyetin Siyasi Hayat Boyunca Gelişmesi ve Bugüne Bırakılan Meseleler
No transcript for this episode yet
Similar Episodes
No similar episodes found.