EPISODE · Jan 27, 2024 · 4H 12M
Kerem Çalışkan 100 yılın rövanşı
from Öğrenmeyi Öğrenmek - Bilişsel Çarpıtma - Etik - Stoacı Yaşam · host Tarkan Bulan - Öğrenmeyi Öğrenmek
2012 yılı, Balkan Savaşı ve Balkanlar'da Türk- Müslüman soykırımının 100. yıldönümü. 100 yıl önce, Osmanlı Türkleri 500 yıl hüküm sürdükleri ata topraklarından, Haçlı zihniyetine benzer bir vahşet ve düşmanlıkla 'kan ve dehşet' içinde atıldılar. 600 bin Türk ve Müslüman öldürüldü. 900 bini göçmen olarak İstanbul ve Anadolu'ya sığındı. Avrupa kılını kıpırdatmadı. Tam tersi 'Hıristiyan' milletlere destek verdi. Bu olaydan hemen sonra I. Dünya Savaşı içinde 1915'te ünlü 'Ermeni tehciri' (sürgün) olayı yaşandı. Bu olay sırasında da 1 milyona yakın Ermeni, Anadolu topraklarını terk etti. Ermeniler 100 yıldır bu olayı 'Ermeni soykırımı' olarak niteliyor ve 500 bin ile 1 milyon arasında Ermeni'nin Türkler tarafından kasten soykırıma uğratıldığını öne sürüyorlar. 'Ermeni soykırımı' aynı zamanda politik bir konu. Fransa'da Sarkozy örneğinde görüldüğü gibi bu konu Türkiye'yi Avrupa dışında tutma çabasında bir araç olarak kullanılıyor. Tüm bu olaylar 100 yıl sonra haklı olarak yoğun biçimde tartışılıyor. Daha da tartışılacak. Bu kitabın ana tezi şudur: 1915 Ermeni tehciri, 1912 Balkanlar'daki Türk ve Müslüman soykırımının Anadolu'da Rus Çarlığı ve Ermeni milliyetçileri tarafından tekrarlanmak istenmesinin bir sonucudur. 1912-1915 arasında sanılandan çok daha fazla bir neden-sonuç ilişkisi vardır. Bu kitap Ermeni tehcirine yol açan olayların geniş bir panaromasını vermeye çalışıyor. Okuru, 'büyük fotoğrafı' görmeye çağırıyor. Olayın bir bütünlük içinde kavranmasına çaba harayor. Tarihi 'arka planı' gözler önüne seriyor. Çünkü Türkiye tarihinin hiçbir döneminde, olaylar ve tarih bu kadar çarpıtılmadı, bu kadar siyasi malzeme yapılmadı. Tarihe ve geçmişe dönük 'kara propaganda' her fırsatta boy gösteriyor. Sanki 100 yıl önceki tüm hesaplar yeniden açılıyor. Tüm eski faturalar Türkiye'nin önüne yeniden geliyor ve Türkiye 100 yıl önceki gibi bir kere daha paylaşım masasına yatırılmak isteniyor. Âdeta Türkiye'den '100 yılın rövanşı' alınmak isteniyor. Birçok olayı zaman tüneline girmiş gibi yeniden yaşıyoruz. Öyleyse tüm bu farklı söylem, iddia ve tarih anlatımı içinde herkesin gerçekleri daha iyi bilmesi gerekiyor. Gerçeğin nasıl algılandığı ise kuşkusuz, tek tek insanların olaylara ilişkin bilgisi ve bakış açısı ile ilgilidir. Herkesin gerçeği, kendi bilgisi ile smır-lıdır. Biz bu bilgi çerçevesini genişletmeye çalışıyoruz. Günümüzün sevilen kavramlarından birisi de 'Yüzleşme'. Birçok kişi, bililerini tarihiyle, geçmişiyle, Osmanlı'yla, İttihat ve Terakki'yle, Cumhuriyet'le 'Yüzleşme'ye çağırıyor. Bu çağrıları olumlu buluyor ve gerçeklerle yüzleşmeye başlıyoruz. Ama önce gerçekleri tarihi olguları çarpıtmadan, kendi ideolojik ve siyasi yaklaşımımıza göre eğip bükmeden ortaya koymak gerekiyor. Bu nedenlerle o döneme ilişkin olaylar zincirini farklı bir bakışla ve farklı bir açıyla bir kez daha derlemek istedik. Öncelikle 'gerçek olguları' saptamaya ve bunların arasındaki nedensellik ilişkisini ortaya koymaya çalıştık. Bu kitap kuşkusuz bir tarih kitabı değildir. Tarihin bir kesitinin 'gazeteci gözü' ve vurgusuyla özetlenerek derlenmiş halidir. Zaman zaman olayın farklı boyutlarına değinmek için yapılan yorum ve değerlendirmeler de vardır. Bir beklentimiz de özellikle gençlerde o döneme ilişkin 'geniş okuma' arzusunu uyandırmaktır. Tüm bu çabamız, dünyada ve bölgemizde daha barışçı ve huzurlu günler içindir. Çünkü eğer geçmişten doğru dersler alınmazsa, benzer vahşetler 100 yıl sonra da farklı boyutlarda kendini tekrarlayabilir. Üstelik tıpkı 100 yıl öncesindeki gibi 'Büyük Devletler' bölgemizi, Kafkaslar ve Ortadoğu'yu yeniden dizayn etme çabasındadır. Türkiye yine tıpkı 100 yıl önceki gibi tüm bu hesap ve planların odak noktasındadır. Eğer gelecekte Türkiye üzerine oynanan oyunları ve yapılan hesapları daha iyi anlamak istiyorsak, yani yarınımızı kendimiz şekillendirmek istiyorsak, tarihimizi dahi iyi bilmek zorundayız. Kısacası: Tarih artık yarındır!
Embed this episode
NOW PLAYING
Kerem Çalışkan 100 yılın rövanşı
No transcript for this episode yet
Similar Episodes
No similar episodes found.