EPISODE · Dec 17, 2025 · 2 MIN
MEVLANA’NIN DAVETİ-17 ARALIK 2025-MEVLANA TAKVİMİ
from Mevlana Takvimi · host Mevlana Takvimi
Çağdaş akımlar, pozitivist, materyalist, ateist rüzgârlar bizi “yerimizden” etti. Kafamızı karış-tırdı. Gözümüze kulağımıza perde indirdi. Kitap okuyamaz, sohbet dinleyemez olduk. Küresel-leşme fırtınası, uluslararası sermaye tayfunu bizi çok yabancı sahillere götürüp bıraktı. Evsiz, barksız, yolsuz yurtsuz kaldık. İşte Mevlânâ… İnsan ile aşk arasındaki du-varları yıktığı için arayış içinde olanlar, okumak ve dinlemek isteyenler onun feryadını duymakta ve o sese doğru koşmaktadırlar. Ancak, insa-noğlu, vazgeçemediği bazı insanları olduğu gibi değil de kendi gözlüğüyle tanımak ve tanıtmak ister. Mevlânâ da bunlardan biridir. Onun Allah (c.c.) Nebi (s.a.v.) merkezli düşüncesi saptırıla-rak ve sulandırılarak hümanizm, sekülerizm ve modernizm üçgenine oturtulmuştur. Mevlânâ kendisini böyle anlayanlara Mesnevî’nin ilk mıs-ralarında cevap vermektedir: “Herkes kendi zan-nına göre beni dost edindi. İçimdeki esrarı kimse araştırmadı.”Mevlânâ’ya bir “bütün” olarak bakamadığı-mız, onun “esrar”ına vakıf olamadığımız için espri ve nükteleri kavrayamayan çocuklar gibi davranıyoruz. İnsanoğlunu Allah ve din ile ta-nıştıran varlık peygamberlerdir, yani insanlardır. Peygamberlerin mirasçıları, takipçileri de âlim ve âriflerdir. Dolayısıyla çağımız insanlarının Mevlânâ, İbn Arabî, Yunus Emre gibi insanların delâlet ve aracılığıyla hakikatle buluşmasında anormal bir durum yoktur.Bu insanları sevenler bir müddet sonra bu in-sanların maşuklarını da sevmeye başlayacaktır. Çünkü Mevlânâ’nın “Kur’ân’ın kulu-kölesiyim” ifadesiyle “Muhammed Mustafa’nın yolunun tozuyum” tespitiyle karşılaşacaklardır. Şunu da ilâve edelim: İslâm’ın değil de Mevlânâ’nın öne çıkışında Batı’ya sunulan veya Batı’nın anladığı “İslâm imajı”nın da hissesi vardır. (Prof. Mustafa Kara, Zuhur Dergisi)
What this episode covers
Çağdaş akımlar, pozitivist, materyalist, ateist rüzgârlar bizi “yerimizden” etti. Kafamızı karış-tırdı. Gözümüze kulağımıza perde indirdi. Kitap okuyamaz, sohbet dinleyemez olduk. Küresel-leşme fırtınası, uluslararası sermaye tayfunu bizi çok yabancı sahillere götürüp bıraktı. Evsiz, barksız, yolsuz yurtsuz kaldık. İşte Mevlânâ… İnsan ile aşk arasındaki du-varları yıktığı için arayış içinde olanlar, okumak ve dinlemek isteyenler onun feryadını duymakta ve o sese doğru koşmaktadırlar. Ancak, insa-noğlu, vazgeçemediği bazı insanları olduğu gibi değil de kendi gözlüğüyle tanımak ve tanıtmak ister. Mevlânâ da bunlardan biridir. Onun Allah (c.c.) Nebi (s.a.v.) merkezli düşüncesi saptırıla-rak ve sulandırılarak hümanizm, sekülerizm ve modernizm üçgenine oturtulmuştur. Mevlânâ kendisini böyle anlayanlara Mesnevî’nin ilk mıs-ralarında cevap vermektedir: “Herkes kendi zan-nına göre beni dost edindi. İçimdeki esrarı kimse araştırmadı.”Mevlânâ’ya bir “bütün” olarak bakamadığı-mız, onun “esrar”ına vakıf olamadığımız için espri ve nükteleri kavrayamayan çocuklar gibi davranıyoruz. İnsanoğlunu Allah ve din ile ta-nıştıran varlık peygamberlerdir, yani insanlardır. Peygamberlerin mirasçıları, takipçileri de âlim ve âriflerdir. Dolayısıyla çağımız insanlarının Mevlânâ, İbn Arabî, Yunus Emre gibi insanların delâlet ve aracılığıyla hakikatle buluşmasında anormal bir durum yoktur.Bu insanları sevenler bir müddet sonra bu in-sanların maşuklarını da sevmeye başlayacaktır. Çünkü Mevlânâ’nın “Kur’ân’ın kulu-kölesiyim” ifadesiyle “Muhammed Mustafa’nın yolunun tozuyum” tespitiyle karşılaşacaklardır. Şunu da ilâve edelim: İslâm’ın değil de Mevlânâ’nın öne çıkışında Batı’ya sunulan veya Batı’nın anladığı “İslâm imajı”nın da hissesi vardır. (Prof. Mustafa Kara, Zuhur Dergisi)
NOW PLAYING
MEVLANA’NIN DAVETİ-17 ARALIK 2025-MEVLANA TAKVİMİ
No transcript for this episode yet
Similar Episodes
Jun 28, 2026 ·41m
Jun 27, 2026 ·44m
Jun 25, 2026 ·35m
Jun 24, 2026 ·48m
Jun 23, 2026 ·34m
Jun 20, 2026 ·43m