EPISODE · Jan 13, 2024 · 4H 21M
Müthiş Psikoloji: Beni incitemezsin
from Öğrenmeyi Öğrenmek - Bilişsel Çarpıtma - Etik - Stoacı Yaşam · host Tarkan Bulan - Öğrenmeyi Öğrenmek
Başka hiçbir yol sizinki değildir. Diğer bütün yollar sizi kandırır ve ayartır. Ruhunuzdaki yolu takip etmelisiniz. ” — Cari Gustav Jung PEKİ YA MERKEZ NERESİ? 1984 yılında bir araştırma yapılmış. İnsanlara “Hayatında güvendiğin kaç kişi var?” diye sorulmuş. Elbette rakamlar farklı ama en çok verilen cevap üç... Yani insanların hayatlarında çok güvendikleri ortalama üç kişi var. Değerli bir rakam tabii... Neden? Çünkü 2004 yılında aynı araştırma bir kez daha yapılmış ve alınan sonuç ürkütücü... Sıfır! Yani insanlar artık hiç kimseye güvenmiyorlar. Hayatlarında güvenebilecekleri bir kişi bile yok. Tehlike çanlarının sesi belli ki duyulmuyor bile artık. Erich Fromm, yaklaşmakta olan tehlikeyi önden haber vermişti aslında. “İnsana inanmıyorsak, yalnızca makineye olan inancımızla kurtulamayız” Başkalarına güvenmek içinse kendimize güveniyor olmamız gerekir öncelikle. İnsanların çoğu, kendilerine güvenemedikleri ve kendilerinin de güvenilmez olduklarına içten içe ikna oldukları için, başkalarına güvenmekte ciddi sorunlar yaşıyorlar. Kalabalıkların ortasında yalnızlaşan insan ise kendisini dışarıda arıyor. “Kendimi bulmak için yola çıktım, benimki bir arayış hikâyesi” diyenlerin sayısı milyonlarla değil, milyarlarla ölçülüyor artık. Vahşi doğada bir başına yaşamaya karar vermemiş olan her insan, sosyal hayatın bir parçasıdır. Dağ başına çekilip kendi kaderimizi yaşamıyorsak, toplumun bir parçası olarak yola devam etmek zorundayız demektir. Bu aynı zamanda toplumun/ kültürün/teknolojinin bütün dinamiklerinin tesiri altında olduğumuz anlamına da gelir. Toplumdan etkilenmemek, etrafımızda olan bitenlerden etkilenmemek, teknolojiden, sosyal medyadan, diğer insanlardan etkilenmemek diye bir şey yok. Uykudan uyandığımız andan itibaren sayısız uyaranın manipülasyonuna maruz kalıyor ve hepsine “Günaydın, şekerler, bugün de yine beraberiz” diyoruz. İnsanın kendi doğasına sadık kalarak kendi yaşam yolunu sonsuz bir güven ve dinginlikle kat etmesi pek kolay olmaz. Gözümüzü açtığımız andan itibaren maruz kaldığımız sayısız arzu uyaranı, özellikle de şehir yaşamının arzular geçidi, ister istemez hepimizi manipüle eder, merkezinden uzaklaştırır. Arzular; önemli bir konu... Seçimlerimiz, davranışlarımız, yönelimlerimiz konusunda son derece önemli roller üstlenen, çok güçlü bir duygudur arzu... Çünkü insan zihni, kuvvetli biçimde arzuya/hazza/ ödüle meyillidir. ........ Beyin, arzulara meyilli bir sistemdir. İnsanların arzularını, isteklerini ve motivasyonlarını düzenleyen kompleks bir yapıya sahiptir. Arzular, temel ihtiyaçlarımızı karşılama, zevk ve mutluluk elde etme, tehlikelerden kaçınma ve sosyal bağlar kurma gibi çeşitli şekillerde ortaya çıkar. Beyinde ödül ve zevkle ilişkili bir dizi nörotransmitter ve bölge vardır. Ödül sistemi, özellikle dopamin nörotransmitteri ile bağlantılıdır ve arzu edilen bir şeyi elde ettiğimizde veya olumlu bir deneyim yaşadığımızda aktive olur. Örneğin, yemek yediğimizde veya bir başarıya ulaştığımızda beyinde dopamin salgılanır ve bu, bizi benzer davranışları tekrarlamaya yönlendiren bir motivasyon sağlar. Beyindeki serotonin gibi başka nörotransmitterler de mutluluk ve memnuniyet duyguları ile ilişkilidir. Bu nörotransmitterler, olumlu deneyimler ve tatmin edici ilişkiler sonucunda salgılanır ve kişileri pozitif duygulara yönlendirir. Sosyal çevre ve kültür, beyindeki arzuları etkilemede önemli bir rol oynar. Toplumun beklentileri, değerleri ve kabul edilen davranışlar, kişilerin arzularını ve isteklerini şekillendirebilir. Yaşadığımız çağ, insan üzerinde her an sürekli birtakım arzuları tetikliyor, çekiyor ya da yönlendiriyor. Buna direnmek mümkün değil, bununla mücadele etmeye kalkışmaksa beyhude... Arzuların çekimi içindeyiz ve her an hep tesir alıntındayız.....
Embed this episode
NOW PLAYING
Müthiş Psikoloji: Beni incitemezsin
No transcript for this episode yet
Similar Episodes
No similar episodes found.