EPISODE · Apr 6, 2021 · 5 MIN
Sungur Savran: Bir Avrupa Birliği soykırımı, bir sosyal demokrat soykırım
from Gerçek gazetesi · host Gerçek
Sungur Savran: Bir Avrupa Birliği soykırımı, bir sosyal demokrat soykırım Günü gününe 27 yıl oldu. 7 Nisan-15 Temmuz 1994 tarihleri arasındaki 100 gün içinde Afrika’nın doğusundaki Ruanda’da erkek kadın, yaşlı çocuk bir milyon korunmasız sivil katledildi. Günde 10 bin kişi oluyor! Katliamı düzenleyenler ülkenin çoğunluğunu oluşturan Hutu etnik grubunun şoven, gerici, gözü dönmüş milisleriydi. Machete olarak anılan pala biçiminde tarımsal üretim araçlarıyla, kazmayla kürekle, yabayla sopayla, ateşli silahla öldürdüler önlerine geleni. Katledilenler arasında demokrat eğilimdeki etnik Hutular da vardı ama ezici çoğunluk, ülkenin azınlık etnik grubu olan Tutsilerdendi. Yani açıkça, ikirciksiz ve tartışmasız biçimde bir soykırım işlenmişti. Her şey yıldırım hızıyla olup bittikten sonra yaşananın soykırım olduğunu yadsıyan zaten yok. Tartışılan başka şey. Evet, silahları tutan eller Hutu milislerinin elleriydi. Peki onlara silahları veren kimdi? Ruanda’da 1994 öncesinde uzun süredir yaşanmakta olan çatışmalar dolayısıyla bir Birleşmiş Milletler (BM) gücü vardı. Daha da önemlisi Fransa 1994 öncesinde Ruanda’da asker bulunduruyordu. BM neden müdahale etmemişti? Fransa soykırımı engellemek için neden bir şey yapmamıştı? Esas tartışılan buydu. BM’nin rolü konusunda tek bir şey söylemek yeter bu kuruluşun ne kadar alçalabileceğini anlamak için. BM gücünün başındaki Kanadalı General Dallaire, Hutuların katliam hazırlıklarını ve gizli silah yığınaklarını erkenden keşfetmişti. Ama müdahale etmesi BM Genel Sekreter Yardımcısı, kendi de Afrikalı olan Kofi Annan’ın çabasıyla engellendi. Soykırımın önünü açan bu Kofi Annan, daha sonra “uluslararası toplum” diye bilinen emperyalist koalisyon tarafından ödüllendirildi ve 1997’den itibaren on yıl boyunca BM Genel Sekreteri olarak görev yaptı! Biz asıl Fransa’ya gelelim. 1994 soykırımı biter bitmez Fransa çalkalanmaya başladı. Fransa’nın Marksist ve anti-emperyalist aydınları, ülkenin hükümetinin, üzerinde çok büyük etkiye sahip olduğu Ruanda yönetiminin soykırım uygulamasını nasıl kollarını kavuşturup seyrettiğini derhâl sorgulamaya başladılar. Her geçen yıl, ortaya Fransa’nın soykırımın bilgisine sahip olduğu halde parmağını bile kıpırdatmadığına ilişkin deliller ortaya çıktı. Çuvala sığmayan mızrağı “araştırmak” üzere şimdiki Fransa cumhurbaşkanı Macron bir tarihçiler ekibi oluşturdu. Arşivlerin, özellikle de Fransız CIA’sı DGSE’nin arşivinin bütünüyle açıldığı söylendi. Geçtiğimiz günlerde bu tarihçiler komisyonu araştırmalarının sonucunu açıkladı. Sürpriz ki sürpriz! Varılan sonucu bütün basın “Fransa aklandı” diye verdi. Fransa’nın soykırımda çok ciddi sorumlulukları vardı ama ülke suç ortağı değildi! Fransa’nın aydınlara hitap eden radyosu France Culture’e çıkan komisyon başkanı Vincent Duclert şöyle dedi: “Mitterrand’ın soykırım karşısındaki durumu ‘körlük’ olarak nitelenmeli. Ortada ‘bilişsel’ (kognitif) bir problem var.” Biz 2004’te, soykırımın 10. yıl dönümünde, o aşamaya kadar biriken delillere yaslanarak “Ruanda 1994: Bir Avrupa Birliği soykırımı” başlığını taşıyan bir yazı yazdık. O yıllar Türkiye solunun ve sendika hareketinin AB fetişizmi içinde geleceği Türkiye’nin AB üyeliğine havale ettiği yıllardı. Sol günde beş defa AB’nin bir “demokrasi, barış ve sosyal adalet odağı” olduğunu söylüyordu. Ruanda deneyimi gözlerin açılmasına yarasa keşke! Şimdi İstanbul Sözleşmesi feshedildi ya. Kendisini “sol” sayan birçok insanımız ve kuruluşumuz AB Komisyonu Başkanı Ursula van der Leyen ile Avrupa Birliği Konseyi Başkanı Charles Michel’in İstanbul Sözleşmesi’nin feshedilmesine rağmen Tayyip Erdoğan ile düzenlenen çevrim içi bir toplantıyı iptal etmemiş olmasına içerliyor. Soykırıma duyarsız kalan politikacı tipolojisi İstanbul Sözleşmesi’ne ne ölçüde duyarlı kalabilir? İlahi dostlar! Acaba esas “anlama” sorununu kim yaşıyor?
Embed this episode
Ready to play
Sungur Savran: Bir Avrupa Birliği soykırımı, bir sosyal demokrat soykırım
No transcript for this episode yet
Similar Episodes
No similar episodes found.