EPISODE · Mar 20, 2024 · 31H 58M
Türkiye'nin 1950'lı Yılları Mete Kaan Kaynar
from Öğrenmeyi Öğrenmek - Bilişsel Çarpıtma - Etik - Stoacı Yaşam · host Tarkan Bulan - Öğrenmeyi Öğrenmek
Elinizdeki bu kitap 1950’ler Türkiye’sini konu ediniyor; olabildiğince geniş bir perspektiften, 1950’li yıllarda, henüz otuzlu yaşlarını idame etmekte olan genç Cumhuriyet’in panoramik bir fotoğrafını çekmeye çalışıyor. Bu nedenle de siyasetten ekonomiye; basından sinemaya, edebiyata; kadın ve işçi harekederinden azınlıklara; dönemin siyasal düşünce hare-kederinden dış politikaya kadar çok geniş bir yelpazeye sahip. Yine de belirtmek gerekiyor ki, her ne kadar ellili yıllar bütün yönleriyle ele alınmaya çalışılmış olsa da siyasal olaylar ve aktörler çalışmamızda hayli belirgin bir yer işgal etmekteler. Bu nedenle ellili yıllar Türkiye’si denildiğinde, bu kitapta, takvimdeki 1950’li yılların değil, siyasal anlamda 1950’li yılların kastedildiğini hatırda tutmak lazım. Bir takvim dönemi değil de siyasal anlamda bir tarihsel kesit olarak ele alındığında ellili yıllar, Türkiye için, 14 Mayıs 1950 tarihinde Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) iktidarının sona erip, Demokrat Par-ti’nin (DP) seçimleri kazanması ile başlamakta ve 27 Mayıs 1960 tarihinde gerçekleştirilen askerî darbe ile son bulmaktadır. Çalışmamızda da ellili yıllar Türkiye’sini bu şekilde ele almaya gayret ettik. Şu anda okumakta olduğunuz bu kitabın, yalnızca konu ile ilgili araştırmacıların ilgisi çeken bir rehber değil, aynı zamanda, konuya ilgi duyan diğer okuyucular için de bir başucu eseri olması en önemli gayelerimizden biri oldu. Bunun yolunun, okumayı elden geldiğince kolaylaştırmak, okuyucuya mümkün olduğunca akıcı metinler sunmaktan geçtiğini düşündük: Bunu sağlayabilmek için de elimizden geldiğince bir yandan dipnotlardan, referanslardan, göndermelerden vb. sakınmaya gayret ederken, diğer yandan da ileri okuma listesi ve dizinlerle okuyucuyu yönlendirmeye çalıştık. Çalışmada yer alan metinler içerisinde bir tutarlılık olması bir diğer hede-fimizdi; ancak kitabın genelinde bir tutarlılığı tesise gayret ederken, yazarlarımızın özgün değerlendirmelerinden yararlanmayı da ihmâl edemezdik. Nitekim her bir yazar ve onun özgün analizleri kitabın zenginliğiydi. Çalışmamızda, küllün (tümelin) tutarlılığı ve cüzün (tikelin) özgünlüğü arasında kurmaya gayret ettiğimiz dengeyi, Nâzım’dan yardım alarak şöyle özedemek mümkün: Kitapta emeği olan her bir yazarımız, yazılarını, “Bir ağaç gibi tek ve hür ve bir orman gibi” tutarlıca kaleme aldılar. 1950’li yıllar, İsmet İnönü’nün 1964’te, ABD Başkanı Johnson’un mektubuna cevaben söylediği iddiâ edilen sözden mülhem kelimelerle ifade etmek gerekirse - yeni bir dünyanın kurulduğu, Türkiye’nin de orada yerini almaya çalıştığı yıllardır. Ellili yıllara gelindiğinde artık, İkinci Dünya Savaşı bitmiş; Soğuk Savaş, dünyayı iki kampa bölmüştür. Bu yıllarda, 1944’te kabul edilen Bretton-Woods Antlaşması’nın gereği olarak kurulan Birleşmiş Milletler (BM), Uluslararası Para Fonu (International Money Fund-IMF) ve Dünya Bankası (World Bank-DB) gibi kuruşlar faaliyetlerine hız kazandırmakta; kapitalizmi küresel ölçekte koordine etme, yönlendirme görevlerini icra etmektedirler. Ellili yıllar, aynı zamanda, Soğuk Savaş’ın ABD kampına dâhil ülkelerin Kuzey Atlantik Antlaşması Örgütü (North Atlantic Treaty Organization-NATO) etrafında bir araya geldikleri yıllardır. Bir başka ifade ile ellili yıl-ların dünyası, Türkiye’nin de aralarında yer aldığı ABD siyasî, askerî ve İktisadî düzlemde örgütlendiği bir tarih kesitini niteler. Nitekim Türkiye de bu gelişmelere kayıtsız kalmayacak; savaş sonrasında yeniden kurulmaya başlanan bu (yeni) dünyada yerini almaya çabalayacaktır.
Embed this episode
NOW PLAYING
Türkiye'nin 1950'lı Yılları Mete Kaan Kaynar
No transcript for this episode yet
Similar Episodes
No similar episodes found.