Kaostan Düzene - Stratejik Proje Liderliği podcast artwork

PODCAST · business

Kaostan Düzene - Stratejik Proje Liderliği

Merhaba.Kaostan Düzene: Stratejik Proje Liderliği podcastine hoş geldiniz.Birçok kurumda iyi fikirler, güçlü stratejiler ve iddialı dönüşüm programları vardır. Ancak bu girişimlerin büyük bölümü beklenen sonuçları üretmez. Çünkü strateji ile icra arasındaki boşluk çoğu zaman doğru yönetilemez.Bu podcastte proje yönetimini sadece bir metodoloji olarak değil, stratejik bir yönetim disiplini olarak ele alıyoruz.Çünkü gerçek rekabet avantajı, strateji yazmakta değil, stratejiyi icra edebilmekte saklıdır.İletişim: [email protected]

  1. 26

    PowerPoint'te kazanan strateji neden sahada kaybeder?

    Strateji çoğu zaman sunumlarda kusursuz görünür. Peki neden sahada aynı başarıyı göstermez?Bu bölümde, stratejilerin neden uygulamada zayıfladığını; önceliklendirme, sponsorluk, kapasite yönetimi, PMO, proje ve program disiplinleri üzerinden ele alıyorum. Konu sadece iyi bir stratejiye sahip olmak değil; o stratejiyi sonuç üretecek kurumsal icra kapasitesine dönüştürebilmek.Üst yönetim, sponsorlar, PMO liderleri ve fonksiyon yöneticileri için: Stratejinin neden PowerPoint’te kazanıp sahada kaybettiğini konuşuyoruz.

  2. 25

    Execution (icra) Kapasitesi

    Bir organizasyonun stratejik hızını bütçesi değil…execution kapasitesi belirler.Bu bölümde modern kurumlarda neden kapasitenin yeni bütçe haline geldiğini ve executive seviyede portföy önceliklendirmesinin neden kritik olduğunu konuşuyoruz."Strategy is nothing without execution capacity."Kaostan Düzene - Stratejik Proje Liderliği, modern kurumlarda stratejinin neden execution kalitesi kadar güçlü olduğunu anlatan bir Execution Intelligence serisidir.Çünkü günümüz organizasyonlarında rekabet avantajı stratejiden değil…execution yetkinliğinden doğar.

  3. 24

    PMO: Kontrol Ofisi mi Değer Motoru mu?

    Birçok kurumda PMO vardır. Ama çok az kurumda PMO gerçekten değer üretir.Çünkü çoğu organizasyonda PMO, proje yöneticilerinden rapor toplayan ve dashboard hazırlayan bir yapı olarak konumlanır. Oysa PMO’nun gerçek rolü çok daha stratejiktir.Bu bölümde şu soruları ele alıyoruz:PMO neden çoğu zaman raporlama ofisine dönüşür?Stratejik portföy yönetiminde PMO’nun rolü nedir?Proje enflasyonu nasıl ortaya çıkar?Kapasite bölünmesi projeleri nasıl yavaşlatır?Executive seviyede PMO’dan gerçekten ne beklenir?Gerçek vakalardan alınmış bankacılık ve üretim sektörü örnekleriyle, PMO’nun kontrol mekanizmasından nasıl bir stratejik değer motoruna dönüşebileceğini konuşuyoruz.

  4. 23

    Strateji Neden Ölür?

    Stratejik planlar hazırlanıyor.Dönüşüm projeleri başlatılıyor.Bütçeler onaylanıyor.Peki neden birçok kurumda strateji uygulamada hayata geçmiyor?Bu bölümde şu sorulara cevap arıyoruz:Strateji ile execution arasındaki görünmeyen boşlukProje enflasyonu ve kapasite körlüğüYönetim kurullarının güven kaybı neden başlar?PMO neden çoğu zaman değer üretemez?Stratejik liderlik neden “başlatmak” değil “durdurmak” cesaretidir?Bu bölüm, proje yönetimini teknik bir disiplin olarak değil, bir yönetim felsefesi olarak ele alıyor.

  5. 22

    Projeleri Başarıya Götüren Gerçek Güç: Takım

    Neden bazı ekipler mucize yaratırken bazıları aynı toplantılarda yıllarca döner durur?Cevap çoğu zaman metodolojide değil, takımın kendisindedir.Bu bölümde takım kavramını proje yönetiminin merkezine koyuyoruz:Takım nedir, bir grup insandan farkı nedir?Neden her proje ekibi gerçekten “takım” değildir?Katzenbach modeline göre takım tipleri ve yüksek performanslı takımlar nasıl oluşur?İdeal ekip büyüklüğü kaç olmalı ve ekip büyüdükçe neden performans düşer?Çevik dünyadaki küçük ve otonom takımlar neden daha hızlı ve etkilidir?Eğer projelerde gerçek performans artışı istiyorsanız, cevap yeni bir tool veya metodoloji değil…doğru takımı kurmaktır.

  6. 21

    Projelerin Gizli Katili: Kötü Toplantılar

    Bu bölümde projeleri yavaşlatan ama çoğu zaman fark edilmeyen bir konuyu ele alıyoruz: kötü toplantılar. Neden “çok çalışıyoruz ama ilerleyemiyoruz” dediğimizi, toplantı şişkinliğinin gerçek maliyetini ve karar çıkmayan toplantıların projeleri nasıl sabote ettiğini örneklerle ele alıyoruz. Ayrıca Scrum’daki toplantıların neden klasik toplantılar olmadığını ve doğru yapıldığında nasıl gerçek değer ürettiğini netleştiriyoruz.

  7. 20

    Tahmin mi, dua mı? -- Projelerde Takvim Yalanları

    Projelerde en sık sorulan ama en az dürüst cevaplanan soruyu konuşuyoruz:“Ne zaman biter?”Bu bölümde takvimlerin nasıl tahmin olmaktan çıkıp temenniye dönüştüğünü, CPM’den PERT’e, oradan Agile ve olasılıklı tahmine uzanan zaman yolculuğunu ele alıyoruz.“30 günde biter” demekle, “%70 olasılıkla 30 günde biter” demek arasındaki fark neden bu kadar kritik?Çünkü proje yönetimi, geleceği bilmek değil… belirsizlikle dürüstçe konuşabilmektir.

  8. 19

    Doğru Yönetilen Yanlış Projeler

    Bazı projeler vardır…Zamanında teslim edilir, bütçe sapması yoktur, raporlar mükemmeldir.Ama yine de başarısız olur.Çünkü sorun proje yönetimi değildir.Sorun, projenin en başta yanlış seçilmesidir.Bu bölümde yanlış işi mükemmel yapmanın projeleri nasıl “kusursuz bir şekilde başarısız” hale getirdiğini konuşuyoruz.Keyifli dinlemeler.

  9. 18

    Scrum: Nedir, ne değildir!

    Bu podcastte neredeyse her organizasyonda duyduğumuz ama sıklıkla yanlış anlaşılan bir konuyu konuşacağız: Scrum. Kimine göre mucize, kimine göre “bizde hiç çalışmadı” denen bir hayal kırıklığı… Peki sorun gerçekten Scrum’da mı, yoksa Scrum’u nasıl ve hangi bağlamda uyguladığımızda mı?Bu bölümde Scrum’ı bir dogma değil, bir çerçeve olarak ele alacağız: Scrum nedir, ne değildir; rolleri yetki-sorumluluk perspektifiyle, artefact’leri karar ve şeffaflık aracı olarak değerlendireceğiz. IT ve non-IT örnekleriyle, en sık hataları ve görünmeyen paydaş etkisini konuşacağız.

  10. 17

    Projeleri Sabote Eden Gizli Patronlar

    Projeyi Kim Sabote Ediyor? Masada Olmayan PatronlarHer şey planlı. Takvim hazır. Ekip motive.Ama proje ilerlemiyor.Kararlar durmadan değişiyor, kapsam kayıyor, kimse açıkça “hayır” demiyor…Çünkü projede adı geçmeyen ama her şeye dokunan biri var.Bu bölümde, projelerin gizli patronları olan görünmeyen paydaşları konuşuyoruz.Perde arkasından gelen sessiz vetoları, çifte komuta zincirlerini ve “biz öyle dememiştik” anlarını.Ve en önemlisi: Bu görünmez güce karşı ne yapılabilir?Gelin birlikte bakalım...

  11. 16

    Her Proje Yaşamak Zorunda Değil: Üst Yönetim İçin Acı Gerçekler

    Projelerin %70’i ya gecikiyor, ya bütçeyi aşıyor ya da hiçbir gerçek değer üretmeden bitiyor. Bu bir operasyonel hata değil, bir yönetim problemidir. Bu bölümde projelerin neden daha başlamadan kaybedildiğini konuşuyoruz: stratejisi olmayan projeler, politik teslim tarihleri, sahipsiz girişimler ve tanımsız başarı kriterleri. Kaynakları bol olmak, onları doğru kullanabildiğiniz anlamına gelmez.Gerçek liderlik, her projeye “nasıl devam ederiz?” diye sormak değil; gerektiğinde “neden durmalıyız?” diyebilmektir.

  12. 15

    Proje Yönetimi Sertifikaları: Ehliyet mi, Gerçek Ustalık mı?

    Proje yönetimi dünyasında sertifikalar neden bu kadar önemli hâle geldi? PMP, PRINCE2, IPMA, Agile ve PM² gibi sertifikalar nereden çıktı ve bugün neyi temsil ediyor?Bu bölümde proje yönetimi sertifikalarının tarihsel yolculuğunu ele alıyorum. 1960’larda yaşanan büyük mühendislik ve savunma projeleri başarısızlıklarından, IPMA’nın yetkinlik odaklı yaklaşımına; PMI’ın standartlaşma hamlelerinden, PRINCE2’nin kamu projelerindeki yönetişim gücüne kadar uzanan bu hikâye, aslında proje yönetiminin olgunlaşma sürecini anlatıyor.1990’lardan sonra metodolojilerin, 2000’lerde program ve portföy yönetiminin, 2010’larda ise Agile ve hibrit yaklaşımların yükselişine birlikte bakıyoruz. Bugün proje yönetimi artık tek bir doğruya değil, bağlama göre doğru yaklaşıma odaklanıyor.Bölümün sonunda ise şu kritik soruyu masaya yatırıyorum:Sertifikalar gerçekten projeleri başarıya götürür mü, yoksa sadece bir “ehliyet” midir?Bilgi ile öğrenme arasındaki farkı, sertifikaların kariyerdeki gerçek yerini ve sahada değer yaratmanın neden her şeyden önemli olduğunu birlikte tartışıyoruz.

  13. 14

    Sorunlu projelerden öğrenilen dersler

    Sydney Opera House, Denver Havalimanı ve İngiltere’nin NHS IT programı… Üç dev proje, üç ortak hata: Belirsiz kapsam, doğrulanmamış varsayımlar ve zayıf paydaş yönetimi.Bir proje sorunlu hale geldiğinde ilk adım, duygudan uzak tarafsız bir durum tespiti yapmaktır. Ardından kısa adımlarla ilerleyen bir kurtarma planı, yoğun iletişim, mikro yönetim ve güçlü yönetişim devreye girer. Amaç eski planı tutturmak değil, hasarı durdurup projeyi yeniden kontrol altına almaktır.Unutmayın: Projeler ansızın çökmez — sinyaller hep önceden gelir.Bu bölümde o sinyalleri konuşuyoruz.

  14. 13

    Zamanı Yönetmek mi? Yoksa Zaman Tarafından Yönetilmek mi?

    Zaman yönetimi, projelerde sadece takvime uymak değil, değeri doğru anda yaratma becerisidir. Bu bölümde zamanı hem kişisel yaşamda hem de proje ortamında nasıl yönettiğimizi ele alıyorum. Planlama–izleme–öğrenme döngüsünün öneminden, şelale ve çevik yöntemlerde zamanın neden farklı yönetildiğine kadar pek çok noktayı tartışıyorum. Parkinson Yasası, Öğrenci Sendromu ve multitasking gibi verimlilik tuzaklarını da örneklerle açıklıyorum.Zamanı yönetmek, aslında geleceği yönetmektir. Keyifli dinlemeler.

  15. 12

    Risk mi kader mi?

    Bu bölümde projelerde ve günlük hayatımızda her gün hissettiğimiz ama çoğu zaman adını koymadığımız bir konuya dalıyoruz: risk yönetimi.Antik Mısır’daki “kader” anlayışından, deniz ticareti ve sigortanın doğuşuna, NASA projelerinden çevik ve hibrit yöntemlere uzanan bir yolculukla risk kavramının nasıl evrildiğinden bahsedeceğim.Risk, normal ve olay arasındaki farkı; yağmur, trafik, pandemi gibi örneklerle açıklıyor, waterfall projelerle çevik projelerde riskin nasıl farklı ele alındığını tartışacağım. İyi yönetilen riskin aslında bir fırsat olabileceğinden ve risk yönetimi ile öğrenme kültürü arasındaki ilişkiyi aktaracağım.Sorularınız, yorum ve önerileriniz için benimle her zaman LinkedIN üzerinden irtibata geçebilirsiniz.https://www.linkedin.com/in/murat-özbilen-pmp-434b512/

  16. 11

    Şevik (hibrit) proje yönetimi; hem esnek hem katı.

    Artık projelerde tek bir yöntem yeterli değil. Bazı projeler detaylı planlama ister, bazılarıysa değişime hızlı yanıt vermeyi. Hibrit proje yönetimi, şelalenin (waterfall) planlı yapısını çevikliğin (agile) esnekliğiyle birleştirir — yani hem kontrol hem adaptasyon sağlar.Bu bölümde hibrit yaklaşımın nasıl işlediğini, hangi durumlarda fark yarattığını ve şirketlerin neden kendi “hibrit tariflerini” geliştirdiğini konuşuyorum. “Wagile” ya da benim deyimimle “Şevik” modeli örneklerle açıklıyor, ayrıca Agile Stage-Gate ve Avrupa Komisyonu’nun hibrit metodolojisi PM² (P-M-kare)’den bahsediyorum.Hibrit yöntem, değişime uyum sağlayarak riski azaltır, müşteri memnuniyetini artırır, kaynakları verimli kullanır. Ama doğru planlama ve iletişim olmadan, rollerin bulanıklaşması ve araç entegrasyonu gibi zorluklar doğabilir.Interview with Nicos Kourounakis, President of PM2 Alliance - All and everything about PM2 and PM2 Alliancehttps://youtu.be/TY3GEjo0q5E?si=VcjGVjJ0REwOgEzu#proje #hibrit #agile #waterfall #şevik #pmpodcast #liderlik #strateji #PM² #innovation #yöneticilik #MuratOzbilen #projectmanagement

  17. 10

    Çevik Metotların Evrimi

    Geçen hafta “çevikleşme” kavramının ne anlama geldiğini, belirsizlik çağında neden çevik olmamız gerektiğini konuşmuştuk. Bu bölümde ise çevikliğin proje dünyasına nasıl yansıdığını, çevik metotların tarihsel gelişimini ve günümüzde nasıl uygulandığını ele alıyoruz.Scrum, Kanban, XP, Lean, RAD, Crystal, FDD, LeSS, SAFe ve hatta Spotify Modeli…Hepsi birer yöntem değil, farklı bağlamların ürünü. Ancak kurumlar bu yaklaşımları anlamadan uygulamaya kalktıklarında, “çevikmiş gibi” olmakla yetiniyorlar.Bu bölümde 1930’lardaki üretim köklerinden başlayarak, 2000’lerin Agile Manifestosu’na ve modern çevik çerçevelere uzanan yolculukta;Her metodun doğuş nedenini,Başarı ve başarısızlık hikâyelerini,Ve en önemlisi “bağlamın” neden her şey olduğunu konuşuyoruz.Unutmayın: Çeviklik bir araç kutusu (tool box) değil, bir zihniyet dönüşümüdür.Cumhuriyetimizin bize kazandırdığı aydınlanma ruhuyla, çevikliğin gerçek anlamını birlikte keşfedelim. 🇹🇷29 Ekim Cumhuriyet Bayramınız kutlu ve coşku dolu olsun!

  18. 9

    Yeni Normal, Belirsizlik: Çevikliğin Anatomisi

    Küresel ölçekte yaşadığımız ekonomik, teknolojik ve sosyal dönüşüm, kurumları ve bireyleri hiç olmadığı kadar belirsiz bir ortama taşıdı.Artık geleceği planlamak kadar, değişimi yönetmek de bir beceri değil, zorunluluk.Bu bölümde, çevikliğin yalnızca bir proje yönetim metodolojisi değil, aynı zamanda kurumsal dayanıklılığın ve stratejik farkındalığın temel bir bileşeni olduğunu ele alıyoruz. “Çevik davranmak” ile “çevik olmak” arasındaki farktan yola çıkarak, sürdürülebilir başarı için gereken zihinsel dönüşümü tartışıyoruz.Projelerde, kurum kültürlerinde ve hatta bireysel alışkanlıklarda çevikliği nasıl inşa edebileceğimizi; değişimi hızla fark etmek, bilgiye dayalı karar almak ve uygulamaya hızla geçmek arasındaki ilişkiyi örneklerle açıklıyoruz.Ayrıca:​Neden bazı kurumlar çevikleşme yolculuğunda “daha hızlı” olduklarını sanarken aslında “daha çok çalışır” hale geliyorlar ve yoruluyorlar?​Hiyerarşik karar mekanizmaları çevikliğin önünde nasıl bir bariyer oluşturuyor?​Bilginin serbest dolaşımı ve çapraz fonksiyonlu ekipler neden gerçek çevikliğin ön koşulu?​Ve “belirsizlik” neden artık istisna değil, yeni normaldir?Bu bölüm, kurumların ve profesyonellerin değişim karşısında nasıl daha esnek, daha öğrenen ve daha çevik hale gelebileceklerine dair stratejik bir bakış sunuyor. Çünkü belirsizliğin arttığı bir dünyada, başarılı olmanın en iyi yolu, çevik olmayı öğrenmektir.Podcastte bahsettiğim SKUNK WORKS ile ilgili daha geniş bilgiye şu bağlantıdan ulaşabilirsiniz: https://www.lockheedmartin.com/en-us/who-we-are/business-areas/aeronautics/skunkworks/skunk-works-origin-story.html#KaostanDüzen #ProjeYönetimi #Çeviklik #AgileMindset #Liderlik #DijitalDönüşüm #OrganizasyonelKültür #Strateji #KurumsalGelişim

  19. 8

    Her Proje Aynı Oyun Değildir - Şelale, Prince II ve ötesi

    Projeler neden gecikir? Neden planlar hep kâğıt üzerinde kalır? Neden herkes özveriyle çalışırken bir türlü kimse taşın altına elini koymaz?Cevap, sandığınızdan çok daha basit: Yanlış metot!Bu bölümde , proje yönetiminin kalbini sarsan bu soruya yakından bakıyoruz:“Hangi projede hangi yöntem kullanılmalı?”Futbolun kurallarıyla tenis oynayamayız, değil mi? Peki neden bir Ar-Ge projesini inşaat projesi gibi yönetiyoruz?İşte tam da bu yüzden “pain points” yani acı noktalarımız hiç bitmiyor.Miles Kington’un dediği gibi: “Domatesin meyve olduğunu bilmek bilgidir; ama onu meyve salatasına koymamak bilgeliktir.”Proje yönetiminde de bilgelik, doğru metodu doğru projeye uygulamaktır.Metotlara yönelik 19 dakikalık bu ilk bölümde,Waterfall (Şelale) yönteminin nasıl doğduğunu, neden hâlâ bazı projelerde işe yaradığını,PRINCE2’nun disiplin, kontrol ve esneklik arasında nasıl denge kurduğunu,Ve neden bazı kurumların hâlâ “planı tutturamıyoruz” sendromundan kurtulamadığını konuşuyoruz.Proje yönetimi tarihinin Giza Piramitleri’nden, İngiltere’deki kamu BT projelerine uzanan bu yolculuğunda, şunu göreceksiniz: Metot, sadece bir teknik değil; kurumun kültürünü, maliyetlerini, hızını ve hatta rekabet gücünü belirleyen bir stratejidir.Eğer “Projelerimiz neden verimsiz?” sorusuna aynı cevapları vermekten sıkıldıysanız, bu bölüm tam size göre.Çünkü bazen çözüm, daha fazla çalışmakta değil — doğru oynamakta.🎙️ Kaostan Düzen serisinin bu bölümünde, Waterfall’dan PRINCE2’ya iki köklü yöntemi masaya yatırıyoruz.

  20. 7

    Kültürler Arası Proje Yönetimi

    Geçen bölümde “iyi bir proje yöneticisinin özellikleri neler olmalı?” diye sormuştum. Yaklaşık 18 dakika süren bu bölümde hem o soruya yanıt verecek, hem de kültürün proje yönetimi üzerindeki etkilerini tartışacağım.Bu episotta özellikle kültürel farklılıkların projelere etkisi üzerinde duracağım. Çünkü global projelerde, ekip üyelerinin kültürel arka planı hem avantaj hem de çatışma kaynağı olabilir.Kültürel farklılıklar bir araya geldiğinde, proje yönetimi adeta bir kültür mozaiğine dönüşür. Yanlış yönetildiğinde çatışma yaratır, doğru yönetildiğinde ise sinerji ve yaratıcılığın kaynağı olur.Kültürel farklılıklar bir sorun değil, doğru yönetildiğinde büyük bir zenginliktir. İyi bir proje yöneticisi, çeşitlilikten sinerji yaratabilen kişidir.

  21. 6

    Proje Paydaşlarının Beklentilerini Yönetmek: Şampiyonlar, Engelleyiciler ve Yüzer Gezerler

    Geçen bölümde proje paydaşlarının kimler olduğundan ve proje yönetiminde neden kritik bir rol oynadıklarından bahsetmiştik. Bu bölümde ise işin en zor ama en önemli kısmına odaklanıyoruz: beklentileri yönetmek.Dikkat ederseniz “beklentileri karşılamak” değil, “beklentileri yönetmek” diyorum. Çünkü gerçek hayatta her paydaşın beklentisini aynı anda karşılamak çoğunlukla imkânsızdır. Ancak yöneticiler için asıl beceri, bu beklentileri anlamak, müzakere etmek ve proje ilerledikçe değişen koşullara göre tekrar tekrar yönetebilmektir.Projedeki her bir paydaş grubu farklı beklentiler içerisindedir. Proje sahibi, uzmanlar, kullanıcılar, devlet, tepe yönetim, halk vbg. projedeki tüm paydaşların beklentilerini yönetilmesi gerekir. Kaldı ki bu beklentiler, proje ilerledikçe değişir, artar veya azalabilir. Projeleri yöneten kişilerin görevi, bu değişiklikleri öngörmek, hızlı ve yoğun iletişim kurmak ve beklentileri tekrar tekrar şekillendirmektir.Paydaşların beklentilerine ve aldıkları geri bildirimlere veya proje ile ilgili deneyimlere göre projeye verdikleri tepkiler de farklıdır: engelleyiciler süreci yavaşlatır veya sabote eder; şampiyonlar coşkuyla destekler; yüzer gezerler ise belirsizdir, kolayca yön değiştirebilirler. Bu son grup, proje yöneticileri için en zorlu kategori olabilir.Sonuç olarak, bir projede başarı, yalnızca teknik hesaplar yada sunumlar hazırlamak değil, paydaşların beklentilerini doğru yönetebilmekten geçer. Çünkü proje yönetimi tam da budur: insanları anlamak, dinlemek, iletişim kurmak ve gerektiğinde müzakere ederek yön vermek.Öyle projeler vardır ki en başta planlanandan yüzde yüz sapmasına rağmen herkes projeyi yönetenlerden memnundur, öyleleri de vardır ki ilk başta karar verilen her şeyi eksiksiz yerine getirmesine rağmen kimse projeyi yönetenlerden memnun değildir.

  22. 5

    Projelerde Paydaşlar ve Roller

    Projeleri hayata geçiren, yön veren ve sonuçlarını yaşayan insanlar vardır. Bu bölümde projelerdeki paydaşları ve rollerini ele alıyoruz.Projenin karakterini biçimlendiren yöneticilerden, kaynakları sağlayan sponsor ve müşterilere, işi fiilen yapan uzmanlardan çıktıyı kullanan kullanıcılara kadar herkes projeyi etkiler ve projeden etkilenir. Bazen aynı kişi birden fazla şapkayı takabilir: hem sahibi, hem yöneticisi, hem de kullanıcısı olabilir. İşte bu nedenle rollerin netliği, projelerin başarıya ulaşmasında kritik rol oynar.Bir projede paydaşların belirlenmemesi ya da sahipliğin belirsiz kalması projenin sürüncemeye girmesine neden olur. “Sahipsiz proje olmaz” kuralını bu bölümde örneklerle anlatıyoruz: Ameliyat, ev tadilatı veya bir şirketin bilgi sistemlerinin dönüşümü gibi gündelik ve kurumsal örnekler üzerinden proje sahibinin, yöneticisinin, uzmanların ve kullanıcıların rollerini tartışıyoruz.Ayrıca tedarikçilerin, diğer departmanların, regülasyon otoritelerinin, üst yönetim komitelerinin ve hatta toplumun bir proje üzerindeki etkilerini ele alıyoruz. Çünkü proje yönetimi, özünde paydaşların beklentilerini yönetmektir. Tüm beklentileri karşılamak çoğu zaman mümkün olmasa da onları anlamak ve yönetmek projenin başarısını belirler.Bu bölümde siz de projelerde hangi rolü oynadığınızı ve çevrenizdeki paydaşların etkilerini yeniden düşünebilirsiniz.

  23. 4

    Proje mi, program mı, büyük proje mi?

    Projeler, programlar ve büyük projeler… İş dünyasında sık sık kullanılan bu kavramlar çoğu zaman birbirine karışır. Peki aralarındaki farklar nelerdir? Yanlış anlaşıldığında yönetim biçimleri nasıl etkilenir?Bu bölümde, bir projenin net tanımlı çıktılar ve belirli bir bitiş tarihiyle nasıl çerçevelendiğini; buna karşılık programların uzun soluklu yapısını, stratejik hedeflere yönelmelerini ve kurumlara sağladıkları faydayı ele alıyorum. NASA’nın Apollo, Skylab ve Uzay Mekiği programlarından, şirketlerdeki dijital dönüşüm ve sürekli iyileştirme programlarına kadar farklı örneklerle programların nasıl şekillendiğini tartışıyoruz.Ayrıca büyük projeler konusuna da değiniyorum. Bir ilaç geliştirme süreci veya havalimanı inşaatı gibi uzun yıllara yayılan, fazlara bölünmüş ancak tek ana çıktısı olan projelerin programlardan hangi noktada ayrıldığını netleştiriyoruz. ROI yani “atılan taşın ürkütülen kurbağaya değip değmediği” bakış açısının bu süreçlerdeki rolünü vurguluyorum.Proje, program ve büyük projeler arasındaki farkları anlamak, örneklerle daha somut hale getirmek isterseniz bu bölümü kaçırmayın.

  24. 3

    Proje Nedir? İnsan Boyutuyla Gerçek Kahramanlar

    Bu bölümde temel bir soruya yanıt arıyoruz: “Proje nedir?”Çıktı, kalite ve tekillik şartlarını günlük hayattan örneklerle anlatıyor; taşınma, yemek daveti ve ev tadilatı gibi senaryolar üzerinden projelerin temelini açıklıyoruz.Ama odak noktamız, projelerin gizli kahramanı olan insan boyutu. Yetkinlik, zaman ayırabilme ve pozisyon gücü bir projenin kaderini nasıl değiştirir? Kaynaklar sınırlı olsa bile doğru ekip varsa çözüm bulunur, yoksa en büyük bütçeler bile yetmez.Kısacası, projelerde teknik detaylardan çok insan faktörünün belirleyici olduğunu örnekler eşliğinde konuşuyoruz.

  25. 2

    Operasyonel Ortamda Proje Yönetmenin Trajikomik Halleri

    Operasyonel kültüre sahip ortamlarda proje yapmak çoğu zaman cambazlık gibidir: bir yanda hiç durmayan işler, diğer yanda kaynak isteyen projeler. Bu bölümde operasyonel ortamlarda proje yönetmenin hem komik hem de düşündürücü yanlarını konuşuyoruz.Neden herkes “proje” kelimesini farklı kullanır? Neden proje yöneticisi çoğu zaman mutfakta yabancı misafir gibidir? Operasyon hep “acil” iken projeler neden hep bekler? Değişime gösterilen direnç? Ve silo mantığında çalışan departmanların bitmeyen topu birbirine atma halleri...Ayrıca, performans sistemlerinin projeyi nasıl geri plana ittiğini, üst yönetimin operasyonu her zaman projelerin önüne koyduğunu ve departmanlar arası iletişim boşluklarının projeleri nasıl duvara toslattığını örneklerle ele alıyoruz.Eğer siz de günlük operasyon koşturmacası içinde proje yürütmeye çalışıyor, bazen trajikomik durumlarla karşılaşıyorsanız, bu bölüm size hem ayna tutacak hem de düşündürecek.

  26. 1

    Kaostan düzene proje yönetimi

    Projeler hayatın her alanında var: işte, okulda, günlük hayatta. Ama çoğu zaman kaosla başlıyor, ve fakat düzenle bitmesi gerekiyor. Proje yönetim sanatı, bu kaosu düzen içine çekebilmenin sanatıdır. Bu ilk podcastte kendimi tanıtıyor, neden bu seriyi hazırladığımı ve neleri kapsayacağımı anlatıyorum. Amacım; karmaşık gibi görünen proje yönetimi kavramlarını herkesin anlayabileceği yalın bir dille aktarmak.Keyifle dinleyeceğinizi umarım.

Type above to search every episode's transcript for a word or phrase. Matches are scoped to this podcast.

Searching…

We're indexing this podcast's transcripts for the first time — this can take a minute or two. We'll show results as soon as they're ready.

No matches for "" in this podcast's transcripts.

Showing of matches

No topics indexed yet for this podcast.

Loading reviews...

ABOUT THIS SHOW

Merhaba.Kaostan Düzene: Stratejik Proje Liderliği podcastine hoş geldiniz.Birçok kurumda iyi fikirler, güçlü stratejiler ve iddialı dönüşüm programları vardır. Ancak bu girişimlerin büyük bölümü beklenen sonuçları üretmez. Çünkü strateji ile icra arasındaki boşluk çoğu zaman doğru yönetilemez.Bu podcastte proje yönetimini sadece bir metodoloji olarak değil, stratejik bir yönetim disiplini olarak ele alıyoruz.Çünkü gerçek rekabet avantajı, strateji yazmakta değil, stratejiyi icra edebilmekte saklıdır.İletişim: [email protected]

HOSTED BY

Murat Ozbilen - Senior Partner / GBMC

CATEGORIES

Frequently Asked Questions

How many episodes does Kaostan Düzene - Stratejik Proje Liderliği have?

Kaostan Düzene - Stratejik Proje Liderliği currently has 26 episodes available on PodParley. New episodes are automatically indexed when they're published to the podcast feed.

What is Kaostan Düzene - Stratejik Proje Liderliği about?

Merhaba.Kaostan Düzene: Stratejik Proje Liderliği podcastine hoş geldiniz.Birçok kurumda iyi fikirler, güçlü stratejiler ve iddialı dönüşüm programları vardır. Ancak bu girişimlerin büyük bölümü beklenen sonuçları üretmez. Çünkü strateji ile icra arasındaki boşluk çoğu zaman doğru yönetilemez.Bu...

How often does Kaostan Düzene - Stratejik Proje Liderliği release new episodes?

Kaostan Düzene - Stratejik Proje Liderliği has 26 episodes. Check the episode list to see recent publication dates and frequency.

Where can I listen to Kaostan Düzene - Stratejik Proje Liderliği?

You can listen to Kaostan Düzene - Stratejik Proje Liderliği on PodParley by clicking any episode. We provide an embedded audio player for direct listening, and you can also subscribe via your preferred podcast app using the RSS feed.

Who hosts Kaostan Düzene - Stratejik Proje Liderliği?

Kaostan Düzene - Stratejik Proje Liderliği is created and hosted by Murat Ozbilen - Senior Partner / GBMC.
URL copied to clipboard!