PODCAST · religion
Seda’nın Sesi
by Seda
Özfarkındalık, mindfulness ve kişisel gelişim hakkındaki düşüncelerimi aktarıyorum. Gerçekliğine hizmet et ve ışığını paylaş.Bu kayıtların hepsi sadece benim görüşlerim, düşüncelerim, deneyimlerim, yorumlarımdır. Hiç bir kayıt özel bir kimseye ya da zümreye hitap etmemektedir ve tavsiye niteliğinde değildir. Self-awareness, mindfulness, wellbeing. Recognizing our oneness with the universe. Serving your truth, sharing your light.
-
228
Hayat mücadele gibi geliyor: mücadelesiz varoluşuna geçmek için
Son zamanlarda belki de son yıllarda mücadele eder gibi yaşıyor hissediyor olabilirsin. Geçmişinle geleceğin arasında yürüdüğün bu dönemde geçmişin sana artık yakışmayan oturmayan yanlarını idare etmek mücadele gibi geliyor. Büyük çaba ve efor gerektiriyor. Yeni geçtiğin bu dönem ise sana çabayı bıraktırıyor. Yeniye geçtiğin yer senden effor, eylem ve aktif katılımını istiyor, ancak mücadele gibi hissettirmiyor. Hizalı olduğun yerden hareket etmek mücadele istemez. Bu demek değil ki aksiyon alma veya adım atma. Tam tersine, aktif bir şekilde varoluyor olmanı senden talep ediyor. Ancak bu hizalanma yolundaki adımlar sana ait olmayanı bırakmak, her zaman senin olmuş olanı kendine dahil etmek ve kendinle hizalı olana getirmek. Ve bu senden aktif katılım istese de seni bir yandan da besliyor, tatmin ediyor, ve huzurlu hissettiriyor. En tabi doğan olan, en öz olan varoluşa geçiyorsun. Burası senin düşürdüğün tüm parçalarını da kendine katmanı talep ediyor. Ama buradan varoldukça da varoluşun rahatlıyor, nefes alıyor, akıyor. Geçiş yorucudur. Kendinle hayatla etrafındaki insanlarla ilişkilerini kurduğun yer değişiyor. İlişkilenme şeklin değişiyor. Ancak bu geçiş bu sefer en öz olan sen ile hizalanmaya geçiş. Bunun yorucu olan tarafı sen olmayanı bırakmak ve her zaman sen olmuş olanı tekrardan sahiplenmek ve kendine katmak. Bunu yapabilmene en yardımcı olacak olan ilişkilenmeni yenilediğin alanlar, senin daha kendinde temas etmediğin yanlarınla temas etmeni sağlayan durumlar, çalışmalar, ve bunların entegrasyonunu yapabilmek. Ve kendi özünle bağ kurduğun yerden her zaman var olan ama ara ara bağını hissedemediğin tüm varoluşun özüyle bağ kurmakta kolaylaşıyor. Bu dönem beraber çalışmak istersen [email protected] adresinden bana yazSevgiyle kal
-
227
Gerçek tabiatına Shapeshift ediyorsun
Şu anda şekil değiştirdiğin bir dönemdesin. Sadece hayatının yolunu değil varoluşunun şekil değiştirdiği bir dönem. Eski varoluş şeklin sana dar geliyordu çünkü gerçek tabiatını barındırmıyordu. Şimdi gerçek tabi şekline shapeshift ediyorsun. Ve kalbin ağır bir şekilde yeniye yürüyemezsin. Seni geçmişine bağlayan acılarını dönüştürmen isteniyor geleceğinin yeni yolunu çizmeden.Şu anda yolunu yeniden çizebileceğin bir noktadasın. Hayat döngüler halinde ilerler. Son döngünden memnun olmasan bile, şimdi yeni bir döngüye başladığını bil. Ve şimdi, kim olduğunu daha derin bir anlayışla bildiğin yerden bu yeni döngüye başlayacaksın. Ancak, şimdiye kadar eylemlerini yönlendiren şeylerin ne olduğunu derinlemesine düşünmüş olman gerekir. Farkında olmadığın korkular, arzular ve ihtiyaçlar, bilinçsizce eylemlerini yönlendiriyordu. . Farklı davranmak istediğini bilmek yeterli değildir, eylemlerini yönlendiren şeyleri değiştirmen asıl yönünü değiştirecek olan.Güvensizliklerin yüzünden ortaya çıkaramadığın her ne varsa, artık bunları ortaya çıkarma zamanı geldi. Bu güvensizlikleri içinde sakladığın için henüz tam olarak sahiplenemediğin, hatta keşfedemediğin yeteneklerin ve becerilerin var. Artık bunlarla yüzleşme ve sahiplenme zamanı, çünkü arzu ettiğin hayatı yaşamak için kendini tam olarak kucaklaman gerekiyor. Kendin gibi olmakta güven duymak, gerçek benliğini ve gerçek potansiyelini ortaya çıkaran şeydir. Ve bunun için, şimdiye kadar seni engelleyen şeyleri ele alman, farkındalık yaratman ve bunlarla yüzleşmen gerekir. Bunları hissedeceksin, bu duygular ve korkular şimdi su yüzüne çıkacak. O yüzden geçtiğimiz haftalarda duygusal olarak çok yoğun ve çok içsel sarsıntı yaşamış olabilirsin. Gerçek tabiatını benimsediğin yerde kendin için en doğal ve tabii yeteneklerin de ortaya çıkacak. Artık sana dar gelen ve seni kısıtlayan şeylerden kurtulmanın zamanı geldi. Bu, rahatsızlık veren durumlarla yüzleşerek ve neyin tekrar tekrar yaşandığını ve nedenini fark ederek kendini yeniden yapılandırman için bir fırsat.Seni geçmişine bağlayan geçmişin acısını dönüştürmen isteniyor.Benimle çalışmak istersen [email protected] adresinden bana ulaşabilirsinSevgiyle kal
-
226
Kimlik değişimi - Zaman diliminde geçiş
Beyin, kimliği tamamen kendi doğru olduğuna inandığı şeylere dayalı olarak oluşturur; kimliğin ise biyolojini ve hayatının her yönünü yönlendirir.Dolayısıyla, kimliğini değiştirdiğinde biyolojin de değişir ve hayatın buna bağlı olarak şekillenir.Farkına varman gereken şey, kimliğinin deneyimlerin, anıların ve inançlarınla inşa edilmiş bir yapı olduğu. Bu da, yeniden inşa edilebileceği anlamına gelir.Kimliğini, taşıdığın etiketleri düşün. “Ben endişeliyim”, “Ben yaratıcı değilim”, “Ben yeterince iyi değilim.”Bunlar nereden geldi? Zihninin mutlak gerçek olduğuna karar verdiği bir an, bir kişi, bir deneyimden. Oysa bunlar sadece bir dizi hikayeden ibaret.Kimliğin tamamen doğru olduğuna inandığın şeylere dayanır.Kendini özdeşleştirdiğin benliğin gerçek benliğin değil. Gerçek benliğin, kimliğinden çok daha güçlü ve olağanüstü. Senşn gerçek doğan.Seni küçük tutan kimlik, hayatta kalmaya çalışan daha genç halin tarafından yaratıldı. Kendine sor, bugün seni yönlendiren hangi kimliğin?Eski yaralar mı? Eski korkular mı? Potansiyelinin tamamını bilmeyen insanlar tarafından yazılmış eski hikayeler mi?Yoksa tüm bunlardan önce, dünya sana kim olman gerektiğini söylemeden önce var olan versiyonun mu?Sen, kendini sandığın gibi sabit ve değişmez bir kişi değilsin. Sen, eski kimliğinin artık sana hizmet etmediğine karar verdiğin anda farklı bir şeye dönüşebilecek, dinamik ve canlı bir sistemsin. Ve bu dönem kimlik değişimine çağırıyorBu kapıdan geçiyor musun?Sevgiyle kalBirebir şamanic ses terapisi almak istersen, Eylül’deki 5 günlük kamp hakkında bilgi almak istersen bana [email protected] adresinden ulaşabilirsin
-
225
Kutsal olanın uyanışı
Bu insanlığın düşüşü değil. Kutsal olanın uyanışının başlangıcı.Yüzyıllar boyunca kadınlar, hücrelerinde yaşayan kadim bilgileri, içlerindeki ateşi, içlerinden akan şifayı unutmaya zorlandılar.Kadınlar farklı hareket ederler. Görünmez olanın rehberliğinde, diğer alemlerle bağlantı halinde, eterden bilgi alarak, doğa ile iletişim kurarak hareket ederler. Onları kontrol etmek, yönetmek veya idare etmek zordur, çünkü onların yolları sadece kendileri tarafından görülür.Bu yüzden, yüzyıllar boyunca kadınlara kim olduklarını unutmaları öğretildi, çünkü bütünlüğünü hatırlayan bir kadın yönetilemez.Gölgesine, içgüdüsüne, kadim bilgisine bağlı bir kadın kontrol edilemez. Karanlığına giren bir kadın, değiştiği, dönüştüğü bir şekilde geri döner, onay, doğrulama veya izin aramaz. Öfkesine sahip bir kadın, onu kutsal bir rehber olarak görür. Hatırlayan bir kadın, bedeninin görünmeyenleri anlatan bir kehanet olduğunu bilir.Bütünleşmiş bir kadın her şeyi içerir.Bir eşik noktasındayız. İçindeki bu güç uyanıyor. Şimdi iniş, bütünleşme ve dönüş zamanı.İçinde bir değişim olduğunu hissedenler, buna ne ad vereceklerini bilemeyebilirler, ama içlerinde bir bilgi var. Ve bu bilgi yeterli.Eğer içinde bu çağrıyı hissediyorsan, içinden geçen güçlü dalgayı hissedenlerden birisin demektir. Bu dalganın seni uyandırmak, harekete geçirmek, sezgilerini, içsel bilgini, bütünlüğünü geri kazanmak için seni nasıl sarsdığını hissediyorsun. Bu bir hatırlamadır. Vücudunda bu çağrıyı hissediyorsan, Mayıs ayında başlayan 4 aylık Reclaim Programına katıl.Sevgiyle kal
-
224
Gösterilenin ötesindekini görmeye hazırlan
Son aylarda, dikkatin, muhakemen ve disiplinin sınandı. Kollektifteki kalabalık ve gürültüye kapılmak ve dikkatini dağıtmak yerine, gerçekten inşa etmek istediğin şeye enerjini verebilmen için adeta hazırlandın. Muhakeme yeteneğini, netliğini ve dürüstlüğünü, içgörünü geliştirdin mi, yoksa çarpıtma, yansıtma ve kurban zihniyetinde kayboldun mu?Dikkatin ve odağın senin gücün. Geliştirdiğin muhakeme becerin sayesinde, patternleri hızlıca görebilir, çarpıklıkları olduğu gibi fark edebilir ve bunlara kapılmak yerine sorgulayabilir ve altında yatana ulaşabilirsin. Asıl olan gösterilenin arkasında. Görülmeyeni görme yeteneğini geliştir.Senin bu dönem kendini geliştirmen gereken yer burası: duyguların yoğun olduğu ve sinir sisteminin tetiklendiği durumlarda net kararlar alabilme yeteneği. Böylece her anlatılanı, her aktarılan hikayeyi, her gözüne sokulmaya çalışılanı takip etmeyi bırakabilir ve asıl olanı görebilirsin.Gerçek çarpıtma, yanlış bilgi değildir. Sinir sisteminin düzensizliğidir.Sinir sistemi ele geçirildiğinde, algı çarpıtılır. Tepki vermeden, karar almadan, adım atmadan önce kendini dengeye ve merkezine getirebiliyor musun? Çünkü kendine ve sinir sistemine hakim olamıyorsan, algın yönetiliyor demektir ve sen kontrol ediliyorsundur. Ancak bunları yapabildiğin yerde özgürsün. Özgür iraden senin en büyük gücün. Onu kullanabilmek için farkındalık gerekir. Yeterli çoğunluk olarak bunu yapabildiğimizde, toplumsal ortam değişir. Histeri, birisi tartışmayı kazandığı için ortadan kalkmaz. İnsanlar onu beslemeyi bıraktığında ortadan kalkar.Ve biz merkezimizde kalmayı, içsel bilgeliğimizin berraklığında karar almayı, ve yönümüzü korumayı sürdürebilirsek, kollektifteki dinamik değişir. Bütün gördüklerin seni çaresiz hissettiriyor olabilir. Halbuki bütün amaç da bu. Gücün sende olduğunu unutturmak. Halbuki bu sistem kendisini senin gücün ile besliyor. Gördüğün güç senin gücün. Sen verdin bu gücü ona ve onlara. Gücünü geri al. Asıl güç sende, seçimlerinde ve öncelikle kim olmayı seçtiğinde.Asıl uyanış Kendi gücüne uyanış. Bu uyanışa hazırsan benimle çalış.Sevgiyle kalÖnümüzdeki haftalarda Kendine farklı şekillerde uyanacağın programlar sunuyorum. Birebir ses terapi seansları ve ayrıca her dolunay ve yeni ayda online dönem enerji okumaları ve sound bath yapıyorum.
-
223
Bu çöküş bir Uyanış: Yüksek bir voltaj ile seni sarssa bile, İçindeki varoluşu hatırlatıyor
Yoğun bir dönüşüm döneminden geçiyoruz.Eğer kendini kaybolmuş, yönünü kaybetmiş, yolunu sorguluyorsan, bu kimliğinin çöküşüdür. Hayatında her şey parçalanıyorsa, bu artık yeni halinle uyumlu olmayan şeyleri bırakmak içindir. İlişkilerin sona eriyor veya değişiyorsa, bu senin büyümene yer açmak içindir.Kimlik dönüşümü yaşarken, geçmiş halinle uyumlu olan her şey ortadan kalkar veya değişir.Eski hayatın çöküyor çünkü hayatta kalmak için inşa ettiğin her şey yeni hayata taşınamıyor. Eski halin ve eski alışkanlıkların boğucu ve dayanılmaz geliyor.Çok duygusal hissedebilirsin, çünkü sinir sisteminde durgunlaşmış ve takılmış olanları temizleyerek yeni haline yer açıyorsun.Bir zamanlar dua ettiğin insanları, tutkuları ve planları kaybetmeye başlıyorsun. Bu bir başarısızlık değil, enerjik bir sıkıştırma.Yükseldiğin titreşim, hayatta kalmak için inşa edilenleri tutamaz.Eskiden güvenli hissettiren her şey, artık dayanılmaz geliyor.Konfor alanları, yeni halini tutamayacağı için çöküyor.Bu dönem ya genişleme istiyor ya da hiçbir şey.Duygusal olarak dağınık hissediyorsun. Bu zayıflık değil, enerjik bir arınmadır. Sinir sistemin yeni frekanslar için yer açıyor.Eski başa çıkma mekanizmaları işe yaramıyor, ancak yeni hiçbir şey istikrarlı gelmiyor.Eskiden güvendiğin şeyler artık işe yaramıyor ve bu seni savunmasız ve açıkta bırakıyor. Gerçek değişim işte burada başlıyor.Neden şu anda bu kadar zor diye sorup duruyorsun? Çünkü doğum karmaşık ve yoğundur, ancak diğer tarafında yepyeni bir gerçeklik vardır.Bu kaotik bir deneyim olmak zorunda değil.Bu geçiş dönemini bilinçli bir şekilde atlatmak için 2 Mart Pazartesi günü olan Online Sound bath ve enerji okumasına katıl. Kişisel sorunlarını özel olarak ele alacağımız ve bu dönemde çözüm, netlik ve dönüşüm sağlayarak bu dönemi niyetlerinle hizalı ve uyumlu bir şekilde geçirebilmeni sağlayacak kişisel bir seans istiyorsan, bire bir Şamanik ses şifa seansı alabilirsinSevgiyle kal
-
222
Seni kısıtlı tutan program ve benliklerinden sıyrılıyorsun. Özgürlükte kimliğini bulma zamanı
Özgünlük, öz farkındalık gerektirir.Özgürlük, öz sorumluluk gerektirir.Egemenlik, muhakeme yeteneği gerektirir.İlerlemek istiyorsun, ama nereye? Yaratmak ve ortaya koymak istiyorsun, ama neyi? Hatalarının, başarısızlıklarının sorumluluğunu üstlenmek için ve bunların altında ezilmemek için gerekeni yaptın mı? Sinir sistemini bunu kaldıracak şekilde geliştirdin mi? Gerçek yönünü anlamak için gerekeni yaptın mı? Kendini sabote etmeden ilerlemek için zihnini, bedenini ve ruhunu uyumlu hale getirmek için gerekeni yaptın mı?Özgürlük vaat edilmez veya garanti edilmez. Özgünlüğünü savunmak, özür dilemeden kendin olmak için çaba sarf etmen gerekir. Sistemin seni bu kadar kolay bırakacağını mı sanıyorsun? Sistem, seni eski alışkanlıklarında tutmak, bağımlı kalmanı sağlamak, bağlantını koparmak ve dengesiz kalmanı sağlamak için elinden geleni yapar. İç sesini duymak, kendinle bağlantı kurmak ve içsel rehberliğini almak için gürültü ve dikkat dağıtıcı unsurların üstesinden gelmen gerekir. Cevaplar sende var, ancak sistem seni kendinin dışına bakmaya zorluyor ve bu da seni kayıp ve bağımlı tutuyor.Kişisel çalışman, kolektifi ileriye götüren ve herkesin bilincini yükselten şey. Özgürlük, kendinle ve içsel pusulanla bağlantını geliştirdiğinde, gerçek benliğin olmanın özgürlüğüdür.Bağımlılığından beslenen bir sistem için en korkutucu şey, egemen bir bireydir. Kurtuluşa giden yolun, sistemi nasıl yıkacağınla ilgilidir.Artık her şey ortada. Seçim senin. Seçim her zaman senin olmuştu, ancak hiç bu kadar açık olmamıştı. Kendi uyanış yolculuğunu seçmemek, artık açıkça sistemi beslemek anlamına geliyor.Bir adım dışına çık, uzaklaş ve egemenliğini seç. Çağrı hiç bu kadar açık olmamıştı. Seçim hiç bu kadar net olmamıştı.Hazırsın. Neyi seçiyorsun? Sevgiyle kalBenimle çalışmak istersen [email protected] adresinden ulaşabilirsin
-
221
İlişkilerde kişisel farkındalık olmayan yerde ruhun dinlenemez - kişisel farkındalık güvenin temeli
Kendini iyi zanneden bir insanın kişisel farkındalığı düşükse etrafına büyük zarar ve tehlike teşkil eder. İlişkilerde kişinin partnerine en büyük güven veren şeylerden biri kişinin kendisine dair farkındalığı olmasıdır. Hepimiz anlaşılmak istiyoruz, ve kim bizi anlar diye bakıyoruz. Ancak asıl bakmamız gereken bir insanın kendini ne kadar iyi tanıdığı ve anladığı, çünkü bir insan ancak kendi derinliklerine inebildiği yerden seni görebilir. Kendine dair farkındalığı olmayan birinin seni görebilmesini bekleyemeyeceğin gibi kendisini de görememesinden dolayı o sana iyilik yaptığını zannederken zarar veriyor olabilir. Veya verdiği zararı görmeyebilir. Özellikle ikili partner ilişkilerinde iki insanın ruhlarının birbirinin yanında dinlenebilmesi için iki kişinin de kendilerine yönelik farkındalıkları olması gerekir. Bir ilişkide kişinin partnerinin güvende hissedebilmesini sağlayn şey kişinin kişisel farkındalığıdır. Ve kadın erkek ilişkilerinde bunun nasıl bir rol oynadığından bahsettim. Sevgiyle kal
-
220
Yıkım gibi deneyimlediğin aslında Arınma: Hayatın yeni SEN ile hizalanıyor
Bu dönem bırakmak için güçlü bir zaman ve bunu hayatında bir son olarak deneyimliyor olabilirsin. Fark etmen gereken şey, birçok yeni başlangıcın bir sonla başladığıdır.Hayatında bir şey inşa etmenin veya hayatını inşa etmenin eklemeyle başladığını düşünüyorsun. Ancak, aslında çıkarma ile başlar. Artık sana hizmet etmeyen, seninle uyumlu olmayan, seni engelleyen ve önünü tıkayan şeyleri bırakarak, orada ne olduğunu, senin için neyin anlamlı olduğunu, neyin gerçekleşmeye çalıştığını net bir şekilde görebilmenin yolunu açarsın.Yaşadığın bırakma, düşüş veya çöküş gibi hissedilse de SENİN çöküşün değildir. Seni olduğun yerde tutmak için kurduğun tüm yapıların çöküşüdür; ve şimdi seni sıkışmış halde tutmaktadır. Kendine söylediğin sözler, kalıplar, düşünceler, inançlar, anlatılar seni sıkışmış halde tutuyor. Bunların içsel ateşinde dönüşmesi ve başkalaşması isteniyor.Alev yakıldı! Yeni bir başlangıç seni bekliyor.Eğer bir şeyler sona eriyorsa, bu, içindeki yeninin doğmak için yer açtığının bir işaretidir. Yani, bir son gibi hissettiren şey aslında bir arınmadır. Hayatını, enerjini, alanını temizlemek, böylece yeninin gelmesi için yer açmak. Çünkü o BÜYÜK bir şekilde geliyor ve küçük alanlara sığamaz. Hatırlaman ve fark etmen gereken şey, inşa ettiğin şeyin asla sahip olduğun hayat veya ilişkiler olmadığı. Her zaman SENSİN. Ne inşa ettiysen, aslında SENİ inşa ettin. Ve hiç kimse veya hiçbir şey bunu senden alamaz.Ve hayatın şimdi yeni SEN ile uyum sağlamak için kendini düzenliyor. Yani, hayır, aslında çökmüyor, inşa etmek için çok çalıştığın yeni SEN ile uyum sağlamak için yeniden düzenlenmek üzere serbest bırakılıyor.Sevgiyle kal
-
219
İlişkilenmelerinde boyut değiştiriyorsun
İlişkilerde birbirimizle kurduğumuz bağlar değişiyor. Kendimizi nasıl gördüğümüz, nasıl davrandığımız, nasıl bağ kurduğumuz, hepsi değişiyor. Koruduğumuz maske düşüyor, şefkat içermeyen katı beklentiler dönüşüyor, duygularımızı ifade etme ve iç dünyamızı paylaşma şeklimiz değişiyor.İlişkide olduğun herkes, sen de dahil, geçmiş ilişkilerinden ve deneyimlerinden kaynaklanan yaralar, acılar ve travmalar taşıyorsunuz ve bunlar yargı gücünüzü bulanıklaştırıyor, iletişiminizi etkiliyor ve mevcut ilişkinizde nasıl davrandığınızı belirliyor. Bu travmalar ve yaralar, belki de acı verici şekillerde ortaya çıkıyor, ancak ortaya çıktıklarında güçlerini kaybediyorlar ve daha özgün bir şekilde davranmana ve daha samimi bir şekilde bağlantı kurmanıza olanak tanıyorlar.İçine dön, kendi doğan hakkında meraklı ol, kim olduğunu ve ne istediğini düşün. Kendini ne kadar iyi tanırsan, kendini o kadar iyi yönlendirebilirsin. Neye inandığını ve neden inandığını bil, ancak yeni inançlar ve varoluş biçimlerinin gelişmesine açık ol. Kendini her yönüyle görmeye istekli ol.Zorluklarla karşılaştığında, bu mutlaka sonun geldiği anlamına gelmez. Belki de sadece yavaşlayıp zaman ayırman ve içe dönüp bakman isteniyor. Her zorluk aslında bir dönüşümün, boyut değiştirmenin öncüsü. Bu nedenle, gitmek istediğin yönde adımlarını atmaya devam et, ancak duruma ve eylemlerine daha fazla farkındalık getir.
-
218
En temel özgürlüğün kim olduğun
Ne olduğunu yaşarsın, kim olduğunu deneyimlersin. Sen neysen onu çekersin. Bunların hepsi doğru ancak eksik açıklamalar. Sen aslında her şeysin ve o yüzden her şeyi çekersin. Ancak sen o an, o sırada kim olduğuna, ne olduğuna, nasıl olduğuna inanıyorsan onu teyit edecek deneyimleri, insanları, durumları algılarsın. Algın, geri kalanını filtreler. Onlar yok değil, onlar da var. Etrafındalar. Ama onlar filtrelenir ve algı alanına girmezler. O yüzden buradaki olay çekim değil aslında. Senin algının ilgili bulduğu, anlamlı bulduğu, tanıdık bulduğunu kabul edip geri kalanını radarın dışında bırakması. Yoksa senin her halini, varoluşunun her halini barındırıyor hayat. Senin algın neyi seçiyor, neye odaklanıyor, neyi tutuyor? O işte senin en derin inançlarının, programlanmalarının göstergesi oluyor. Senin bilinçli zihninle kendin hakkında düşündüğün değil, bilinçaltındaki inancın belirliyor. O yüzden kendinle ilgili inançların değiştikçe yaşamı deneyimleyişin de, etrafındaki insanlar da değişir. Ve şunu hatırlatmak isterim ki, aslında kendinle ilgili istediğini düşünmekte özgürsün. En temel özgürlüğün herhalde bu: kendinle ilgili istediğini düşünmek. Halbuki orada bile teyit ve onay arıyorsun. En temel özgürlüğün kim olduğun. Kendinin kim olduğu konusunda özgür düşünebilmeyi, en temel özgürlüğün olan ‘Sen’ olmayı deneyimleyerek yaşamak istiyorsan Eylül’de başlayan 4 aylık Kendinle Sevgiden Buluş programına katıl. Otomatik olarak Grup Koçluk programına da dahil olmuş oluyorsun. Bu programdan sonra varoluşun sandığının ötesinde bir ben olacak. Sevgiyle kal
-
217
Birbirimizi mi seçiyoruz, ilişkiyi mi?
İlişkilerde iki kişi de birbirini seçer diye düşünebilirsin. Ancak insanı seçmiş olsan bile ilişki iyi olmayınca ilişkiden çıkabiliyorsun. Peki o zaman o ilişkilere girmemizin nedeni ne? Neyi görmüyorsun baştan? Sonrasında gördüklerine ipucu olabilecekleri nasıl atlıyorsun? Ve hakikaten insanı mı seçiyorsun, yoksa ilişkiyi mi? Kadın ve erkek nasıl farklı yaklaşabiliyor ilişkilere ve yaşamak istediğin ilişkiyi yaşayabilmek için kendinde neleri çözümlemek yardımcı oluyor. Birbirimizi seviyoruz. İlişkiyi seçiyoruz. Sevgiyle kal
-
216
Emeklerinin meyvesini toplama vakti: o sensin
Bu dönem normalden daha rahatsız, huzursuz belki endişeli hissetmiş olabilirsin.Varoluşunun daha önce sana kendini göstermediği bir yanı sana açılıyor. Kendini açıklık, rahatlık ve netlikle görebileceğin şekilde. Bu sinir sistemini normalden daha fazla yormuş, dengeden çıkartmış olabilir. Aynı zamanda da fazla kendinle kalmaya, sessizliğe, sukünete, dinginliğe ihtiyaç duymuş olabilirsin. Kendini ve yeniyi sessizlike duyarsın ancak, kalablık ve gürültüde değil. Bu dönem seni belki tahmin ettiğin, zihninle bildiğin, bir yandan hissettiğin, ama benliğinle tam kabule geçemediğin varoluşunla buluşturuyor. Bunu hazır mısın? Buna hazırlanıyor musun? Çünkü yer açtığın kadarını alabilecek ve kendine katabileceksin. Kendini, kim olduğunu kabul et. Sana özgü, sana özel olanı kabul et. İçinde barınanı ortaya çıkarıp benliğini yaşayabilmek için kendine güvenmen gerekiyor. Kim olduğunu kucakladığında hayatın senin gözünde aydınlanmaya başlıyor. Kendini tanımak kendine güvenmekle birleştiğinde kariyer ve ilişkiler dahil olmak üzere hayatının tüm yönleri hakkında yolun daha ortaya çıkar, ve açıklığa kavuşur. Bu açıklıkla daha rahat bilinçli ve hizalı kararlar verirsin. Bazen evrene çok güveniyor, kendine aynı güveni beslemeyebiliyorsun. Halbuki kendine güven diğer tüm güvenlerin temeli. Evren senin dışında değil, senin içinde ve sen de onun içindesin. Biri sana fiziksel bir hediye verdiğinde ne yaparsın? Paketini açar, alır, kullanır ve hatta etrafına gösterirsin. Sen sana verilmiş bir hediyesin. Ve sen kendini paketlenmiş bir şekilde bırakarak kendini kendinden mahrum bırakıyorsun. Sadece kendini değil, etrafındakilerini de bu hediyenin sunacaklarından mahrum bırakıyorsun. Her şeyden önce sen kendini yaşamaktan kendini alıkoymuş oluyorsun. Kendini barındırmak zihinsel ve bedensel bir kapsayıcılık gerektirir. Sana gelene yer açıyor musun?Eylül ayında 4 aylık Koçluk Programı, aynı zamanda Kendinle sevgiden buluş programı başlatıyorum. Bu programlara ayrı ayrı ya da birlikte katılabilirsin. Dolunay ve Yeniaylarda grup sound bath seansları düzenliyorum. Hepsini online yapıyorum. Bunlara katılmak istersen [email protected] adresinden ulaşabilirsin. Sevgiyle kal
-
215
İçindeki çocuk sinir sistemin
Bu ses kaydında iki ayrı konu gibi gözüken ama aslında birbirine bağlantı şifa yolculuğundan konuşuyorum. Şifanın ilk süreci yıkıma benzer.İyileşmek, sen' “hasta” eden her şeyin sisteminden, hayatından çıkmasını gerektirir. Yaralarını ve travmalarını besleyen her şeyin salıverilmesi gerekir. Bunların üzerine kurulan ve inşa edilen her şeyin yıkılması gerekir.Eski benliğinin külleri üzerinde otururken, görebildiğin tek şey karanlık ve hissedebildiğin tek şey boşluktur. Yine de bu boşluk yeninin potansiyelini taşır.Ve orada, eskinin bittiği yerde, yeni başlar.Yıkım gibi hissettiren şey, hiç kimsenin, hatta kendinin bile öngöremediği bir dönüşümdür.İyileşmenin bir simya olduğunu ancak sonradan fark edersin.Bu böyle pozitif ve olumlu düşünmekle olacak iş değil. Gerçek, kökten bir dönüşüm gerektirir. Bedensel bir tecessüm gerektirir. Bu en derinlerini şifalandırarak olur. İçindeki çocuk sinir sistemindir.Sinir sistemin sen çocukken gelişir ve dünyayı hala o çocuğun merceğinden görür ve dünyaya o yerden tepki verir. İçindeki çocuk kendini sinir sistemin ve bedensel tepkilerin aracılığıyla sana gösterir.Hafızası bilinçli zihninin hafızasından çok daha eskiye dayanır. Senin hatırlamadığın şeyleri bile bilir ve tepki verir.Gerçeklik algın, nesnel gerçeklikle doğrudan bir karşılaşmadan ziyade, başta sinir sistemin olmak üzere iç biyolojik süreçlerinin bir kurgusudur.Ne zaman bir travma yaşasan, bedenin orada, o yaşta takılı kalır. Sinir sistemin benzer bir deneyimle ya da tanıdık bir duyguyla karşılaştığında o yaşa geri döner ve oradan tepki verir.Beyin bu denklemde ikincildir. Beyin bedenin deneyimini yorumlar. Beden bir duygu yaşar, beyin bunu algılar ve bir duyguya dönüştürür. Bunu yapabilme kapasitesinden dolayı olumlu düşünce imkanı doğar. Yaşadığın bir durumu olumlu düşünceyle pozitife çevirmek. Bu olumlu düşünce zaman zaman faydalıdır, ancak bunu her gün, çok sık, her deneyiminde yapma ihtiyacı hissedersen, o zaman dünyayı nasıl deneyimlediğini kontrol etmeye ve yönetmeye dönüşür ve kendi içinde bir güvensizlik yaratır.Bedeninin yaşadığı her bir deneyimi olumlu düşünerek yönetmeye çalışıyorsan, o zaman sinir sistemin için çocuğunun acısını, öfkesini, hayal kırıklığını "Bir şey yok" "canın acımadı" "her şey yolunda" diyerek geçiştiren, ve bir sorun olmadığını ve olanın onun deneyiminden başka bir şey olduğunu söyleyen bir ebeveyn oluyorsun. Bu da tetikte olma, aşırı düşünme, aşırı analiz etme, hayatın her bir detayını yönetme ve kontrol etme ihtiyacını devam ettirir.Gerçek şifa, bedenin deneyimini, sinir sisteminin dünya deneyimini dönüştürmekten gelir.Dünyayı deneyimleme şekliniz dönüştüğünde, dünyanız da dönüşür.Krishna'nın dediği gibi “Dünyayla asla gerçekten karşılaşmayız; deneyimlediğimiz tek şey kendi sinir sistemimizdir.”Eylül ayında 4 aylık bir grup koçluk programı başlatıyorum. Detaylarını öğrenmek için bana [email protected] adresinden ulaşabilirsin. Sevgiyle kal
-
214
Uçma vakti
Artık bekleme dönemi bitti. Bir kişiyi, doğru koşulları ya da belirli şeylerin olmasını beklemiyorsun. Artık beklemiyorsun. İstediğin her ne ise onu kendin başlatıyorsun.İddialı bir duruş sergileyip, istediğiniz şey için harekete geç, sesini yükselt. Hayatının lideri ol.Bir şekilde her şeye yeniden başlıyorsun, ister yeni ya da daha iyi bir yolda ol, ister sadece istediğin sonuca ulaşma konusunda daha olumlu hisset. Eğer kendini durgun ve sıkışmış hissediyorduysan, şimdi yeni bir döngüye giriyorsun. Şimdi geçmişe sünger çekmenin tam zamanı.İmkansıza inan!Kanatlarını tak ve uç!Seni bırakan ya da bırakmaya çalışan şeye direniyor musun? Uçuşa geçmek yerine kendini eski yollarda mı tutuyorsun? Sorun şu ki, hayatının bir sonraki bölümünüze direniyorsun, çünkü yelkenlerini açsan sizi nereye götüreceğinden emin değilsin. Ama mesele şu ki, rüzgâr herhangi bir yönden gelebilir ama sen hedefini bildiğin sürece yelkenine hükmedeceksin. Bu yüzden bir sonraki bölüme direnmek yerine, demirini al ve ufka doğru yelken açın. Bir süre başka bir kara görmeyebilirsin ama yönünüzü biliyorsun, görmesen bile ona doğru ilerliyorsun. Hayatının bir sonraki bölüme direnmeyi bırak.İstediğin şeyi elde etmekten korkuyor olabilirsin. Bunu yaparsan hayatında ne değişir? Hatırlaman gerekir şu ki, başkalarının sana yetişmesini bekleyemezsin, kanatların varsa diğerleri uçamıyor diye karada kalamazsın. Kanatlarının olmasının bir sebebi var. Bir amacı var. Sırf başkalarına karada eşlik edebilmek için kendi gerçeğini yaşamaktan kendini mahrum etmenin bir faydası yok. Sen uçmak için yaratılmışsın. Kendi gerçek doğana karşı direnmeyi bırak.Eski olan salıverildiğinde, geriye boş bir alan kalır ve hiçbir şey yoktur ve bu alanda kalmak inanç gerektirir. Yani, zaten sahip olduğun şeyi bıraktığında, açık bir alanla başbaşa kalırsın. Yeni henüz doğmamıştır ve boşluk inancını gerektirir. Görünmeyene olan inanç, o boşlukta yaratılmakta olana olan inanç.Yaşamın hareketinde ve yaşam döngülerinde uyumu bul. Her döngü aynı olmayacaktır. Yeninin yaratıldığı zaman diğer zamanlar gibi görünmeyecektir, daha az üretken görünebilir, daha az verimli görünebilir, boş görünebilir, ancak yaşamın döngülerini onurlandırırsan, her mevsim hasat yapılmadığını anlayabilirsin. Ve bu döngünün taşıdığı potansiyeli görebilirsin.Gelişmek için bir fırsatın var. Sunduğun her şeye - tüm armağanlarına, gücüne ve kuvvetine - güven ve bundan en iyi şekilde yararlan. Geleceğini bilmenin en iyi yolu onu yaratmaktır.
-
213
Sinir sistemin ve enerjisel bedenin esnekliği yeni varoluşu ne kadar barındırabileceğini belirliyor
Enerjisel yüklemelerin çok olduğu bir dönemdeyiz. Çok yorgun hissediyor olabilirsin. Uykuya çok ihtiyacın olabilir. Duygu durumun inişli çıkışlı olabilir. Bazen çok yüksek, zaman zaman da kendini çok hassas ve yeri geldiğinde duygusal hissediyor olabilirsin. Bu dönemin enerjilerini ve sinir sistemin ve enerjisel bedenin bunu nasıl deneyimlediğini anlayarak bununla mücadele etmeyi bırakır ve bunun yarattığı açılımları fark edebilir ve değerlendirebilirsin. Bu ses kaydında bunu nasıl yapabileceğinden bahsediyorum. Uykuda olan becerilerinin aktive olduğu bir dönem. Sen aktive olan yanlarını barındırabilecek kadar açılım yaşamaya izin veriyor musun? Sinir sisteminde ve bedeninde bunu barındırabilecek alanı açıyor musın? Sevgiyle kal.
-
212
Yepyeni bir kimlik, yepyeni bir varoluş
Eski varoluşundan kurulmuş hayatın, belki teker teker belki bir anda bitiyor olabilir. Hayatta kalma çabası ve mücadelesinde (survival state) olan sinir sistemiyle kurulmuş ve inşa edilmiş hayat, yeni varoluşuna eşlik edemez. Eski yaşamın yeniye yer açmak için çöküyor. Yaşadığın bitişler veya çöküşler başarısızlıktan değil. Bu enerjetik bir sıkıştırma. Bir zamanlar hayalini kurduğun ilişkiler, tutkular ve planlarınla artık rezone etmiyor olabilirsin. Hayatından çıkmaya başladıklarını deneyimliyor olabilirsin. İlişkiler değişiyor, bitiyor ya da tanınmaz hale geliyor olabilir. Geçmiş versiyonunla uyumlu olan insanlar hayatından çıkıyor olablirler. Her şeyi, yolunu, amacını, planını sorguluyor olabilirsin. Bu şüphe değil, kimliğinin ve benliğinin çöküşüdür. Eskiden güvende hissettiren şeyler artık dayanılmaz hale gelmiş olabilir. Konfor alanı olarak veya seni koruduğu için barındırdığın sistemler artık sana nefes aldırmıyor gibi hissedersin. Eski kalıpların bu yeni versionunu taşıyamıyor çünkü. Duygusal olarak inişler ve çıkışlar yaşıyor olabilirsin. Bu enerjisel bir arınma. Sinir sisteminde tıkalı kalmış enerjiler bünyenden çıkarak arınıyor ve yeni versiyonuna yer açılıyor. Evren, belki acı verse bile büyümeni önceliklendiriyor. Bu zorlayıcı geliyor olabilir, ancak bunu bir doğum olarak görebilirsin. Yoğun, sancılı, dağınık, ancak diğer tarafta yepyeni bir gerçeklik var. Yepyeni bir sen var. Zihniyetin, davranışların ve gerçekliğin kim olduğunu düşündüğüne bağlıdır. Ve eğer sinir sistemini bu yeni versiyonunu ve gerçekliğinin frekansını taşıyabilecek şekilde genişletmek istiyorsan, Mayıs ayındaki Expansion Kampına beklerim. Sevgiyle kal
-
211
Varoluşunun en yüksek versiyonuna bir pencere açıldı
Yeni seneye girerken dilek, istek ve planlarınızı yazın derler ya. Bu sene bunu yapmak için en iyi zaman şimdi. Tüm hayallerin, istek, ve niyetlerini açıklık, dürüstlük ve berraklıkla kendine ifade etme vakti. Sadece bunu değil, şu an bulunduğu yeri de dürüstlükle kabul etme vakti. Olmak istediğin yerden ne kadar uzak olduğunu görmek seni düşündürmesin. Olduğun yeri ne kadar kabul edersen o kadar varoluşunun yaratım gücünün tamamını çalıştırmış ve aktive etmiş oluyorsun. Ve öyle bir niyet ve var oluş gücüyle bu dönem istek, niyet ve hayallerinin olması için imkanlar seni şaşırtıcak şekilde hayatında belirebilir. Sen bir yandan da yaşamak istediklerini yaşayacak ve bunları barındıracak şekilde kendi varoluş kapasiteni genişletiyor musun? Ayrıca her ne kadar istek ve niyetlerinde netleşsen bile, evrenin seni şaşırtmasına izin ver. Evrendeki imkanlar ve olanaklar sınırsız. Sen, en limitsiz düşüncende bile limitlisin. Evrenin sana her şeyin ne kadar güzel olabileceğini göstermesini iste ve buna izin ver. Hayatın seni en güzel şekilde şaşırtması için alan bırak. Bu dönem enerjilerini daha derinden anlamak ve bu enerjilerle nasıl çalışabileceğini anlamak için devamını dinle. Her yeni ay ve dolunayda online sound bath seansları yapıyorum. Bunlar hakkında daha fazla bilgiyi de sedaerkman.com’dan ulaşabilirsin. Sevgiyle kal
-
210
Yaşadığın duygu yoğunluğu içinden yükselen varoluşun habercisi
Sisteminin bugüne kadar taşıdığından ve taşıyabildiğinden daha büyük bir varoluş şekli içinden gümbür gümbür geliyor. Zincirlerini koparmış, barajın duvarını kırmış gibi. Bunu içinde yükselen yoğun ve anlayamadığın duygular şeklinde yaşıyor olabilirsin. Bu duygular hissedilmeyi ve tanınmayı bekliyor, çünkü sana seninle ilgili bilgi taşıyorlar. Bu duygularının yoğunluğu beklenmedik olabilir, seni dengeden ve merkezinden çıkarabilir, ağır gelebilir. Bu yüksek enerjiyi güvenli bir alanda deneyimlemek, içinden yükselip kendini göstermesi için alanlar ve olanaklar sağlaman önemli ki sana seninle ilgili mesajlarını iletebilsinler. Duyguları hissedip bırakmak arasında bir adım var aslında. Hissedip, sana vermeye çalıştığı mesajı aldıktan sonra bırakmak. Her duygu sana seninle ilgili bilgi taşır. O bilgiyi aldığın zaman sisteminden çıkması daha rahat olur. Bu süreçte sana bu duyguların seninle ilgili getirdiği bilgiler sana kendinle ilgili bu yeni dönemindeki varoluşunla ilgili anahtarları taşıyor olabilirler. Kendine kulak ver ve gümbür gümbür gelen yeni varoluşunu kucaklayabilecek ve taşıyabilecek şekilde benliğinin kapasitesini genişletmek için adım at. Gözünün gördüğü değil, içinin bildiğine kulak ver. Yolunu o gösterecek. Sevgiyle kal.
-
209
Geçmişini serbest bırakarak sen olabilme özgürlüğünü kendine tanı
Bu dönem hayatında büyük değişimler oluyor, bir şeyler sonlanıyor, ya da büyük ölçüde şekil ve form değiştiriyor olabilir. Ve bütün bunlar sende yoğun duygular yaratıyor olabilir. Bu duygular onlardan kendini tanımlaman için değil, varoluşunda neleri taşıdığını fark etmen için yüzeye çıkıyorlar. Bu duygular sadece bugüne ait değil, bugüne kadar biriktirdiğin ve hala bünyende ağırlığını taşıdığın deneyimlerin de izini taşıyorlar. Şu anda yüzeye çıkmakta olan şey, sisteminden enerjisel ve duygusal olarak hâlâ salıverilmesi gerekenlerin farkına varman için. Bunlar sorularına gelen yanıtlar. Hayatta nasıl ilerleyeceğini soruyor olabilirsin ve hayat sana ilerlemek için neyi serbest bırakman gerektiğini gösteriyor olabilir.Geleceğine doğru ilerleyebilmen için eski acılarını, kızgınlıklarını, hayalkırıklıklarını serbest bırakmaya davet ediliyorsun. Bu senin özgürlüğün için. Bunları taşıdıkça enerjisel olarak geçmişe bağlı kalıyor, geçmişin etkisinde yeniyi yazamıyorsun.Geçmiş deneyimlerinin sana getirdiği bilinci ve bilgeliği al kabul et ve seni eski enerjilere bağlı tutan acıyı serbest bırak. Bunlar senin gücünü tükettiği gibi ruhsal gelişimini, kalbinin arzusunu ve ruh amacının fiziksel tezahürünü yavaşlatıyorlar. Bunu yaparak seni tüketen, yıpratan, çürüten enerjilere olan bağını bırakmış ve tüm gücünü kendinde toplamış oluyorsun. Kalbindeki üzüntü ve acının süpürülüp gitmesine izin ver. Daha büyük bir içsel özgürlük için zamanın doğuyor ve bu daha büyük özgürlüğe giden yol. Bu özgürlüğü hak ediyorsun. Kendini geçmişinle özdeşleştirmeyi bırakmanın zamanı geldi. Hâlâ geçmişine bakarken, geçmişin acısını ve bu deneyimlerin dünyayı görme biçimini şekillendiren eski algılarını taşırken arzu ettiğin geleceği yaratamazsın. Onu bırak, sen sen olabilme özgürlüğünü bile kendine tanımamış olursun. Fırsatlar sana doğru ilerliyor, ama ancak onları destekleyecek içsel çalışmayı yapmaya hazırsan önüne açılacaklar.Bakış açını teslim etmeye, ve sana hizmet edecek ve seni daha yüksek bir gerçeklik düzeyinde huzura kavuşturacak yeni bir bakış açısı edinmeye hazır ol.Kendini eski varoluş biçimlerinin kıskacından kurtar.Sevgiyle kal
-
208
Bitişler ve başlangıçlar birbirini barındırır: bir yeni sen doğuyor
Yas en büyük dönüştürücüdür. Belki aylardır bir şeylerin bitişlerini yaşıyorsun. Alışkanlıkların, bakış açılarının, varoluş şekillerinin. Kendinin bir bitişini yaşıyorsun. Belki de bir kayıp, bir vefat, bir ayrılıkla gelen yaşamın getirdiği bir yaş yaşıyorsun. Yas her haliyle bir dönüştürücüdür. Ve yasın ardından kimse aynı olmaz. Aynı kalmaz. Bitişler ve başlangıçlar her zaman birlikte varolur. Çoğu zaman bitişler ve başlangıçları yaşadığımızda, başlangıçlara odaklanmayı seçebiliriz. Ancak bazen bitişlerin acısı, sancısı bitende tutar bizi. Yeni bir şeyin başladığını bile anlayamayız. Ancak, yaşadığımız yasla beraber biz de yeni bir yerden varoluyor oluruz. Aynı değilizdir. Yas dönüştürür. Bu dönem hepimiz dönüşüm içindeyiz. Yadsınamaz, inkar edilemez bir dönüşüm. Eski varoluşumuz o veya bu nedenle artık mevcut değil. Ve bu dönüşümü her alanda hissediyor olacağız. Fiziksel bedenin daha hassas ve daha fazla özen istiyor olabilir. Bugüne kadar yaşadığından daha farklı spiritüel deneyimler yaşıyor olabilirsin. Kendi frekansının değiştiğini hissedebilirsin. Kendini yeni baştan keşfettiğin bu dönemde hiçbir şey için acele etme. Kendine, kendini yaşamak, deneyimlemek, gözlemlemek için zaman ve alan ver. Eğer dönüşümünün sağlamlaştığını hissettiğin bir dönemdeysen de kendine aksiyona geçmek için izin ver.
-
207
Durduğun yer nereye baktığın belirler
Kış dönemleri doğa ve yaşam inzivaya geçer. Bu bizi de içsel inzivaya davet eder. İç mekanlarda geçirdiğimiz zaman arttığı gibi, iç dünyamızda da daha fazla zaman geçirmeye davet ediliriz. Bu kış dönemlerinde karanlık ve doğanın sessizliği, bizi de kendimizle kalmaya ve geçirdiğimiz dönemi değerlendirmeye davet eder. Kış dönemleri aksiyona geçmek ve adım atmak yerine, geçirdiğin dönemi değerlendirmek ve buradan nereye doğru adım atmak istediğini, neyi gerçekleştirmek istediğini ve bunu nasıl yapmak istediğini anlamak için ideal bir dönemdir. Yani yönünü ve yöntemini belirlemek için. Yönünü, hedefini ve yöntemini belirlemeden önce de asıl yapman gereken kendi varoluşunu anlayabilmektir. Kendi değerini anladığın zaman, ve kendine ve potansiyeline inandığın zaman kendinle hizalı olan yeri ve yönü kendin için seçersin. Aslansan ama kendini kedi zannediyorsan, bir kediye uygun hayal, hedef, niyet ve yöntem seçersin. Halbuki sen aslansındır. İlk başta aslan olduğunun, ormanın kralı/kraliçesi olduğunun idrakına varabilmen gerekir ki, kendi potansiyeline uygun hayaller, hedefler ve yöntemler seç kendine. Durduğun yer ve kendini konumlardırdığın yer nereye baktığını belirler. İlk başta kendini konumlandırdığın ve ait olduğun yeri anla ve idrak et ki, yönünü belirlerken bir aslana yakışır yerden seç. Tahtındaki yerini al. Sevgiyle kal
-
206
İstediğini söylediklerinin tadını biliyor musun?
Uyumsuzluğun olduğu bir ortamda büyüdüysen veya çevrenizdeki insanlar uyum içinde yaşamıyorduysa, sen de uyum içinde yaşamanın nasıl bir his olduğunu veya nasıl göründüğünü bilmezsin.Sinir sistemin sağlıklı yaşamayı hiç bilmediyse, bu uyumsuzluğun, kaosun, gerginliğin, anksiyetenin normal olduğunu düşünerek bu işlev bozukluğunu yeniden yaratmak ve uyumsuzluğu yeniden yaratmak kolaydır. Ya da aşina olmadığın için sağlıklı ilişkileri ve etkileşimleri var oldukları yerde fark edemezsin.Güvenliğin nasıl bir his olduğunu, rahatlığın, şefkatin, anlayışın ve sevginin nasıl bir his olduğunu öğrendikçe, bunlar daha tanıdık hale gelir ve bunları yaşamında ve ilişkilerinde fark etmeye başlarsın.Bu yolculuk, sevildiğini, beslendiğini ve güvende olduğunu hissetmek için mümkün olduğunca çok alan ve fırsat yaratmayı içerir. Kendi içinde bunları var edebildikçe, daha derin bir muhakeme düzeyi gelir ve bu muhakeme içinde her şeyi daha net görmeye başlarsın. Netlikle birlikte, senin için neyin sağlıklı olduğunu görmeye başlarsın. Artık sevgi, şefkat, uyum, güven nedir kendi varoluşunda tanıdıkça bunun olduğu yerleri tanıyıp kendin için seçebilir hale gelirsin. Daha iyiyi seçersin, sağlıklı olanı seçersin ve bunları tutarlı bir şekilde seçersin. O zaman şifa doğal bir yan ürün haline gelir. Kendi kendinin şifa sığınağı haline gelirsin.Ferahlığa Yolculuk İnzivası, bedeninde güveni ve rahatlığı deneyimleyebileceğin ve bunanla aşina olabileceğin bir alan sunuyor. Kendinle Sevgiden Buluş atölyesi de otantik varoluşunun ortaya çıkabilmesi için gerekli olan o koşulsuz sevgiye giden, seni özgürleştirmeye giden yol. Sevgiyle kal
-
205
Kendi versiyonlarınla saklambaç oynamak
Tüm versiyonların bugünkü varoluşunda barınıyor. Bebeklik halin, çocukluk halin, ergen olan sen ve genç yetişkin olan sen. Kaç yaşında olursan ol, o güne kadarki her halin bugünkü varoluşunda barınıyor. Kendinle yakın bir ilişki kurmak, her bir versiyonunu tanımakla ilgilidir. Onları tanımak, her bir versiyonunun isteklerini, hayallerini ve sevinçlerini anlamanı ve aynı zamanda her birinin taşıdığı acıları, yaraları ve korkuları anlamanı gerektirir. Onların ihtiyaç ve istekleriyle ilgilenirken, geride bıraktığın veya verdiğin her bir parçanla bağlantı kurarsın. Hiç ifade etme fırsatı bulamadığın parçalarını keşfediyor ve deneyimliyor olursun. Bu, her bir versiyonunla saklambaç oynamak gibidir. Onları bütüne geri getirmek ve bütünle tekrar bütünleştirmek sana kalıyor. Bu içsel oyun, olmadığına inandığın şey olduğunu kabul etmek ve bunu bilinç ve sevgiyle yaşamanın bir yolunu bulmakla ilgilidir. Bu, gölgeler arkasında saklı kalmış ve şimdi ortaya çıkmaya ve gerçekte olduğun güzel ve bütün varlığın bir parçası olarak yaşamaya hazır hale gelen parçalarını araştırmakla ilgilidir. Bu zorlayıcı olabilir çünkü henüz gerçekten sevmediğin ve kabul etmediğin yönlerini ziyaret etmek ve onlarla bilinçli olarak ilişki kurmak son derece rahatsız edici gelebilir. Yine de bütüne giden yol bu saklambaç sırasında bilinmezlerle karşılaştırsa da bütünden var olmanın getirdiği neşeye götürür.Sevgiyle kal
-
204
İçsel duygusal durumunla vizyonunu uyumla
Son zamanlarda yaşamınızda süregelmiş bir kalıp, bir varoluş biçimi ya da başkalarıyla ilişki kurma şekli farklı durumlarda ya da ilişkilerde size kendini yeniden göstermek için ortaya çıkmış olabilir. Bunu fark etmek ve artık buradan varolmadığınızı görmek, varlığınızda ve yaşamınızda büyük bir yer kaplayan derin bir duygusal bağlılığın salıverilmesidir ve onu salıvermek yeniye o kadar çok alan açar ki, havadaki değişim rüzgârını hissedebilirsiniz.Bu değişim rüzgârını hissederken bir sonraki aşamaya geçmek için acele etmenize gerek yok.Şu anda ilgilenmeniz gereken şeylerle ilgilenin. Tüm yarım kalmış işleri tamamlamak, iyileştirilmesi gerekenleri iyileştirmek ve en azından kendi içinizde bir kapanışa ulaşmak için zaman ayırmanız önemlidir.Eylem adımları atmak yerine, nereye gitmek istediğinize dair inancınızı oluşturmaya başlayın. Nereye gitmek istediğiniz konusunda net değilseniz veya şüpheleriniz varsa, net bir vizyonunuz olmaz ve kaybolursunuz ya da en azından önünüzde çok engebeli bir yol olur.Ne istediğiniz ve nereye gitmek istediğiniz konusunda çok net olun. İçinizde herhangi bir şüphe veya belirsizlik olup olmadığını anlayın, çünkü siz ilerlemeye çalışırken bunlar içinizde dirence neden olur.Ve bu neşeli bir yolculuk olmak yerine, şüphelerinizin barikat olacağı daha zor bir yolculuğa dönüşecektir.Kendinizi bir sonraki bölüme, bir sonraki yolculuğa hazırlamak, vizyonunuzda netleşmek ve içsel duygusal durumunuzu bu vizyonla uyumlu hale getirmektir.Eğer güvensizliğiniz veya şüpheleriniz sizi engelliyorsa, elde etmek istediğiniz şeyler üzerinde çalışmak yerine güvensizliğiniz üzerinde çalışmak kalbinizin arzusunu gerçekleştirmeyi sağlayan anahtar olacaktır..Çünkü hayatınızın bir sonraki bölümünde, dünyaya gerçek sizi, sizi özel kılan benzersiz özelliklerinizi göstermeye davetlisiniz.
-
203
Duan doğan
Bu dönem yeni bir başlangıç oluyor. Ama aynı kitabın içinde yeni bir bölüme geçmek gibi değil. Serinin yeni bir cildine geçmek gibi. Ve ilk ciltte tam çözüme ulaşmamış konular, durumlar, içsel haller varsa onlar gündeme geliyor olabilirler ki, son bir defa daha masaya yatır, değerlendir, ilgilen ve çözüme ulaştır. Bu konular seninle bu yeni cilde gelmiyor. Çünkü bu yeni ciltteki varoluşun yaşamla, evrenle her daim beraber yaratım içinde olacak. Enerji alanında ne olduğu, ne barındırdığın büyük özen ve dikkat gerektiriyor. Duan söylediğin sözlerin değil tüm varoluşun olacak. Duan doğan. Sevgiyle kal
-
202
Yaşamın içindeki enerjisel bağı takip et, sana sunulanı fark et
Her enerjinin madde formunda bir karşılığı var. Yaşamın içindeki enerjisel bağı gördüğünde yaptıklarının ve hatta varoluşunun yaratımını görebilirsin. İnsanlığının limitli algısında kendini kısıtlama. Yaşamın içindeki enerjisel bağı gör ve sana sunulanı göreceksin. Bugüne kadar hep çabalayarak, oldurmaya çalışarak, mücadele ederek bir yere geldiysen, hep bu şekilde yol aldıysan, şimdi bazı şeylerin sana sunuluyor olmasını garip karşılayabilir, hak etmediğin hissine kapılabilirsin. Kolay veya rahatlıkla oluyor olması seni tereddütte bırakabilir. Sen birebir o konu üzerinden çalışmamış da olabilirsin, ancak, yaptığın her şey seni buraya getirdi ve bu kapı sana açıldı. Ve bu bazen yaptığın değil, olduğun varoluşunu getirdiği yer oluyor. Varoluşunun yaratımı karşılığında evren bolluk bereketini sana sunuyor olabilir. Bunu görebiliyor musun? Enerjilerini takip edersen yaşamın içindeki enerjisel bağı da görebilirsin ve sana sunulanın nasıl sunulduğunu da. Sevgiyle kal
-
201
Varoluşun konuşsun
Bu dönem kendi içinde gücünü daha fazla hissedecek ya da daha etkili olduğunu hissettiğin durumlar içinde bulabilirsin kendini. Yetenek ve becerilerinin, yapabildiklerinin, hatta kelimelerinin gücünün ve etkisinin katlanarak arttığını farkedebilirsin. Bu dönem kendi içinde farkındalığın artarken hem kendine hem etrafındakilere kendi gerçekliğini daha açıklık ve netlikle ifade etmeyi seçebilir ve kelimelerinin etkisine orada da şahit olabilirsin. İfade ettiklerin ilişkilerinde ve yaşamında dönüşümler getirebilir. Eğer bu dönem veya geçtiğimiz dönem bekletildiğini, duraksatıldığını hissediyorsan, bu süreci bekleme süreci değil de içe dönme dönemi olarak değerlendirdiysen buradan kazancın altın değerinde olacaktır. Bu bekletilme dönemi sağlık sorunlarından da olmuş olabilir. Yaşamını, alışkanlıklarını, seçimlerini ve yaşam tarzını ve ele alışını değerlendirmenin, bu süreçte edindiğin farkındalıkla yaşamını yeniden yapılandırmaya geçmenin vakti geldi. Varoluşunu bir bütün olarak ele al ki varoluşun konuşsun. Sevgiyle kal
-
200
Oldurmaya çalışmak yerine, oluşmasına izin ver
Yaşamını yaratmak için bugüne kadar hep adım atmaya, oldurmaya, yönetmeye, yön vermeye, kontrol etmeye çalıştıysan, bil ki devran değişiyor. Çabanı, emeğini adım atmaktan ziyade varoluşunla olan bağını, varoluşuna olan güvenini kurmaya yöneltme vakti. Yönünü iç sesin sana ifade edecek. Onu duyabilmek için sukûnete ihtiyacın var. İçinde hala o huzur, sukûnet, dinginliğin olmadığı yerlere bakmak ve oralara gerekli özeni göstermek bu dönem asıl seni ileriye götürecek adımlar. Yani ileriye götüren adımlar içeriye götüren adımlar olacak. Efor, çaba, uğraş ile atılan adımlar seni bir yere kadar götürebilecekken, varoluşunun yönlendirmesine güvenerek izinle akıştan atılan adımlar seni çok daha ileriye taşıyacaktır. Varoluşuna, varoluşunun bilgeliğine güvenmek, kendinle güven ilişkisi kurmak asıl çaba, özen ve ilgi isteyen yer. Çünkü bundan sonra bu hizalanma yolun olacak. Sevgiyle kal
-
199
İçindeki özlenen sen
Hayallerimizi gerçekleştirmek için inancın yanında bunu yaratıma geçirecek bilinç ve muhakeme gerekir. Zorlu deneyimler ve kalp kırıklıkları vazgeçmen için değil bu muhakemeyi edinmen içindir. Bu deneyimler ve bilinçle geliştikçe köklerimiz büyümeye daha elverişli saksılar isteyecektir - Düşürdüklerimiz, verdiklerimiz ve bizden alınan parçalarımıza duyduğumuz özlem bizi tekrar kendimizle buluşmaya götürüyor. Bunun için nereye nasıl bakacağını bilirsen. Sevgiyle kal
-
198
Bu bir geçiş dönemi. Eski ile yeninin birbirine geçtiği bir dönem. Duygu bedeniyle yüksek bilincin buluşması
Bitişler ve başlangıçlar birbirini barındırır. Beklediğin bir şey olduğunda onu başlangıç olarak değerlendirirsin. Gidenin gitmesini istemediğinde bitiş olarak yaşarsın. Halbuki ikisinde de bir bitiş ve başlangıç vardır.Bu bir geçiş dönemi. Ve eski ile yeninin birbirine geçtiği bir dönem.Bir yandan yoğun duygular, anlayışlar, iç dünyada geçişler, derinliklerden gelen duygular olabilir.Diğer yandan onları gören, bilgelikle bakan, anlayan ama farklı bir bilinçte olan bir yanın olabilir.İnsan olma kapasiteni arttırdıkça birini veya diğerini seçme ihtiyacı duymadan ikisini de barındırabilirsin ve ikisi birbiriyle bütünü oluşturur.Sadece duygular sel olabilirken, sadece bilinç çok kuru kalabilir.Duygular ve sezgilerde kaybolurken, bilinç seni sana getirir. Bütün o varoluşun içinde seni sana hatırlatır. Sana özgü olanı.Bütünlüğün içindeki bireyselliğini, sana özgü ve sana özel olanı hatırlatır. Ve sonra tekrar bireyden bütüne götürür, bu sana özgü olan bütüne nasıl hizmet ediyor?Kendini ve enerjini koruman bu dönem çok önemli. Senin için olan sana açıldıkça ve kendini gösterdikçe, onu keşfetmek ve deneyimlemek için güvenli alan isteyeceksin. Desteklendiğin ve rahat hissetiğin ortamlar ve ilişkiler önemli. Enerjini korumaya özen göster.Bir yandan da kendini yaşamın sunduğu güzellikler, ve sürprizlere de açık tut. Yani enerjini koru, ancak kendini kapatma. Enerjini koru ve bu yüksek enerjinle uyumlu yaşamın sunduklarına açık ol.Sevgiyle kal
-
197
Karanlığa davet
Yaşamak istediğini yaşayabilmek için içinden geçtiğin süreç yaşamak istediğinin tam tersini hissettirebilir. Güçlenmeye çalışırken güçsüz hissedersin. Şifalanma yoluna girince, yaralarını su yüzüne çıkarır, yaralarını ve acılarını daha fazla hissedersin. Aydınlığa giden yol da karanlıktan geçer. Karanlığa davet aydınlığa giden yoldur. Kişisel hayatında ya da kolektifte yaşananlarda bu karanlığa daveti hissediyorsan kulak ver. Sana kendinle olan bağını kuvvetlendirmeye davettir bu. Karanlıkta, gözünle göremediğin yerde, nasıl diğer duyularınla daha fazla bağ kurarsın. Bu dönem de kendi iç gözünle olan bağını kuvvetlendirmeye hizmet ediyor. Sevgiyle.
-
196
Büyük uyanış
Uyanış insanın kendiyle başlar. Nasıl karanlık çöktükçe evdeki ışıkları yakarız. İşte içimizde ve hayatımızdaki karanlığın derinliğine inmeye izin verdikçe de içimizdeki ışıkları yakıyoruz, aydınlanmayı yaşıyoruz. Kendimize uyanıyoruz. Kendinin karanlığıyla kalıp oradan gücünü geri alabilen, varoluşun sunduğu diğer karanlıklara da zaman içinde uyanır. Karanlık içimizdeki aydınlığı uyandırıyor ve aktive ediyor. Ve uyandığımız yerden gücümüzü geri alıyoruz. Büyük uyanışa hazır mısın?
-
195
Yeni yörünge
Güçlü bir değişim enerjisi var. Bir çok konuda bir dönüm noktası yaşıyor olabilirsin. Bu dönem sorulan sorulara cevapların geldiğini de fark edebilirsin. Çözümün cevabın içinde olduğunu düşünüyor olabilirsin, ancak asıl konu şu ki, doğru soruları soruyor musun? Her cevap çözüm sunmaz. Sana rehberlik edecek ve yol gösterecek cevapları alabilmen için doğru soruları soruyor olman lazım. Bu soruları sormaya hazır mısın?
-
194
Benliğindeki eril ve dişilin dansı
Benliğimizde varolan eril ve dişil enerjilerin birbiriyle olan etkileşimi, ve eril ve dişil enerjinin partnerlik ilişkilerinde nasıl kendilerini gösterdiklerini kişisel deneyim ve gözlemlerim üzerinden paylaştım. Sevgiyle kal.
-
193
Fiziksel, duygusal, ruhsal varoluşumuz kendimizle ilgili neye inanıyorsak ona uyumlanıyor.
Fiziksel, duygusal, ruhsal varoluşumuz kendimizle ilgili neye inanıyorsak ona uyumlanıyor. Kendine dair sahip olduğun imaj, tüm kişiliğinin üzerine inşa edildiği zeminin oluyor. Bu sadece davranışlarını kontrol etmekle kalmıyor, hayatla etkileşimini de kontrol eder. Bu senin öz benliğin değildir. Senin özel, sana özgü olan frekansın, senin için olan her şeyi sana getirmek için elinden geleni yapıyordur ancak senin düşünce, inanç ve bakış açılarından oluşmuş kişisel imajın, benliğin, bunların sana ulaşmasını engeller. Sana ait olmayanı bıraktıkça sen kendi özünden varoldukça fiziksel, duygusal bedenin de sana uyumlanır, hayatındaki durumlar da sana uyumlanır.
-
192
Yeniden yazılım
7 yaşına kadar Theta beyin dalgasındayız ve o beyin dalgası hipnoz gibi. Etrafında gördüğün gözlemlediğin deneyimlediğin her şey bir bilgisayarın sabit diskine program yazılması gibi senin bilinçaltına programlanıyor. Ve ondan sonra hayatla etkileşim içindeyken sen farketmeden bu yazılımdan varoluyorsun. Hayatın, programlanmalarının bir çıktısı. Hangi programlara sahip olduğunu göremeyebilirsin ama bunların sonuçlarını yaşamında görürsün. Hayatına giren, hoşuna giden, istediğin şeyler, bunları kabul etmek için programların olduğu için girerler. Ama arzu ettiğin, istediğin ve elde etmek için mücadele ettiğin, uğruna çok çalışıp çabaladığın ilişkiler, işler, bereket bolluk, her neyse bir türlü gerçekleşmez. Neden? Çünkü bu istek ve hedeflerin programlanman tarafından desteklenmiyordur. Uğraşarak ve çaba sarf ederek programı geçersiz kılmaya çalışıyorsun. Bu bir sabit disk programını geçersiz kılmaya çalışmak gibidir. Bu durumda çok çalışmak yerine, yeniden programlamak gerekir. İstediğin yaşamı mı yaratıyorsun? Tam olarak değil. Aslına bakarsan, yaratmaya programlandığın yaşamı yaratıyorsun. Seni engelleyen limitleyen eski yazılımları geçersiz kılıp bugünkü istek ve ihtiyaçlarını destekleyecek yazılımları yüklemek mümkün. Varolduğun yeri değiştirmek mümkün.
-
191
Atalardan aktarılan hücresel yazılım çözülmesi
Kendi varoluşumuzun temelindeki yazılımlar değil sadece, atalarımızdan aktarılan yazılımlar da hücrelerimizde ve benliğimizde. Hepimizde varolan eril ve dişil enerjilerin uyanışı bunları baskılayan yazılımların çözülmesiyle oluyor. Bu da seni kişisel varoluşunun derin bir dönüşümüne götürmüş olabilir. Ölüm gibi gelen bir dönem doğuma gebedir. Her zaman sana ait ve senin olan sana açılıyor. Sevgiyle kal.
-
190
Farkındalıksız people pleasing varoluşunda olmak, gasp edilmiş bir varoluştan söz etmek demek
Çocukluktan etrafına, ebeveynlerinin ve etrafındakilerin istek ve ihtiyaçlarını gidermeye, başkalarını hoş tutmaya odaklı varoluş şekli people pleasing dediğimiz varoluş şeklini yaratıyor. Bu kişinin kendi varoluşuna alan bırakmıyor. Bu o kişinin varoluşunun gasp edilmesi demek oluyor. Bu şekilde büyümüş kişiler bu kalıbı benimsediğinden kendini bunun bilinçli veya bilinçsiz bir şekilde talep edildiği ortamlar ve ilişkilerde bulabiliyor. Kişi bu şekilde büyümemiş olsa da başka yaşanmışlıklar ve inançlar yetişkin yaşta bunun talep edildiği ilişkilere girmesine neden olabiliyor. Böyle bir varoluşla büyüyen kişi yetişkin olduğunda da ve kişi böyle bir ilişkiye girdiğinde kendi varoluşunu sahiplenmekte, kendi istek ve ihtiyaçlarını dile getirmek ve talep etmekte ve kendi varoluş alanını anlamakta ve sınırlar koymakta zorluk çekiyor. Hatta bu kalıp, bilince ve farkındalığa taşınmazsa, kişi kendini bunu talep eden durumlar ve ilişkiler içinde daha sık buluyor ve buralarda gereğinden çok daha uzun kalıyor ve çıkmakta zorlanıyor. Bu tür bir varoluş şeklinden çıkmak için farkındalık yetmiyor. Farkındalık bunu çözümlemeye gitmek için gerekli kapıdan içeri sokuyor. Bu varoluş şekli bedenselleşmiş olduğu için - bedenle çalışmak ve bedenle tekrardan güvenli bir bağ kurarak algıda oluşmuş olan sisi kaldırabilmek, -bu varoluş şeklini bir baş etme mekanizması olarak edinmeyi gerektiren yaşanmışlıkları şifalandırarak acıyı serbest bırakarak bu varoluş şekline ihtiyacın kalmadığı yerden dönüşüme izin vermek gerekiyor. Bu sayede bunu talep eden ve bekleyen durum ve ilişkileri daha baştan tanıyarak buradan kendini çıkarmak mümkün. Bu, şifanın zehirden daha derine inmesini sağlayan çalışmalarla oluyor. Farkındalık şifanın kendisi değil şifaya götüren adım oluyor. Sevgiyle kal.
-
189
İkili ilişkilerimizde eğilimlerimize & davranışlarımıza yön veren ne? Gerçekten seçim yapıyor muyuz?
Hayatımıza ve seçim dediklerimize geri dönüp baktığımızda, bugün gördüğümüz bir çok şeyin belki de geçmişte o gün de görebileceğimiz kadar açık ve ortada olmuş olduğunu fark edebiliriz. Peki şimdi durup baktığında rahatlıkla görebildiğini vaktinde görmeni ve değerlendirmeni engelleyen neydi? O kişiyi ve durumu seçmemen için bütün sinyalleri görürken yine de orada kalmana, veya olduğun yerden veya ilişkiden çıkman gerektiğini gördükten sonra hala kalmana neden olan ne? Gerçekten bunları kendin için bilinçli seçmiş olabilir misin? Kendin için hizalı ve yapıcı seçimleri yapmandan seni alıkoyan ne? Ve bunu nasıl dönüştürebilirsin. İkili ilişkilerinde kendin için yapıcı, sevgiden, gönlünle hizalı ilişkiler kurmak için senin için olumsuz olan deneyimlerde seni tutanın ne olduğunu anlaman ve oradaki iç hikayeni dönüştürmen önemli. Seni orada tutanın ne olduğunu, iç dünyanın ve sinir sisteminin nasıl işlediğini, senin için nasıl seçimleri asıl sinir sisteminin yaptığını ve bunu anlamadığın yerden onun işleyişine ayak uydurarak belki de kendin için yapıcı olmayan yerlerde kendini bulabileceğini anladığında, bunu nasıl dönüştürebileceğini de görebilirsin. Hayatı belli bir şekil ve şemada yorumlamana ve anlamlandırmana neden olan iç hikayelerin, inanç ve düşünce kalıplarını anlamak ve bunları çözümlemek için Kendinle Sevgiden Buluş farkındalık atölyelerine katıl. Sinir sisteminde güvenli varoluşa kendini getirebilmek ve sinir sistemini yeniden kodlamak için Yoga ve Şifa ile Ferahlığa Yolculuk kampına katıl. Varoluşunun bütünlüğünü anlamak, ve kendi içindeki ışığını büyütmek ve dışarıya taşıyabilmek için Yoga ve Ayurveda ile İçindeki Evreni tanı kampına katıl. Sevgiyle kal.
-
188
Zırhımızı koruyarak sevgiden ve huzurdan yakın ilişki kurmak mümkün mü?
Çocukluğumuzda farkında olarak ya da olmayarak edindiğimiz algılar, oluşmuş inançlar ve düşünceler oluyor. Çocukluğumuzda varoluşumuzun önceliği hayatta kalmak olduğu için o zaman oluşan karakterimiz ve kişiliğimiz de hayatta kalma amacıyla oluşan mekanizmaların toplamı oluyor. Bu mekanizmalar etrafta tehdit olabilecek olguları görmeye algılamaya ve ona karşı kendini koruma üzerinden kurulmuş oluyor. Bu karakter ve kişilik bizim oluşturduğumuz zırhımız aslında. Bu zırhı ve altındaki varoluşu birbirinden ayırmadan bir ilişkiye girmek aslında zırhımızdan ilişkiye girmeye çalışmak oluyor. Zırhımızı yani bizi koruması için devreye giren baş etme mekanizmalarını kendimiz, karakterimiz zannetmek ve bununla uygun bir ilişkiye girmek bu zırhı korumamıza devam ettirecek ilişkilere sokar. Yani kendini koruma mekanizmalarını devam ettiren. Zırhının ve asıl benliğinin ne olduğunu anlamadan, bunları ayrıştırmadan, ve zırhını koruyarak buradan sevgi, güven ve huzur getiren bir ilişki kurmak mümkün mü? Kendini, asıl benliğini anlamak ve zırhınla benliğini ayrıştırmak istiyorsan Kendinle Sevgiden Buluş farkındalık atölyelerine katıl. Sinir sisteminde güvenli varoluşa kendini getirebilmek ve sinir sistemini yeniden kodlamak için Yoga ve Şifa ile Ferahlığa Yolculuk kampına katıl. Sevgiyle kal.
-
187
Yaşam, doğumdan ölüme giden yol değil, korkudan sevgiye giden yol
Korku en ilkel duygulardan biridir. Doğduğumuz zaman bedenimiz ve bünyemiz hayatta kalmayı önceliklendirir. Bunu sağlayan şeylerden biri de kendini korumayı öğrenmektir. Korku duygusu aslında kendimizi korumamız için gereken ve devreye giren en ilkel ve aslında işlevsel birincil duygulardan biridir. Bu korku duygusu ve bu korkudan varoluş hepimizin temelinde var. Bedenleştikten sonra bu duyguyla varoluyoruz. Yaşamımızın ilk yıllarında, aciz bir çocukken, davranışlarımız ve varoluşumuz kendimizi güvende tutacak şekilde oluşuyor ve şekilleniyor. Yani benliğimiz aslında korku tabanlı kendimizi koruma mekanizmamız oluyor, yani zırhımız. Yaşamı farkındalıkla yaşamaya başladıkça personamızın benliğimizi korumak için oluşmuş bir zırh olduğunu fark ediyor ve benliğimizi tanımaya, anlama ve oradan yaşamaya adım atabiliyoruz. Bu da korkudan değil, güvende hissettiğimiz yerden zırhın altında koruduğumuz benliğimizi tanımak ve oradan yaşamak oluyor. Bu güveni biz kendimize sunmayı ve sağlamayı öğrendiğimiz zaman bu zırhı kenara koyarak yaşayabiliyoruz. Hem kendimize hem de yaşama ve etrafımızdakilere korku, tedirginlik ve tehdit algısıyla bakmayı bırakıp, sevgiden ve şefkatle bakmaya başlıyoruz. Ve işte orası hem kendimizin zırhımızı bıraktığımız hem de etrafımızdakilere zırhlarını bırakmaya davet ettiğimiz yer oluyor. Buraya farkındalık, güven, kabulle geliniyor. Buraya bu yolda yürünerek geliniyor. Yaşam doğumdan ölüme giden yol değil belki de korkudan sevgiye giden yol. Bu yol ancak yürümeyi seçenin ayaklarının altında beliriyor. Sen de bu yolda yürümek ister misin? Seni yolunda desteklemek için Online olarak 4 günlük Kendinle Sevgiden Buluş Farkındalık atölyesi, 14-17 Mart’ta Yoga ve Ayurveda ile İçindeki Evreni Tanı kampı ve 22-26 Mayıs’ta Yoga ve Şifa ile Ferahlığa Yolculuk kampı düzenliyorum. Detaylar için bana [email protected] adreainden ulaşabilirsin. Sevgiyle kal.
-
186
Sistemlerin çatlaklarından doğan sorgulama ile kişisel erdeme doğru yolculuk
Sistemler gruba hitap eder, bireye değil. Bireysel ve kişisel sorularımıza sistem asıl cevabı veremez. Sistemlerin kalıp yaklaşımları bizim üzerimizde eğreti duran bir kıyafet gibidir. Ve yeri geldiğinde çoğu insan bu kalıp doğru ve güzel olan sanarak ona kendini uydurmaya, sığdırmaya çalışıyor. Nasıl eskiden kıyafetleri terziler kişiye özel dikermiş, ve kişi onun içinde kendini en güzel şekilde hisseder ve gösterebilirmiş; öyle bir kişisel varoluşumuzu, benliğimizi, bize özel olanı anlayabileceğimiz bir döneme geçiyoruz. Bu da sistemi ve sistemleri, ve bugüne kadar oluşmuş yapıları sorgulayarak başlıyor. Bu kişisel hayatımızdaki sistemler de olabilir, kolektif toplumsal sistemler de. Bu bireysel ve kişisel anlayışa gidişat bizi asıl özümüzle ve kabilimizle buluşturacak olan da yol. Bugüne kadar oluşan ve sürdürülen sistemler öz olanı anlamlı ve aktarılabilir hale getirirken, büyük kitlelere hitapta bu özden uzaklaşıp sistem cevabın kendisiymiş gibi sunabiliyor. Biz kendimizi anlama yolunda kalıpların kısıtlayıcı kaldığını gördüğümüz yerde tekrardan öz olana doğru yöneliyoruz. Bu kişisel erdeme giden yol. Bu dönem dışarıdaki sistemlerde çatlaklar oluştukça seni içeri bakmaya yönlendiriyor. Bizim kendi bünyemizde çatlaklar da olabilir. Bu noktada da hatırlatmak isterim ki, sen sandığının derinlerindesin. O derinlerden buluşmak dileğiyle. Sevgiyle.
-
185
Yeni başlangıçlar, seni senin için anlamlı olana, kendi doğanla işbirliği içinde olduğunda götürür
Her ne kadar yeni yıla yaklaşıyor olsak da kış dönemleri yeni başlangıçlardan ziyade geçmiş seneyi değerlendirmek ve yeniye başlamadan önce hazırlık yapmak için daha uygun zamanlardır. Bu süreçte sana hizmet edeni ve etmeyeni anlamak, geçtiğin sana kattıklarını anlamak, hizmet etmeyeni bırakmak, gitmek istediğin yönü ve o yönde ilerlemek için anlamlı olanı nasıl kendine katabileceğini belirlemek ve fark ettiklerinin ışığında baharda doğanın da uyanışıyla yeniye başlamadan önce seni ileriye götürecek olan için hazırlık yapmak için en iyi dönemdir. Bu dönem, seni engellediğini düşündüklerinin kendinin dışında değil içinde olduğunu anlayarak, kendinde bugüne kadar görmediklerini görmeye niyet etmek, ve yaşamak istediklerini yaşayabilmen için kendini nasıl yapılandırmanın anlamlı olduğunu anlamak ve değerlendirmek için iyi bir dönem. Kendini tanımak ve anlamak kendinle işbirliği içinde olmanı sağlar. Kendi doğanı anladığın yerden kendinle işbirliği içine girdiğinde kendine ve becerilerine inancın artar ve tüm varoluş ve potansiyelinle hareket edebilirsin. Kendinle işbirliği içinde olarak yeniye başladığında işte o zaman bu başlangıç seni, senin için anlamlı bir yere götürür. Sevgiyle kalın
-
184
Kendine koyduğun koşullar seni sen olmaktan alıkoyuyor
Kendine koyduğun koşullar ve şartlar seni senden uzaklaştırıyor. Kendine koyduğun koşullar kendini ve yaşamı koşullu deneyimlemene neden oluyor. Kendinle ilişkin koşullu bir ilişkiye dönüşüyor. Her koşul içsel bir baskı yaşattığından varoluşunu kendine yaşatamaz olduğun gibi, kendini kendine parçalar halinda yaşatıyorsun. Olanı da tanımaktan ve deneyimlemekten uzaklaşıyor oluyorsun. Bu hayattaki en büyük lutüf olan varlığınla koşulsuz bir varoluş mümkün. Sevgiyle.
-
183
Hissettiğin sevgi kendine izin verdiğin kadar
Hayatta hissettiğimiz ve yaşadığımız sevgi benliğimizde sevgiye izin verdiğimiz kadardır. Kendinle sevgiden buluşmak, varoluşundaki sevgiyi hissetmene engel olanı bırakarak olur. Kendine koyduğun koşullar, seni kendinle mücadele içinde bırakır. Ve mücadele hayatlaymış gibi sanmana neden olur. Mücadele, olmazsa sevilemeyeceğine inandığın koşulları korumaya çalışma çabandır. Halbuki seni sevgiyi hissetmekten alıkoyan bu koşulların kendisi. Sevgiden, sevgiyle.
-
182
Yas ve şükür
Kalbinde yas ve şükürü birarada yaşamak
-
181
Hızlı kalp atışların her zaman çekimin işareti olmayabilir
Genelde çoğu insan bir insana çekim duyar ve sonra onunla bir ilişki hayal eder ve belki de oldurmaya çalışır. Kaç insan bir ilişki hayal edip o ilişkiyi yaşayabilecek kişi olmaya hazır mıyım, hazır olmak için ne yapabilirim diye sorar kendine? Ya da istediğini bildiği ilişkiyi kurabileceği biri mi karşısındaki diye bakar? Kaç insan “nasıl bir ilişki istiyorsun?” sorusuna detaylı cevap verebilir? Nasıl bir ilişki istediğini bilmek kendini bilmekten, tanımaktan geçer. Çoğumuz ise kendimiz yerine bir başkasına bakıp umut ediyoruz aradığımız ilişkiyi yaratacak kişi o olsun diye. Hatta aynı kalıp aynı tür insanlara çekim duyuyoruz, ve sonucun farklı olmasını bekliyoruz. Çekim duyduğunu sandığın kişi bile içindeki anksiyetiyi yükselten biri de olabilir. Hızlı kalp atışların her zaman sevginin işareti değil bedenin sana başka mesajlarını iletme yöntemi olabilir. Ve bunun nedeni sende, senin iç dünyanda yatar. Kendinle Sevgiden Buluş atölyesi bu sorularına cevap verebilir. Katılmak için sedaerkman.com sayfasından detaylı bilgi edinebilirsin. Sevgiyle.
-
180
Hassasiyet iki insanı şefkatten buluşturur
Hepimiz düşüyoruz. Düştüğümüz zamanları yeri geldiğinde saklamak istiyoruz. Hassasiyetimizi gizleme ihtiyacı duyabiliyoruz. Güçsüz sanmasın başkaları bizi diye. Bu deneyim zamanında güçsüzlüğümüzden faydalanıldığı için olabiliyor. Bu benim için geçerliydi ve o yüzden kimse düşmesin, benim yaşadığım acıyı yaşamasın isterdim. Şimdi görüyorum ki kimsenin düşmesini engelleyemem ve acı yaşamalarından koruyamam. Ama ayağa kalmak isteyenlere yardım edebilir, acısına çözüm bulmak isteyenlere destek olabilirim. Düşmek güçsüzlük değil, acı ve hassasiyet zayıflık değil. Öyle hissettiren ve seni en güçsüz anlarında saklanmak zorundaymışsın gibi hissettiren her deneyim için üzgünüm. Daha fazla saklanmak istemediğinde de bil ki seni desteklemek için hazır bekleyenler var. Sevgiyle.
-
179
Kendini bilmeyen sanrılarla yaşar
Algın dışarıya dönükse sanrılarla yaşarsın. Dışında gibi gözükeni anlamaya gösterdiğin ilgi, özen ve enerjiyi kendini anlamaya yönlendirdiğinde kendi gerçekliğine yaklaşırsın. Bir değişim yaşamak istiyorsan ancak bu gerçekliğe yaklaştıkça bunu yaratabilirsin. Bireysel hayatında sanrılardan kurtuldukça toplumsal ve kolektif olarak da sanrılarından kurtulur, olana gözün açılır. Sevgiyle
We're indexing this podcast's transcripts for the first time — this can take a minute or two. We'll show results as soon as they're ready.
No matches for "" in this podcast's transcripts.
No topics indexed yet for this podcast.
Loading reviews...
ABOUT THIS SHOW
Özfarkındalık, mindfulness ve kişisel gelişim hakkındaki düşüncelerimi aktarıyorum. Gerçekliğine hizmet et ve ışığını paylaş.Bu kayıtların hepsi sadece benim görüşlerim, düşüncelerim, deneyimlerim, yorumlarımdır. Hiç bir kayıt özel bir kimseye ya da zümreye hitap etmemektedir ve tavsiye niteliğinde değildir. Self-awareness, mindfulness, wellbeing. Recognizing our oneness with the universe. Serving your truth, sharing your light.
HOSTED BY
Seda
CATEGORIES
Loading similar podcasts...