DARMADAĞIN

PODCAST · health

DARMADAĞIN

Yaşamın sonunda, eğer hayatımız bir ip yumağıysa (yaşanmışlıklarla dolu) darmadağın bir yumak görmek istiyoruz.🧶

  1. 26

    Gerekliliklerin Zorbalığı

    Yapman gerekenler, olman gerekenler, yetişmen gerekenler. Liste bitmez — bitmesi de gerekmiyor zaten, çünkü listeyi sen yazıyorsun.Gerekliliklerin tuhaf bir özelliği var: zamanla kimin koyduğunu unutursun. Başta dışarıdan gelir — iş, aile, toplum. Sonra içselleşir. Artık kimse zorlamıyor, ama durmak da mümkün değil.Sorun sorumluluk sahibi olmak değil. Sorun, her “istiyorum”un bir “gerekiyor”a dönüştüğü an. O noktada motivasyon kaybolur, yorgunluk kalır.Ara sıra durup sormak yeterli: Bunu neden yapıyorum? Cevap her zaman işe yaramaz, ama soruyu sormak bile bir şeyleri gevşetir.​​​​​​​​​​​​​​​​

  2. 25

    Dikkat

    Dikkat dağınıklığı gerçekten bir sorun mu, yoksa zihnin bir işlevi mi? Bu bölümde iki bilişsel terapist olarak dikkatin nasıl çalıştığını, neden kaydığını ve nasıl yeniden yönlendirilebileceğini konuşuyoruz.

  3. 24

    Hayata Yerleşmek

    Hayata yerleşmek, her şeyi çözmekten çok kendinle kavganın azalmasıdır; “böyle olmalıyım” baskısından “şu an buyum” kabulüne geçebilmektir. Belirsizlik hiçbir zaman tamamen bitmez ama onunla daha az panikleyerek yaşamayı öğrenirsin; katı kurallar yerine sana iyi gelen küçük ve esnek rutinler tutar seni hayatta. Başkalarının beklentilerinden sıyrılıp “ben nasıl yaşamak istiyorum?” diye sormaya başladığında yerleşme aslında tam da orada başlar ve fark edersin ki huzur, her şey tamam olduğunda değil, eksiklerle birlikte de gelebilir.

  4. 23

    Kıyas Tuzağı

    Beynimiz, milyonlarca yıl önce hayatta kalmak için bizi başkalarıyla kıyaslamaya programlandı. Ancak bu ilkel mekanizma, modern dünyanın dijital veri yüküyle ve binlerce "mükemmel" hayatla aynı anda başa çıkacağını hesaba katmamıştı.Bu bölümde, beynin neden durdurulamaz bir şekilde kıyas yaptığını ve bu bilişsel yükün modern hayatta nasıl bir "hata koduna" dönüştüğünü konuşuyoruz.

  5. 22

    Ertelemecilik

    Ertelemecilik aslında sanıldığı gibi bir zaman yönetimi sorunu ya da tembellik değil, tamamen bir duygu yönetimi meselesidir; beynimizdeki mantıklı merkez ile konfor arayan bölgenin o bitmek bilmeyen çatışmasıdır. Bu bölümde, mükemmeliyetçilik kaygısının bizi nasıl yerimizde saydırdığını, zihnimizin neden stresli işlerden kaçıp geçici hazlara sığındığını ve bu kısır döngüyü pratik yöntemlerle nasıl kırabileceğimizi konuşuyoruz.

  6. 21

    Dinlenmek

    Bu bölümde, literatürün en güncel konularından biri olan "dinlenme" kavramını sadece uyumak değil, bir beceri olarak ele alıyoruz.

  7. 20

    Hayat, Emeklerimizin Ritmiyle İlerlemiyor.

    Bazen çok çalışırız, çok isteriz, çok emek veririz… ama sonuç gelmez.Peki hayat gerçekten emeğin karşılığını vermek zorunda mı?Bu bölümde emek, beklenti ve hayal kırıklığıyla kurduğumuz ilişkiyi konuşuyoruz.

  8. 19

    İçsel Çatışmalarımız

    Zihnimizdeki "mükemmel benlik" imajı ile gerçekte olduğumuz kişi arasındaki o derin uçurumu ve bu aralıktan doğan içsel savaşları konuşuyoruz. Kendimize dayattığımız o katı "meli-malı" kurallarının, yani "herkes beni sevmeli" ya da "asla hata yapmamalıyım" gibi görünmez zorbalıkların bizi asıl potansiyelimizden nasıl uzaklaştırdığını ele alıyoruz. İdealize ettiğimiz o sahte kahramandan vazgeçip, tüm kusurları ve insani yanlarıyla "gerçek benliğe" alan açmanın, iç huzura giden ilk adım olduğunu keşfettiğimiz bir bölüm sizi bekliyor.

  9. 18

    İlişkiler

    Çocukluktan itibaren kurduğumuz ilk bağlar, sevmeyi ve sevilmeyi öğrendiğimiz o ilk ilişkiler — aslında hepsinin bir izi var üzerimizde. Bu bölümde terapist gözüyle bağlanma stillerini konuşuyoruz: Ebeveynlerimizle yaşadıklarımız nasıl şekillendiriyor bugünkü ilişkilerimizi? Güvensiz bağlanan biri güvenli bağlanmayı öğrenebilir mi? Bağlanma kitabından da yola çıkarak eski ilişkilerin bıraktığı izleri, tekrar eden kalıpları ve en önemlisi — bu döngünün nasıl kırılabileceğini ele alıyoruz.

  10. 17

    Maskelerimiz

    Bu bölümde, hayatın farklı anlarında taktığımız maskeleri konuşuyoruz.Güçlü görünmek, idare etmek, mutluymuş gibi devam etmek…Maskeler bazen korur, bazen de bizi kendimizden uzaklaştırır.Asıl mesele maskeyi takmak değil; ne zaman çıkaracağımızı bilebilmek.

  11. 16

    Kusurlu olmanın güzelliği

    Hayat bazen kırılmalarla gelir; istesek de gizleyemeyiz. Ama o kırıklar, saklamaya çalıştığımız kusurlar, aslında bizi benzersiz kılan yerlerdir. Kırılan şeyleri daha güzel hâle getirmek mümkün — saklamadan, yok saymadan, altını çizerek. Önemli olan kırılmamak değil; kırıldıktan sonra ne yaptığına bakmak. Çünkü her çatlak, bizi biz yapan bir hikâye taşır ve doğru bakınca güzelliğe, bilgiye ve büyümeye açılır.

  12. 15

    Bilgi detoksu

    Data yığını içinde, bilginin her yerde olduğu bir dünyadayız.Asıl mesele her şeyi almak değil; gerekli olan bilgiyi seçip gereksizi sınırlandırabilmek.Çünkü sınır koymadığımızda dikkat kapasitemiz dağılıyor.Zihin doluyor ama derinleşemiyor.Sosyal bilgi, uzman görüşleri, tavsiyeler…Hepsi değerli olabilir ama hepsi bize iyi gelmeyebilir.İnsan, sadece neyin iyi geldiğini bildiğinde değil;neyin iyi gelmediğini fark edip oraya sınır çektiğinde de iyi oluyor.

  13. 14

    Ama değil rağmen

    Bu bölümde “ama”ya takılıp kalmadan, -e rağmen yola devam edebilmenin ne anlama geldiğini konuşuyoruz. Devam edebilmek için gücü sadece kendimizden değil, çevremizden de aldığımızı; iyi olabilmek için çevrenin de düzenlenmeye ihtiyaç duyduğunu vurguluyoruz. Herkes size pozitif etki bırakmayabilir; ancak size iyi gelmeyen bir ortamdan çıkmak bile başlı başına pozitif bir etki yaratır.

  14. 13

    Duygusal yaralarımız

    Bu bölümde duygusal yaraların ne olduğunu, nereden geldiğini ve hayatımızı nasıl şekillendirdiğini konuşuyoruz. İlişkilerde tekrar eden döngülerden, görünmez savunmalardan ve iyileşmenin mümkün olup olmadığından bahsediyoruz. Kendini daha iyi anlamaya ve yaşadıklarına başka bir yerden bakmaya davet eden bir bölüm.

  15. 12

    Yaş almak üzerine

    Neden yaş aldıkça kendimizi ve hayatı daha çok severiz? Ya da gerçekten daha mı çok severiz, yoksa sadece kabul mü ederiz? Bu bölümde yaşın getirdiği o tuhaf paradoksu konuşuyoruz: Gençlikte aradığımız mükemmelliği yaşlandıkça neden bırakıyoruz? Deneyimin bize öğrettikleri, kaybettiğimiz yanılsamalar ve kazandığımız huzur arasındaki ince çizgi üzerine derin bir sohbet. Belki de sevmek ve kabullenmek aynı şeyin farklı isimleridir.

  16. 11

    Sağlıklı Sınır: Neyi almayacağın kadar, neyi alacağını da bilmek

    Sınır sadece “hayır” demek değil, “evet” dediğin şeyi de seçmek.Toksik ilişkiye hayır derken, huzura evet diyorsun. Fazla mesaiye hayır derken, kendine zaman ayırmaya evet diyorsun. Başkasının beklentilerine hayır derken, kendi değerlerine evet diyorsun.Çoğu insan sınırı duvar örmek sanır. Oysa sağlıklı sınır, kapıyı kime ve neye açacağını da bilmek.Hayatına neyi davet edeceğine, enerjini nereye harcayacağına bilinçli karar vermek.Sınır koymak = Hayatını tasarlamak.Sadece savunmada kalma. Neyi istediğini de net belirle.​​​​​​​​​​​​​​​​

  17. 10

    Sıradan şeylerin,sıra dışı sonuçları

    Hayatı değiştiren şey, bir günde yaptıklarımız değil de her gün yaptığımız sıradan eylemlerin sonucudur.Hiçbiri için özel yetenek, büyük dışsal kaynaklara ihtiyacınız yok.Farkı yaratan, bu basit etkilerin üst üste binmesi :)

  18. 9

    Manifesti bir de bizden dinleyin.

    Manifest son yılların en popüler ama en yanlış anlaşılan kavramlarından biri. 'Düşündüklerini çekersin' sloganının ötesinde neler var? Bu özel bölümde, bir dinleyicimizin isteğiyle manifestin derinliklerine dalıyoruz.

  19. 8

    Olumsuz duyguları deneyimlemek

    Öfke, hüzün, hayal kırıklığı… Bu duyguları hissetmemek için çırpınıyoruz ama kaçtıkça peşimizden geliyorlar. Bastırdığımız her duygu, bedenimizde ve zihnimizde yer ediyor. Peki ya onlardan kaçmak yerine, sadece deneyimlesek? Bu bölümde, "olumsuz" diye etiketlediğimiz duyguların aslında bize ne söylediğini ve onlarla nasıl barışabileceğimizi konuşuyoruz.

  20. 7

    Hayatın anlamını tek bir şeye bağlamak risklidir.

    Tüm mutluluğumuzu bir işe, bir ilişkiye ya da tek bir hedefe bağladığımızda ne olur? Kaybettiğimizde geriye ne kalır? Bu bölümde, anlam arayışını çeşitlendirmenin neden hayati önem taşıdığını ve dengeli bir yaşamın ipuçlarını konuşuyoruz.

  21. 6

    Annelerimize saygı duruşu

    Annelerimiz bize pek çok şey öğretti - sevgiyi, fedakarlığı, dayanıklılığı... Ama bazı öğretiler, zamanla bizi kısıtlayan şemalara dönüştü. Bu bölümde, özellikle 'kendini feda etme' şeması üzerinden, nesilden nesile aktarılan inançları mercek altına alıyoruz.Tüm şemaları terk etmeli miyiz? Hangilerini dönüştürmeli, hangilerini yeniden yorumlamalıyız? Annelerimize olan sevgi ve saygımızı korurken, kendi yolumuzu nasıl çizebiliriz?Bu bölüm, bir saygı duruşu - annelerimizin yaşadıklarını anlayarak, kendi özgürlüğümüzü inşa etmeye dair samimi bir sohbet.

  22. 5

    Hiçbir Şey Yapmama Sanatı

    Kendinize en son ne zaman sadece var olarak, hiçbir şey yapmadan zaman ayırdınız?Sürekli "verimli olma" baskısı altında ezilirken, dinlenme hakkımızı kaybettik. Bu bölümde gerçekten tembel mi olduğumuzu, yoksa tükenmişliğin faturasını mı ödediğimizi konuşuyoruz.Beyninizin "boşta" dururken aslında neler yaptığını, Default Mode Network'ün yaratıcılık ve öz-farkındalıktaki rolünü keşfediyoruz. Neden dinlenmek için kendimizi "hak etmiş" hissetmek zorunda kalıyoruz? FOMO ve sürekli üretkenlik baskısı bizi nasıl tüketiyor?Kendimize izin vermeyi, "yeterince çalışmıyorum" suçluluğundan kurtulmayı ve beynimizin ihtiyaç duyduğu boşluğu yaratmayı konuşuyoruz.Değeriniz yaptıklarınızla ölçülmez. Bazen en değerli şey, hiçbir şey yapmamaktır.

  23. 4

    Mükemmel plan yok, sadece ilk adım var

    Bir şeye başlamak zor geliyorsa, onu zihninde büyütüyorsundur.O dev proje aslında bir ilk adım. O karmaşık fikir aslında bir basit deneme. O "mükemmel olmalı" dediğin şey aslında "yapılmalı" olan bir şey.Başlamak için küçült. O kadar küçült ki, başlamamak için bahane kalamasın.Ama üretmek başka bir şey. Üretmek netlik ister. "Bir şeyler yapacağım" değil, "bugün şunu yapacağım" ister. Belirsizlik eylemi öldürür. Netlik eylem doğurur.Ve devam etmek? O da başka. Devam etmek, her gün yeniden başlamaktır. Küçült, netleştir, yap. Sonra yarın yine.Büyük işler böyle yapılır: küçük küçük, net net, günden güne.

  24. 3

    Hayatın güzelliklerini görmek

    Beynimiz hayatta kalmaya programlı, güzellikleri görmeye değil. Her şey kötü giderken bile, dikkat edersen iyi giden bir şey mutlaka vardır. Bu bölümde, bilinçli olarak dikkati bu küçük iyiliklere yöneltmenin hayatı nasıl daha yaşanılır kıldığını kendi yaşantılarımızdan örneklerle konuşuyoruz.

  25. 2

    Kendini kabul etmek

    Kendini sevmek zorunda mısın gerçekten? Biz bu bölümde “kendini sevmek” baskısını değil, kendini kabul etmenin, olduğu haliyle memnun olmanın gerçek halini konuştuk. Her zaman sevmesek de, kendimizle barış içinde olmanın yollarını aradık.

  26. 1

    Biz geldik!

    Yıllar önce bir hocamız "Yaşamın sonunda, eğer hayatımız bir ip yumağıysa (yaşanmışlıklarla dolu) darmadağın bir yumak görmek isterim." demişti.O söz, ikimizin de hayat felsefesi oldu. Deneyimlerle dolu, karmaşık ama zengin bir yaşam. Düzenli değil, yaşanmış.Burası, o darmadağın yumağın hikayelerinin anlatıldığı yer.İkimizin, sizlerin, yaşanmışlıkların buluşma noktası.Çünkü hayat düzenli bir yumak olmak için çok kısa.

Type above to search every episode's transcript for a word or phrase. Matches are scoped to this podcast.

Searching…

We're indexing this podcast's transcripts for the first time — this can take a minute or two. We'll show results as soon as they're ready.

No matches for "" in this podcast's transcripts.

Showing of matches

No topics indexed yet for this podcast.

Loading reviews...

ABOUT THIS SHOW

Yaşamın sonunda, eğer hayatımız bir ip yumağıysa (yaşanmışlıklarla dolu) darmadağın bir yumak görmek istiyoruz.🧶

HOSTED BY

Uzm. Psk . Melis Keskin - Dr. Psk. Özgül Uslu

CATEGORIES

URL copied to clipboard!