All Episodes
Eyvah CEO Doğuruyor! — 111 episodes
Nazlı Kayın: "Hep bir erkek gibi davranarak var olma çabasından çıkmamız gerekiyor. Kendi tarzımızla, kadın gibi, çok güzel işler başarabiliriz."
Zeynep Dağlı Kastro: "Bir kadın girişimciyi etkin kılarak aslında siz toplumda çok daha büyük bir kitleye etki ediyorsunuz."
Sinem Özler: "Kadınların hayatını kolaylaştırmalıyız ki parlasınlar, çalışsınlar ve var olsunlar."
Gülden Yılmaz: "Kadınların ekonomik olarak güçlenmesi, tüm bu ayrımcılıkların bitmesine neden olabilecek bir şey."
Yonca Ulusoy: "Kadınlar, girişimciliği çok uzakta bir yıldız olarak görmemeli ve o ilk adımı atmalı. Kendimize güvenmeliyiz."
Gizem Şalcıgil White: "İş planını yazarken bir taraftan bebeğin bezini değiştirdim, finansal öngörülerimi yapmaya çalışırken bebeğimi emzirdim. Üretkenliğin tavan yaptığı bir dönemdi, bana inanılmaz cesaret verdi."
Nilhan Onal Gökçetekin: "Bir kadının girişimci olması, hem ailesindeki hem ailesi dışındaki birçok kadına aslında sahip olamayacağı imkânların önünü açabiliyor. Biz bu ekosistem efektine çok inanıyoruz."
Yıldız Hacıevliyagil Cüceloğlu: "Evin içinde annemin babamla eşit olmadığını hissettim; yolculuğum, annem üzerinden bütün kadınları kocalarıyla eşit bir yere getirmek motivasyonuyla beslendi."
Münteha Adalı: "Korku dalgasında büyüyen jenerasyonlarız. Hepimizin bir korkusu, bastırılmışlığı, 'sana mı kalmış' düşüncesi var. Sana kalmamış, bana kalmamış, ona kalmamış, peki kime kalacak?"
Sibel Yıldız: "Anne olma sürecinde şunu gördüm: Kurumsal hayatı seviyorum, buradan besleniyorum. Anne olmak da çok mutlu ediyor. Bir seçim yapmak zorunda değilim."
Filiz Akdede: "Bir kadın, en doğal hakkı olan çocuk ve aile yaşantısı ile ilgili konularda endişe etmemeli. Şirketler de bunu bir mazeret olarak görmemeli. Bu, hayatın doğal bir parçası, kutlanacak bir şey."
Resan Yüner: "Çocuğun sadece annenin değil babanın da çocuğu olduğu bilincinde olması, bence kariyer yolculuğunda çok önemli."
Aslı Şafak: "Cinsiyet eşitsizliğini konuşurken ben kadın ve erkek diye ayıramıyorum."
Melis Alphan: "Toplumsal cinsiyet eşitsizliği erkeklerin de sırtında büyük bir kambur. Bu sistem erkeklere de iyi gelen bir sistem, düzen değil."
Sena Suerdem: "Bir kadına bir şeyi yapamazsın dediklerinde, böyle bir küçümseme anı olduğunda, bütün kadınlara 'yapabilirsin ve yap, yapabildiğini göster' demek istiyorum."
Nazlı Uyanık: "Köyde onları ziyaret ettiğinizde bundan en çok mutluluk duyanlar evin anneleri, gelinleri. Hepsi işin içinde olsa da ekonomisinde maalesef yer almıyorlar."
Bahar Sunman: "Esasen kadın ödüllerine de bir tık alerjim var. Yani biz kadınlar olarak Türkiye’nin en büyük engellisiymiş muamelesi görüyoruz ve bundan hakikaten çok hoşlanmıyorum."
Zeynep Arca Şallıel: "Özellikle otuzlu yaşlarında babanla ortak bir iş kuruyorsan ve kırsalda kuruyorsan, konuştuğun insanların seni ciddiye alması imkânsız gibi bir şey. Ben kiminle konuşmaya gitsem işte 'Baban gelmedi mi?' falan diye davranıyorlardı bana."
Seda Domanic: "En büyük sorunlardan biri zaten patronların hep kendine benzeyen insanları işe alma eğilimi. Yani bunu kırmak çok kolay bir şey değil. Çünkü gerçekten sizin psikolojiniz buna doğru itiyor sizi."
Sinem Sandıkçı Gökçen: "Kalplerdeki ateşi yakmak çok önemli, çünkü insanların buna inanması lazım. Ayaklardaki ateşi de yakmak önemli, çünkü bunun için harekete geçmeleri lazım."
Gülser Corat: "Eğer yapay zekâ ile çalışan ürünler bu konulara dikkat etmezlerse, toplumsal cinsiyet eşitliği alanındaki ilerlemelerin bir kısmını kaybedebiliriz."
Esra Bezircioğlu: "Kadınlar güçlü, ayakları üstünde durdukları noktada gücüne güç katıyorlar, çünkü başarıyla besleniyorlar."
Begüm Mutuş: "Günümüzde halen kadınlar genellikle erkeklerden daha az yetkin olarak görülüyor ve bu da ldierlikteki cinsiyet farkının nedenlerinden biri."
Derya Matraş: "Kadınların gördükleri sınırların aslında büyük bir bölümünün kendi kendimize koyduğumuz sınırlar olduğunu düşünüyorum."
Esin Aydıngöz: "İlham benim hayattan kaçışım gibi bir şey. Ne zaman enerjimi bir şeye vermek istemesem içime müzik doğuyor."
Ayşe Kaşıkırık: "Yerel seçimlerde kadın adaylara çok fazla baskı var. Pes etmeyin diye ısrarla eğitimlerde söylüyorum."
Dilan Bozyel: “Cinsiyetler özelindeki konulardan önce birer insan olarak eşit olduğumuzun farkına varalım, çünkü henüz daha buradayız.”
Pınar Özkent: "Cici kızlığa karşıyım; düşünen, sorgulayan ve haddini aşan kadınlar olması gerektiğini her yerde vurguluyorum."
Nurcan Akad: "Bütün kadın mücadelelerinin hedef kitlesi erkekler olmalı."
Zeynep Tandoğan: "Kadın olarak iş hayatında var olmak en büyük aktivizm."
Selin Özünaldım: "Toplumsal cinsiyet eşitliği, feminizm gibi konuların politikaya alet edilmesini engellemek isterdim."
Anjelika Akbar: "Kadınlar mutlu ve sağlıklıysa yeni nesiller de öyle olacaktır."
Başak Doğan: "Sürdürülebilir bir program dahilinde genç kadın şefler yetiştirmek ve onlara destek olmak istiyorum."
Zeynep Göğüş: "Şu anda sivil toplum kuruluşları üzerinden ilerleyen kadın hareketinden umutluyum, çünkü çizgideki yükselişi görebiliyorum."
Prof. Dr. Evren Balta: "Bu toplumun, dünyanın değişebilmesi için erkekliğin yaşanışının değişmesi çok önemli."
Ebru Dildar Edin: “2022 Cam Tavan Endeksi’nde Türkiye, 29 ülke arasında maalesef 27. sırada.”
Hande Demirel: “Kadınları eğitiyor, iş buluyor ve tek tek takip ediyor olmamız lazım. Sahaya inmeliyiz.”
Nilden Bayazıt: “Seçim sürecinde ‘Sen o bölgeyi tanımıyorsun, o bölgede kadınlar kocaları kimi isterse ona oy verirler’ dediler.”
İpek Cankat: “Maalesef erkek sanatçı bir eseri imzaladığında değeri artarken kadın sanatçı imza attığında değeri düşüyor. Sanattaki eşitsizliği değiştireceğiz.”
Elif Elkin: "Çalışan erkek diye bir kavram yok ama çalışan kadın diye bir kavram var. Umuyorum ki zaman içinde bu bakış açısını düzelteceğiz."
Aysu Özcan: “Temel eğitimde çocuklara öğretmemiz gereken; farklılıklara nasıl tolerans gösterilmeli, nasıl kabul etmeli ve nasıl barışçıl bir ortam sağlanmalı.”
Elif Çoban: “Doğduğumdan beri kız çocuğu olmanın ne demek olduğunun farkındayım. Her zaman nasıl cam tavanları yıkarım diye baktım.”
Özlem Dağ: “Dil zihni, zihin de bakış açısını ve dolayısıyla her şeyi etkiler. Ayrımcı dili değiştirmemiz lazım.”
Şila Gök: "Kadınlar daha zor vazgeçiyor, her yolu denemeden pes etmek yok. En fazla duyabileceğiniz şey; hayır. ‘Hayır’lardan çok korkmaya gerek yok."
Sedef Kabaş: "150 yıl önce başlayan kadın mücadelesi kan, ter ve gözyaşını temsil ediyor. Yılmadan devam edeceğiz. "
Selin Nasi: "Bir ülkede kadınların hakları ve güvenliği korunamıyorsa demokratik hak ve özgürlüklerden bahsetmek mümkün değil."
Bengi Başer: “Kadını ötekileştiren, yok saymaya ve hatta yok etmeye çalışan kültürün karşısında durmamız lazım.”
Berna Laçin: “Öfkeli erkeklerin ülkesinde kadınlar ihtiyaçları ve hakları için fısıldamak zorunda kalıyor.”
Avrupa Şampiyonu Tuğba Danışmaz: “Ne kadar takdir teşekkür mesajı aldıysam belki ondan daha fazla hakaret içeren, yadırgayan ve yargılayan mesajlar aldım.”
Duygu Demirdağ: "En 'eşitlikten yanayım' diyenler bile kendisine kadar eşitlikçi!"
Ecesu Sertesen: "Hayatımızın sonuna kadar nasıl ki tek bir tarz müzik dinlemiyorsak yaşamın içindeki çeşitliliklerimiz de bizim zenginliklerimizdir."
Meliha Okur: "Sessiz ama öfkeli kadınlar, seçim ve geçim arasında kalmış olan ülkemize yeni bir açılım getirecek."
Gülcan Özer: “Ebeveynliğin dahi bir son kullanma tarihi var. Herkes kendi hayatının kahramanıdır.”
Aslı Erem: “Kadınlar iş yerinde kendisi olabilmeli. Her şeyden önce taviz vermeden, yetkinliklerini ve yeteneklerini öne çıkartabilmeli.”
Ahu Serter: “Para cinsiyetsizdir. Ekonomik özgürlüğü olan her kadın kendi istediklerini başarabilir.”
Başak Mireli: “Atlantik’i yelkenliyle geçeceğim dediğimde ‘Ne gerek var? Kendi başına yapabilecek misin? Sırası mı şimdi?’ dediler.”
Neslihan Nigiz Ulak: “Cam tavanı kırmak kadar o grubun içinde nefes almak, onun bir parçası olabilmek de önemli.”
Bennu Yıldırımlar: “Kadınlar her koşulda hayatta kalmayı, erkeklerden çok daha fazla başarıyorlar ve Türkiye’de bunu yapabilmek, ekstra çabayı gerektiriyor.”
Elçin Barker Ergun: “Kadınlar, bazen erkekler bazen de kadınlar tarafından farklı nedenlerle önemli görevlere atanamayabiliyor.”
Didem Balçın: “Kadınlar sahneye çıkmak için çok uzun süre beklediler. Hala sayıca gerideyiz ama umut var.”
Prof. Dr. Esin Şenol: “Kutuplaşmaların en büyüğü ve toplumdaki tüm ayrışmaları yutan konu cinsiyet eşitsizliğidir.”
Cansen Başaran-Symes: “Ön yargınız yoksa ve sadece yeteneğe odaklanırsanız, o eşitlik kendiliğinden geliyor.”
Ece Aksel: “Kadınların ekonomik gücünü ve özgürlüğünü kazanması, sonrasında da evdeki ve işteki rollerin yeniden dağılması lazım.”
Itır Erhart: “Toplumun kodladığı ve dayattığı anneliğe direndim, reddettim. Ben de böyle bir anneyim ve kızımla mutluyum.”
Ayşen Zamanpur: “Sözcükler çok güçlüdür. Sözcükleri kullanırken dikkat etmek gerekir çünkü bildiğimiz sözcükler kadar varız, sözcükler kadar dünyamız.”
Beril Alakoç: “İnsanın bir tane hayatı var, onu da nasıl ve ne şekilde isterse öyle yaşar.”
Nathalie Stoyanof Suda: “Geçmişten gelen ön yargılar ve kabuller sorgulanmalı, çalışma barışının olduğu ve herkes için adaletli bir ortam yaratılmalı.”
Esin Güral Argat: “Kadın isterse, kendine güvenirse ve aslında cam tavan yok derse, o cam tavanların kendisi için olmadığını görür.”
Melis Abacıoğlu: “Kadın kurucuları olan şirketlerin finansal geri dönüşü erkek kurucuları olan şirketlere oranla 4 kat daha iyi.”
Ayşegül İldeniz: “Kadınlar kendilerine güvenmeli, başarılı oldukları konusunda emin olmalı ve hırslarını doğru şekilde yönetebilmeli.”
Nazan Somer Özelgin: “Kadın çalışarak haneye katkı sağlasa bile mülkiyet ve varlıklar erkeklerin ellerinde.”
Deniz Ataç: “Bir kadının güvenini oluşturan en önemli faktör, babanın arkasında olduğunu bilmesidir.”
Serpil Yılmaz: “İstanbul Sözleşmesi herkesi kapsıyor. Bunu göz ardı ederek tek bir cinsiyet üzerinden tartışma yaratılmasını yanlış buluyorum.”
Güldem Berkman: “Kadınlar yönetici olarak şefkatli, anaç, detaycı ve yönetmiş oldukları ekipler kendilerini daha mutlu ve güvende hissediyor.”
Oya Eroğlu “Kadın güçlenirse, Türkiye güçlenir!”
Pınar Anapa: “Kadınların ekonomik bağımsızlığının olması toplumsal cinsiyet eşitliği için çok çok kritik bir konu.”
Güliz Öztürk: “Kadınlar iş hayatında dezavantajlara odaklanmak yerine; farklı alanlarda öğrenmeye, network yaratmaya ve becerilerini ön plana çıkarmaya konsantre olmalı.”
Nuray Karaoğlu: “Kadın yoksa demokrasi yok, kadın yoksa eşitlik yok, kadın yoksa adalet yok.”
Gülseren Onanç: “Kadınların mücadelesi aileye ve topluma karşı varoluş mücadelesidir.”
Nisan Ak: “Görünmez camdan tavanları kıramıyoruz ama yavaş yavaş çatlatıyoruz.”
Şelale Kadak: “Şirketlerde üst düzey atama yapılacağı zaman 'havuzda kadın aday bulunamaması' mazeretini hayret verici buluyorum.”
Aytül Erçil: “Hayatta her an problemlerle mücadele etmek zorunda olduklarından, kadınlar daha dirayetli, sabırlı ve çoklu görevlerinde başarılı.”
Çağla Gül Şenkardeş’ten yeni dünya ve blokzincir teknolojisine bakış “Merkezi olmayan bir yaklaşımın kadınların özgürleşmesinde önemi büyük.”
Fatoş Karahasan’dan bilinçsiz önyargılara dair “Kadınları önyargıya boğan, onları sıkıştıran erkeklerin yorumlarıdır.”
Bengi Ünsal’ın başarı yolculuğundaki eşitsizlik vurgusu “Sizi takdir etmekte, başarılarınızı kabullenmekte geç kalıyorlar.”
Dr. Nil Keskin Keleş’in perspektifinden dönüşüm yolculuğuna dair: “Sadece dişil uyanış yetmez, toplumsal fayda için birlik olmamız gerekiyor.”
Nazlı Birgen’den ayrımcılıkta dilin etkisi: “Hakaretin bile eril dil üzerinden gerçekleşmesi çok tatsız. Bu konuyu köklere inerek sökmemiz lazım.”
Elif Ergu Demiral’dan geleceğe büyük pencereden bakış: “Toplumsal cinsiyet eşitliği sağlanmadan sürdürülebilir bir dünya mümkün değil.”
Damla Birol’a göre çifte sorumluluklardaki çarpıklık: “Salata yapan her erkek, ev işlerine çok yardımcı olduğunu düşünüyor.”
Zeynep Miraç’tan eşitsizliğe çarpıcı bir bakış: “Kadınların sokağa çıktıktan sonraki stratejisini savaş stratejilerine benziyorum; tek amaç, sağ salim eve dönebilmek”
Hacer Foggo’dan kadın yoksulluğuna dair: “Temel ihtiyaçları için çırpınan kadınları sosyal olarak güçlendiremezsiniz!”
Nazan Moroğlu ile hukuki çerçeveden eşitsizlik: “Tek cinsiyet egemenliği sürdükçe, demokrasi ve kalkınmada sorunlar yaşamaya devam edeceğiz.”
Gila Benmayor’a göre yönetim birimlerinde cinsiyet eşitliğinin önemi: “Kadınların duyarlılığına her alanda ihtiyacımız var.”
Canan Güllü'nün toplumsal cinsiyet eşitliği anektodu: “Eşitliği dilde değil eylemde ve yaşam alanlarında hayata geçirmemiz gerekiyor.”
Meral Akşener ile Günlük Hayatta, Siyasette ve Eğitimde Eşitsizlik: “Ahlakın cinsiyet üzerinden tanımlanması çok yanlış!"
Ece Temelkuran ile toplumsal değişimlerde insani sorumluluk: “Zerafet ve nezaket olduğu sürece her dönüşüm konuşulabilir.”
Evrim Kuran ile Ayrımcılık kavramına kültürel bakış : "Herkes bildiği acının yanında kalmak istiyor."
Prof. Dr. Şengül Hablemitoğlu’nun cinsiyet eşitliği perspektifi: “Erkeklerin ataerkil avantajlarından taviz vermesi gerekiyor.”
Canan Özsoy ile Farklı Sektörler, Aynı Eşitsizlikler: "Bir kadın olarak her zaman işimden daha fazlasını yaptım."
Berna Öztınaz ile "İmkansızlıklar" ve İş Hayatında Kadın: "Eşitsizliğe Maruz Kalmak, Kadının Değerini Eksiltmez!"
Şirin Mine Kılıç ile Yönetimde, Girişimcilikte ve Sporda Kadın: "Normalleşmiş olumsuzluklara birilerinin itiraz etmesi gerekiyor."
Özlem Gürses ile Hayat, Özgürlük ve Medya Üzerine: "Gezegen, daha dişil bir çağa geçiyor!"
Emine Erdem'in toplumsal cinsiyet eşitliği formülü: "Kadına yeter ki fırsat verilsin."
Buse Naz Çakıroğlu ile Sporda Kadın Olmak: "Attığımız adımlar asla unutulmayacak."
Selen Kocabaş'ın "çoklu" kariyerinde başarılı yolculuğu: “O saçlarımın kesilmesi gerekiyordu.”
Ahu Özyurt ile Dünyada Toplumsal Cinsiyet Eşitliği: "Daha yapacak çok işimiz var."
Gamze Cizreli ile girişimcilik ve toplumsal cinsiyet eşitliği: “Kadınlar kalıpları yıkarsa önlerinde kimse duramaz.”
Deniz Ülke Arıboğan ile Dünden Bugüne Toplumsal Cinsiyet Eşitliği
Ümit Boyner ile Toplumsal Cinsiyet Eşitliği: "Kadın Haklarına Bakış Açınız, İnsan Haklarına Bakış Açınızdır."
Ufuk Tarhan ile Toplumsal Cinsiyet Eşitliğine Fütüristik Bir Bakış
Leyla Alaton ile Toplumsal Cinsiyet Eşitliği: “Akıllı erkek feminist olur.”