PODCAST · education
Psikolog Barış Gürkaş ile İyi Hisset
by Barış Gürkaş
Merhaba dostlar, ben Klinik Psikolog Barış Gürkaş. Psikolojik desteğin herkes için ulaşılabilir olması gerektiğine inananlardanım. Bu inançla, podcast yayınlarımda iyi hissetmek için kendi kendinize uygulayabileceğiniz tekniklerden bahsediyorum. Düzenli olarak yüklediğim psikolojiye dair bilgi içerikleri paylaşıyorum. Sesimle rehberlik ettiğim çeşitli Öz Şefkat ve Mindfulness meditasyonları ile birlikte anda kalmayı pratik ediyoruz.
-
264
Seni Geriye Çeken Hata: Sürekli Zayıf Yanlarını Onarmaya Çalışmak
Kendini geliştirmek dediğimizde çoğumuz aynı noktadan yola çıkıyoruz:Eksiklerimizden.Daha planlı olayım, daha az stres yapayım, daha girişken olayım… Üstelik motivasyon bulmak ve özgüveni yükseltmek de en çok odaklandığımız konular arasında. Ama bu videoda bakış açısını biraz değiştiriyoruz.Belki de sorun, sürekli zayıf olduğun tarafları düzeltmeye çalışman değildir. Belki de asıl ilerleme, zaten sende iyi çalışan yönleri fark edip onları daha bilinçli kullanmaktan geçiyordur. Bu videoda, son yıllarda psikolojide daha fazla öne çıkan “güçlü yön odaklı yaklaşımı” sade bir dille ele alıyorum.Zayıf yönlerinle daha sağlıklı bir ilişki kurmayı ve enerjini nereye harcamanın daha anlamlı olacağını birlikte inceliyoruz. Aslında şu sorunun cevabını arıyoruz:Gerçek gelişim nereden başlar? Videoda ele aldığımız başlıklar: • Güçlü yön kavramı nedir, ne değildir• Neden sadece eksiklere odaklanmak çoğu zaman sonuç vermez• Güçlü yönlerini keşfetmek için basit bir egzersiz• Günlük yaşamda bunu nasıl kullanabilirsin Eğer bu konu sana da dokunduysa, yorumlara şunu yazabilirsin:Sence seni hayatta ileri taşıyan en güçlü özelliğin ne?
-
263
Sebepsiz Gelen “Bir Şey Olacak” Hissi: Kaygının Altında Ne Var?
Hiçbir sorun yokken bile içini kaplayan o huzursuzluk hissini tanıyor musun? Sanki her an kötü bir şey olacakmış gibi hissetmek, ortada bir neden yokken bile tedirgin olmak ya da sürekli diken üstünde yaşamak aslında birçok insanın deneyimlediği bir durum. Bu podcast bölümünde Barış Gürkaş ile birlikte, bu belirsiz kaygının neden ortaya çıktığını ve zihnimizin neden sürekli alarm halinde olduğunu ele alıyoruz. Çünkü bu his çoğu zaman beynimizin bizi korumaya çalışan bir savunma sistemiyle ilgili. Ancak bu durum uzun süre devam ettiğinde hem psikolojik dengemizi hem de günlük yaşam kalitemizi olumsuz etkileyebiliyor. Bu bölümde şu sorulara net ve sade cevaplar bulacaksın:Sebepsiz tedirginlik neden ortaya çıkar?Sürekli kaygı hali nasıl oluşur?Zihnin alarm durumundan çıkmak mümkün mü?Bu duygularla baş etmek için neler yapılabilir?Eğer sen de:Sürekli kötü bir şey olacakmış gibi hissediyorsanNedensiz bir huzursuzluk yaşıyorsanKaygı zihnini sürekli meşgul ediyorsaBu durum günlük hayatını etkiliyorsabu bölüm sana iyi gelecek. Ayrıca anksiyetenin belirtilerini, zihnin nasıl sürekli tetikte kaldığını ve kaygıyı azaltmaya yardımcı olabilecek pratik yöntemleri de konuşuyoruz.
-
262
Panik Atağı Fark Etmeden Besleyen Davranışlar
Panik atak yaşayan birçok kişi aslında kendini korumaya çalışırken bazı alışkanlıklar geliştirir. Ancak bu iyi niyetli davranışlar, farkında olmadan panik döngüsünü sürdürebilir. Bu bölümde, terapi süreçlerinde en sık karşılaşılan bu davranışları ele alıyorum. Belki sen de kendi deneyimlerinden izler bulacaksın. Panik atakla baş etmek ve bu döngüyü kırmak istiyorsan, bazı alışkanlıkları bugünden itibaren bırakman gerektiğini fark edebilirsin. Bu bölümde şu konulara değiniyoruz:Panik anında gerçekten ne yapmak gerekir?Sürekli internetten belirti araştırmak neden kaygıyı artırır?“Kalp krizi geçiriyorum” düşüncesi neden bu kadar inandırıcı gelir?Panik gelecek mi diye kendini sürekli kontrol etmek neye yol açar?İnsanlardan ve ortamlardan kaçınmak neden uzun vadede durumu zorlaştırır?Yalnız kalamamak neyin göstergesidir?“Bu hiç geçmeyecek” düşüncesi neden bu kadar güçlü hissedilir?Kendini daha iyi anlamak ve panik atağın üzerindeki etkini azaltmak için bu bölümü kaçırma.
-
261
“Ya Aslında Eşcinselsem?” Cinsel Yönelim Takıntısını (OKB) Psikolojini Etkilemesin
Zihninize istemeden gelen “Ya aslında eşcinselsem?” gibi düşünceler sizi sürekli sorgulamaya mı itiyor? Bu bölümde, psikolojide cinsel yönelim takıntısı olarak bilinen ve OKB belirtileri arasında yer alabilen bir düşünce döngüsünü konuşuyoruz.Bazı insanlar zaman zaman cinsel yönelim şüphesi yaşayabilir. Ancak bu durum her zaman kimlikle ilgili gerçek bir değişim anlamına gelmez. Özellikle OKB cinsel düşünceler yaşayan kişilerde, zihne istemeden gelen düşünceler yoğun bir kaygı yaratabilir ve kişi bu düşüncelerin neden geldiğini anlamaya çalışırken kendini sürekli analiz ederken bulabilir.Bu psikoloji podcast bölümünde, obsesif düşünceler ile ortaya çıkan bu döngünün nasıl başladığını ve neden zihnin sürekli “ya eğer?” soruları üretmeye devam ettiğini ele alıyoruz. Cinsel yönelim takıntısında kişi çoğu zaman kendini test etmeye, geçmişini analiz etmeye ya da düşüncelerinin gerçek olup olmadığını anlamaya çalışır. Ancak bu çabalar çoğu zaman kaygıyı azaltmak yerine düşünce döngüsünü daha da güçlendirebilir.Bölüm boyunca cinsel yönelim takıntısı yaşayan kişilerin deneyimlerini, bu düşüncelerin neden tekrar tekrar geldiğini ve OKB’de görülen düşünce–kaygı döngüsünün psikolojik arka planını konuşuyoruz. Ayrıca bu süreçte insanların neden sürekli kendilerini kontrol etmeye veya zihinsel testler yapmaya başladıklarını da psikolojik açıdan ele alıyoruz.Eğer zihninizde sık sık obsesif düşünceler beliriyor ve cinsel yönelim şüphesi sizi yıpratıyorsa, bu bölüm size bu deneyimi anlamanız için bir psikolojik çerçeve sunmayı amaçlıyor. Amacımız, OKB belirtileri arasında yer alabilen bu düşünce kalıplarını daha iyi anlamanıza yardımcı olmak ve zihnin kaygı üretme biçimini farklı bir perspektiften ele almak.
-
260
Hayat Raydan Çıkmış Gibi Hissediyorsan: Kontrolü Bırakarak Dengeyi Bulmak
Bazen hayat planladığımız gibi ilerlemez. Belirsizlik artar, stres yükselir ve iç dünyamızda bir dağınıklık hissi oluşur. “Her şey elimden kayıp gidiyor” duygusu ağırlaşabilir. Peki böyle zamanlarda gerçekten ne yapabiliriz? Bu bölümde Klinik Psikolog Barış Gürkaş, kontrol kaybı hissiyle sağlıklı bir şekilde baş etmenin psikolojik yollarını ele alıyor. Kontrolü zorla geri almaya çalışmak yerine; akışa izin vermeyi, her şeyi yönetme çabasını sorgulamayı, tepkilerimizi bilinçli olarak yavaşlatmayı ve yaşadıklarımıza dışarıdan bakabilmeyi konuşuyoruz. Bu bölümde şu sorulara yanıt arıyoruz:Kontrolü kaybediyormuş gibi hissettiğimiz anlar neden yoğunlaşır?Sürekli kontrol etme ihtiyacı neden daha fazla kaygı üretir?Akışta kalmak ve mindfulness yaklaşımı ne anlama gelir?Duygusal tepkileri yavaşlatmak nasıl mümkün olur?Yaşadıklarımızın gözlemcisi olmak bize ne kazandırır?Bedene dönmek ve anda kalmak neden psikolojik dengeyi destekler?Hayatı bütünüyle kontrol etmek mümkün değildir. Ancak kontrol etme ihtiyacımızla kurduğumuz bağı dönüştürmek mümkündür. Bu bölüm; stres, belirsizlik, yönünü kaybetmiş hissetme ve içsel karmaşa yaşayan herkes için rehber niteliğinde bir bakış açısı sunuyor. Eğer siz de “Her şey kontrolden çıkıyor” hissini yaşıyorsanız, bu bölüm size yeni ve daha esnek bir perspektif kazandırabilir. Psikoloji ve ruh sağlığı üzerine daha fazla içerik için podcasti takip etmeyi unutmayın.Düşüncelerinizi ve deneyimlerinizi bizimle paylaşabilirsiniz. —Detaylı bilgi ve destek için: barisgurkas.com
-
259
Anksiyeteye Hangi Spor Daha İyi Gelir? Bilimsel Araştırmalar Ne Diyor?
Bu bölümde Klinik Psikolog Barış Gürkaş, anksiyete yaşayan birçok kişinin merak ettiği önemli bir soruya yanıt arıyor: Koşmak mı daha etkili, yoga mı, yoksa ağırlık çalışmak mı? Egzersizin kaygıyı azalttığı sıkça dile getirilir. Ancak asıl mesele şu:Her egzersiz türü her anksiyete türü için aynı derecede faydalı mı? Bu bölümde kişisel deneyimlerden çok bilimsel veriler konuşuluyor. İçerik, BMJ Open Sport & Exercise Medicine dergisinde yayımlanan kapsamlı bir araştırmanın bulgularına dayanıyor. Konuşulan başlıklar arasında şunlar var:Anksiyete bozukluğu yaşayan kişiler için hangi egzersizler daha etkili?Direnç ve ağırlık antrenmanları neden dikkat çekiyor?Yoga, nefes çalışmaları ve zihin–beden pratikleri hangi belirtilerde işe yarıyor?Kardiyo egzersizlerinin avantajları ve sınırlılıkları neler?Egzersiz, terapi sürecini nasıl destekleyebilir?Barış Gürkaş’a göre egzersiz tek başına bir “mucize çözüm” değil. Ancak doğru şekilde uygulandığında, psikolojik destek ve terapi sürecini güçlendiren önemli bir tamamlayıcı olabilir. Eğer kaygı, stres, panik ya da yoğun endişe yaşıyorsan; bu bölüm egzersize daha dengeli, gerçekçi ve sürdürülebilir bir perspektiften bakmana yardımcı olabilir.
-
258
Aç Değilken Neden Yiyoruz? Stres, Duygular ve Yeme Davranışı
Bu bölümde Klinik Psikolog Barış Gürkaş, stresle yeme davranışı arasındaki ilişkiyi psikolojik açıdan ele alıyor. Fiziksel olarak tok olmamıza rağmen neden yeme isteği duyduğumuzu, duygusal yemenin sinir sistemini sakinleştirme çabasıyla nasıl ortaya çıktığını ve stres altındayken yeme davranışının hangi psikolojik mekanizmalarla devreye girdiğini konuşuyoruz. Duygusal açlık ile fiziksel açlık arasındaki farkları ayırt etmeyi, stresliyken yeme isteğini fark etmeyi ve bu döngüyü daha sağlıklı yollarla nasıl yönetebileceğimizi ele alıyoruz. Ayrıca duygusal yemenin hangi noktada yeme bozukluğu sınırına yaklaşabileceğini, ne zaman profesyonel destek almanın önemli hale geldiğini ve kişinin kendi hayatında uygulayabileceği farkındalık temelli adımları detaylandırıyoruz. Bu podcast bölümü;– Aç olmadığı halde yemek yediğini fark edenler– Stresliyken yemeğe yöneldiğini düşünenler– Duygusal yeme döngüsünü anlamak ve yönetmek isteyen herkes için rehber niteliğindedir. 🧠 Bu Bölümde Neleri Konuşuyoruz?Tokken yeme isteği neden ortaya çıkar?Stres ve yeme davranışı arasındaki psikolojik bağDuygusal yeme nedir ve nasıl gelişir?Sinir sistemini yatıştırmak için neden yemeğe yöneliriz?Stresliyken gelen yeme dürtüsünü fark etmek ve durdurmakYeme davranışı ne zaman sorunlu bir hale gelir?Hangi noktada psikolog desteği almak önemlidir?Günlük hayatta uygulanabilecek farkındalık ve düzenleme önerileri📌 Bilgi ve randevu için:👉 barisgurkas.com
-
257
Alarmda Kalan Zihinler Böyle Deneyimler Yaşıyor (Uygulamalı Egzersizler)
Beyin sürekli savaş, kaç ya da don tepkisi verdiğinde; üretkenlik azalır, yaratıcılık körelir ve günlük yaşamdan alınan tat giderek düşer. Uzun süreli tetikte olma hali, kişinin zihinsel ve duygusal enerjisini tüketir ve zamanla hayata karşı kopukluk hissi yaratabilir. Bu durum, sinir sisteminin tehdit algısının aktif kalmasından kaynaklanır. Tehdit modu uzun süre devrede olduğunda kaygı, huzursuzluk, içsel gerginlik ve tükenmişlik daha yoğun hissedilir. Bu noktada ihtiyaç duyulan şey, sinir sistemini yatıştırmayı ve bedeni yeniden güven durumuna taşımayı öğrenmektir. Bu podcast bölümünde, beynin tehdit yanıtını sakinleştirmeye yardımcı olan yöntemler ayrıntılı ve uygulanabilir şekilde ele alınıyor. Meditasyon pratikleri, farkındalık temelli hareketler ve vagus sinirini destekleyen egzersizler, dinlerken eş zamanlı olarak uygulanabilecek biçimde paylaşılıyor. Klinik Psikolog Barış Gürkaş, konuyu bilimsel bir çerçevede ele alırken aynı zamanda günlük hayatta kullanılabilecek pratiklerle bu sürecin düzenlenmesine rehberlik ediyor. Paylaşılan çalışmalar, kaygı ve endişeyi azaltmaya, sinir sistemini dengelemeye ve bedensel-zihinsel sakinliği yeniden kazanmaya yardımcı olmayı amaçlıyor. Eğer sık sık gergin hissediyor, gevşemekte zorlanıyor ve zihninin sürekli alarmda olduğunu fark ediyorsan, bu bölüm senin için hazırlandı.
-
256
Zihni Yavaşlat: Aşırı Düşünceler İçin 10 Dakikalık Rehberli Meditasyon
Zihniniz sürekli konuşuyor, düşünceler birbiri ardına geliyor ve durmak bilmiyorsa, bu bölüm tam size göre. Aşırı düşünme; zihinsel yorgunluk, stres, kaygı ve huzursuzluk hissini beraberinde getirebilir. Bu rehberli mindfulness meditasyonu, zihni sakinleştirmek, düşünce akışını yumuşatmak ve anda kalma becerisini güçlendirmek için hazırlandı. Klinik Psikolog Barış Gürkaş’ın rehberliğinde, sadece 10 dakika ayırarak zihninize bir mola verebilir, bedeninizin gevşediğini ve nefesinizin yavaşladığını fark edebilirsiniz. Düşüncelerle savaşmak yerine onları izlemeyi, yargılamadan serbest bırakmayı ve içsel dinginliğe alan açmayı deneyimleyeceksiniz. Bu bölümü özellikle şu anlarda dinleyebilirsiniz:• Zihniniz susmak bilmiyorsa• Kaygı ve stres yoğunlaştığında• Gevşemekte zorlandığınızda• Uyku öncesinde rahatlamak istediğinizde• Gün içinde kısa bir mola aradığınızda Kulaklığınızı takın, gözlerinizi kapatın ve zihninize yumuşak bir başlangıç yapın.
-
255
Depresyon Sandığınız Şey Günlük Alışkanlıklarınız Olabilir
Depresyon her zaman büyük travmalarla ya da sarsıcı olaylarla başlamaz. Çoğu zaman, farkında bile olmadan sürdürdüğümüz küçük günlük alışkanlıklar ruh halimizi yavaş yavaş şekillendirir. Bu bölümde Klinik Psikolog Barış Gürkaş ile birlikte; uyku düzeni, ekran kullanımı, beslenme, sosyal medya, hareketsizlik ve zihinsel alışkanlıkların ruh sağlığımız üzerindeki etkilerini bilimsel araştırmalar ışığında ele alıyoruz. Depresyonu tetikleyebilen bu “gizli” faktörleri konuşuyor ve günlük hayatta neleri değiştirebileceğimize dair somut, uygulanabilir öneriler paylaşıyoruz. Eğer son zamanlarda kendinizi sürekli yorgun, isteksiz ya da keyifsiz hissediyor ve bunun nedenini merak ediyorsanız, bu bölüm size yeni bir bakış açısı sunabilir.
-
254
Çekim Yasası Nasıl Çalışır Bilmediğiniz Kritik Detay
Çekim Yasası gerçekten ne anlatıyor, bilimsel olarak nasıl açıklanabilir?Hayatımıza istediklerimizi “çekmeye” çalışmak mı daha etkili, yoksa onlara doğru adım atmak ve alan açmak mı? Bu bölümde, çekim yasasını spiritüel kalıpların ötesine taşıyor; nörobiyoloji ve psikoloji perspektifinden ele alıyoruz. Klinik Psikolog Barış Gürkaş, bu bölümde Prof. Dr. Zümra Atalay’ı konuk ediyor ve bilinçaltı, beyin ve davranış arasındaki ilişkiyi derinlemesine konuşuyorlar. Bu sohbetin odağında şu sorular var:Çekim yasası bilinçaltı süreçlerle nasıl bağlantılıdır?Sürekli istemek mi, yoksa kabule geçmek mi dönüşümü hızlandırır?Değerlerle uyumlu bir yaşam, memnuniyet ve tatmin duygusunu artırır mı?Akışa güvenmek, gerçekten yaşamda yeni olasılıklar yaratır mı?Kabul etmek, bırakmak ve alan açmak beynimizde ve sinir sistemimizde neyi değiştirir?Bu bölümde; manifest, kabul, anda kalmak, akış, frekans, bolluk, memnuniyet, anlamlı yaşam gibi sıkça konuşulan kavramları, psikolojinin bilimsel çerçevesi içinde yeniden düşünmeye davet ediyoruz.
-
253
Dikkatini Toplayamıyor musun DEHB Belirtilerini Güce Dönüştür!
Merhaba, hoş geldin. Bugün seninle çok önemli ve sık yanlış anlaşılan bir konudan bahsedeceğiz.Dikkat Eksikliği ve Hiperaktivite Bozukluğu, yani kısaca DEHB. Peki gerçekten bir eksiklik mi?Yoksa farklı düşünen bir beynin, farklı çalışan bir zihnin yansıması olabilir mi? Bu bölümde tam olarak bu soruların peşine düşüyoruz. DEHB genellikle çocuklukta fark edilen bir nörogelişimsel durum olarak biliniyor.Ama gerçek şu ki, birçok kişide yetişkinlikte de devam ediyor. Odaklanmakta zorlanma,unutkanlık,dürtüsellik,içsel bir huzursuzluk,aynı anda pek çok şeyle ilgilenme isteği… Bunlar DEHB’nin en sık bilinen belirtileri. Ancak burada genellikle gözden kaçan çok önemli bir nokta var: Araştırmalar gösteriyor ki, DEHB’li bireylerin beyinleri bilgiyi farklı şekilde işliyor.Ve bu farklılık, doğru anlaşıldığında ve doğru yönlendirildiğinde,aslında güçlü bir potansiyele dönüşebiliyor. Bu podcast bölümünde şunları konuşacağız: Yetişkinlerde DEHB belirtileri nasıl ortaya çıkıyor?Günlük yaşamda, iş hayatında ve ilişkilerde nasıl hissediliyor? Ve belki de en önemlisi:Dikkat eksikliği ve hiperaktivite sadece bir zorluk mu? Yoksa yaratıcılık,hiperodaklanma,yüksek enerji,empati,mizah duygusuve hızlı düşünme gibi güçlü yönlerle de bağlantılı olabilir mi? Ayrıca pratik konulara da değineceğiz: Odaklanmayı artırmak için uygulanabilecek basit ama etkili yöntemler neler?DEHB danışmanlığı, psikolog ve psikiyatri desteği nasıl bir rol oynar?Sporun, sağlıklı alışkanlıkların ve rutinlerin etkisi neden bu kadar önemli?Ve nöroçeşitlilik bakış açısı neden DEHB’yi anlamak için kritik? Şunu özellikle vurgulamak istiyorum: DEHB bir kusur değildir.Bu, farklı bir düşünme ve algılama biçimidir. Kendi beyin yapını tanımak,zorlandığın alanları kabul etmekve güçlü yönlerini fark etmek; hem kariyerindehem ilişkilerindehem de hayatında sana büyük bir avantaj sağlayabilir. Eğer sen de: “DEHB belirtileri bende olabilir mi?”“Yetişkinlerde DEHB nasıl anlaşılır?”“Hiperaktiviteyi nasıl güce dönüştürebilirim?” diye merak ediyorsan, bu bölüm tam sana göre. Dinlediğin için teşekkür ederim.Podcast’i beğenmeyi, takip etmeyi ve deneyimlerini bizimle paylaşmayı unutma. Danışmanlık ve daha detaylı bilgi içinbarisgurkas.com üzerinden bize ulaşabilirsin. Bir sonraki bölümde görüşmek üzere.Hoşça kal. 🎧✨
-
252
Ya Olursa OKB, Büyülü Düşünce ve Zihnini Esir Alan Takıntılı İnançlar
Merhaba, hoş geldin.Bugün obsesif kompulsif bozuklukta sıkça karşımıza çıkan ama çoğu zaman fark edilmeyen bir konudan bahsedeceğiz: büyülü düşünce.Büyülü düşünce, ilk bakışta kulağa biraz garip gelebilir.Ama aslında birçok kişinin zihninde oldukça tanıdık bir şekilde yer alır.Zihin bazen o kadar karmaşık hale gelir ki,“Ya olursa?”“Ya ben sebep olursam?”“Ya benim yüzümden gerçekleşirse?”gibi düşünceler bir anda zihni ele geçirir.Başta sadece bir düşünce gibi gelir.Ama zamanla bu düşünceler yalnızca akıldan geçmekle kalmaz;günlük hayatı etkiler, ilişkileri zorlaştırırve hatta en basit işleri bile yapmayı güçleştirir.İşte bu noktada büyülü düşünce, OKB ile güçlü bir bağ kurar.Çünkü zihin, düşünce ile gerçeklik arasında görünmez bir bağ varmış gibi davranmaya başlar.Sanki bir şeyi düşünmek, onun olmasına neden olabilirmiş gibi…Bu bölümde,büyülü düşüncenin OKB ile nasıl bağlantılı olduğunu,neden bu kadar güçlü bir şekilde zihnimizi meşgul ettiğinive bu düşüncelerle başa çıkarken nelere dikkat etmemiz gerektiğini birlikte ele alacağız.Eğer siz de obsesif kompulsif bozuklukla mücadele ediyorsanızya da “ya olursa?” düşüncesi sizi sık sık yoruyorsa,yalnız değilsiniz.Ve en önemlisi şunu hatırlatmak isterim:Bu yalnızca sizin yaşadığınız bir durum değilve evet, bu döngüden çıkmak mümkün. 🌿Daha fazla bilgi ve yazılı içerik içinbarisgurkas.com adresini ziyaret edebilirsiniz.Dinlediğiniz için teşekkür ederim.Bir sonraki bölümde görüşmek üzere.
-
251
Panik Atak Anında Ne Yapmalı, Nasıl Geçer 5 Etkili Adım (Anında Rahatlama Yöntemleri)
Panik atak sırasında ne yapmanız gerektiğini merak edip buraya geldiyseniz, muhtemelen o anlarda nasıl davranacağınız konusunda kafanız karışıktır. Panik ataktan kaçmaya çalışmak yerine, onu tanımak, hissettirdiklerini fark etmek ve bu deneyimin içinde kalmayı öğrenmek en önemli adımdır.İlk kez panik atak yaşayan birinin zorlanması ise tamamen doğal bir durumdur. Bu bölümde sizlere “Panik atak anında nasıl davranmalıyım?”, “Bu süreç nasıl hafifler?” ve “Kendimi nasıl sakinleştirebilirim?” gibi sorulara bilimsel temellere dayanan cevaplar sunmaya çalıştık.Beş aşamalı, kolay uygulanabilir bir yöntemden bahsedeceğiz. Bu adımları takip ettiğinizde panik atağın aslında korkutucu bir tehlike olmadığını, aksine size önemli bir şey anlatmaya çalışan bir içsel sinyal olduğunu fark edebilirsiniz. Daha fazla bilgi almak ya da profesyonel destek için bize www.barisgurkas.com adresinden ulaşabilirsiniz.
-
250
Anksiyeteyi Doğal Yollarla Yönetmek: Günlük Hayatta Denenebilir Stratejiler
Merhaba, ben Barış Gürkas. Bugün, birçok kişinin gündelik hayatında sessizce var olan ama etkilerini güçlü şekilde hissettiren bir konuyu konuşacağız: anksiyeteyi doğal yollarla yönetmek. Anksiyete yaşadığınız dönemlerde, muhtemelen kontrolü kaybediyormuş gibi hissettiğiniz, zihninizin hızlandığı veya bedensel belirtilerin arttığı anlar oluyordur. Bu oldukça yaygın bir durum… Fakat iyi haber şu ki, anksiyete yönetilebilir. Üstelik bunu ilaçsız, tamamen doğal ve bilimsel temelli yöntemlerle desteklemek mümkün. Bugünkü bölümde, günlük yaşamınıza rahatlıkla dahil edebileceğiniz birkaç önemli stratejiyi birlikte ele alacağız.1. Fiziksel Aktivite Hareket etmenin kaygı üzerindeki etkisi düşündüğünüzden çok daha güçlü. Düzenli fiziksel aktivite, vücuttaki stres hormonlarını dengeler, zihinsel gerginliği azaltır ve duygusal dengeyi destekler. Bu bir spor salonuna gitmek zorunda olduğunuz anlamına gelmiyor; kısa yürüyüşler bile büyük fark yaratabilir.2. Mindfulness Egzersizleri Şimdiki ana dönmek, zihni yavaşlatmak ve odağı toplamak… Mindfulness, anksiyeteyi tetikleyen düşüncelerden zihinsel bir mesafe yaratmamıza yardımcı olur. Birkaç dakikalık nefes farkındalığı çalışması bile gün içinde hissedilir bir rahatlama sağlayabilir.3. Yoga Yoga, bedenle zihin arasındaki bağlantıyı güçlendiren en etkili pratiklerden biri. Sadece kasları esnetmekten ibaret değildir; aynı zamanda sinir sistemini düzenler, kaygı belirtilerini sakinleştirir. Düzenli uygulandığında hem bedensel hem duygusal bir rahatlama sunar. 4. Doğa ile Vakit Geçirmek Doğa, insan zihninin en eski düzenleyicilerinden biri. Topraklanma etkisi, parasempatik sistemi aktive eden doğal uyaranlar ve açık havanın yatıştırıcı gücü… Bunların hepsi anksiyeteyi azaltmada güçlü birer araç. Kısa bir park yürüyüşü bile zihinsel yorgunluğu hafifletebilir.5. Bilişsel Davranışçı Terapi (BDT) Ve elbette, bilimsel olarak en etkili yaklaşımlardan biri: Bilişsel Davranışçı Terapi. BDT, anksiyeteyi sürdüren düşünce döngülerini fark etmenizi ve dönüştürmenizi sağlar. Zihnin otomatik tepkilerini daha sağlıklı bir bakış açısına yönlendirmeye yardımcı olur. Bu nedenle, profesyonel destek arayan birçok kişi için temel yöntemlerden biridir. Bu bölümde bahsettiğim yöntemlerin hepsi, düzenli uygulandığında anksiyete yönetimi için güçlü birer destek sunuyor.Eğer sen de kendi içsel dengen için doğal yolları keşfetmek istiyorsan, doğru yerdesin. Daha detaylı destek almak istersen barisgurkas.com üzerinden bana ulaşabilirsin. Yeni bölümlerden haberdar olmak için abone olmayı unutma. Bir sonraki bölümde görüşmek üzere, kendine iyi bak.
-
249
Psikologlara En Çok Sorulan Soruları Sorduk! Barış Gürkaş Ofis Vlog’u
Merhaba sevgili dinleyiciler,Ben Barış Gürkaş. Bu bölümde sizlerle oldukça merak edilen bir konunun kapılarını aralıyoruz: psikologlar, terapi süreci ve ruhsal denge. “Psikologlar bizi ilk bakışta anlar mı?”“Terapistler kendilerini nasıl dengede tutar?”“Onlar da zorlanır mı?” İşte bu soruların cevaplarını, psikologlarla gerçekleştirdiğimiz samimi bir ofis sohbetinde ele aldık. Bugün sizleri terapi odasının kapısının ardına, mesleğin görünmeyen tarafına ve psikolojik dayanıklılığın önemine doğru kısa ama etkili bir yolculuğa çıkarıyoruz.-Psikologlar gerçekten zihin okuyabilir mi? Hayır, psikologlar zihin okumaz. Ancak güçlü gözlem becerileri, empati yetenekleri ve bilimsel yöntemler sayesinde insanların duygu durumlarını daha iyi analiz edebilirler. Bu, sezgisel değil; eğitim ve deneyime dayalı bir süreçtir. -Terapide sınırlar nasıl korunur? Terapi sürecinin en temel yapı taşlarından biri sınırdır. Psikologlar, etik kurallar çerçevesinde danışanlarıyla profesyonel bir ilişki yürütür. Bu sayede hem güvenli hem de sağlıklı bir terapi ortamı oluşturulur. -Psikologlar da zorlanır mı? Evet, onlar da insandır. Psikologlar da zaman zaman zorlanabilir, yorulabilir ya da duygusal olarak etkilenebilir. Ancak bu noktada devreye öz bakım, süpervizyon ve kişisel denge yöntemleri girer. ⚖ İş yaşamında ruhsal denge nasıl korunur?Düzenli mola vermekDuyguları bastırmak yerine ifade etmekProfesyonel destek almaktan çekinmemekİş-özel yaşam dengesini gözetmekRuhsal denge, sadece bireysel değil; profesyonel yaşamın da sürdürülebilirliği için kritik bir unsurdur. Bu podcast bölümünde psikolojinin perde arkasına samimi bir bakış attık. Eğer siz de psikoloji, kişisel gelişim, stres yönetimi ve iş hayatında denge konularına ilgi duyuyorsanız, doğru yerdesiniz. Sorularınızı ve merak ettiklerinizi yorumlarda bizimle paylaşabilirsiniz.Daha fazla bilgi için barisgurkas.com adresini ziyaret etmeyi unutmayın. Bir sonraki bölümde görüşmek üzere, hoşça kalın.
-
248
Affetmek Neden Zor? Geçmişin Yüklerinden Kurtulmak
Bu bölümde, “Affetmek neden bu kadar güç?” sorusunun derinliklerine iniyor ve geçmişin duygusal yüklerini taşımanın hayatımızı nasıl etkilediğini konuşuyoruz. Affetmenin, yaşananları yok saymak değil; kişinin kendi ruhunu iyileştirmesi anlamına geldiğini psikolojik bir perspektiften ele alıyoruz. Peki, affetme süreci nasıl başlatılır?Bir psikoloğun rehberliğinde, zihnimizde yer eden eski kırgınlıkları nasıl serbest bırakabileceğimizi ve iç huzura giden yolları adım adım inceliyoruz. Bu bölümde neler bulacaksın?• Geçmişi unutmaya çalışmak yerine, onun üzerimizdeki etkisinden nasıl özgürleşilir?• Affetmenin zihinsel ve bedensel faydaları nelerdir?• Kendine şefkat geliştirmek ve yeniden güven inşa etmek için uygulanabilir öneriler. Eğer sen de geçmişten gelen duygusal yükleri bırakmakta zorlanıyorsan, bu bölüm tam sana göre. İçsel özgürlüğünü keşfetmek, kendine daha nazik davranmayı öğrenmek ve psikolojik dayanıklılığını güçlendirmek için seni bu yolculuğa davet ediyorum. Daha fazla içerik ve profesyonel destek için: barisgurkas.com
-
247
Mutluluk Kaybolduğunda: Yeniden Hissetmenin Yolları
Bazen yaşam sevincimizi kaybettiğimizi fark etmeyiz.Her şey rutin şekilde ilerler, günler birbirinin kopyası olur…Ve bir an gelir, içimizdeki ışığın zayıfladığını hissederiz. Tükenmişlik çoğu zaman bir anda ortaya çıkmaz.Sessizce yaklaşır.Gülümsemenin yerini yorgunluk alır, heyecan duyduğun şeyler sana artık bir şey hissettirmez. Bu bölümde şunlardan konuşacağız:Tükenmişliğin ilk işaretleri nelerdir?“Artık hiçbir şey mutlu etmiyor” hissi nasıl oluşur?Neden sadece dinlenmek çözüm olmaz?Enerjini geri kazanmak için uygulayabileceğin küçük ama etkili adımlar.Hayat bazen buğulanmış bir cam gibi görünür.Dışarıda hareket vardır, renk vardır, canlılık vardır…Ama sen sadece o buğuyu görürsün. Belki de kendini şu davranışlarda buluyorsundur:Sürekli telefona sarılmak,Bir türlü odaklanamamak,Dinlenirken bile huzursuz hissetmek,Yatağa yorgun girip, sabaha yine yorgun uyanmak…Eğer bunlar tanıdık geliyorsa, bu bölüm sana iyi gelecek. Unutma: Tükenmişlik tembellik değildir.Bu, bedeninin ve zihninin “durdur, dinle beni” diyen bir çağrısıdır. Daha fazla bilgi ve profesyonel destek için bize ulaşabilirsin:barisgurkas.com
-
246
Kaygı Zincirini Çöz: Beynin “Şefkat Sistemini” Harekete Geçir!
Gün içinde yaşadığımız stres ya da yoğun kaygının, aslında beynimizin çalıştırdığı üç temel sistemle ilgili olduğunu hiç fark ettiniz mi? Bugün, bu üç sistemi konuşacağız: Tehdit modu, Hedef–Dürtü modu ve Şefkat modu. Ve özellikle de kaygı döngüsünü nasıl kırabileceğimizi… Hepimizin içinde bir ses vardır…“Ya yolunda gitmezse?”“Bu işi mutlaka halletmem gerek!”“Yeterince iyi değilim, daha fazlasını yapmalıyım.” Bu iç konuşmalar, beynimizin farklı alanlarının devrede olduğunun bir göstergesi. Tehdit modu devreye girdiğinde beden alarm verir. Kalp hızlanır, nefes daralır ve zihin olumsuz senaryolar üretir. Çünkü beyin o anda hayatta kalmayı öncelik haline getirir—ve anksiyete tam olarak burada ortaya çıkar. Hedef–Dürtü modu ise bizi durmaksızın koşturur. “Hallet, bitir, daha iyi ol” baskısını hissettirir. Yapılacaklar listesi bitmez, zihinsel yorgunluk ise artar. Ve sonra üçüncü bir mod vardır: Şefkat modu.Bu mod aktif olduğunda beden gevşer, sinir sistemi sakinleşir. İç ses yumuşar:“Şu anda elinden geleni yapıyorsun. İyi gidiyorsun.” Bu çalışmanın amacı kaygıyı bastırmak değil; kaygının nereden geldiğini fark edip onunla başka bir ilişkilenme kurmak. Eğer son zamanlarda sürekli tetikte, yorgun veya zihinsel anlamda gerilmiş hissediyorsan, yalnız değilsin. Beynimizi tanımak, kaygıyı yönetmenin en güçlü başlangıcıdır. Bu bölümde, beynimizin çalışma sistemini anlamayı ve şefkat modunu nasıl devreye sokabileceğimizi konuşacağız. Daha fazla kaynak ve benzer içerikler içinbarisgurkas.com
-
245
Kendini Kaybolmuş Hissediyorsan, Bu Bölüm Senin İçin
Hiç her şey yolundaymış gibi görünürken, içten içe bir boşluk hissettin mi?Hayatın akıyor, insanlar gülüyor, işler tıkırında… ama senin içinde bir eksiklik var.Hiçbir şey keyif vermiyor, hiçbir şey seni tam olarak tatmin etmiyor.Bu his — “içsel boşluk” dediğimiz durum — çoğumuzun hayatında bir noktada karşılaştığı o sessiz çukur. Ama şunu bil:Bu bir zayıflık değil.Aslında, kendini yeniden keşfetmenin ilk adımı olabilir. Bugün bu bölümde,• İçsel boşluğun ne olduğunu,• Neden ortaya çıktığını,• Ve bu hissi nasıl dönüştürebileceğini konuşacağız. 💭 İçsel Boşluk Nedir? İçsel boşluk, genellikle dışarıdan her şey yolundaymış gibi görünürken içeride bir anlam kaybı hissetmektir.Sanki hayatın otomatik pilottasındır…Bir şeyleri yaparsın ama neden yaptığını bilmezsin.Bu durum bazen depresyonla karıştırılır ama her zaman öyle değildir.Bazen sadece ruhunun “dur, bir şeyleri fark et” deme biçimidir. 🌫️ Neden Ortaya Çıkar? Bu boşluk çoğunlukla;Uzun süre kendi duygularını bastırdığında,Hayatını “olması gerektiği gibi” yaşarken “istediğin gibi” yaşamayı unuttuğunda,Ya da sürekli dış onayla beslendiğinde ortaya çıkar.Bir bakarsın, başarıların vardır ama tatmin yoktur.Çünkü içsel dünyan seni bir yere çağırıyordur…Ama sen o sesi duyamıyorsundur. ✨ Peki Ne Yapabilirsin? İlk adım: Fark etmek.Bu boşluğu bastırmaya değil, anlamaya çalış.Kendine şu soruyu sor: “Ben şu anda gerçekten ne hissediyorum?” Sonra ikinci adım gelir: Duygularına izin vermek.Acı da olabilir, belirsizlik de… ama hepsi senin bir parçan.Kaçmadığında, onların sana anlatmak istediklerini duymaya başlarsın. Üçüncü adım: Kendinle yeniden bağ kurmak.Yaz, yürüyüşe çık, sessiz kal, meditasyon yap — ama en önemlisi,bir süre sadece “ol”maya izin ver. 💡 Gerçek Tatmini Bulmak İçin 5 Adım:Duygularını bastırma, onları gözlemle.Gün içinde küçük anlam anları yarat — bir kahve molasında bile olabilir.Sosyal medyadan uzaklaş, iç sesini dinle.Ruhunu besleyen şeylere yer aç.Yardım almaktan çekinme — bazen bir terapist, bazen bir dost, bazen de sessiz bir gün bunu başlatabilir.Unutma, içsel boşluk bir son değil.Bir dönüşüm çağrısıdır.Kendini kaybolmuş hissettiğin o an… aslında yeniden bulunmaya en yakın olduğun andır. 🎧 Eğer bu bölüm sana iyi geldiyse, kanala abone olmayı ve yorumlarda kendi hikâyeni paylaşmayı unutma.Belki senin deneyimin, bir başkasına ilham olur. 💬
-
244
Kumar Bağımlılığından Nasıl Kurtulurum Sanal Kumar Tuzağından Çıkış Rehberi
Merhaba, ben Barış Gürkas.Bugün çok önemli ama çoğu zaman göz ardı edilen bir konudan bahsedeceğiz: kumar bağımlılığı. İster fiziksel kumarhanelerde olsun, ister sanal ortamda, bu bağımlılık yalnızca maddi kayıplara yol açmaz. Aynı zamanda duygusal, sosyal ve ruhsal açıdan da derin yaralar bırakabilir. Bu bölümde, kumar bağımlılığının nasıl başladığını, beyin kimyasını nasıl etkilediğini, kumar oynama isteğiyle nasıl başa çıkabileceğini ve bu döngüyü kırmak için bilimsel olarak kanıtlanmış stratejileri adım adım konuşacağız. 🧠 Peki, kumar bağımlılığı nasıl başlıyor?Genellikle masum bir “şans denemesi” olarak başlar. Kazanma heyecanı, beyinde dopamin adı verilen mutluluk kimyasalını harekete geçirir. Bu his, kısa vadede iyi hissettirse de, zamanla kişi bu duyguyu yeniden yaşamak ister — ve beyin, bu süreci bir “ödül döngüsü”ne dönüştürür. 🎰 Online kumar dünyasında durum daha karmaşık.Çünkü dijital ortamda oyunlar her zaman erişilebilir, hızlı ve renkli şekilde tasarlanmıştır. Bu da bağımlılık döngüsünü fark edilmeden güçlendirir. 💭 Peki bu döngü nasıl kırılır?Öncelikle farkındalık şart. “Benim kontrolümde” düşüncesi, bağımlılığın en güçlü yanılsamasıdır.Davranış terapileri, destek grupları, profesyonel yardım ve bilinçli farkındalık egzersizleri bu sürecin temel taşlarıdır.Kumar oynama isteği geldiğinde, o dürtüyü bastırmak yerine gözlemlemek, farkına varmak ve yönlendirmek çok daha etkili bir stratejidir. Unutma: Kumar bağımlılığı bir irade zayıflığı değil.Bu, tedavi edilebilir bir davranışsal bağımlılıktır.Eğer sen ya da yakınlarından biri bu sorunla mücadele ediyorsa, yardım istemekten çekinme. Çünkü kurtulmak gerçekten mümkündür. 🎧 Bu podcast kanalında ayrıca:Bağımlılıklarla başa çıkma yöntemleri,Duygusal dengeyi koruma teknikleri,Bilinçli farkındalık (mindfulness) egzersizlerive kişisel gelişim üzerine içerikler bulacaksın.💚 Hayatında olumlu değişimler yaratmak istiyorsan, kanala abone olmayı ve bildirimleri açmayı unutma.Daha fazla bilgi için barisgurkas.com adresini ziyaret edebilirsin. Ben Barış Gürkas.Bir sonraki bölümde görüşmek üzere — kendine iyi bak, farkında kal ve özgürleşmeyi unutma. 🌱
-
243
Kendini Koru: Narsistlerle Sağlıklı İletişimin Anahtarı
“Narsist biriyle iletişim kurarken kendini sürekli yorgun, karışık ya da değersiz mi hissediyorsun?Belki de artık başa çıkmaya çalışmayı bırakıp, kendini korumayı öğrenmenin zamanı gelmiştir.” Bu bölümde, narsist kişilerle sağlıklı bir iletişim kurmanın yollarını konuşuyoruz.Sadece nasıl tepki vereceğini değil, nasıl tepki vermemeyi de öğreneceksin.Çünkü bazen sessizlik, en güçlü cevaptır.Bu yayında şunları öğreneceksin:Narsistlerin iletişimde kullandığı gizli manipülasyon taktikleriDuygusal sınırlarını nasıl çizeceğin ve mesafeni nasıl koruyacağınTepkisel olmadan, kendinle uyumlu şekilde nasıl yanıt verebileceğinKendi benliğini kaybetmeden, ilişkinde dengeyi nasıl sağlayabileceğinUnutma, sağlıklı iletişim başkasıyla değil, önce kendinle başlar.Bu bölümü dinleyerek hem kendinle ilgili farkındalığını artırabilir, hem de zor ilişkilerde ayakta kalmayı öğrenebilirsin.Yalnız değilsin.Deneyimlerini paylaş, çünkü senin hikâyen başkalarına da ışık olabilir.Ve yeni bölümlerden haberdar olmak için abone olmayı unutma.
-
242
Kişisel Gelişim Takıntısı: Ruh Sağlığını Sessizce Tüketiyor!
Kişisel gelişim faydalıdır... ama fazlası bazen kaygı, tükenmişlik, sürekli yetersizlik hissi ve ilişkilerde kopukluk yaratabilir.Bu bölümde Klinik Psikolog Barış Gürkaş ile birlikte, “sağlıklı gelişim” ile “takıntı” arasındaki ince çizgiyi keşfediyoruz. Peki, nerede durmamız gerektiğini nasıl anlayabiliriz?Bu soruya yanıt ararken, bilimsel bulgularla birlikte şu başlıkları ele alıyoruz:“Daha fazla” her zaman “daha iyi” değildir: Yeterlilik eşiği belirlemekHer hedefin bir bedeli vardır: Uyku, sosyal bağlar, esenlikGerçek gelişimin yakıtı: Öz-şefkat ve ritim, suçluluk değilSosyal medya etkisi ve kıyas tuzağıMükemmeliyetçilik – Kaygı – Tükenmişlik döngüsüSağlıklı disiplin mi, zararlı takıntı mı?🎯 Bölümün sonunda ise dengeye dönmek için uygulanabilir stratejiler paylaşıyoruz:sınır koyma, öz-şefkat, dinlenme hakları ve mindful pratikler. 💬 Dengeye dönmek, gelişim yolculuğunuzu sürdürülebilir hale getirmek ve psikolojik dayanıklılığınızı artırmak için bizimle iletişime geçin:👉 barisgurkas.com
-
241
Yeme Bozukluğunu Yönet: İstek Dalgasını Tanı
Merhaba, hoş geldiniz.Bugün, birçok kişinin hayatını zorlaştıran bir konudan, yeme bozukluklarından ve özellikle de dürtüsel yeme ile tıkanırcasına yeme döngüsünden bahsedeceğiz. Mutfağa girip tatlıyı gördüğünüzde bir anda yükselen o istek... İşte tam da bu noktada neler olduğunu, aslında dürtünün açlıktan farklı bir şey olduğunu birlikte keşfedeceğiz. Duyguların bir dalga gibi geldiğini ve geçtiğini hatırlayacağız. Ve o dalgayı fark ettiğimizde seçim alanımızın genişlediğini, kontrolün biraz daha elimizde olduğunu göreceğiz. Bu bölümde size, kısa ve uygulanabilir bir yöntem sunacağım. Yani bir dalgayı binip geçme protokolü. Adım adım ilerleyelim:Önce fark et: “Şu an bir dalga geliyor.”Sonra adlandır: “Ağzımda çikolata düşüncesi var; geçecek.”Ardından bedenini izle: 60 ila 90 saniye boyunca duyum taraması yap ve nefesine odaklan.Ve son olarak, beş dakika ertele. Bu küçük geciktirme zihnine zaman kazandıracak.Bu egzersiz, dürtünün seni sürüklemesine engel olmak için pratik bir yol. Unutma, dalga gelir… ve mutlaka geçer. Eğer daha fazla bilgi almak ya da bu konuda destek arıyorsan, barisgurkas.com adresinden bize ulaşabilirsin. Ben Psikolog Barış Gürkaş. Bu bölümü dinlediğin için teşekkür ederim. Kendine iyi bak ve dalgaları fark ederek yolculuğuna devam et.
-
240
Toksik İlişkiler: Ruhsal Sağlığımıza Etkileri ve Çıkış Yolları
Toksik ilişkiler, ruhsal sağlığımızı olumsuz etkileyen ve bizi en çok yıpratan ilişki türlerinden biridir. Bu bölümde Klinik Psikolog Barış Gürkaş, toksik ilişkilerin nasıl anlaşılabileceğini, psikolojik olarak bizde ne tür izler bırakabileceğini ve bu ilişkilerden sağlıklı bir şekilde nasıl uzaklaşabileceğimizi anlatıyor. 🎧 Bu bölümde konuşulan başlıklar:Toksik ilişki nedir?Toksik ilişkilerin psikolojik etkileriToksik ilişkilerden çıkmanın yollarıSağlıklı ilişki kurma ipuçlarıEğer siz de toksik bir ilişkide olduğunuzu düşünüyorsanız veya çevrenizde bu durumu yaşayan biri varsa, bu bölüm farkındalık kazanmanız için önemli bilgiler içeriyor.Daha fazla bilgi için: www.barisgurkas.com
-
239
Özşefkat Meditasyonu ile Anksiyete ve Panik Atağı Rahatlat
Merhaba, hoş geldin.Bugünkü bölümde, anksiyete ve panik atağın getirdiği yoğun duygusal stresi hafifletmeye yardımcı olacak güçlü bir yöntemden söz edeceğiz: özşefkat meditasyonu. Özşefkat, yaşadığımız zorlukların ortasında kendimize anlayış, şefkat ve nezaketle yaklaşma pratiğidir. Çoğu zaman başkalarına çok daha kolay gösterdiğimiz bu anlayışı, kendimize sunmayı unuturuz. İşte bu meditasyon, tam da bunu hatırlatıyor. Bu bölümde şunları bulacaksın:🔹 Anksiyete ve panik atağın getirdiği fiziksel ve zihinsel semptomları nasıl hafifletebileceğini,🔹 Kendine yönelik sert ve yargılayıcı iç sesini nasıl yumuşatabileceğini,🔹 Duygularını bastırmak yerine, onlara sevgiyle yaklaşmayı,🔹 Ve stresle başa çıkma kapasiteni nasıl artırabileceğini konuşacağız. Özşefkat meditasyonu, yalnızca kriz anlarında değil, günlük yaşamda da daha huzurlu, daha dengeli ve daha nazik bir iç dünyaya adım atmanı sağlayabilir. Eğer sen de anksiyete ya da panik atakla başa çıkmak için içsel bir yolculuğa çıkmaya hazırsan, bu bölüm senin için. Daha fazla bilgi ve destek için barisgurkas.com’u ziyaret edebilirsin. Hadi başlayalım. 🎧
-
238
Mutluluk Sandığından Daha Yakın | 6 Basit Öneri ile İyi Hisset
Merhaba! Bugünkü bölümde hepimizin aklında olan bir soruya cevap arıyoruz:“Mutlu olmak için gerçekten büyük şeylere mi ihtiyaç var?” Aslında mutluluk, düşündüğümüzden çok daha yakın. Ve belki de onu sürekli uzaklarda aradığımız için gözümüzün önündeki küçük ipuçlarını fark etmiyoruz. Bu bölümde sana 6 basit öneriyle, her gün yaşamına biraz daha huzur ve denge katmanın yollarını paylaşacağım. 🔹 Öncelikle şunu konuşacağız: Mutluluk nedir ve neden bize ulaşılması zor gibi gelir?🔹 Günlük küçük alışkanlıkların ruh halimiz üzerindeki etkisine bakacağız.🔹 Kötü hissettiğinde kendine nasıl yaklaşabileceğini ele alacağız.🔹 Mindfulness yani farkındalık bakış açısıyla neler yapabileceğini paylaşacağım.🔹 Ve en önemlisi, daha huzurlu ve dengeli bir yaşam için atabileceğin küçük ama etkili adımları konuşacağız. Unutma: Mutluluk büyük şeylerde değil, küçük adımlarda gizli.Ve belki de senin için gereken tek şey, bugün bu adımlardan birini denemek. Daha fazla içerik ve detaylı bilgi için barisgurkas.com’u ziyaret edebilirsin. Hazırsan başlayalım! 🎧
-
237
Panik Atakla Başa Çıkmada Yapılan 7 Büyük Hata: Bataklık Etkisi
Merhaba, bugün panik atak ve anksiyete üzerine çok önemli bir noktayı konuşacağız. Belki siz de yaşamışsınızdır: Panik atak geldiğinde ondan kurtulmak için çırpındıkça sanki bir bataklığa saplanıyormuşsunuz gibi hissedersiniz. Ne kadar çok mücadele ederseniz, o kadar derine battığınızı fark ettiniz mi?İşte bu bölümde, bu durumu “bataklık metaforu” üzerinden anlatacağım. Çünkü çoğu zaman savaşmak yerine kabul etmek, en etkili yoldur. 🔎 Peki panik atak anında en sık yapılan yanlışlar neler? İşte 7 kritik hata:Onu hemen durdurmaya çalışmak. Aslında panik atak bir düğmeyle kapatılacak bir şey değil. Kabul etmeyi öğrenmek, çözmeye çalışmaktan çok daha faydalı.Kendini suçlamak. “Bende bir sorun var” diye düşünmek yerine, kendinize anlayış ve şefkat göstermek çok daha iyileştirici.Küçük geri adımları büyütmek. İyileşme sürecinde bazen zorlanmanız çok doğal. Bunları başarısızlık değil, deneyim olarak görmek lazım.Onu yenmeye çalışmak. Panik atak bir düşman değil; savaşmak yerine kabul etmek, en etkili strateji.Kaçınmak. Kaygı yaratan durumlardan uzak durmak kısa vadede işe yarıyor gibi görünse de, uzun vadede sorunu büyütüyor. Yüzleşmek ise iyileştiriyor.Sürekli araştırmak. İnternette panik atak belirtilerini tekrar tekrar okumak, kaygıyı artırmaktan başka bir şey yapmıyor. Bazen durmayı bilmek gerekir.Zayıflık gibi görmek. Panik atak yaşamak, sizin güçlü olmadığınız anlamına gelmez. Bu bir hastalık, bir rahatsızlık — ve tamamen iyileşmek mümkündür.Bu bölümde, panik atak anında yapılmaması gereken bu davranışları detaylıca konuşacağız. Ayrıca size sakinleşme teknikleri, rahatlatıcı egzersizler ve anksiyete ile başa çıkmak için uygulanabilecek pratik yollar anlatacağım. Unutmayın: Panik atak bir savaş değil, anlaşılması gereken bir süreçtir. Kabul ettikçe, kontrolün yeniden sizde olduğunu göreceksiniz. Daha fazla bilgi ve destek için barisgurkas.com’u ziyaret edebilirsiniz.
-
236
Zihinsel Yorgunluğa Veda: Daha Dinç ve Mutlu Bir Sen
Merhaba sevgili dinleyiciler!Bugün sizlerle, hepimizin zaman zaman yaşadığı ama adını koymakta zorlandığımız bir konuyu konuşacağız: ruhsal yorgunluk.Günümüzün hızlı temposu, bitmeyen sorumluluklar ve sürekli tetikte olma hali, zihnimizi ve ruhumuzu sessizce yoruyor. Peki bu yorgunluk nasıl geçer? Hayat enerjimizi geri kazanmak mümkün mü? Elbette mümkün, hem de düşündüğünüzden daha basit yöntemlerle.Bugünkü bölümde şunlardan bahsedeceğiz:Ruhsal yorgunluk nedir, hangi belirtilerle kendini gösterir?Psikolojik yorgunluğu hafifletmek için zihni dinlendirme yöntemleriGünlük yaşamınıza enerji katacak, kolayca uygulayabileceğiniz alışkanlıklarKronik yorgunluğun önüne geçmek için kaliteli uyku önerileriBeden ve zihin dengesini yeniden kurmanın pratik yollarıBu bölümde, bilimsel araştırmalardan destek alan, uygulanabilir ve gerçek hayatta işe yarayan öneriler paylaşacağım.Eğer siz de “Sürekli yorgunum, motivasyonumu kaybettim” diyorsanız, bu konuşma tam size göre.Haydi gelin, enerjimizi birlikte yeniden yükseltelim.🎧 Keyifli dinlemeler!
-
235
Mini Özşefkat Molası: Sadece 3 Dakika
Merhaba, hoş geldin. Bugün seninle birlikte, sadece 3 dakikada zihnini sakinleştirecek ve kalbini yumuşatacak bir özşefkat meditasyonu yapacağız. Eğer şu an zor bir dönemden geçiyorsan, kendini yorgun, gergin ya da duygusal olarak dolmuş hissediyorsan… Bu kısa egzersiz senin için küçük ama derin bir nefes molası olabilir. Şimdi...Gözlerini kapatabilirsen kapat.Omuzlarını bırak.Ve derin bir nefes al… Unutma: Özşefkat, kendine nazikçe yaklaşabilmektir. Hatalarınla savaşmak yerine, onlara insan olmanın doğal bir parçası gibi bakabilmektir. Kendini suçlamak yerine, destekleyici bir iç ses geliştirmektir. Bu meditasyon; stresini hafifletmene, duygularını fark edip kabul etmene ve iç huzurunu güçlendirmene yardımcı olacak.İster evde, ister işte, ister otobüste ol... Nerede olursan ol uygulayabilirsin.Ve istersen her gün yeniden bu kısa şefkat anına dönebilirsin. Hazırsan, başlayalım…
-
234
Yalnızlıkla Başa Çıkmanın Etkili Yolları
Yalnızlık… Sadece bir his değil — sağlığımızı ve ömrümüzü tehdit eden, çağımızın görünmez salgınlarından biri.Bilimsel araştırmalar, yalnızlığın insan ömrünü kısaltabileceğini ve etkilerinin tıpkı sigara gibi sağlığa zarar verebileceğini ortaya koyuyor. Üstelik çevremizde insanlar varken, hatta kalabalık ortamlarda bile kendimizi yalnız hissetmek mümkün. Sosyal medya ise, sanılanın aksine, bizi birbirimize yakınlaştırmak yerine çoğu zaman yalnızlık duygusunu derinleştirebiliyor. Bu bölümde yalnızlık kavramına yakından bakıyoruz. Yalnızlıkla nasıl baş edebiliriz? Sağlıklı ilişkiler kurmak neden bu kadar önemli? Ve yalnızlığın hem ruh sağlığına hem de bedenimize olan etkileri neler? Bir psikoloğun bakış açısıyla yalnızlığın bilinmeyen yönlerini konuşuyoruz. Bu podcastte neler var? — Yalnızlığın neden ölümcül sonuçlara yol açabileceği— Sosyal medyanın yalnızlıkla olan karmaşık ilişkisi— İnsanlar arasında bile kendini yalnız hissetmenin arkasındaki nedenler— Yalnızlığın psikolojik ve fiziksel zararları— Daha güçlü, sağlıklı sosyal bağlar nasıl kurulur? 💬 Ayrıca sizin de katkılarınızı bekliyorum. Duygularınızı, yalnızlıkla ilgili deneyimlerinizi ve düşüncelerinizi paylaşabilirsiniz. Hazırsanız, yalnızlığın görünmeyen yüzünü birlikte keşfedelim.
-
233
Dikkat Dağınıklığına Rağmen Üretken Olmak Nasıl Mümkün?
Merhaba, hoş geldin. Bugün, belki de uzun zamandır içinde tarif edemediğin ama hep hissettiğin o durumu konuşacağız. DEHB — yani Dikkat Eksikliği ve Hiperaktivite Bozukluğu… Biliyorum, bazen dışarıdan hiçbir şey belli olmaz. Hayatına bakanlar, “gayet normal” ya da “gayet başarılı” diyebilir. Ama içeride… İçeride sanki hiç susmayan bir uğultu vardır. Dikkatini toparlamakta zorlanırsın, bir işe başlamak bir dağa tırmanmak gibi gelir ya da basit bir e-postayı bile saatlerce yazamadığın olur. Eğer bunlar sana tanıdık geliyorsa, yalnız değilsin. Bu bölümde sana kendini biraz olsun iyi hissettirecek, rahatlatacak şeyler paylaşmak istiyorum. Çünkü DEHB sadece dikkat eksikliği değildir. Aynı zamanda sürekli zamanla yarışmak, ertelemenin yorgunluğunu taşımak, üretkenliğini kaybetmek… Bunlar da işin bir parçasıdır. Bugün, özellikle iş hayatında DEHB’yle başa çıkmak üzerine konuşacağız.Şu sorulara birlikte cevap arayacağız:Dikkat eksikliği yaşayan biri iş hayatında nasıl daha verimli olabilir?DEHB ile yaşarken üretkenliğimizi nasıl artırabiliriz?Ve en önemlisi, bu durumla yaşamı nasıl kolaylaştırabiliriz?Bugünkü bölümde şunlardan bahsedeceğim:Gününü planlamak için zaman bloklama tekniğiErteleme davranışını yönetmenin basit ama etkili yollarıZihinsel dağınıklığı azaltmak için görsel planlama yöntemleri“Nereden başlayacağım?” stresine karşı kullanabileceğin küçük rutinlerEğer sen de “ADHD ile yaşamak nasıl bir şey?” diye kendine sık sık soruyorsan, bu bölüm yalnızca bilgi vermek için değil, seni anlamak için var. Çünkü bu sadece bir mücadele değil… Aynı zamanda dönüştürülebilir bir süreç. Hadi başlayalım.
-
232
"Ya Ciddi Bir Hastalığım Varsa?" - Hastalık Anksiyetesi Üzerine Her Şey
Vücudundaki her sinyal seni endişelendiriyor mu? Ufak bir çarpıntı, karıncalanma ya da baş ağrısı “Acaba ciddi bir şey mi?” sorusunu aklına getiriyorsa; doktorlar bir sorun bulmasa da içindeki huzursuzluk geçmiyorsa, bu bölüm tam sana göre! Bu yayında hastalık anksiyetesi —eski adıyla hipokondriyazis— hakkında konuşuyoruz.Kendini sürekli hasta gibi hissetmenin nedenlerini, nasıl anlaşılacağını ve bu durumla başa çıkmanın yollarını sade ve anlaşılır bir dille ele alıyorum. Bu bölümde neler var?Her ağrıyı hastalık sanma davranışının kökeniHastalık anksiyetesi belirtileri ve tanısıBasit bir parmak uygulamasıyla bedenindeki hassasiyeti fark etme yöntemiPsikolojik kökenli bedensel belirtileri tanıma yollarıHastalık hastalığı ile baş etmenin pratik stratejileriEğer “Sürekli hasta olduğumu düşünüyorum”, “Vücudumu sürekli kontrol ediyorum” ya da “Artık semptom aramaktan yoruldum” diyorsan, bu bölümü mutlaka dinlemelisin. 🎙️ Yalnız olmadığını bil.💬 Deneyimlerini paylaş, başkalarına ilham ol.🔔 Abone olmayı ve bildirimleri açmayı unutma! Daha fazlası için: barisgurkas.com
-
231
İnsanları Psikolog Gibi Tanımak İçin 5 Harika Yöntem
Merhaba, hoş geldin.Bugünkü bölümde birçok insanın merak ettiği bir konuyu ele alıyoruz:"İnsanları gerçekten tanımak mümkün mü?"Birini tanımak, davranışlarının arkasındaki duyguları anlamak, karakterini çözebilmek... Bazen kolay gibi görünse de aslında oldukça derin bir konu. Peki, psikologlar bunu nasıl başarıyor? İnsanları anlamak için ne gibi yöntemler kullanıyorlar?İşte bu bölümde, psikologların sıkça başvurduğu bazı güçlü teknikleri seninle paylaşacağım. Neler öğreneceksin?Empati becerisini nasıl geliştirip karşındaki kişinin iç dünyasına daha yakından bakabilirsin?Etkili dinlemenin gücünü kullanarak, söylenenin ötesindekini nasıl fark edebilirsin?Doğru soruları sormak neden bu kadar önemli ve o cevapların ardındaki gerçek duyguları nasıl analiz edebilirsin?Gerçek bir merakla insanlara yaklaşmanın, onları tanımakta nasıl bir fark yarattığını göreceksin.Ve tabii ki, bazı basit ama oldukça etkili psikolojik testlerle karakter analizi yapmanın yollarını da konuşacağız.Ama belki de en önemlisi şu: Başkalarını tanımaya başlamadan önce, kendimizi ne kadar tanıyoruz?Bu süreç, çoğu zaman içten dışa doğru bir yolculuktur. Eğer psikolojiye ilgi duyuyorsan, insan davranışlarının arkasındaki nedenleri merak ediyorsan ya da sadece “Neden böyle davrandı?” diye düşündüğün biri varsa hayatında, bu bölüm senin için. Daha fazlasını öğrenmek istersen bizi barisgurkas.com'dan ziyaret edebilirsin.Ve tabii ki, senin fikrini de duymak isteriz.Yorumlarda paylaş: Bu tekniklerden hangisini günlük hayatında denemek istersin? Bir sonraki bölümde görüşmek üzere. Kendine iyi bak!
-
230
Kaygıyı Hafifletme Meditasyonu – Anda Kal, Nefes Al
Merhaba, hoş geldin.Eğer zaman zaman kendini endişeli, gergin ya da huzursuz hissediyorsan, yalnız değilsin. Kaygı, pek çok insanın yaşadığı doğal bir duygu. Ancak iyi haber şu ki, bu hissi yönetmenin yolları var. Bugünkü meditasyonumuzda, zihnini sakinleştirmek ve iç huzurunu yeniden bulmak için birlikte kısa bir yolculuğa çıkacağız. Hazırsan, seni rahat bir pozisyon almaya davet ediyorum. İstersen oturabilir ya da sırtüstü uzanabilirsin. Gözlerini nazikçe kapat ve bedeninin yerle temasını fark et.Şimdi yavaşça dikkatini nefesine getir. Onu değiştirmeye çalışmadan, sadece nasıl gelip gittiğini izle. Nefes al… ve ver… Burnundan içeri aldığın her nefesle bedenine huzurun dolduğunu hayal et.Ve her nefes verişinde, zihnindeki gerilimin, endişelerin senden uzaklaştığını hisset. Tıpkı dalgaların sahile vurup geri çekilmesi gibi… Geçmişin yükü, geleceğin belirsizliği… Şu an için hepsi bir kenarda. Şimdi, sadece bu ana odaklanıyorsun.Burası, senin güvenli alanın. Bu an, sadece sana ait. Zihnine düşünceler gelebilir. Kaygı dolu cümleler, görüntüler, belirsizlikler… Hepsi olabilir.Ama onlara tutunmana gerek yok. Gelip geçmelerine izin ver.Sadece fark et… Ve sonra nazikçe dikkati tekrar nefesine getir. Unutma, her nefes seni yeniden merkeze getirir. Her nefes, içindeki dengeye bir adım daha yaklaştırır. Bu meditasyon boyunca sana eşlik etmeye devam edeceğim. Sesimi takip etmen yeterli. Hiçbir şeyi başarman ya da düzeltmen gerekmiyor. Sadece olduğun gibi olman yeterli.Hazırsan, birlikte başlayalım.Detaylı bilgi ve rehberlik için bizi ziyaret edebilirsin: barisgurkas.com
-
229
Depresyon Sadece Beyinde Başlamaz: Bağırsakların Rolü
Merhaba, bu bölümde sıkça yaşadığımız ama çoğu zaman sadece zihinsel nedenlere bağladığımız bir konuyu ele alıyoruz: Depresyon hissi, keyifsizlik, sürekli yorgunluk...Peki, hiç düşündünüz mü? Tüm bunların ardında sadece zihniniz değil, bedeninizin – özellikle de bağırsaklarınızın – etkisi olabilir mi? Son yıllarda yapılan bilimsel araştırmalar, bağırsaklarımızda yaşayan mikroskobik canlıların – yani mikrobiyotanın – ruh hâlimiz üzerinde şaşırtıcı derecede güçlü bir etkisi olduğunu ortaya koyuyor. Artık depresyonu sadece "beyindeki kimyasal dengesizlik" olarak açıklamak yetersiz kalıyor. 🎯 Bu bölümde neler var?Depresyonun en yaygın belirtileri neler?Beslenme düzeni bu süreci nasıl etkiliyor?Serotonin gibi mutluluk hormonlarının neden büyük ölçüde bağırsaklarda üretildiğini konuşacağız.Omega-3, triptofan, folat, zerdeçal gibi doğal takviyelerin bilimsel dayanaklarına göz atacağız.Ve tabii ki çok merak edilen bir konu: Psikobiyotikler gerçekten işe yarıyor mu?🧠 Şunu söylemek gerek: Ruh sağlığımız, yalnızca zihinsel süreçlerden değil, aynı zamanda fizyolojik sistemlerden de etkileniyor. Özellikle bağırsak-beyin hattı, yani “gut-brain axis”, hem stres tepkilerimizi hem de duygusal durumumuzu doğrudan etkiliyor. Trilyonlarca bakteriden oluşan bu sistem, bağışıklığımızı yönetmekten hormon üretimine kadar pek çok alanda aktif rol oynuyor.📌 Bu bölüm size ne kazandırır? Depresyonla baş etmede daha bütünsel bir yaklaşım geliştirmenizi...Yani sadece ilaçlara değil; doğru beslenmeye, destekleyici takviyelere ve bağırsak sağlığına da odaklanmanız gerektiğini fark etmenizi sağlayacak.📢 Not: Bu podcastte paylaşılan bilgiler bilgilendirme amaçlıdır ve tıbbi bir teşhis ya da tedavi önerisi yerine geçmez. Şayet şiddetli depresyon belirtileriniz varsa mutlaka bir uzmandan yardım almanızı öneririz. Daha fazla kaynak ve içerik için barisgurkas.com adresinden bize ulaşabilirsiniz.🎙️ Sağlıklı bir zihin için ilk adım, sağlıklı bir bağırsaktan geçebilir. Şimdi gelin, bu bağlantının derinliklerine birlikte bakalım.
-
228
Gerçek Mutluluk Nedir? İşte Cevap
Merhaba! Bugünkü bölümde hepimizi zaman zaman düşündüren bir soruya odaklanıyoruz:"Gerçek mutluluk nedir?" Hiç “Mutsuzum ama nedenini bilmiyorum” dediğin oldu mu?Ya da yeni bir şey satın alıp kısa bir süreliğine mutlu olup, sonra tekrar içindeki boşluğa geri döndün mü? Belki de tatlı bir şey yemek, sosyal medyada vakit geçirmek ya da yeni bir şeyler almak...Bunlar anlık keyifler veriyor, değil mi?Ama sonra? O his geçiyor. Geriye yine o tanıdık boşluk kalıyor. Peki, neden böyle? Çünkü burada bir fark var: Haz ve mutluluk arasındaki fark. Haz, hızlı bir tatmin sağlar. Dopaminle gelir – çabuk yükselir, ama aynı hızla da kaybolur.Ve biz, fark etmeden dopamin bağımlısı haline geliriz. Düşünsene: Sosyal medya bildirimleri, alışveriş siteleri, “anlık keyif” veren her şey…Beynimizi ödüllendiriyor, ama ruhumuzu beslemiyor.Ve sonunda, kendimize hep aynı soruyu soruyoruz:“Neden mutlu değilim?” Hazla mutluluğu karıştırmak, susadığında deniz suyu içmeye benziyor.İlk yudumda serinletici gelir, ama sonra seni daha da susatır… hatta hasta eder. Peki gerçek mutluluk ne? Gerçek mutluluk; anda kalmakta, anlam yaratmakta ve katkı sunmakta saklı.Yani dışarıda değil, içeride.O yüzden... bir dur, derin bir nefes al ve iç sesine kulak ver.Belki de aradığın cevap, hep oradaydı. Daha fazlası için barisgurkas.com adresini ziyaret edebilirsin.Kendine iyi bak, bir sonraki bölümde görüşmek üzere! 🎧
-
227
Tembellik Değil, Farklı Bir Beyin: ADHD ile Yaşamak
Merhaba, hoş geldiniz! Bugünkü bölümde, dikkat eksikliği ve hiperaktivite bozukluğu – yani ADHD – ile yaşayan birçok yetişkinin farkında olmadan yaptığı ama aslında kendilerini daha da zor durumda bırakan 6 yaygın davranışı konuşacağız. Eğer kendinizi sık sık "yetersizim", "başarısızım" ya da "neden bu kadar dağınığım" diye eleştiriyorsanız… yalnız değilsiniz. Belki de yaşadığınız zorlukların temeli, tembellik değil – beyninizin farklı şekilde çalışıyor olmasıdır. 🎧 Bu bölümde neler öğreneceksiniz?ADHD’niz varsa neden kendinize “tembelim” demenizin hem yanlış hem de zararlı olduğunu anlatacağız. ADHD’nin belirtilerini ve bu etiketin sizi nasıl geri tuttuğunu keşfedeceğiz.Mükemmeliyetçilik tuzağı… Evet, bu özellikle ADHD’si olan yetişkinlerde işleri nasıl durma noktasına getirebiliyor, bundan bahsedeceğiz.Nörotipik yani ADHD’si olmayan insanlarla kendimizi kıyaslamanın neden moral bozucu ve adaletsiz olduğunu konuşacağız.“Hayır” demekte zorlanmak… ADHD’li bir zihin için bu neden ekstra zor? Ve nasıl daha az tükenmiş hissedebiliriz?Ekranlar, sosyal medya, sürekli açık sekmeler… Dikkati dağıtan bu tetikleyicilerle başa çıkmanın yolları neler olabilir?Son olarak da, ADHD’li biri olarak kendinize nasıl daha fazla şefkat gösterebilir, daha yapıcı ve nazik bir iç ses geliştirebilirsiniz? Bunlara değineceğiz.🎯 Bu bölüm kimler için?ADHD tanısı almış yetişkinler“Bu beni anlatıyor ama hiç tanı almadım” diyenlerYakınında ADHD olan birine destek olmak isteyen herkesSürekli erteleyen, kendine yüklenen, artık tükenmiş hisseden dinleyicilerimiz…Kısacası, bu bölüm hepimiz için. 🔔 Unutmayın, burada sadece “ne yapmamalısınız”ı değil, “nasıl daha iyi hissedebilirsiniz”i de konuşacağız. Yorumlarınızı, deneyimlerinizi bizimle paylaşmayı unutmayın – çünkü bu yalnızca bir podcast değil, aynı zamanda bir topluluk.Beğendiyseniz takip etmeyi, bildirimleri açmayı ve bir sonraki bölüme kadar kendinize iyi bakmayı unutmayın.
-
226
DEHB Dikkat Eksikliğiyle Sınırlı Değil: DEHB Hakkında Bilinmeyen 5 Gerçek
Merhaba ve hoş geldiniz!Bugünkü bölümde, DEHB yani Dikkat Eksikliği ve Hiperaktivite Bozukluğu hakkında pek konuşulmayan bazı yönleri ele alacağız. Çoğu zaman sadece dikkat dağınıklığıyla ilişkilendirilse de, DEHB bundan çok daha fazlasını içeriyor — özellikle de yetişkinler söz konusu olduğunda. Eğer siz de zamanınızı verimli kullanmakta zorlanıyor, odaklanma problemi yaşıyor, motivasyon bulmakta güçlük çekiyor ya da duygusal iniş çıkışlar yaşıyorsanız…Bu bölümde bahsedeceğim konular size tanıdık gelebilir. Konuşacağımız başlıklar arasında şunlar var:Yetişkinlikte DEHB nasıl belirtilerle kendini gösterir?Bu bozuklukla yaşamak ne anlama gelir?DEHB’in iş yaşamına, sosyal ilişkilere ve günlük rutine olan etkileri neler olabilir?Çoğu insanın gözünden kaçan ama DEHB’liler için oldukça belirgin olan davranış kalıpları neler?Sadece dikkat eksikliği değil, başka hangi zorluklar yaşanıyor?Bu podcasti hazırlamaktaki amacım; bu konuyla mücadele edenlerin yalnız olmadığını hissettirmek ve daha fazla kişinin bu konuda farkındalık kazanmasına katkı sağlamak. Kendi deneyimlerinizi veya düşüncelerinizi bizimle paylaşmak isterseniz, yorumlarınızı dört gözle bekliyorum.Daha fazla bilgiye ihtiyaç duyarsanız bizi ziyaret edebilirsiniz: barisgurkas.comUnutmayın, DEHB bir etiket değil; bir yolculuk. Ve bu yolculukta birlikteyiz.
-
225
Anksiyete ve Kaygıyı Yönetmenin Bilimsel Yolu Meditasyonla Hemen Rahatla!
Kaygıdan Kurtulmak Mümkün mü? Bilim Ne Diyor? 🎙️ Bölüm Açılışı:Merhaba, ben Barış. Bu bölümde seninle kaygının yani anksiyetenin kökenine iniyoruz.Kaygıdan tamamen kurtulmak mümkün mü? Bilim bu konuda ne söylüyor? Ve en önemlisi:Bu duygu seni esir almadan onunla nasıl başa çıkabilirsin? Bugün sana sadece teorik bilgiler değil, doğrudan hayatına uygulayabileceğin basit ama etkili rahatlama teknikleri sunacağım. Özellikle de meditasyonun zihin ve beden üzerindeki etkilerinden bahsedeceğiz. Çünkü artık birçok bilimsel araştırma, düzenli meditasyonun hem zihinsel hem de fiziksel olarak bizi nasıl rahatlattığını net bir şekilde ortaya koyuyor. 🎧 Bölüm İçeriği:Bu bölümde şunları bulacaksın:Anksiyetenin bedenimizde yarattığı etkiler:Çarpıntı, titreme, nefes darlığı, terleme… Bu belirtiler neden olur?Panik anlarında bedenini sakinleştirmenin yolları:Hangi nefes teknikleri gerçekten işe yarıyor?Anksiyete anında uygulanabilecek pratik rahatlama yöntemleri:Bilimsel olarak desteklenen meditasyon uygulamaları ve beden farkındalığı çalışmaları.Ve seni daha derin bir rahatlama sürecine davet eden özel bir rehber de bu bölümün sonunda seni bekliyor: Bedensel Farkındalık Meditasyonu. 🎧 Katkı ve Teşekkür:Bu bölümdeki meditasyon içeriğine katkılarından dolayı Dr. Özge Başer’e özel teşekkürlerimizi iletmek isterim. Uzmanlığıyla bu bölüm çok daha güçlü hale geldi. 🎧 Kapanış:Unutma, kaygı kalıcı değil. Doğru tekniklerle, bu duyguyla sağlıklı bir ilişki kurmak mümkün.Bu bölümde anlattığım yöntemler, klinik psikoloji ve nörobilim araştırmalarına dayanan tekniklerdir.Daha fazla kaynak ve rehber için beni şu adresten ziyaret edebilirsin: barisgurkas.com Kendine iyi bak.Şimdi kulaklarını ve bedenini rahatlatmak için bir adım atma zamanı…
-
224
Yapay Zekayı Psikolog Gibi Kullanmanın 2 Yolu! ChatGPT için 2 Komut
Merhaba, bu bölümde sizlere yapay zekanın, özellikle ChatGPT ve Deepseek gibi araçların, duygusal farkındalık ve düşünce düzenleme alanlarında nasıl destekleyici bir rol üstlenebileceğinden bahsedeceğim. Yapay zeka artık sadece teknolojik bir yenilik değil; doğru şekilde yönlendirildiğinde, psikolojik farkındalığımızı artırmak için de güçlü bir araç haline gelebiliyor. Tabii ki, burada çok önemli bir noktayı vurgulamak isterim: Yapay zeka bir terapist değil. Ancak zihinsel süreçlerinize ışık tutmak, duygularınızı anlamlandırmak ve düşünce kalıplarınızı gözlemlemek için size yardımcı olabilir. Bu bölümde sizlerle iki etkili komutu paylaşacağım. Bu komutlar sayesinde:– Duygularınızı daha iyi tanıyabilir,– Olumsuz düşünce kalıplarını fark ederek, onlarla daha bilinçli bir şekilde başa çıkabilirsiniz. Amacımız farkındalık yaratmak. Eğer bu tür içerikler zihinsel sürecinize katkı sağlıyorsa, ne mutlu bize. Ancak şunu da unutmamak gerekir: Zorlayıcı duygularla baş etmekte zorlanıyorsanız, bir psikolog veya psikiyatristten profesyonel destek almanız her zaman en sağlıklı adım olacaktır. Hazırsanız, gelin şimdi yapay zekayı içsel farkındalığımız için nasıl kullanabileceğimize birlikte bakalım...
-
223
Bağımlılık Üzerine: Neye Değil, Neden Bağlıyız?
Merhaba, Bugün, modern yaşamın en derin sorunlarından birini konuşacağız: bağımlılık. Bağımlılık nedir?Neden bazı insanlar maddeye, alışkanlıklara ya da teknolojiye bağımlı hale gelir?Bu bölümde, bağımlılığın sadece fiziksel bir ihtiyaçtan ibaret olmadığını, aslında çok daha derin bir psikolojik ve duygusal boşluğu işaret ettiğini keşfedeceğiz. Ünlü psikiyatrist Gabor Maté’nin bakış açısıyla, bağımlılığın özünde bir maddeye duyulan arzu değil, bağ kurma eksikliği olduğunu konuşacağız.Yani bir şeye değil, aslında birine... bir yere... ya da kendimize bağlanamamış olmaktan bahsediyoruz. 📌 Uyuşturucu bağımlılığı, alkol bağımlılığı, sosyal medya ve teknoloji bağımlılığı, hatta işkoliklik...Hepsi, aynı temel ihtiyacın – aidiyet, kabul görme ve duygusal yakınlık ihtiyacının – farklı yüzleri olabilir mi? Vietnam Savaşı sırasında eroin kullanan Amerikan askerlerinin savaş bitince nasıl bir anda bağımlılığı bıraktıklarını hiç duydun mu?Bu çarpıcı örnek üzerinden, bağımlılığın sadece maddeyle ilgili olmadığını; içinde bulunduğumuz çevrenin, duygusal durumumuzun ve bağ kurma kapasitemizin ne kadar belirleyici olduğunu göreceğiz. Ayrıca, bağımlılıkla başa çıkma yollarına, iyileşme sürecine, yalnızlıkla baş etme yöntemlerine ve yeniden bağ kurmanın mümkün olup olmadığına dair içgörüler de bu bölümde seni bekliyor.🎧 Eğer sen de bağımlılık üzerine düşünüyorsan ya da bu konuda kişisel bir yolculuktaysan, bu bölüm senin için olabilir.Kendi deneyimlerini paylaşmak istersen, yorumlar kısmında buluşalım. Ve eğer bu tür içeriklerin devamını istiyorsan, abone olmayı unutma. Hazırsan, başlayalım.
-
222
Aşırı Düşünmekten Kurtulmanın Yolları
Merhaba, hoş geldin.Bugünkü bölümde hepimizin zaman zaman yakalandığı bir zihin döngüsünü konuşacağız: aşırı düşünmek, yani overthinking. Bazen olur ya…Bir düşünce gelir, kafamızın içine yerleşir ve gitmek bilmez.Defalarca aynı şeyi düşünürüz.“Bu konuda daha önce ne demişti?”,“Ya şöyle olursa?”,“Bunu yapmalı mıyım, yoksa beklemeli miyim?” Günlerce, hatta haftalarca sürer bu düşünceler…Ve sonunda kendimizi yorgun, bitkin, sıkışmış hissederiz. Belki sen de kendine şu soruları soruyorsun:“Neden sürekli düşünüyorum?”“Bu bir hastalık mı yoksa geçici bir durum mu?”“Zihnimi nasıl susturabilirim?”“Bu takıntılı ve girici düşüncelerle başa çıkmanın bir yolu yok mu?”İşte bugün bu soruların peşine düşeceğiz.Ama şunu da hatırlatmak isterim:Bazen bu düşünceler bize çözüm değil, sadece daha fazla kafa karışıklığı getirir.Zihin, alışkanlıkla sürekli çiğner durur o aynı düşünceyi. Tıpkı geviş getiren bir hayvan gibi... Bu yüzden seni birkaç soruyla baş başa bırakmak istiyorum:🔸 Bu düşünce bana nasıl bir duygusal yük getiriyor?🔸 Günümün, enerjimin, zihnimin ne kadarını alıyor?🔸 İlişkilerimde nasıl etkiler yaratıyor? Peki, overthinking nedir ve nasıl durdurabiliriz?Aşırı düşünmenin işaretlerini nasıl tanırız?Bu durum zihinsel tükenmişliğe nasıl yol açar?Mindfulness, yani bilinçli farkındalık meditasyonları, bu durumda bize nasıl yardımcı olabilir?Bunları adım adım konuşacağız.Ve sana zihnini biraz olsun berraklaştırmak için kullanabileceğin küçük ama etkili egzersizler de önereceğim. 🌀 Unutma: Düşünceler bazen bir sis gibi yayılır.Ama o sisin içinde kaybolmak zorunda değilsin.Netlik; zorlayarak değil, nefes alarak, farkına vararak ve kabul ederek gelir. Bu bölümün sonunda küçük bir içgörü çalışması yapacağız.Eğer kalemin yanındaysa, harika.Değilse, durdurup getirebilirsin. Çünkü kendine vereceğin birkaç dakikalık dikkat, düşündüğünden çok daha fazla şey değiştirebilir. 🎧 Eğer bölümü beğenirsen, abone olmayı unutma.Birlikte zihinsel yüklerimizi hafifletmeye devam edelim. Hazırsan başlayalım.Derin bir nefes al…Ve sadece şu an burada ol.
-
221
Ertelemenin Asıl Nedeni: Tembellik Değil, Karar Yorgunluğu
Hiç oldu mu sana da? Yapacak bir sürü şey var ama hiçbirine elin gitmiyor. O "tembel miyim ben?" düşüncesi kafanı kurcalıyor. Oysa çoğu zaman bu bir tembellik değil. Aslında beynin, gün içinde aldığı yüzlerce küçük kararla yorulmuş durumda. Bu da seni karar yorgunluğuna sürüklüyor. Düşünsene… Sabah ne giyeceğinden, hangi mesajı ne zaman yanıtlayacağına kadar onlarca, belki yüzlerce karar alıyoruz. Zihnimiz durmaksızın çalışan bir bilgisayar gibi. Her yeni düşünce, yapılacak her iş, kafada yeni bir sekme açıyor. Ve bir süre sonra sistem yavaşlamaya başlıyor. İşte o an başlıyor o meşhur erteleme döngüsü... Bu bölümde şunu konuşacağız:Neden sürekli erteliyoruz?Gerçekten tembel miyiz, yoksa zihnen tükenmiş mi?Karar yorgunluğu nedir ve bizi nasıl etkiler?Ve tabii, sadece nedenlerini değil, çözümleri de masaya yatıracağız: ✅ Sabahları karar alma yükünü azaltmak✅ Seçenekleri basitleştirmek✅ Zihinsel molalar vermek✅ Küçük kararları devretmek✅ Ve o sihirli şey: 5 dakika kuralı Eğer sen de kendini sık sık "yorgun, isteksiz ve kararsız" hissediyorsan, bu bölüm senin için. Yalnız değilsin. Ve işin güzel tarafı: Bu döngüden çıkmak mümkün. Hazırsan başlayalım.Ve tabii, bölümü beğenirsen paylaşmayı ve takip etmeyi unutma 🙌
-
220
Yapay Zeka Dinler, Ama Duyamaz: Dijital Destek Mi Sahte Terapi Mi?
Merhaba, bugünkü bölümümüzde yapay zekanın, özellikle de ChatGPT gibi sohbet botlarının, ruh sağlığı alanındaki yeri ve sınırları üzerine konuşacağız. Son yıllarda dijital dünyanın bize sunduğu en dikkat çekici araçlardan biri, yapay zeka destekli sohbet sistemleri oldu. Günümüzde birçok insan, bu sistemlere sadece bilgi almak için değil, zihinsel yüklerini paylaşmak için de başvuruyor. Belki bir dertleşme, belki de içini dökme ihtiyacıyla... Ama şu soruyu kendimize sormamız gerekiyor:🧠 Yapay zekaya dert anlatmak kolaylaştı, ama çözüm gerçekten orada mı? 🎙️ Bölüm İçeriği: Bu bölümde şunlara odaklanıyoruz:ChatGPT gibi yapay zeka uygulamalarının, psikolojik destek arayan bireyler tarafından nasıl kullanıldığını,Bu sistemlerin neden bir terapistin yerini tutamayacağını,Yapay zekayla yapılan “terapi benzeri” konuşmaların nerede tehlikeli hale gelebileceğini,Bilimsel, etik ve duygusal sınırların nerede başladığını ve nerede bittiğini…Unutmamamız gereken çok önemli bir nokta var:🎧 Yapay zeka seni dinleyebilir… ama seni duyamaz. Çünkü gerçek terapi, yalnızca doğru cümleleri duymakla değil, doğru temasla da ilgilidir. Ve bu temas, ne yazık ki algoritmaların ötesindedir. 🎙️ Kapanış: Eğer sen de zaman zaman duygusal olarak zorlanıyor, birine anlatma ihtiyacı hissediyorsan – evet, ChatGPT sana belli konularda eşlik edebilir. Ama unutma: bu bir terapi değil. Ruh sağlığı desteği ihtiyacında bir uzmana başvurmak, yapabileceğin en sağlıklı adımlardan biri olacaktır. Bir sonraki bölümde görüşmek üzere. Kendine iyi bak. 🌿
-
219
Eski Sevgiliyi Neden Unutamıyoruz? Aşk, Beyin ve Duygusal Döngüler
Bir aşk bittikten sonra neden hâlâ aklımızda o kişi var? Ayrılık sonrası yaşanan duygusal fırtınanın ardında hangi psikolojik ve nörobilimsel gerçekler yatıyor? Bu bölümde, eski sevgiliyi unutmanın neden bu kadar zor geldiğini bilimsel ve terapötik bir bakış açısıyla ele alıyoruz. Eğer sen de ayrılığın ardından kendini aynı düşünce döngüsünde buluyorsan, bu sohbet sana iyi gelecek. 🔍 Bölümde neler konuşuyoruz?Romantik aşkın beyindeki etkisi ve bağımlılık mekanizmasıKapanmamış ilişkilerin unutulma zorluklarıRuminasyon (sürekli düşünme) ve hayali senaryoların zihinsel etkisiBağlanma stillerinin ayrılık sürecine yansımaları“Onu geri istiyorum ama ne yapmalıyım?” sorusuna dürüst yanıtlarBilimin gösterdiği unutma ve duygusal özgürleşme yolları🧠 Amacımız, acıyı bastırmak değil, onu anlamak ve duygusal yüklerden özgürleşmene destek olmak. Unutmak zorunda değilsin — ama artık onunla vedalaşmadan da huzurlu bir yaşam mümkün.
-
218
Panik Atak ve Anksiyete ile Başa Çıkmak
Panik atak veya yoğun kaygı mı yaşıyorsunuz? Bu rehberli meditasyon, zihninizi ve bedeninizi sakinleştirmenize yardımcı olacak. Panik atak anlarında nefes almak zorlaşabilir, kalp atışlarınız hızlanabilir ve kontrolü kaybediyormuş gibi hissedebilirsiniz. Ancak unutmayın: Bu hisler gelip geçici ve siz bu süreci yönetebilirsiniz. Bu bölümde, rahatlatıcı bir meditasyon pratiği ile:🧘♂️ Kaygıyı hafifletmek için etkili nefes tekniklerini öğreneceksiniz.🧠 Zihninizi yatıştırarak, kaygıyla savaşmak yerine onu kabul etmeyi deneyimleyeceksiniz.💆♀️ Bedeninizdeki gerginliği fark edip nasıl gevşeyebileceğinizi keşfedeceksiniz. Ne zaman kendinizi kaygılı hissederseniz, bu meditasyonu açın ve kendinize birkaç dakika armağan edin. Unutmayın, siz kaygınızdan daha güçlüsünüz!🔔 Daha fazla rehberli meditasyon ve stres yönetimi teknikleri için podcastimize abone olmayı unutmayın.🗣️ Deneyimlerinizi bizimle paylaşın! Bu meditasyon size nasıl hissettirdi? Yorumlarınızı bekliyoruz.💙 Daha fazla bilgi ve destek için bize ulaşabilirsiniz #PanikAtak #Anksiyete #Meditasyon #KaygıyıAzalt #ZihinselSağlık #StresYönetimi #Mindfulness
-
217
Zor Zamanlardan Güçlü Çıkmak: Psikolojik Dayanıklılık Rehberi
Hayat bazen beklenmedik zorluklar çıkarır ve ne yapacağımızı bilemez hale gelebiliriz. Eğer sen de stres, kaygı ve umutsuzlukla başa çıkmakta zorlanıyorsan, bu bölüm tam sana göre!Bu podcast’te, psikolojik dayanıklılığını güçlendirmek için bilimsel olarak kanıtlanmış yöntemleri paylaşıyorum. Kriz anlarında nasıl sakin kalabileceğini, tükenmişlik ve motivasyon kaybı yaşadığında kendini nasıl toparlayabileceğini öğreneceksin. Ayrıca duygusal çöküş anlarında hızla toparlanmanı sağlayacak etkili stratejiler de bu bölümde seni bekliyor.Eğer kendini çıkışsız hissediyorsan, burada anlatılan teknikleri mutlaka dene! Daha fazla psikolojik destek ve motivasyon içerikleri için abone olmayı unutma.💬 Peki sen zor zamanlarda nasıl güçleniyorsun? Deneyimlerini paylaş, birlikte konuşalım!🎧 Daha fazla içerik için bizi takip etmeyi unutma!#PsikolojikDayanıklılık #StresYönetimi #Motivasyon #Mindfulness #KendiniBul #HayataDevamEthttps://barisgurkas.com/
-
216
Düşüncelerimiz Gerçek Olabilir mi?
Hiç aklınıza gelen kötü bir düşüncenin gerçekten başınıza gelebileceğini düşündünüz mü? Ya da bir şeyi 40 kere söylemenin onu gerçeğe dönüştürebileceğine inanıyor musunuz?Bu bölümde, düşünce-eylem kaynaşması adı verilen bilişsel hata üzerine konuşuyoruz. Zihnimiz bazen bize oyunlar oynayarak, düşündüğümüz şeylerin gerçekleşme ihtimalini olduğundan daha yüksek gösterir. Kaygı, obsesif düşünceler ve rezonans kanunu gibi kavramların bu süreçle nasıl ilişkili olduğunu ele alacağız.🎧 Bu bölümde neler öğreneceksiniz?✔ Düşüncelerimiz gerçekten gerçeğe dönüşebilir mi?✔ Zihnimizin kaygıyı artıran oyunları✔ Düşüncelerden nasıl arınabiliriz?✔ Düşüncelerimizi kontrol etmenin ve susturmanın yolları✔ Düşüncelerden tamamen kurtulmak mümkün mü?✔ Rezonans kanunu, bilişsel çarpıtmalar ve bilimsel gerçekler🧠 Eğer zihninizin sürekli konuştuğunu hissediyor, düşüncelerinizin hayatınızı nasıl etkilediğini merak ediyorsanız, bu bölüm tam size göre!📢Bölümü dinledikten sonra yorumlarınızı bizimle paylaşmayı unutmayın! Sizin de zihniniz bazen durmuyor mu?Düşüncelerinizin hayatınızı etkilediğini düşünüyor musunuz? Gelin, birlikte tartışalım!🔔 Yeni bölümlerden haberdar olmak için takip etmeyi unutmayın! 💬👇https://barisgurkas.com/
-
215
Sigara Bırakma Yöntemleri – Bilimsel ve Etkili Stratejiler
Sigarayı bırakmak istiyor ama nereden başlayacağınızı mı bilmiyorsunuz? Bu bölümde, sigara bağımlılığından kurtulmanıza yardımcı olacak bilimsel yöntemleri ve kanıtlanmış ipuçlarını paylaşıyoruz!📌 Bu bölümde neler bulacaksınız?✔ Sigara bırakmanın en etkili yöntemleri✔ Nikotin bağımlılığından kurtulma stratejileri✔ Sigarayı bıraktıktan sonra vücudunuzda meydana gelen olumlu değişiklikler✔ Motivasyonunuzu artıracak öneriler✔ Sigarayı bırakanların gerçek deneyimleriUnutmayın, sigarayı bırakma yolculuğunuzda yalnız değilsiniz!Siz de bu bağımlılıktan kurtulmak istiyorsanız, bu podcast tam size göre.🎧 Daha fazla destek ve rehberlik için bizi takip etmeyi unutmayın!🔔 Yeni bölümlerden haberdar olmak için abone olun.📩 Detaylı destek almak için: https://barisgurkas.com/sigara-birakma-rehberi-bilimsel-olarak-kanitlanmis-7-guclu-adim/Başarı hikayeleriyle dolu bir yaşam için ilk adımı birlikte atalım! 🚀✨
No matches for "" in this podcast's transcripts.
No topics indexed yet for this podcast.
Loading reviews...
ABOUT THIS SHOW
Merhaba dostlar, ben Klinik Psikolog Barış Gürkaş. Psikolojik desteğin herkes için ulaşılabilir olması gerektiğine inananlardanım. Bu inançla, podcast yayınlarımda iyi hissetmek için kendi kendinize uygulayabileceğiniz tekniklerden bahsediyorum. Düzenli olarak yüklediğim psikolojiye dair bilgi içerikleri paylaşıyorum. Sesimle rehberlik ettiğim çeşitli Öz Şefkat ve Mindfulness meditasyonları ile birlikte anda kalmayı pratik ediyoruz.
HOSTED BY
Barış Gürkaş
CATEGORIES
Loading similar podcasts...