Dünyayı Çevirenler

PODCAST · arts

Dünyayı Çevirenler

Edebiyat tarihine damga vuran yazarları, eserlerini Türkçeye kazandıran çevirmenlerle konuşan bir program. Konular, yazarların biyografileri, eserleriyle yaşamları arasındaki bağlar ve çevirmenlerin deneyimlerine odaklanıyor. / Hazırlayan ve Sunan: Didem Bayındır

  1. 63

    Şiirin Sınırında: Çeviri, Zaman ve Yeniden İnşa

    Konuğumuz çevirmen ve denemeci Erhan Altanlı ile şiir çevirisini, anlam aktarımından çok dilin sınırlarında gezinen yaratıcı bir gerilim alanı olarak ele alıyor; sadakat ile yeniden üretim arasındaki ince çizgide, şiirin ritmi, sessizliği ve zamansal boyutuyla nasıl yeniden inşa edilebileceğini tartışıyoruz.

  2. 62

    Uğur Büke'yle Lev Tolstoy üzerine - Bölüm 3

    Konuğumuz Uğur Büke ile Lev Tolstoy'u konuşmayı sürdürüyoruz.  

  3. 61

    Uğur Büke'yle Lev Tolstoy üzerine - Bölüm 2

    Konuğumuz Uğur Büke ile Lev Tolstoy'u konuşmaya devam ediyoruz.  

  4. 60

    Uğur Büke'yle Lev Tolstoy üzerine - Bölüm 1

    Anna Karenina’dan devam ederek, konuğumuz Uğur Büke ile Lev Tolstoy üzerine konuşmaya devam ediyoruz.  

  5. 59

    Dünyayı Çevirenler: 23. Radyo Şenliği Özel

    Dünyayı Çevirenler programcısı Didem Bayındır, 23. Radyo Şenliği özel yayınında çeviri, edebiyat ve radyo üzerinden kültürel hafızanın emek ve dayanışmayla nasıl kurulduğunu vurguluyor: “Çeviri yalnızca dil değil; bir dünyayı anlamanın ve onu başkalarıyla paylaşmanın en derin dayanışma biçimidir.”

  6. 58

    Celâl Üster'le "Aslan Asker Şvayk" üzerine - Bölüm 2

    Jaroslav Hašek’in unutulmaz kahramanı Aslan Asker Şvayk, savaşın ve modern bürokrasinin absürtlüğünü keskin bir hicivle gözler önüne seriyor: Şvayk saf bir asker mi, yoksa sistemin saçmalığını ifşa eden bir figür mü?

  7. 57

    Celâl Üster'le "Aslan Asker Şvayk" üzerine - Bölüm 1

    Jaroslav Hašek’in unutulmaz kahramanı Aslan Asker Şvayk, savaşın ve modern bürokrasinin absürtlüğünü keskin bir hicivle gözler önüne seriyor: Şvayk saf bir asker mi, yoksa sistemin saçmalığını ifşa eden bir figür mü?Aslan Asker Şvayk'ı usta çevirmen Celâl Üster ile birlikte ele alıyor; Kafka ve Kundera’yla kurulan paralellikler üzerinden, mizah ile eleştirinin kesiştiği bu güçlü metni konuşuyoruz.

  8. 56

    Ohannes Şaşkal’la Ermeni Şiiri üzerine - Bölüm 3

    Konuğumuz Ohannes Şaşkal ile Ermeni şiiri üzerine sohbetimizin bu son bölümünde, şiir çevirisinin inceliklerini, Ermeniceden Türkçeye aktarımın zorluklarını ve henüz kitaplaşmamış, yalnızca dergi ve antolojilerde karşımıza çıkan değerli şairlerin seslerini konuşuyoruz. 

  9. 55

    Ohannes Şaşkal’la Ermeni Şiiri üzerine - Bölüm 2

    Ohannes Şaşkal ile söyleşimize kaldığımız yerden devam ediyor; Zahrad çevirileri, Can Yücel ve Cevat Çapan ile kurduğu çevirmenlik ilişkisi üzerine konuştuğumuz bölümün ardından, bu kez Ermeni şiirinden yaptığı çevirilere yöneliyoruz ve Garbis Cancikyan, Taniel Varujan ve Haygazun Kalustyan çevirileri üzerinden Ermeni şiirine uzanan çeviri serüvenini ele alıyoruz. 

  10. 54

    Ohannes Şaşkal’la Ermeni Şiiri üzerine - Bölüm 1

    Konuğumuz karikatürist, çevirmen ve eczacı Ohannes Şaşkal ile çizgi, şiir çevirisi ve mesleğinin nasıl bir arada ilerlediğini konuşuyor; karikatürün dili, Ermenice şiirin Türkçeye taşınması ve sanatla bilimin bir insanda nasıl yan yana durabildiği üzerine bir sohbet gerçekleştiriyoruz. 

  11. 53

    Mehmet Birkiye: "Tiyatro hiçbir şeyi unutmaz"

    Konuğumuz Mehmet Birkiye ile İKSV Tiyatro Festivali açılışında tiyatro seyircisine seslendiği konuşması üzerine konuşuyoruz.  

  12. 52

    Mehmet Birkiye'yle tiyatro ile edebiyat arasındaki ilişki

    Konuğumuz Mehmet Birkiye ile tiyatro ile edebiyat arasındaki güçlü ilişkiye, büyük eserlerin sahneye uyarlanma serüvenine ve tiyatronun geçmişi ile bugünü üzerine konuşuyoruz. 

  13. 51

    Barış Özkul'la Charles Dickens üzerine - Bölüm 2

    Konuğumuz Barış Özkul ile Charles Dickens’ı konuşmaya devam ediyoruz.  

  14. 50

    Barış Özkul'la Charles Dickens üzerine - Bölüm 1

    Konuğumuz Barış Özkul ile Charles Dickens’ın Oliver Twist romanını edebi ve tarihsel bağlamı içinde ele alıyoruz. 

  15. 49

    "Nasıl başladı bunca güzel şey?" Cevat Çapan - Bölüm 3

    Konuğumuz Cevat Çapan ile büyük oyun yazarı John Whiting üzerinden tiyatro sanatını, edebiyat–tiyatro ilişkisini ve metinlerin sahnedeki yolculuğunu konuşuyoruz. 

  16. 48

    "Nasıl başladı bunca güzel şey?" Cevat Çapan - Bölüm 2

    Konuğumuz Cevat Çapan ile büyük oyun yazarı John Whiting üzerinden tiyatro sanatını, edebiyat–tiyatro ilişkisini ve metinlerin sahnedeki yolculuğunu konuşuyoruz. 

  17. 47

    "Nasıl başladı bunca güzel şey?" Cevat Çapan - Bölüm 1

    Dünyayı Çevirenler’in bu ve önümüzdeki haftaki konuğu Cevat Çapan. Çapan’ın edebiyat, çevirmenlik ve şiirle ilişkisinin nasıl başladığını bugün kendisinden dinliyoruz. Önümüzdeki haftaysa büyük oyun yazarı John Whiting, tiyatro sanatı ve edebiyat-tiyatro ilişkisini konuşuyoruz.

  18. 46

    Ömer Aygün'le Şiirin Öte Dili: Çeviri, Sınır ve İmkân

    Konuğumuz Ömer Aygün ile şiir ve şiir çevirisi üzerine konuşurken; şiir çevirilerinin imkânlarını, sınırlarını ve şairi başka bir dilde duyulur kılmanın inceliklerini tartışıyoruz.  

  19. 45

    Aziz Gökdemir ve Ohannes Kılıçdağı'yla William Saroyan üzerine - Bölüm 2

    Ermeni edebiyatının en özgün ve evrensel seslerinden biri olan; göç, aidiyet, hafıza ve insanlık hallerini yalın bir dille anlatan William Saroyan’ın yazarlığını ve metinlerini çevirmenleri Aziz Gökdemir ve Ohannes Kılıçdağı ile konuşmaya devam ediyoruz.  

  20. 44

    Aziz Gökdemir ve Ohannes Kılıçdağı'yla William Saroyan üzerine - Bölüm 1

    Ermeni edebiyatının en özgün ve evrensel seslerinden biri olan William Saroyan’ın göç, aidiyet, hafıza ve insanlık hallerini yalın bir dille anlatan metinlerini, yazarlığını çevirmenleri Aziz Gökdemir ve Ohannes Kılıçdağı ile konuşuyoruz.  

  21. 43

    Sezer Duru'yla Thomas Bernhard üzerine

    Sessizlik, yıkım ve dilin sınırlarında dolaşan edebiyatın en sarsıcı seslerinden Thomas Bernhard’ı, çevirmeni Sezer Duru ile ele alıyor; Bernhard’ın tekrarlar, monologlar ve keskin ritimlerle kurduğu dil dünyasını; bu yoğun üslubun Türkçeye aktarımındaki zorlukları, çeviri tercihlerini ve metinlerin okurda yarattığı etkiyi konuşuyoruz. 

  22. 42

    Banu Gürsaler Syvertsen'le Jon Fosse, Dag Solstad ve Per Petterson üzerine

    Norveç edebiyatının çağdaş üç sesi; Jon Fosse, Dag Solstad ve Per Petterson'ı ele alıyor; Kuzey’in sade ama derinlikli anlatı geleneğini şekillendiren bu yazarların; sessizlik, yalnızlık, inanç, varoluş ve insanın iç dünyası etrafında kurdukları edebî dilini konuğumuz 'sessizliğin dilini' Türkçeye taşıyan çevirmen Banu Gürsaler Syvertsen ile konuşuyor; Norveç’in içe dönük atmosferinden Türkçe okura uzanan bu yolculukta metinlerin ritmini, felsefi ağırlığını ve çevirinin dönüştürücü etkisini birlikte keşfediyoruz.

  23. 41

    Ülker İnce'yle çeviri anlayışı, edebiyata bakış ve metinleri yeniden yazma süreci üzerine

    Oscar Wilde’dan Harper Lee’ye uzanan çevirileriyle tanınan, çağdaş edebiyatın önemli isimlerini Türkçeye kazandıran çevirmen ve akademisyen Ülker İnce ile çeviri anlayışını, edebiyata bakışını ve metinleri yeniden yazma sürecini konuşuyoruz. Ayrıca Lawrence Durrell’in “İskenderiye Dörtlüsü” üzerine Ülker İnce’nin geçmiş çeviri deneyimleri, bu külliyatın Türkçede aldığı biçim ve edebiyata açtığı yeni düşünme alanları da sohbetimizin merkezinde. 

  24. 40

    Zeynep Avcı'yla William Shakespeare üzerine

    Konuğumuz Zeynep Avcı ile William Shakespeare’in metin evrenini, karakter kurulumunu ve çağlar boyunca neden hâlâ bu kadar etkili olduğunu konuşuyoruz.

  25. 39

    Ari Çokona'yla Konstantinos Kavafis üzerine

    Modern Yunan şiirinin önde gelen isimlerinden Konstantinos Kavafis'in hayatı, şiiri ve edebi mirasını çevirmeni Ari Çokona ile konuşuyoruz. 

  26. 38

    Ömer Madra'yla J. D. Salinger üzerine

    Franny ve Zooey'nin çevirmeni Ömer Madra ile Salinger'ı konuşuyoruz.Yazarının ötesinde bu programın sanırım hep ayrı bir yeri olacak çünkü 13 Kasım Açık Radyo’nun doğum günü. Açık Radyo, tam otuz yıldır nice farkı ses, renk, yaşam, gerçek dolmuş ve doluyor hayatımıza - kâinatın içinden.

  27. 37

    Celâl Üster'le George Orwell üzerine

    Otorite, dil, hafıza ve gerçeğin manipülasyonu üzerine yazdıklarıyla 20. yüzyıl edebiyatında benzersiz bir yere sahip George Orwell’ın dünyasına, çevirmeni Celâl Üster eşliğinde bakıyoruz.

  28. 36

    Cadılar Bayramı Özel: Yankı Enki'yle gotik edebiyatı üzerine

    Korku, insanın en eski duygularından biri. 18. yüzyılın sonlarında doğan; böylelikle hem bilinmeyene hem de insana dair anlatısına kapı aralayan edebiyatının ilk örneklerini ise Horace Walpole’un “Otranto Şatosu”, Ann Radcliffe’in büyülü ve ürkütücü atmosferleri, Mary Shelley’nin “Frankenstein”ı ya da Bram Stoker’ın “Dracula”sı gibi eserler oluşturuyor. Aydınlanma Dönemi’ne bir tepki niteliğindeki bu gotik romanlar, dünyanın sadece akıl ya da düzenle açıklanamayacağını hatırlatıyor, bir nevi kendi atmosferleri “karanlık”a da ışık tutuyorlardı. Korku canavarların, zombilerin, vampirlerin değil; insanın kendi doğasının aynasıydı.Dünyayı dönüştüren zaman, gotik edebiyatı da dönüştürdü ve 20. yüzyılda H. P. Lovecraft’la birlikte “kozmik korku” kavramı doğdu: Artık kötülük şatonun mahzeninde değil, evrenin derinliklerindeydi. Edgar Allan Poe’yla insanın zihni çözüldü, Shirley Jackson’la korku banliyö evlerine, geceleyin kentin daracık sokaklarına yani gündelik hayata taşındı. Irk, toplumsal cinsiyet, hafıza ve travma gibi meseleleri işleyen “modern korku”yla birlikte gotik karakterler de biçim değiştirdi.  Bugün korku edebiyatının yeni bir fazıyla karşı karşıyayız. Eko-korku olarak adlandırılan bu yeni damar, en kaba ifadeyle doğanın öç almasını, yani insanın yeryüzündeki tahakkümünün geri teptiği bir dünyayı anlatıyor; doğa artık korkunun mekânı değil, bizzat failine dönüşüyor. Bu dönüşümde, çağımızın en gerçek felaketi iklim krizinin yansımalarını ve gotik mimarinin yerini eriyen buzullara, yanan ormanlara, kirlenen denizlere bıraktığını görüyoruz. Bu anlamda, korku edebiyatı “korkarım” ki hiçbir edebiyat türünün olmadığı kadar “kan”lı canlı karşımızda duruyor. Dünyayı Çevirenler / Cadılar Bayramı Özel programının bugünkü konuğu yayımladığı, çevirdiği, hazırladığı, kısacası elinin değdiği tüm kitaplarla korku edebiyatının hakkını fazlasıyla vermiş bir isim: Yankı Enki. Yankı’yla gotik edebiyat konuşacağız ama baştan uyarayım, Yankı öyle bir anlatacak ki programın sonunda korku edebiyatı fan’ına dönüşmemek pek mümkün olmayacak - deneyimle sabit.

  29. 35

    Bahar Kılıç'la Yu Hua üzerine

    Yu Hua, Kültür Devrimi’nin gölgesinde büyümüş, diş hekimliğinden edebiyata yönelmiş bir yazar. Deneysel öykülerden, sade ama keskin bir dile evrilerek Yaşamak’ta sabrı, Kanını Satan Adam’da ise onur ve direnci anlattı. Onun eserlerinde ölüm sadece bir son değil; unutuluşun, adaletsizliğin simgesi. Yaşamak ise “her şeye rağmen yaşamak.”Yu Hua’yı ve kitaplarını (Yaşamak, On Sözcükte Çin), çevirmeni Bahar Kılıç ile konuşuyoruz.

  30. 34

    Aslı Takanay'la Svetlana Aleksiyeviç üzerine

    20. yüzyılın ikinci yarısında Rusça edebiyatın sınırlarını yeniden çizen Svetlana Aleksiyeviç’in dünyasına kulak veriyoruz. Kendini bir yazar değil, 'insan ruhunun tarihçisi' olarak tanımlayan Svetlana Aleksiyeviç; bir halkın, bir dönemin, bir sistemin yankılarını bir araya getirerek çok sesli bir koro yaratıyor. Onu ve eserlerini, Çernobil Duası ile Son Tanıklar'ın çevirmeni Aslı Takanay ile konuşuyoruz. 

  31. 33

    Ari Çokona'yla Homeros üzerine

    Antik Yunan’a gidiyor ve Aristoteles’ten Vergilius’a, Dante’den Joyce’a pek çok klasik ve modern yazarı etkileyen, Azra Erhat’ın deyimiyle 'en bilinmeyen ozan' Homeros’u klasik, modern ve çağdaş Yunan edebiyatının yanı sıra Antik Çağ felsefesinin de birbirinden önemli yapıtlarını Türkçeye kazandıran Ari Çokona ile ağırlıyor; dünya edebiyatının da neredeyse tüm yönlerini şekillendiren İlyada ve Odysseia gibi iki devasa destanı ele alıyoruz.  

  32. 32

    Göksel Türközü ile Han Kang üzerine

    Bir kadının gördüğü rüya üzerine et yemeyi bırakma kararının giderek bedeninden ve toplumsal normlardan kopuşuna dönüşmesini anlattığı “Vejetaryen” ile 2016’da Uluslararası Booker Ödülü’nü kazanarak dünya çapında edebiyat sahnesine güçlü bir giriş yaptı. Bu ödül kısmen Kore edebiyatı için de tarihî bir dönüm noktasıydı. “Çocuk Geliyor”da 1980 Gwangju Katliamı’nı farklı anlatıcıların gözünden aktarırken, “Beyaz Kitap”ta yas ve kayıp üzerine şiirsel bir metin kuruyordu.Eserlerinde insanın şiddetle, doğayla, kendi varoluşuyla ilişkisini derinlikli biçimde işliyor. Travma, hafıza, suçluluk ve insanın kırılganlığı gibi temaları, Kore tarihindeki toplumsal acılarla harmanlayarak anlatıyor. 2024’te edebiyat dünyasının en büyük onurlarından biri olan Nobel Edebiyat Ödülü “tarihsel travmalarla yüzleşen ve insan hayatının kırılganlığını gözler önüne seren yoğun şiirsel dili” gerekçesiyle verildi. Han Kang böylece Nobel’i kazanan ilk Koreli ve ilk Asyalı kadın yazar oldu.“Dünyayı Çevirenler”de bugün şimdiye kadar hiç uzanmadığımız bir coğrafyaya, Güney Kore’ye uzanacak ve çağdaş Kore edebiyatının en önemli yazarlarından Han Kang’ı çevirmeni Göksel Türközü’yle konuşacağız. Aklımda ise hep şu soru: Savaşın, zulmün, vahşetin ve tüm bunların suskunlaştırdıkları karşısında hatırlamak, yaşantıları hikâyeleştirmek yani dile getirilmeyeni, anlamlandırılmayanı ifade etmek hayatta kalanların sorumluluğu mudur?

  33. 31

    Erdem Kurtuldu'yla Mo Yan üzerine

    Bugün ilk kez Çin’e uzanıyor ve Nobel Ödüllü yazar Mo Yan’ı, edebiyatını ve çevrilme serüvenini çevirmeni Erdem Kurtuldu ile konuşuyoruz. 1955’te Shandong’da doğan Mo Yan, Kültür Devrimi sırasında okulu bırakıp çalışmaya başladı, ardından Halk Kurtuluş Ordusu’na katıldı. Asıl adı Guan Móyè, ama 1984’ten beri “sakın konuşma” anlamına gelen Mo Yan adını kullanıyor. Eserlerinde Çin’in kırsal yaşamı ve 20. yüzyılın dönüşümleri bireysel ve toplumsal hafıza üzerinden anlatılıyor. Doğrudan kişileri değil, sistemi eleştiren, ironik ve mizahi üslubuyla öne çıkıyor; folklorik ve modernist öğeleri birleştirerek evrensel bir anlatı dili kuruyor. 

  34. 30

    Tarık Demirkan'la Sándor Márai üzerine

    20. yüzyılın en önemli Macar yazarlardan biri olan Sándor Márai’yi çevirmeni Tarık Demirkan ile konuşuyoruz. 

  35. 29

    Mehmet Moralı'yla Ray Bradbury üzerine

    1953 tarihli Fahrenheit 451 adlı kitabıyla ünlenen Amerikalı yazar Ray Bradbury'yi çevirmeni Mehmet Moralı ile konuşuyoruz.  

  36. 28

    Regaip Minareci'yle Jenny Erpenbeck üzerine

    Doğduğu coğrafya ve zaman dilimine derin bir tarihsel bağ kazandırdığı anlatılarıyla okurunu geçmiş ve kolektif hafıza ile yüzleştiren Jenny Erpenbeck'in çevirmeni Regaip Minareci ile Kairos ve Bütün Günlerin Akşamı romanları üzerinden Erpanbeck edebiyatını konuşuyor; zaman, hafıza ve birey ekseninde geçmişin bugünkü benlik üzerindeki etkisini tartışıyoruz ve edebiyatın yalnızca bir anlatı değil, aynı zamanda bir hatırlama ve düşünme alanı olduğunu bir kere daha anlıyoruz.

  37. 27

    Damla Kellecioğlu'yla çizgi roman çevirmenliği üzerine

    Konuğumuz Damla Kellecioğlu ile çizgi roman çevirmenliğini mercek altına alıyoruz.  

  38. 26

    Dilek Başak'la Vigdis Hjorth üzerine

    Vigdis Hjorth travma anlatısı, aile içi gerilimler, hafızanın politik boyutu ve kadın kimliği ekseninde şekillenen minimalist ama yoğun bir anlatıya dayanan tarzıyla otobiyografik kurgunun en önemli çağdaş temsilcilerinden biri. Sade görünen cümlelerin ardında neler yok ki? Derin psikolojik çözümlemeler, hakikat arayışları, karakterlerin iç dünyalarını ve mahrem kapılarını yavaş yavaş açışı. O kapıların ardında da asla bağırmadığı halde son derece sert, sarsıcı resmedişleriyle travmatik yaşamlar, dünyalar. Sonundaysa bireyin içsel çalkantılarıyla toplumun görünmez baskıları arasındaki çatışmayı incelikli bir biçimde işleyişi ve okurlarını bir yüzleşmeye de davet edişi.Sadece yazdıklarıyla değil, edebiyatın otobiyografi ile kurgu arasındaki sınırlarını bulanıklaştırarak “bireyin adil ve iyi yaşama hakkı”na dair politik veçhesini düşündürmesi bakımından da çok önemli seslerden o.Bugün ikinci kez Norveç’e uzanacak ve Norveç edebiyatının en dikkat çeken, cesur kalemlerinden Vigdis Hjorth’u Miras, Annem Öldü mü ve Postane Günlükleri kitaplarının çevirmeni Dilek Başak ile konuşacağız.

  39. 25

    Édouard Louis in Istanbul: “Violence is unstable”

    Here is the second and final part of Didem Bayındır's interview with Édouard Louis on class, identity, sexuality, politics, and friendships.

  40. 24

    Édouard Louis İstanbul'da: "Şiddet istikrarsızdır"

    Dünyayı Çevirenler’de Didem Bayındır'ın Édouard Louis'yle sınıf, kimlik, cinsellik, politika ve arkadaşlık bağları üzerine söyleşisinin ikinci ve son bölümüne kulak veriyoruz. 

  41. 23

    Édouard Louis in Istanbul: "The political is personal"

    For two weeks, we will be engaging in a literary discussion centered on class, identity, sexuality, politics, and friendship through the writings of Édouard Louis.

  42. 22

    Édouard Louis İstanbul'da: "Politik olan kişiseldir"

    İki hafta boyunca Édouard Louis ile edebiyat ekseninde sınıf, kimlik, cinsellik, politika ve arkadaşlık bağları üzerine konuşuyoruz.  

  43. 21

    Gökhan Aksay'la Juan José Saer üzerine

    Olaylardan çok zamanın ve belleğin akışıyla ilgilenen Juan José Saer’in edebiyatını Gökhan Aksay ile konuşuyoruz.Juan José Saer anlatmıyor, hatırlıyor. Cümleleri uzun, parantezli, tekrarlarla dolu. Sessizliklerle, boşluklarla konuşuyor. Gerçekle kurmacayı iç içe geçiriyor; bir limon ağacı ya da bir nehir kıyısı, sadece fon değil, hatırlamanın taşıyıcısına dönüşüyor. Latin Amerika edebiyatında alışık olduğumuz büyülü gerçekçilikten farklı bir yerde duruyor: Gerçeğin kendisi zaten yeterince büyülü. Geçmişin izlerini taşıyan ama yaranın kaynağını unutmuş karakterlerle, edebiyatı bir düşünme ve hissetme alanına çeviriyor.

  44. 20

    Gökhan Aksay'la Joan José Saer üzerine

    Latin Amerika edebiyatının unutulmaz sesi Joan José Saer’i konuşuyoruz. Zamanı doğrusal değil; döngüsel kurgulayan, anlatmaktan çok hatırlayan; sesi değil sessizliği öne çıkaran yazar Saer'i gündelik olanın içindeki çatlaklardan sızan belleği, geçmişin izlerini ve unutul(a)mayanları Gökhan Aksay ile birlikte ele alıyoruz.

  45. 19

    Yiğit Bener'le Louis-Ferdinand Céline üzerine

    Gecenin Sonuna Yolculuk'u ve Louis-Ferdinand Céline'i çevirmeni Yiğit Bener ile konuşuyoruz.  

  46. 18

    Tevfik Turan'la Wilhelm Genazino üzerine

    Modern Alman edebiyatının melankolik sesi; toplumla mesafeli, gözlemci ve içe dönük karakterleriyle, gündelik hayatın sıradanlığında varoluşsal boşlukları görünür kılan Wilhelm Genazino'nun Mutsuzluk Zamanlarında Mutluluk, O Gün İçin Bir Şemsiye ve Elden Düşme Dünya adlı romanlarını çevirmeni Tevfik Turan ile konuşuyoruz. 

  47. 17

    Bir Ömrün Mücadelelerle Dolu Ödünsüz Hikâyesi: Seçkin Selvi

    150’den fazla eseri Türkçeye kazandıran usta çevirmen Seçkin Selvi ve onun yaşamını kaleme alan gazeteci-yazar Zeynep Miraç ile bir araya gelerek, çevirinin sadece teknik değil, aynı zamanda etik, edebi ve toplumsal bir uğraş olduğunu; bir ömrün mücadelelerle dolu 'ödünsüz' hikâyesini konuşuyoruz. 

  48. 16

    Seda Ersavcı’yla Valeria Luiselli üzerine

    Çağdaş edebiyatın önemli kadın seslerinden Valeria Luiselli’nin eserlerini dilimize kazandıran Seda Ersavcı’yla ağırlıyoruz. “Annelerimiz bize konuşmayı öğretiyor, dünya ise susmayı,” diye yazıyor Valeria Luiselli Kayıp Çocuk Arşivi'nde - belki de bir 'son'un değil; susmamanın, birbirimizi duymanın ve elbette hatırlamanın bir şeyleri değiştirebileceğini vurgulayarak. Bir son var mı? Varsa da gerçekten önemli mi? Sonuçta yaşanan (göç, kayıp, ölüm) bir kere yaşanmaya görsün bir son neyi değiştirebilir?

  49. 15

    Rober Koptaş'la Zaven Biberyan üzerine

    Zaven Biberyan’ı Rober Koptaş ile ağırlıyoruz. Rober, belagatle anlatırken, geçmişin ve şimdinin tek tek tüm 'krunk'ları, turna kuşları da yanımızda oluyor.

  50. 14

    İki Çılgın: James Joyce’la Fuat Sevimay

    İki çılgın James Joyce’la Fuat Sevimay’ı ağırlıyoruz. Bay Joyce’la beraber sığınağımız Kadıköy Anadolu’dan mevzimiz edebiyata, Dublin’den türkü barlara, İrlanda baladlarından Sinéad O’Connor’a...

Type above to search every episode's transcript for a word or phrase. Matches are scoped to this podcast.

Searching…

No matches for "" in this podcast's transcripts.

Showing of matches

No topics indexed yet for this podcast.

Loading reviews...

ABOUT THIS SHOW

Edebiyat tarihine damga vuran yazarları, eserlerini Türkçeye kazandıran çevirmenlerle konuşan bir program. Konular, yazarların biyografileri, eserleriyle yaşamları arasındaki bağlar ve çevirmenlerin deneyimlerine odaklanıyor. / Hazırlayan ve Sunan: Didem Bayındır

HOSTED BY

Apaçık Radyo

CATEGORIES

URL copied to clipboard!